Servis altında kalarak ölen Metehan'ın annesi: Bilirkişi raporunda hostes yok bizi suçluyorlar
İstanbul'da okuldan dönen ağabeyini karşılamak için dedesiyle sokakta bekleyen Metehan Kirazlı (5) okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetti. Aile iddianamenin geç yazıldığını belirterek, bilirkişi raporunda eksiklikler olduğunu iddia etti. Anne Özlem Kirazlı, "Eğer hostes servisten inseydi Metehan'ı da görürdü. Hostes kendi görevini yapmadığı için, şoför de yola bakmadığı için bu cinayet işlendi. Bilirkişi raporunda hostes hiç yok ve en önemlisi de bizi suçluyorlar. Amaç bizi suçlayarak şoförün az ceza almasını sağlamak" diye konuştu. Kendi babasından da şikayetçi olduğunu dile getiren baba Ali Kirazlı, "Babamın ortadaki kusur durumunu adalet ortaya koysun ve kararı adalet versin. Şoför, servis yetkilileri, hostes için de aynı durum geçerli olsun. Ben bunu istiyorum." dedi. Aile büyük oğullarının halen eğitim gördüğü ilkokul yönetiminin kazadan 1 ay sonra aynı servis şirketiyle sözleşme imzalamasına da tepki gösterdi.

Olay 6 Mayıs Salı günü saat 16.30’da Gaziosmanpaşa'da meydana geldi. 5’inci Levent Mimar Sinan İlkokulu’nda okuyan ağabeyi U. Kirazlı’yı (8) karşılamak için dedesi Recep Kirazlı ile caddeye inen Metehan, okul servisi durduğu sırada ayakkabılarını bağlamak için eğildi. Eğitildikten bir süre sonra oturan Metehan'ı okul servisi şoförü M.K. (63) fark etmedi. Servis aracının altında kalan Metehan ağır yaralandı. Gaziosmanpaşa Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan küçük çocuk tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Adli Tıp raporunda Metehan’ın iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Kazanın ardından tutuklanan servis şoförü M.K., bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunmasına rağmen iddianame hazırlanmadığı gerekçesiyle 5 ay sonra serbest bırakıldı. İddianame yaklaşık 10 ay sonra hazırlanırken ilk duruşma 6 Ekim 2026'ya verildi.
'OĞLUMUN SIRTINDA TEKER İZLERİNİ GÖRDÜM'
Olay günü yaşadıklarını anlatan anne Özlem Kirazlı, "Metehan’ı dedesinin kucağında gördüm. Oğlum inliyordu. Ben o sırada gayriihtiyari Metehan’ın sırtını kaldırdım. Teker izlerini gördüm oğlumun sırtında ve çığlık attım. Sene başından beri biz servis şirketinden şikayetçiydik. Hostesle arabadan inmediği için tartıştık, söyledik, başka veli arkadaşlarım da bize hostesten şöyle geri dönüş oldu. 'Siz çok evham yapıyorsunuz, çocuklarınız artık büyüdü, siz çok korumacı yaklaşıyorsunuz, benim işime karışmayın" dedi.
'HOSTES GÖREVİNİ YAPMADIĞI, ŞOFÖR DE YOLA BAKMADIĞI İÇİN BU CİNAYET İŞLENDİ'
Kazanın yaşandığı gün hostesin görevini yapmadığını öne süren Kirazlı, "O gün de hostes yok, görünmüyor, inmiyor. Eğer hostes zaten arabadan inseydi Metehan’ı da görürdü. Hostes kendi görevini yapmadığı için, şoför de yola bakmadığı için zaten bu cinayet işlendi. Bir bilirkişi raporu yayınlandı. Ben 5 dakika bıraktım bu kaza 5 dakika içinde oldu. Bilirkişi de bunun saatini çok fazla gösteriyor yani bekleme anını. Ayakkabısını düzeltmek için Metehan eğiliyor ama bunu yaralandı olarak gösteriyorlar ve en önemlisi de bizi suçluyorlar. Amaç bizi suçlayarak şoförün az ceza almasını sağlamak. Bilirkişi raporunda hostes hiç yok. O kadar ucu açık ki sadece iki cümle kullanılmış şoför için" diye konuştu.
'ÇOCUĞUMU 5 DAKİKA ÖNCESİNDE ÖPMÜŞTÜM'
Anne Kirazlı, "Kim olursa olsun eğer bir çocuk ihmaller yüzünden bu hayattan koparılmışsa hiçbir akrabalık ilişkisi, hiçbir kurum kuruluş ilişkisi bunun üstünde olamaz. O bir hayat hepsinin toplamından çok büyük olmalı. Şeffaf, ahlaklı bir dava yürütmek istiyoruz. Çok büyük bir acı ve çok ani bir şekilde kaybettim oğlumu. 5 dakika öncesinde öpmüştüm ben çocuğumu. Bu kaza oldu ve servis hala çekmeye devam ediyor, hiçbir şekilde görevden alma ya da durdurma hiçbirşey olmadı" dedi.
