Geri Dön
PolitikaBakan Fidan: Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen huzurunu, güvenliğini ve istikrarını korumaktadır

Bakan Fidan: Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen huzurunu, güvenliğini ve istikrarını korumaktadır

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen huzurunu, güvenliğini ve çok şükür istikrarını korumaktadır. Bu bir tesadüf değildir; Cumhurbaşkanımızın liderliğinde takip ettiğimiz isabetli dış politikanın bir sonucudur. Diğer taraftan üçüncü ülkeleri hedef alan saldırıları da en güçlü biçimde kınadığımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum" dedi.

Bakan Fidan: Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen huzurunu, güvenliğini ve istikrarını korumaktadır

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul'da Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı'nda mevkidaşlarıyla bir araya geldi. Bakan Fidan, toplantı kapsamında Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bakhtiyor Saidov ve Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Alibek Bakayev ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

'ORTAK BİR TUTUM BELİRLEMEK İÇİN YOĞUN BİR MESAİ İÇERİSİNDEYİZ'

Toplantının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Bakan Fidan, “Bugün İstanbul'da Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi'nin gayriresmi toplantısını gerçekleştirdik. Üye ülkeler Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'dan bakan arkadaşlarımızla bir araya geldik. Değerli kardeşlerime ve heyetlerine bir kez daha sizin huzurunuzda hoş geldiniz diyorum. TDT üyesi ülkelerle karşılıklı güvene dayalı bir iş birliği yürütmekteyiz. Toplumlarımızın huzuru ve refahına katkı sağlamak için çalışıyoruz. Ekonomi, kültür ve bağlantısallık gibi konularda, çok şükür şu ana kadar Türk devletleriyle beraber çok somut ve güzel başarılar elde ettik. Bir yandan da Türk devletleri olarak uluslararası gelişmeler karşısında ortak bir tutum belirlemek için yoğun bir mesai içerisindeyiz. Biliyorsunuz bu türden pratikler yapıldıkça pekişir ve bu konuda da güzel bir mesafe katediyoruz. Bölgesel ve küresel sorunlar karşısında birlikte hareket etmemiz, her birimizin gücünü ve etkisini artırmakta. Uluslararası sistemin giderek daha öngörülemez hale geldiği ve uluslararası hukukun hiçe sayıldığı bugünlerde Türk dünyası olarak stratejik bir bakışla hareket etmemiz ve daha fazla dayanışma göstermemiz gerektiğinin farkındayız. Bugünkü toplantımızı işte bu anlayış çerçevesinde yaptık. Bugün önce Cumhurbaşkanımız tarafından kabul edildi değerli bakan arkadaşlarımız. Kendilerinin görüş ve yönlendirmelerini aldık, bilahare kendi aramızda mevcut küresel ve bölgesel gelişmeleri kapsamlı şekilde değerlendirdik. Toplantımızda teşkilatımız bünyesindeki son gelişmeler ve önümüzdeki dönemde atılacak adımları ele aldık. Bugünkü faaliyetlerimiz dış politika meselelerinde koordinasyonun artırılması ve ortak tutum benimsenmesi bakımından son derece faydalı oldu" dedi.

Bakan Fidan: Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen huzurunu, güvenliğini ve istikrarını korumaktadır


'İSRAİL'İN BU TUTUMUNA KARŞI BARIŞTAN YANA BİR POLİTİKA BENİMSEMİŞ DURUMDAYIZ'

