Bakırhan: Barışın siyasal iklimini oluşturmak için de adımlar atılmalı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Türkiye, yüzyıllık tarihinin en stratejik ve en kıymetli sürecini yaşıyor. Bu önemli süreçte önce-sonra ikilemi kurmak, süreci teyit mekanizmasına havale etmek, çözümü geciktirme çabasıdır. Bu çaba sadece çözüm karşıtlarını güçlendirir ve süreci enfekte etme riski taşır. Barış, eş zamanlı ve karşılıklı adım atma sürecidir. Barışın siyasal iklimini oluşturmak için de adımlar atılmalıdır" dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan, ABD-İsrail ve İran arasında süren savaşın yansımaları ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Bu topraklar medeniyetin mayalandığı, halkların ve inançların yüzyıllarca yan yana yaşadığı bir coğrafyadır. Kürtlerin de bu coğrafyada 2 bin yıllık bir tarihi var. Bu gerçeği gözetmeyen her hegemonik ve bölgesel güç, büyük bir yanılgı yaşar, kaybeder. Türkiye de artık eski kodlarla, korkularla değil; barış ve demokrasi eksenli akılcı bir siyasetle bölgeye yaklaşmalıdır. Ankara'nın dış müdahaleye karşı tutumunu anlamlı buluyoruz. Ankara; Kürtlerin, kadınların, farklı halk ve inançların tanınması için Tahran yönetimine çağrıda bulunabilir. Bu Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirir. Böyle bir yaklaşım hem Kürtlerin hem de ezilen halk ve inançların Ankara ile bağını güçlendirir. Şunu da belirtmek istiyorum; biz her konuşmamızda standart bazı kelimeleri kullanıyoruz. 'Barış, hukuk, demokrasi, özgürlükler' gibi kavramları kullanıyoruz, inanıyoruz ve bunun kavgasını veriyoruz. Ancak birileri çıkıp bayat ve sonuç almayan şeyleri tekrar ediyor; 'İyi Kürt-kötü Kürt' ayrımı yapmaya devam ediyor. Biz bu dili tanıyoruz; bu dil doğru değil. Bu dil, Kürtlere yönelik böl-yönet politikasıdır. Bu dil sorunları çözümsüz kılan bir dildir. Kürt örgütleri ve liderleri, hem Orta Doğu'daki savaşta hem de İran'da süren savaşa karşı en başından beri müdahaleden değil, müzakereden yana olduklarını açıkladı" ifadelerini kullandı.
'KAYYIM KARARLARI KALDIRILABİLİR'
Kürtlerin bulundukları ülkelerin başkentleriyle sorunlarını çözmek istediklerini ifade eden Tuncer Bakırhan, "Türkiye, yüzyıllık tarihinin en stratejik ve en kıymetli sürecini yaşıyor. Bu önemli süreçte önce-sonra ikilemi kurmak, süreci teyit mekanizmasına havale etmek, çözümü geciktirme çabasıdır. Bu çaba sadece çözüm karşıtlarını güçlendirir ve süreci enfekte etme riski taşır. Barış, eş zamanlı ve karşılıklı adım atma sürecidir. Barışın siyasal iklimini oluşturmak için de adımlar atılmalıdır. Bakın Sayın Bahçeli, bugün bu kürsüden şunları söyledi; 'Artık adımlarla ilgili oyalanmaya ve oyalamaya gerek yok.' Biz de bu sözlere katılıyoruz. Dün de Sayın Cumhurbaşkanı aynı şeyleri söyledi. Peki, kime söylüyorlar? Oyalanan kim, oyalayan kim, adres kim, kim adım atacak? Dolayısıyla artık bu süreci yürütenler ellerini çabuk tutarak, bu meselenin çözümü konusunda atılması gereken adımları ivedilikle atmalıdır. Bunun için hiçbir yasal hazırlığa gerek kalmadan; AİHM ve AYM kararları uygulanabilir. Hala halkın iradesine çökmüş kayyım kararları kaldırılabilir ve yerine halkın iradesi konulabilir. Barış hukukun sözle değil, sözün hukukla bağlandığı anda başlar. Adımlar birlikte atılırsa güven oluşur. Güven oluşursa yol açılır, demokrasi gelir ve herkes nefes alır. O yüzden gece gündüz yollardayız, barış için ter döküyoruz, mücadele ediyoruz. Çünkü bu memleket bizim ve hep birlikte memleketi demokratikleştireceğiz, özgürleştireceğiz ve inşallah eşit yurttaşlar olarak da birlikte yaşayacağız. Gün polemikleri büyütme günü değil, gün barışı büyütme zamanıdır" diye konuştu.