'BİR SENE OLACAK HİÇBİR ŞEY YAPILMADI'
Okul yönetimiyle görüştüklerini söyleyen Kirazlı, "Okul kapandığı gün biz görüştük müdür beyle, dedik ki, 'Nasıl bir aksiyon almayı düşünüyorsunuz. Anlık bir ihmalle bu kaza olmadı, göz göre göre oldu, bu bir ihmaller zinciri ve bize dediler ki, '2 yılı daha var' 3 yıllık sözleşme imzalanmış. Bunu bizzat bize müdür bey söyledi. Soruşturma açılmasıyla öğrendik ki maalesef ki Metehan gittikten sonra servis şirketiyle tekrar sözleşme imzalanmış; ihaleye bile çıkılmamış. Metehan’ı biz 6 Mayıs’ta kaybettik, 1 sene olacak ama hiçbirşey yapılmadı henüz. Hiç kimse sorumluluk almadı. 5’inci, 6’ncı ay arasında şoför de çıktı. Mahkeme yüzü görmedi, benim yüzümü görmedi mesela, benimle yüzleşmedi. 6 Ekim’de mahkemesi görülecek" ifadelerini kullandı.
'HAKKIMIZI SONUNA KADAR ARAYACAĞIZ; METEHAN'A SÖZÜM VAR'
Kendilerine maddi teklifte bulunulduğunu belirten Kirazlı, "Para teklif ediliyor bize; işte sigorta şirketi, servis şirketi. Bunun pazarlığına düştü açıkçası. Bu çok vicdansız, çok ahlaksız. Sanki kendileri hiç baba olmamış, sanki kendileri hiç anne olmamış gibi teklifler. Üstüne üstlük bizden cezalarını çekmeksizin bizim bunun üstünde durmamamızı istiyorlar. Kabul etmiyoruz zaten böyle birşey mümkün değil, benim oğlum pazarlık konusu olamaz. O yüzden biz her hakkımızı sonuna kadar arayacağız, Metehan için yapacağız bunu. Çünkü benim oğluma sözüm var. Onun mezarının başına gittiğim zaman boynumu yere eğmek istemiyorum. Bir daha hiçbir aile bunu yaşasın istemiyoruz. En başta da adalet istiyorum oğlum için ve bütün çocuklar için. Çünkü şu an hayatta olan bir çocuğun şansı azalıyor, adalet geciktikçe onun zamanı daralıyor" dedi.
'8 METREDE ANCAK DURABİLDİ'
Baba Ali Kirazlı ise olayda birden fazla sorumlu olduğunu belirterek, "Aracın güvenliğinden şoför sorumludur ve dışarının güvenliğinden. Yola bakıyor olsaydı görürdü. İkinci tekerlekle de üzerinden geçiyor ve aracın toplam aldığı mesafe 8 metre. 8 metrede bu adam ancak çığlıklarla durabiliyor. Şoför 63 yaşında. Biz bağlantılı olabilecek herşeyi düşünüyoruz. Bu olayı neden yaşadık; kimin ihmali vardı; hangi kusurlardan. Mesela şunu da düşünüyoruz, şoförle alakalı işe alınırken tam gerekli tetkikler yapıldı mı. Gerçekten denetimleri düzgün yapılan bir servis şirketiyle mi anlaştınız. Hostes servisten inmiyor, yani kimse üzerine düşeni yapmıyor. Ben ifade verdiğimde olayla alakalı kusuru bulunan herkesten şikayetçi oldum. Kendi babam da dahil, ki ben babamla hala görüşüyorum; ama adalete inancım şudur. Babamın ortadaki kusur durumunu adalet ortaya koysun ve kararı adalet versin. Şoför, servis yetkilileri, hostes için de aynı durum geçerli olsun. Ben bunu istiyorum." dedi.