Bakan Fidan, “Ortadoğu'da son dönemde yaşanan gelişmeler, bölgemizin barış ve istikrarı açısından ciddi endişelere yol açmaktadır. Bu hassas süreçte TDT üyesi ülkeler olarak bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Savaşın daha fazla yayılmasını istemiyoruz. Bu ortak yaklaşımımız ışığında son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama kabul ettik. Burada üyelerden birine yönelik herhangi bir saldırının tüm TDT üyeleri bakımından büyük endişe kaynağı olduğu kayıt altına alınmış oldu. Teşkilat üyesi ülkeler ülkemiz ve kardeş Azerbaycan'a yönelik saldırılar karşısında güçlü destek ve dayanışma sergilemişlerdir. Kendilerine bir kez daha buradan teşekkür ediyoruz. Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi gerekmektedir. Biz aylar boyunca müzakere masasının kurulması için çok büyük çaba sarf ettik. Bugün de sorunların çözümü için tek seçenek diplomasidir diyoruz ve bu yönde çalışmaya devam ediyoruz. Kalıcı barış ancak diyalog ve iş birliği ile mümkündür. İsrail'in yayılmacı ve bölücü gündemi herkes tarafından bilinmektedir. İsrail tüm bölgenin istikrarsızlık olmasını, çatışmalar ve iç savaşlar yaşanmasını strateji olarak benimsemiştir. Biz ise dost ve kardeş ülkelerle beraber İsrail'in bu tutumuna karşı barıştan yana bir politika benimsemiş durumdayız. Bugün de savaşın sona ermesi için her türlü diplomatik çabayı sürdürmekteyiz" şeklinde konuştu.

Bakan Fidan: Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen huzurunu, güvenliğini ve istikrarını korumaktadır

'TÜRKİYE ETRAFINDAKİ ATEŞ ÇEMBERİNE RAĞMEN İSTİKRARINI KORUMAKTADIR'

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen huzurunu, güvenliğini ve çok şükür istikrarını korumaktadır. Bu bir tesadüf değildir; Cumhurbaşkanımızın liderliğinde takip ettiğimiz isabetli dış politikanın bir sonucudur. Diğer taraftan üçüncü ülkeleri hedef alan saldırıları da en güçlü biçimde kınadığımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum. Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'e yönelik saldırılar masum sivillerin hayatlarını riske atmakta ve savaşın yayılma ihtimalini artırmaktadır. Bu hafta içinde ülkemizin ve Azerbaycan'ın hedef alınması karşı karşıya bulunduğumuz riskin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha göstermiştir" diye konuştu.

'BÖLGEDEKİ ÇATIŞMALAR TERÖR ÖRGÜTLERİNE SUİSTİMAL EDECEKLERİ ORTAMI SAĞLAMAKTADIR'

Bakan Fidan, “Bölgedeki çatışmalar terör örgütlerine suistimal edecekleri ortamı sağlamaktadır. Tırmanan gerginlik aynı zamanda küresel enerji arz güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Türkiye olarak ilgili kurumlarımızla eş güdüm halinde siyasi, insani, ekonomik, enerji ve güvenlik alanlarında gereken tedbirleri büyük bir özenle almaktayız. Bölgede bulunan vatandaşlarımızın durumunu da ayrıca yakından takip etmekteyiz. Bölgedeki tüm büyükelçiliklerimiz ve başkonsolosluklarımız ile bakanlığımızın konsolosluk çağrı merkezi, vatandaşlarımızın taleplerini 7 gün 24 saat esasına göre yanıtlamakta ve gerekli yönlendirmeleri yapmaktadır. Bugün ayrıca diğer bölgesel meseleleri de ele alma fırsatımız oldu. Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı barış ve istikrar ile bölgesel iş birliği yönünde atılmakta olan adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Bu adımlar Güney Kafkasya'da barışın sahada karşılık bulmaya başladığını göstermektedir. Bu ivmenin korunması ve en kısa sürede kalıcı barış anlaşmasıyla taçlandırılması en büyük temennimizdir" dedi.

Bakan Fidan: Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen huzurunu, güvenliğini ve istikrarını korumaktadır

'ALTYAPI YATIRIMLARININ ARTIRILMASI KONUSUNDA KARARLIYIZ'

