Geri Dön
PolitikaBakan Tunç: Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık

Bakan Tunç: Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık, milletin yargısı haline getirdik. Ve yargımız mili iradeye saygı duyan darbecinin değil, milli iradenin yanında olan, işte 15 Temmuz'da milletimiz meydanlarda canı pahasına mücadele ederken, yargı mensuplarımız adliyelere koştular, darbecileri kıskıvrak yakaladılar. İşte bunlar hazmedilemiyor” dedi.

Bakan Tunç: Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’da 'Yüzyılın Konut Projesi' kapsamında inşa edilecek 1620 sosyal konutun hak sahipleri için düzenlenen 'Ev Sahibi Türkiye Kura Çekiliş Töreni'ne katıldı. Törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Tunç, 18 yaş altı çocukların ceza düzenlemelerine ilişkin, "Ahmet Minguzzi evladımızın hunharca katledilmesinden sonra, aynı şekilde Atlas evladımızın katledilmesi bizleri derinden sarstı. Ailelerin acılarını paylaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın her iki aile ilgili görüşmeleri oldu, hem yüz yüze hem de telefonla görüşmelerimiz oldu. Bizlere de varsa eksiklik, yasal düzenleme konularında gerekli talimatları oldu. Tabii ailelerin acısı çok büyük. Bir annenin evladını kaybetmesi çok büyük acı, o anneler ne derse haklıdırlar. Bizler de acılarını paylaşıyoruz. Bundan sonra bu tür acı olayların tekrar etmemesiyle ilgili olarak alınması gereken tedbirler var. Sadece adalet boyutu yok, aynı zamanda eğitim, aile, gençlik her alanda topyekun mücadele gerekiyor. Çocuklarımızı korumamız gerekiyor, hem çocukların suça sürüklenmesini önlemek hem de suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaptırımlarla alakalı ne yapılması gerekiyorsa. Bu anlamda biz Adalet Bakanlığı olarak bir taslak üzerinde çalışmıştık. Geniş istişare yaptık, hukukçularımızdan görüşler aldık. Türk Ceza Kanunu'nun 31'inci maddesinde, biliyorsunuz 18 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu düzenlenmiş, burada 12-15 yaş grubu var, bir de 15-18 yaş grubu var. 12 yaşından az olanların ceza sorumluluğu yok. Bunlarla ilgili çocuklara özgü tedbirler uygulanıyor. 12-15 yaş arası yetişkinlere göre cezası yarı oranında indiriliyor. 15-18 yaş grubundakilerde cezaları da 3'te 1 oranında indiriliyor. Dolayısıyla yetişkinlere göre bir cezalandırmada, bir indirim söz konusu, bütün dünya ülkeleri uygulamalarını da inceledik” diye konuştu.

Bakan Tunç: Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık

Bakan Tunç, 18 yaş altı suç işleyen çocuklarla ilgili araştırma komisyonu kurulduğunu belirterek şunları söyledi:

"Bizim hazırladığımız taslakta özellikle 18 yaş altı suç işleyen çocuklar bakımından onların özellikle her olayın ve suç işleniş şekli, suç işleme eğilimi, geçmişteki sabıka durumu gözetilerek, her dosya bazında hakimlere indirim noktasında bir takdir yetkisinin verilmesi şeklinde bir önerimiz vardı. Bu öneriyi biz Meclis grubumuzda da paylaştık. Meclis grubumuz diğer partilerle de görüşerek, partiler arasında da bu konuda Meclis'te daha kapsamlı bir çalışma yapılması gerektiği yönünde bir kanaat oluştu ve bir araştırma komisyonu kuralım, öncelikle çocukları suça sürükleyen nedenlerden kurtarmak, o nedenleri tespit etmek ve alınması gereken tedbirleri almak bakımından hem diğer tedbirler hem de yaptırımla ilgili ceza hukuku ile ilgili tedbirler bakımından daha geniş kapsamlı bir çalışma iradesi Meclis'te doğdu. Tüm partilerin ortak kararı ile bir araştırma komisyonu kuruldu. Meclis'te İstanbul Milletvekilimiz Tuğba Turgut'un başkanlığında bu komisyon şu anda çalışmalarına devam ediyor. Hem bizim önerilerimiz ve çeşitli bakanlıkların önerilerini dinliyorlar, kurumları akademisyenleri dinliyorlar, bizler de bu komisyona görüşlerimizi ifade ediyoruz ve komisyonunun oluşturacağı rapor sonrasında yasal düzenleme ihtiyacı konusu tekrar Meclis'in gündemine gelebilecektir. Şu anda komisyon çalışmalarını bekliyoruz ama onun öncesinde çocukların örgütler tarafından kullanılmasıyla ilgili cezaları 11'inci yargı paketinde zaten artırmıştık. Hem 10’uncu yargı paketi hem 11’inci yargı paketinde ceza adaletinin etkinliğini sağlayamaya yönelik önemli düzenlemeler hayata geçti. Özellikle meskun mahallede silah atma, trafikte yol kesme, bunlar hep ceza kanunumuzda yerlerini aldı ve hapis cezası gerektiren hususlar olarak şu anda yürürlüğe girmiş durumdadır. Bunun yanı sıra denetimli serbestlik uygulamalarından kaynaklanan cezasızlık algısını ortadan kaldıran düzenlemelerde yapıldı."