'SERVİS ŞİRKETİYLE SÖZLEŞME KAZADAN 1 AY SONRA YENİLENMİŞ'
Baba Kirazlı, "Olayın okulun bağlı olduğu ilçenin dışında yaşanması, olayın mesai saatleri dışarısında olmuş olması gibi nedenler bu soruşturmanın açılmasına engel olmuş. Biz soruşturmayı açtırdık. İlgili Milli Eğitim müfettişleriyle yaptığımız görüşmelerde bu soruşturmanın adli soruşturmayla paralel ilerleyeceğini, hemen bir netice verilemeyeceğini söylediler; ama 1 ay sonra bizim istinat ettiğimiz suçlamaların yersiz olduğu şeklinde bir açıklama yapılıp soruşturma 1 ay içerisinde kapatıldı. Soruşturmayla birlikte biz şunu da öğrendik, biz kazayı Mayıs ayında yaşadık, bize okul müdürü tarafından 2 yıl daha sözleşmenin olduğu ve ortada sözleşme olduğu için cayma noktasında da bedel ödemeleri gerektiği noktasında anlaşmanın iptal edilemeyeceğine yönelik bir açıklama yapılmıştı. Biz öğrendik ki, bu da Milli Eğitim müfettişlerinin dosya esnasında bizden ifade aldıkları süreçte öğrendiğimiz bilgidir. Haziran ayında sözleşme yenilenmiş, kazadan yalnızca 1 ay sonra. Burada hem okul yetkilileri, hem okul aile birliği, hem servis şirketi yetkilileri gözlerimizin içine baka baka 4 ay boyunca bize yalan söylemişler. Çünkü soruşturma Eylül ayında başladı, biz tüm bu olanları Eylül ayında öğrendik" ifadelerini kullandı.
'YARGILAMANIN BİR AN ÖNCE YAPILMASINI İSTİYORUZ'
Büyük oğullarının aynı okulda eğitimine devam ettiğini söyleyen Kirazlı, "Evet, hala aynı okulda devam ediyoruz; çünkü destek aldığımız uzmanların bizlere tavsiyesi şu oldu. Okulu ayırmanız, öğretmeninden ayırmanız, çevresini komple değiştirmeniz ikinci bir travma yaratacaktır. Biz hatası olan herkesin adil bir şekilde yargılanmasını ve yargılamanın bir an önce yapılmasını istiyoruz. Bu kazada hatası olan kişiler de kendi evlatlarının başına böyle birşey geldiğini düşünsünler, başkalarının hatası nedeniyle. Bu şekilde teklifle gelen insanlara karşı tavırları bu kadar sakin olabilir mi. Gerçekten onları da insanlığa davet ediyorum. Ben bir an önce konunun da adli mercilerce zamanında ve doğru kararlarla ilerleyeceğini düşünüyorum" dedi.
'EKSİK VE MAALESEF HATALI KUSUR BELİRLEMESİ'
Ailenin avukatı Melis Gümüştekin eksikliklere dikkat çekerek, "İddianame olaydan 10 ay gibi uzun bir süre sonrasında hazırlanmıştır. Trafik kazasına sebebiyet veren şoför ise 5 ay gibi kısa bir süre tutuklu kalmış, ardından iddianame hazırlanmaksızın serbest bırakılmıştır. Dosya içerisindeki mevcut kamera kayıtları bilişim uzmanına gönderilmemiş, çözümlemesi yapılmaksızın bir bilirkişiye gönderildiği gözlemlenmektedir. Eksik ve maalesef hatalı bir kusur belirlemesiyle yalnızca asli kusurlu kişi şoför olarak gözükmektedir. Okul servisleriyle alakalı taşıma firması, şoför ve rehber personelin yükümlülükleriyle alakalı detaylı düzenlemeler mevzuatımız ve yönetmeliklerimizde yer almaktadır. Rehber personelin yükümlülükleri ve şoförün yükümlülüklerini ihlal ettiği açıkça ortadadır; ancak kusur belirlemesi yapılırken bunlar göz ardı edilmiştir. Biz dosya kapsamında rehber personelinin hiçbir şekilde video kaydında yer almadığını gözlemlemekteyiz" diye konuştu.
'PERSONELİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ MEVCUTTUR'
Av. Gümüştekin, "Personelin mevzuat gereğince aynı zamanda şöyle bir yükümlülüğü mevcuttur. Servis hareket etmeden önce etrafını kolaçan etmek ve uygun olup olmadığına ilişkin şoförü bilgilendirmek yönünde. Buna ilişkin de herhangi bir durum sözkonusu değildir. Bizler bilmekteyiz ki okul servislerinde kör nokta diye bir alan mevcut değildir. Her basiretli şoför sağını solunu kontrol ederek hareket etmek zorundadır. Soruşturma aşamasında şoförün olası kastı kesinlikle değerlendirilmemiştir. Olası kasıt durumu hukuki ve cezai sorumluluk anlamında sorumlulukları kusur belirlemesi sağlıklı bir şekilde yapılmaksızın soruşturma hazırlanmıştır. Biz bu aşamada adaletin en hızlı bir şekilde ve adil bir şekilde tecelli edeceğinin bilincindeyiz. Ancak bunun daha sağlıklı ilerleyebilmesi için öncelikle soruşturma aşamasındaki eksikliklerin giderilmesi gerektiği kanaatindeyiz" ifadelerini kullandı.