Bakan Fidan, “Bugün Afganistan'daki durumu da değerlendirme imkanımız oldu. Afganistan'ın komşularıyla barış ve huzur içinde olması temel beklentimizdir. Biliyorsunuz TDT ülkelerinin birçoğunun Afganistan'la sınırı bulunmakta, oradaki istikrar ve huzur bizim için önemli. Özellikle Afganistan ile Pakistan arasında son günlerde tırmanan gerilimi de mercek altına aldık, TDT üyeleri olarak. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2022 yılından bu yana TDT'nin gözlemci üyesidir. Bu üyelik aile meclisimizin birlik ve bütünlüğünün en güzel örneklerinden birini teşkil etmektedir. Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin on yıllardır maruz kaldığı haksız ve insanlık dışı izolasyonun kaldırılması elzemdir. Bu yöndeki gayretlere destek verilmesinin ortak ve tarihi sorumluluğumuz olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Bugün aynı zamanda enerji güvenliği ve bağlantısallık ile bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi konularını kapsamlı şekilde ele aldık. Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor'un daha etkin ve verimli şekilde kullanılmasına yönelik altyapı yatırımlarının artırılması konusunda kararlıyız. TDT ülkelerinin katılımıyla atılacak ilave adımların, bağlantısallığın bu denli önem kazandığı günümüz koşullarında çok daha büyük fayda getireceğine inanmaktayız. Bugünkü toplantımız Türk Devletleri Teşkilatı'nın sahip olduğumuz en değerli ortak çatı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Önümüzdeki dönemde de yakın eş güdüm içinde çalışmayı sürdüreceğiz. Düzenli olarak bir araya gelerek iş birliğimizi her alanda daha da geliştirecek ve derinleştireceğiz. Bu doğrultuda dayanışmamızı güçlendirerek bölgemizin ve tüm dünyanın barışına, refahına ve istikrarına katkı sunmaya hep beraber devam edeceğiz" diye konuştu.

Bakan Fidan: Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen huzurunu, güvenliğini ve istikrarını korumaktadır

'BÖYLE BİR MACERAYA İRAN'DAN HİÇ KİMSE ATILMASIN'

Bakan Fidan, “Biz savaşın başından itibaren, hatta savaştan da önce İranlı yetkililerle yıllardır çok yakın temaslarımız var. Belli kriz durumlarında ne türden tedbir alacaklarına yönelik hep bir fikrimiz oldu. Bunları savaş öncesinde de çok tartıştık, savaş esnasında da. Bizim durduğumuz yerde hiçbir değişiklik yok. O zaman kendilerine ne söylüyorsak yıllardır, şimdi de aynısını söylüyoruz. Kendilerine, bölgeden saldırı gelmediği sürece, bir ülkeden saldırı gelmediği sürece o ülkelere saldırı yaparak baskı üretme aracı stratejisinin doğru olmadığını, kendi savaş stratejileri açısından da doğru olmadığını, bölge stratejisi açısından da doğru olmadığını belirttik. Bizim tam tersine en başından beri İran'a söylediğimiz; madem Amerika'yla büyük bir problem içindesiniz, nükleer mesele gibi sıkıntılı konularınız var, sizin hiç olmazsa bölgedeki istikrarı esas alan, komşularla iyi ilişkiyi esas alan, sorunları ne kadar zor olsa da, sıkıntılı da olsa masaya yatırıp çözme iradesiyle hareket etmeniz gerekir şeklinde nasihatimiz hep böyle olmuştur. Şimdi de aynısını söylüyoruz bir dost ve kardeş ülke olarak, komşu ülke olarak. Hava sahasını başka ülkelere kullandırmayan, kendi ülkelerinde bulunan diğer askeri üslerin kullanılmasına izin vermeyen ülkelerin sivil altyapılarına saldırmak, enerji altyapılarına saldırmak doğru bir strateji değil. Bunun altını çiziyoruz. Özellikle bu ülkeler gerçekten hep beraber son yıllarda bölgesel kalkınma için, altyapı için, istikrar için çok fazla kolektif bir çaba içindeyken. Bu, bölgede cereyan etmekte olan İsrail yayılmacılığının da biraz ekmeğine yağ sürmek olur. Bunun doğru bir strateji olmadığını söyledik. Pezeşkiyan'ın bugün bu şekilde yaptığı açıklama tam da bizim oturduğumuz bağlamla 'Saldırıya izin vermeyen, saldırmayan bir yere biz de saldırmayacağız, şu ana kadar da saldırdığımız için özür dileriz' açıklaması; esas itibarıyla bizim altını çizdiğimiz bir açıklamadır. Fakat daha sonra buna yönelik çeşitli şerhler de geldi. Bu, İran sisteminin kendi içindeki bir durum. Şu anda gerçekten zor günlerden geçmekteler. Allah gerçekten İran halkının yardımcısı olsun bu mübarek Ramazan ayında. Ama diğer taraftan tabii liderlik içerisindeki şu anda belli noktalardaki bir araya gelme problemleri, karar alma yetersizlikleri nedeniyle yeni bir rehberi de seçemediler biliyorsunuz. Belli önemli kararların alınması o makamda mümkün oluyor. Göreceğiz. Bize atılan füze ile ilgili olarak değerli arkadaşlar, bunlar biliyorsunuz hava sahamızdan girerken vuruldu. Biz yaptığımız istişareler neticesinde Cumhurbaşkanımız da ifade ettiler, kendileri de ifade etti; biz kolay kolay provokasyona gelen bir ülke değiliz. Kendi güvenliğimizi savunmada çok şükür hiçbir sıkıntımız yoktur ama diğer taraftan da provokasyona gelme, bir savaşın içine çekilme ne demek, onu da gayet iyi biliyoruz. İranlı arkadaşlarla konuştuk, dedik ki: 'Bu eğer yolunu kaybetmiş bir füzeyse başka bir konu ama bunun devamı gelecekse, ki bizim size tavsiyemiz aman diyeyim dikkat edin, böyle bir maceraya İran'dan hiç kimse atılmasın.' Çünkü Türkiye şu ana kadar defaatle dostluğunu, durduğu yerdeki düzgün çizgiyi, barışa olan hizmetini sürekli ortaya koymuştur. İran yıllardır yaptırım altındadır, birçok uygulamaya maruz kalmıştır ama gerçekten bölgede belli prensiplerle, ilkelerle, doğru düzgün, şeffaf hareket eden ender ülkelerden biri de Türkiye olmuştur" dedi.