ROJİN KABAİŞ SORUŞTURMASI

Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, "Rojin Kabaiş soruşturması devam ediyor. Henüz soruşturmada ölüm sebebi belirlenemedi, suda boğulma olarak belirlendi ama bu suda boğulma öncesinde herhangi bir şiddete maruz kaldı mı kalmadı mı? Bunlar araştırılıyor. Bu konuda dijital materyaller incelendi, özellikle ifadeler alındı, şüpheli görülen kişilerden DNA testleri yapıldı, tüm bunlar Adli Tıp süreçlerinde incelendi. Tabii telefonun incelenmesiyle ilgili İspanya Adalet Bakanı ile benim bizzat bir görüşmem oldu. Telefonun şu anda incelemesi devam ediyor. Şu anda 10 haneli bir şifre olduğu için sürekli bir deneme yaparak, dijital materyale cep telefonundaki bilgilere de ulaşılmaya çalışılıyor. Ailenin acısı büyük, babasıyla ve kardeşleriyle Bakanlıkta bir görüşme yaptık. 'Bu konuda kararlıyız' dedik, 'Sorumlular varsa, onun hayatını kaybetmesine neden olan katiller varsa bu konuda devlet hiçbir şekilde gizlemez' dedik ama maalesef bakıyorum, gerek sosyal medyada, bazı çevreler tarafından bu konuda sanki devletin yargı kurumlarının birilerini gizliyormuş gibi paylaşımda bulunanlar var. Yargı, devlet yani üniversiteye yeni başlamış bir kızcağızın hakkını korur. Onun hakkını hukukunu korumak devletin görevidir. Hiç kimseye kim olursa olsun, sıfatı ne olursa olsun öyle gizleme vesaire olmaz. Maalesef bu konular üzerinden dezenformasyon yapanlar da var" diye konuştu.

MUHALEFETE YANIT VERDİ

Bakan Tunç, önceki akşam sanal medya hesabından Sivas ziyareti sırasında kar yağışı altında yaptığı paylaşım sonrası muhalefetin eleştirilerine cevap vererek, "Bizim bütün bakanlarımız illeri ziyaret ediyor. Ben bugüne kadar 62 ili ziyaret ettim. Bu ziyaretlerde ilimizin bütün protokolü valimiz, siyasi partilerimizin il başkanları, Adalet Bakanı olduğumuz için başsavcımız, komisyon başkanımız herkes, ilin protokolündeki herkes karşılamada bulunuyorlar ve sonrasında da ertesi gün yapacağımız programları istişare ediyoruz. Bu anlamda da dün Sivas'a bir ziyaret gerçekleştirdik. O ziyarette il protokolü ile beraber iş yurtları kurumumuzun işlettiği konağa gittik. Orada kar yağışı vardı, sonrasında zaten gece geç saatlerde olduğu için ertesi gün de programlarımız söz konusuydu. Burada özelikle Cumhuriyet Halk Partisi bu konuyu, 'Adalet Bakanı gitti, Adalet Bakanının yanında başsavcı var. Hakimler savcılar başkanvekili vardı', şimdi arkadaşlar hakimler ve savcılar başkanvekili Sivaslı olduğu için orada memleketinde, Adalet Bakanı ile olmasından daha doğal ne olabilir ki? Valimiz bir bakanın yanında il başkanımız, ben bir parti üyesiyim, diğer partiler de geliyor bize. Ben diğer illerde gittiğim yerlerde buradan isimlerin söylemeyeyim, Cumhuriyet Halk Partili vekiller karşılamada bulunuyor, onlarla da beraber oturuyoruz yine Cumhuriyet Halk Partili belediyelere ben ziyarette bulunuyorum. Bartın'da da yaptık bu ziyaretleri, Amasra Belediyesi'nin programına gittik, dolayısıyla bizde parti ayrımı söz konusu olmaz. Biz devletin bakanıyız, milletin seçtiği kabinenin bir üyesiyiz. Dolayısıyla hiçbir ayrım yapmadan geldiğimiz zaman herkes bizim programlarımıza davetlidir, bu kapsamda da il protokolü ile beraber bulunduğumuz ortamı maalesef sanki bir yargı bağımsızlığına aykırı bir durum varmış, bir parti devleti, arkadaşlar parti devletinin ne olduğunu bu millet hiçbir zaman unutmaz. 27 Mayıs ihtilalini bu ülkeye yıllarca demokrasi ve anayasa bayramı diye kutlatan partinin zihniyeti yani Yassıada zihniyetinin bize parti devleti dersi vermeye hiçbir hakkı ve haddi olamaz. Burada yargı bağımsızlığı ile ilgili eleştiriler noktasında neden bu kadar Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerinin telaşlı olduğunu bu millet çok iyi biliyor. Çünkü onlar rahatsız, onların hukuk devleti anlayışıyla bizim hukuk devleti anlayışımız çok farklı. Onların hukuk devleti anlayışı 27 Mayıs hukuk devletidir, 27 Mayıs yargısıdır. Adnan Menderes'i ve arkadaşlarını asan yargıdır. Onların hukuk devletinden yargı bağımsızlığından anladıkları 28 Şubat yargısıdır. Cübbelerini adeta o vesayetçilerin darbecilerin önüne seren yargı anlayışıdır. Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık, milletin yargısı haline getirdik. Ve yargımız mili iradeye saygı duyan darbecinin değil, milli iradenin yanında olan, işte 15 Temmuz'da milletimiz meydanlarda canı pahasına mücadele ederken, yargı mensuplarımız adliyelere koştular, darbecileri kıskıvrak yakaladılar. İşte bunlar hazmedilemiyor. Bugün özellikle Cumhuriyet Halk Partisi'nin başta Genel Başkanı olmak üzere diğer yöneticilerinin açıklamalarına baktığınız zaman bir telaş var, bir sıkışmışlığın göstergesi. Çünkü yargı yolsuzluktan hesap sormasın istiyorlar, rüşvetten rüşvetçiden hesap sormasın istiyorlar ama yargı artık vesayetçiye de geçit vermez, yolsuzluk yapandan da hırsızlık yapandan da hesap sorar. O nedenle Cumhuriyet Halk Partisi'nin rahatsızlığı budur. Bizim Sivas'a gidip orada yaptığımız paylaşımdan yola çıkarak Türkiye'de yargı üzerine özellikle yargı mensuplarımızı onlara hakaret ederek tehdit ederek, sanki o ziyaretten bir mana çıkararak, birtakım açıklamalar yapmak beyhudedir" ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç: Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık

BARTIN'DA 'YÜZYILIN KONUT PROJESİ'NDE KURALAR ÇEKİLDİ

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen 500 bin sosyal konutun inşa edileceği ‘Yüzyılın Konut Projesi' kapsamında Bartın'da yapılacak olan 1620 konutun hak sahiplerini belirlemek amacıyla kura çekimi yapıldı. Törene Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Bartın Valisi Nurtaç Arslan, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz ile vatandaşlar katıldı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, konuşmasında, 81 ili altyapısıyla ve üstyapısıyla daha da geliştirmek için çalıştıklarını belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın her kabine toplantısında birinci gündem maddesi deprem bölgesi. Yapılan çalışmalarda tüm bakanlıkları ilgilendiren konular var deprem bölgesinde, Adalet binaları var, hükümet binaları var, hasar gören okullar var, sağlık tesisleri var, tüm bakanları ilgilendiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız tabii ki daha fazla konutun yapımı noktasında sürekli bölgede. Her kabine toplantısında neredeyiz, hangi aşamadayız, konutları ne zaman tamamlayacağız diye sürekli kontrol eden, sürekli gündemde tutan ve bununla da kalmayıp vatandaşlarımızın özellikle kiradan kurtularak ev sahibi olmasını isteyen Cumhurbaşkanımız var. Dolayısıyla gerek 1+1, gerek 2+1, 3+1 projelerle, sosyal konutlarla bütün Türkiye genelinde projeleri başlatarak ilk etapta şimdi 500 bin sosyal konutun kuralarını çekiyoruz. Söz verdiğimiz bir zaman diliminde inşaatlara başlıyoruz, bitiriyoruz, yeni projelerle yeniden yola devam ediyoruz" dedi.

'ÜLKEMİZİ HER ALANDA KALKINDIRDIK'

Bakan Tunç, her alanda Türkiye’yi geliştirdiklerini vurgulayarak şunları söyledi:

"Bartın'daki sosyal konutların kura çekimi için sizlerle beraberiz. Bizim 23 yıldan bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde politikalarımızın, siyasetimizin merkezinde insan vardır. "Her şey insan içindir" deriz. İnsan güçlü olacak ki aile güçlü olsun. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun, millet olarak güçlü olalım. İşte bunun için 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' şiarıyla hep bugünlere geldik. Sadece konut alanında değil, her alanda ülkemizi geliştirdik, kalkındırdık. Yollar yaptık, barajlar yaptık, üniversiteler yaptık. Limanlar, hızlı trenler, okullar yaptık, organize sanayi bölgelerini fabrikalarla doldurduk. Enerji yatırımı, doğal gazından petrolüne diğer enerji yatırımlarına varıncaya kadar, savunma sanayinde yerlilik oranını yüzde 80'lerin üzerine çıkardık. Her alanda ülkemizi geliştirmek, büyütmek, 81 vilayetimizi altyapısıyla, üstyapısıyla daha da geliştirmek için çalıştık. Sadece Türkiye'yi fiziki kalkınma anlamında altyapı-üstyapı yatırımlarıyla değil, aynı zamanda demokratik kalkınmasını da sağladık."

Konuşmalardan sonra duaların okunmasının ardından 1620 konutun kura çekimi yapıldı.

Bakan Tunç: Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık