Şile Belediyesi'ne yönelik 'yolsuzluk' davasında duruşma 2 Kasım'a ertelendi
Şile Belediyesi'ne yönelik 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma', 'Rüşvet', 'İrtikap' ve 'İhaleye fesat karıştırma' suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davada 5'inci duruşma görüldü. Duruşma, 2 Kasım'da görülmeye devam edecek.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Şile Belediyesine yönelik 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma', 'Rüşvet', 'İrtikap' ve 'İhaleye fesat karıştırma' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın 5'inci duruşması Anadolu 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce adliyenin konferans salonunda saat 10.30'da başladı. Duruşmada, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 11 tutuklu sanık salonda hazır bulundu. Bazı tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları da duruşmaya katıldı.
'12 MİLYON DEĞERİNDE KREŞ YAPILMASINI TALEP ETTİLER'
Tutuklu sanık Murat Özdemir, "Şile'de yapılacak olan 'ReWhite' isimli projenin taşeronu olarak burayı ben yapacaktım. Normalde 1 ay içerisinde yapı ruhsatı verilir. 1 ayda çıkacak ruhsat bir türlü çıkmadı. Belediye ekibi sürekli olarak bizi oyalamaya başladı. Ruhsat için belediyeye gittiğimizde sürekli olarak bize sorun çıkartılıyordu. Evren Buçan projede problemlerin olduğunu söyleyip bizi oyalıyordu. Evren Buçan beni arayarak görüşmek istedi. Maltepe'de kafeye gittik. Burada Evren ve Ali Şafak, Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın 12 milyon değerinde kreş yapılması için bir talebi olduğunu söylediler. Ben de kendilerine kreşle alakalı resmi olursa yardımcı olabileceğimizi, resmi olarak belediyeye bağışta yapabileceğimizi söyledim. Bu görüşmede bir anlaşmaya varamadan ayrıldık. Bu görüşmelerden sonra bizi İBB'ye çağırdılar. İBB'de ben, Yılmaz Urkun, Yavuz Urkun ve avukatım vardı. Belediyeden ise Aslı Kotan, Ali Şafak ve Evren Buçan vardı. Bizi tamamıyla oyalama amaçlı İBB'ye çağırdılar. Zaten burada herhangi bir toplantı da olmadı. Ben buradan çıktıktan sonra Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne giderek Şile Belediyesini şikayet ettim. Hatta bu şahısları Şile Adliyesi'ne giderek savcıya sözlü bir şekilde şikayet ettim" dedi.
‘PROJE BAŞLAMADIĞI İÇİN KONTEYNERLERİ VERMEDİK’
Murat Özdemir, "Daha sonraki süreçte bizden 6 tane sıfır çöp konteyneri istendi. Biz de proje başladığı zaman teşekkür mahiyetinde 6 tane sıfır konteyneri vereceğimizi söyledik. Ama proje başlamadığı için biz de konteyner vermedik. Bu sıkıntılar yaşanırken Özgür Başkanla görüşmek için randevu alarak belediyeye gittim. Özgür Başkan'ın odasına girdiğimde odada Ali Şafak ve Evren Buçan da vardı. Burada Özgür Başkan'a '12 milyon lira parayı sen mi talep ettin?' diye sordum. Kendisi de bana 'Evet, ben talep ettim' dedi. Ben de suç duyurusunda bulunacağımı söyledim. Bunun üzerine Özgür Kabadayı, Evren ve Ali'ye talimat vererek 'Bir an önce bu işi halledin' dedi" ifadelerini kullandı.
'ŞİLE BELEDİYESİ İLE HİÇBİR BAĞIM YOK'
Tutuklu sanık Tonguç Çoban, "Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan danışmanıydım tutuklanana kadar. Daha önce 2014-2019 yıllarında Büyükşehir meclis üyeliği yaptım. Grup sözcülüğü yaptım Cumhuriyet Halk Partisi'nde. Son seçimde Kağıthane Belediye Başkan adayı oldum Cumhuriyet Halk Partisi'nden. Şile operasyonu Temmuz 2025'te başladı. 5 ay sonra Aralık 2025'te örgüt kurma, yönetme, ihaleye fesat, rüşvet almak, irtikap suçlamalarıyla gözaltına alındım. Hatta kapı açıldığı zaman dedim ki: '9 aydır sizi bekliyorum, neredeydiniz?' dedim. Yani o kadar operasyon oluyor ki, İBB'de çalışan birisi olarak bize de bir yerden vuracağını tahmin ettim. Sadece rüşvet almak suçlamasıyla tutuklandım, burası önemli. Yani ben 5 suçlamayla gözaltına alındım, sadece rüşvet almak suçlamasıyla tutuklandım, başka bir tutuklanma gerekçem yok. Ben Şile Belediyesi'nde çalışmadım, Şile'de oturmadım, Şile'de ticaret yapmadım, Şile Belediyesi ile ticari, hukuki, idari hiçbir bağım yok. Sadece tek cümlelik bir itirafçı beyanı ile karşınızdayım. Soracaktım kendisine ama herhalde mazeret bildirdi gelmedi arkadaş duruşmaya. Ben bu dosyanın organik bir parçası değilim. Ben bu dosyaya iliştirilmiş bir sanığım" dedi.
‘ŞİLE BELEDİYESİ'NDEN RÜŞVET ALABİLECEK BİR POZİSYONUM YOK’
Tonguç Çoban, "Oğuz Kaçmaz'ın ifadesinde adı geçen Tuncay Tolga Özçakmak ve Evren Buçan ile Sayın Savcının hukuki değerlendirme kısmında belirttiği Ali Şafak'tan kesinlikle market kartı almadım. Rüşvet almak suçlamasıyla tutukluyum ama benim Şile Belediyesi'nden doğrudan rüşvet alabilecek bir pozisyonum yok. Orada bir kamu görevim yok. Böyle bir suçu işleyecek durumda değilim. Hiçbir ilişkim yok, gitmemişim, gelmemişim. Burada hiyerarşik bir yapıyı yukarıdan aşağı bir silsile, emir talimat silsilesi var mı diye sorarsanız var, belediye burası. Buranın organizasyon yapısı zaten yukarıdan aşağı hiyerarşik. Belediye başkanı var, başkan yardımcıları var, müdürler var. Normal bu kanundan gelen hiyerarşi. Ama bu hiyerarşi kullanılarak bir menfaat temini, haksız, yasa dışı, illegal, gayrimeşru diye vurguladığınız şey yok" diye konuştu.
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınması için 2 Kasım saat 10.00'da görülmeye devam edecek.