'ÇOK YOĞUN BİR DİPLOMASİ TRAFİĞİ VAR'

Bakan Fidan, “Gerek Cumhurbaşkanımız düzeyinde, gerek bizim düzeyimizde, hem bölgesel aktörlerle hem küresel aktörlerle şu anda çok yoğun bir diplomasi trafiği var. Bu çok çeşitli, İran'daki şu anda devam eden savaşı ve bölgedeki durumu merkeze alan bu görüşmelerde bir defa şunu görüyoruz; dünya kamuoyunun genelinde ortak bir görüş oluşmuş durumda hemen hemen. Hiç kimse bu savaşın ne bölgenin ne insanların faydasına olduğuna inanmıyor, ağırlıklı çoğunluk olarak ve bu savaşın bir an önce bu haliyle durması gerektiğine inanıyor. Dolayısıyla şimdi bu kıymetli bir şeydir; dünya kamuoyunun büyük çoğunluğunun böyle bir noktada olması. Kimileri söyleyebiliyor, kimileri söyleyemiyor, kimileri İspanya gibi açıktan bir tavır koyabiliyor, kimileri sadece bize telefonda konuyu açabiliyorlar; herkesin belli durduğu yerler var. Ama tıpkı Filistin devletinin BM'de tanınma sürecinde yaşandığı gibi burada da esas itibarıyla dünya kamuoyunun ağırlıklı birçoğunun bu savaşın yanlışlığı ve durması gerektiği konusunda bir görüş birliği içerisinde olduğunu görüyoruz. Şimdi önemli olan bu görüş birliğini nasıl kinetize ederek bir diplomatik hamleye dönüştürebiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Şu anda başta bölge ülkeleri liderleri olmak üzere bakanları da dahil nasıl bir formülasyonla bu konuyu yönetebiliriz açıkçası onun arayışı içerisindeyiz. Ben bu konuda daha fazla detaya girmek istemiyorum" şeklinde konuştu.

