Bakan Çiftçi: 15 Temmuz, milletimizin hafızasına şanla ve şerefle yazılmış bir tarihtir
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "15 Temmuz, milletimizin hafızasına acıyla kazınmış aynı zamanda şanla ve şerefle yazılmış bir tarihtir. O gece sadece bir darbe girişimi değil; devletimizin bağımsızlığına, milletimizin iradesine, bayrağımıza, ezanımıza ve devletimize yönelmiş bir işgal teşebbüsü yaşanmıştır" dedi.

İçişleri Bakanı Çiftçi, '15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü' nedeniyle Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen programda, 15 Temmuz gazileri ve şehit aileleriyle öğle yemeğinde bir araya geldi. Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Bundan tam 10 yıl önce, devletimizin içine sızmış ihanet şebekesi FETÖ'ye karşı, aziz milletimizin yazdığı o büyük destanı; istiklaline ve istikbaline vurulan mühür olan diriliş gecesini bir kez daha hatırlıyor; o karanlık geceyi kıyamlarıyla aydınlığa çeviren şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz. 15 Temmuz, milletimizin hafızasına acıyla kazınmış aynı zamanda şanla ve şerefle yazılmış bir tarihtir. O gece sadece bir darbe girişimi değil; devletimizin bağımsızlığına, milletimizin iradesine, bayrağımıza, ezanımıza ve devletimize yönelmiş bir işgal teşebbüsü yaşanmıştır. Ancak bu ihanete cüret edenlerin unuttuğu bir şey vardı, o da aziz milletimizin şehadeti nesillere ve çağlara bir çağrı olarak bildiği hakikatiydi. 'Biz bu yola kefenimizi giyerek çıktık' diyen o sarsılmaz iradeyle, milletimiz tanklara göğsünü siper etmiş, candan aziz bildiği vatanı ve mukaddesatı uğruna anadan yardan ve serden geçmiştir" ifadelerini kullandı.
'15 TEMMUZ GECESİ BÜYÜK BİR İMAN VE TESLİMİYET ÖRNEĞİ SERGİLENDİ'
Bakan Çiftçi, 15 Temmuz'da milletin birlik beraberliğine vurgu yaparak, "Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi; 'Bu millet ölmeyecekse Fatih dirilecektir.' Ve o gece Fatih dirilmiş, müstemleke zihniyetlere, vesayet prangalarına karşı milletin üstünde hiçbir güç tanımıyorum demiş, yeni bir çağın yürüyüşünü 'Türkiye Yüzyılı'nın yürüyüşünü başlatmıştır. 15 Temmuz gecesi büyük bir iman ve teslimiyet örneği sergilendi. Evladına son kez sarılıp yola çıkan, annesinden helallik alıp meydanlara koşan, sabah namazını şehadetle karşılayan Uhudların, Yasinlerin, İlhanların; 'Eşimi ve çocuklarımı ümmete emanet ediyorum' diyen Halillerin, 3 yaşında bebeğini uyutup göreve giden Demetlerin iman ve teslimiyeti 15 Temmuz gecesini tarihin en büyük destanı yapmıştır. Her biri milletimizin kalbine kazınmış olan o kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Onlar ölüme yürürken aslında bir millete can verdiler, toprağa düşerken milletimizi ayağa kaldırdılar, canlarını verdiler fakat bu milletin istiklalini teslim etmediler. Bugün bu vatan üzerinde özgürce nefes alabiliyorsak, bayrağımız göklerde dalgalanıyor, Ezan-ı Muhammedi semalarımızda yankılanıyor ve devletimiz dimdik ayaktaysa şehadet makamına yürüyen o kahramanlarımızın sayesindedir. Gazilerimiz ise bu milletin yaşayan vicdanı ve kahramanlık abideleridir. Devletimiz dün olduğu gibi bugün de yarın da sizlerin yanında olmaya devam edecektir. 15 Temmuz bize bir hakikati yeniden göstermiştir. Devletler silahla korunur ama milletler imanla, şuurla ve birlikle ayakta kalır. Bugün bizlere düşen görev, o geceyi mümkün kılan imanı, inancı ve vatan sevgisini gelecek nesillere bir dava olarak taşımaktır" dedi.