Bakan Fidan: Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen huzurunu, güvenliğini ve istikrarını korumaktadır

'BÖYLE BİR YANLIŞIN HİÇBİR ZAMAN İÇİN TELAFİSİ OLMAZ'

Bakan Fidan, “İstihbarat Teşkilatımız, Milli Savunma Bakanlığımız sınır ötesinde bu türden faaliyetleri çok yakından takip etmekte. Biz de kurumlar arası ortak eş güdüm çerçevesinde sürekli masada bu konuyu değerlendirmekteyiz. Bu konuyu açıkçası ben Amerika Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığım telefon görüşmesinde de ele aldım. Böyle bir durumun olduğunun emareleri var, söylentileri var. Bu konuda kendilerinin böyle bir çaba içerisinde olmadıklarını, böyle bir niyetlerinin olmadığını söylediler. Fakat şu da bir realite, ben o zaman da söyledim; İsrail'in bu konudaki niyeti bir sır değil. İsrail uzun yıllardır bölgedeki Kürt gruplarını bir proxy olarak, vekil unsur olarak kullanma konusunda bir strateji benimsemiştir. Şu anda İran'daki devam eden süreçte de Kürt grupları bu şekilde kullanma stratejisini kendileri belli çevrelerde deklare etmeye devam etmektedirler. Amerika, İsrail'in bu stratejisine ne kadar destek verir, ne kadar kendini ondan ayırır, nerede nötr durur? Bunlar hep yakın farklı renkler ama sonuçları itibarıyla farklı olan şeyler olabilir. Bunları yakından takip ediyoruz. Umuyoruz ki bölgedeki Kürt kanaat önderleri bu türden tarihi bir sorumluluğu sırtlanacak bir yanlış içerisinde olmazlar. Burada gerek Barzani, gerek Talabani, gerek diğer aktörlerle her zaman iletişim içerisindeyiz. Böyle bir yanlışın hiçbir zaman için telafisi olmaz. Irak ve Suriye'den sonra bölgemizde İran'da da çok uzun sürecek bir belirsizlik ve savaş ortamının ve karışıklık ortamının çıkması hiç kimsenin menfaatine değildir. Başta 560 küsur kilometre sınırı olan biz Türkiye olmak üzere. İran büyük ülkedir, büyük bir nüfusu vardır. Buradaki her türlü iç kriz bölgeye çarpan etkisiyle yayılır. Onun için bunu durdurmanın ve kontrol altına almanın da şu anda arayışı içerisindeyiz. Gördüğünüz gibi sorun çok katmanlı. Bölgesel ayağı var, içeriye bakan kısmı var, içerideki gruplara bakan kısmı var, İsrail'e, Amerika'ya bakan kısmı var. Bunların hepsini belli bir anlayışla yönetmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

'ÖNCELİKLİ OLARAK KENDİ VATANDAŞLARIMIZIN İHTİYAÇLARINI GÖZETMEKTEYİZ'

Bakan Fidan, “Savaşın başlamasıyla beraber bölgede çeşitli amaçlarla bulunan vatandaşlarımız, konsolosluklarımıza ve çağrı merkezimize müracaat ederek zaman zaman tahliye olma isteklerini dile getirmekte. Sadece kendi vatandaşlarımız değil, biz birçok sayıda ülkeden de açıkçası yardım ve iş birliği talebi almaktayız. Biliyorsunuz Körfez ülkeleri şu anda baskı altında olan ülkeler, ateş altında olan ülkeler. Burada birçok ülkeden çalışan bulunmakta. Bir de buradaki kış, oradaki yaza tekabül ettiği için de turistik amaçlı orada bulunan vatandaşlarımız ve yabancılar da var. Biz tabii ki öncelikli olarak kendi vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gözetmekteyiz. Şu anda özellikle başkonsolosluklarımızın, büyükelçiliklerimizin yönlendirmesiyle havadan gitme imkanı bulunmayan ülkelerdeki vatandaşlarımızın organize edilen, uygun olan ilk kara yolu vasıtasıyla ki otobüs seferleri organize edilmekte, buradan Suudi Arabistan'a ve Umman'a geçmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Buralara düzenli otobüs seferleri; Suudi Arabistan ve Umman'a gelindiği zaman burada hava seferleri var" dedi.