Cumhurbaşkanı Erdoğan: Netanyahu terörü küresel barışı tehdit etmeyi sürdürüyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Netanyahu terörü bölgesel ve küresel barışı tehdit etmeyi sürdürüyor. 28 Şubat’ta Netanyahu’nun tahrikleriyle başlatılan İran merkezli saldırılar, bölgemizdeki istikrarsızlığı daha da derinleştirmiş durumda. Lübnan’daki İsrail saldırılarında 2 Mart’tan bu yana bin kişi hayatını kaybetti” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını memleketi Rize’de Sahil Cami’de kıldı. Cami çıkışında sohbet ettiği hemşehrilerinin Ramazan Bayramı’nı kutlayan Erdoğan, sahilde Kültür Park’ta düzenlenen ‘Rize İli Bayramlaşma Töreni’ne katıldı. Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Erdoğan, “Bizleri bir kez daha Ramazan Bayramı’na kavuşturan Cenabıallah’a hamdolsun. Gazze başta olmak üzere, Yemen’de, Sudan’da, Somali’de, Arakan’da, Lübnan’da bilhassa kalbimizin attığı, canımızın yandığı tüm topraklarda bayramı hüzünle, kederle, sızıyla geçiren tüm dostlarımıza buradan en güçlü dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Müslümanlar olarak Allah’ın sabredenlerin yanında olduğuna tüm kalbimizle iman ediyoruz. Bu zorlu günleri, coğrafyamızdaki bu imtihan devresinin birbirimize destek olarak, birbirimize yaslanarak, umutla, sabırla, metanetle inşallah çok yakın zamanda geride bırakacağımıza inanıyorum. Peygamber Efendi’mizin bir Hadis-i Şerif’inde buyurduğu gibi; ‘Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine şefkat ve merhamet göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer. Bir vücudun azaları gibi birbirimize bağlı kalarak, yaralarımızı beraberce sararak, inşallah çocukların yüzlerinin güleceği, huzura hasreti kalplerin feraha ereceği o güzel günleri hep birlikte göreceğiz” dedi.
Erdoğan, açıklamasında, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-i Şerif’i en güzel şekilde ihya etmeye çalıştık. Şehit ve gazi yakınlarımızdan eğitim ordumuza, sağlık çalışanlarımızdan, çiftçi ve emekçilerimize, milletimizin her kesimi ile aynı sofrayı paylaştık, aynı ekmeği bölüştük. Ramazan ayının manevi iklimini aynı anda soluduk. Tuttuğumuz oruçlarla, ibadetlerle, semaya açtığımız ellerimizle, niyazlarımızla, zekat, sadaka ve yardımlarımızla Ramazan ayını mehabetine uygun biçimde idrar etmenin çabasında olduk” ifadelerini kullandı.
‘RAMAZAN BAYRAMI’MIZI BİZLERE YAKIŞIR ŞEKİLDE İHYA EDECEĞİZ’
Bayramda birlik ve beraberliğin daha da güçlendirilmesini vurgulayan Erdoğan, “Yurt içinde gönüllü kuruluşlarımız ve hayırseverlerimiz yurt dışında ise Kızılay’ımız, AFAD’ımız ve diğer kurumlarımız, özelikle kriz afet ve çatışma bölgelerindeki yardım çalışmalarını başarıyla sürdürdü. 1 aydan daha hayırlı olan Kadir Gecemizi de yine aynı ruhla, aynı ihlasla değerlendirdik. O kutlu gecenin feyzi bereketinden inşallah istifade ettik. Sonunda aynı kıbleye yöneldiğimiz tüm kardeşlerimizle birlikte Ümmet-i Muhammed’in fertleri olarak Ramazan Bayramı’na eriştik. Orucu ruh şöleni olarak tanımlayan merhum Sezai Karakoç, Ramazan Bayramı’nı şu sözlerle resmediyor. ‘Bugün dünya yüzündeki tüm Müslümanlar 1 aylık orucun insana mahsus nimetlerini kutlayacak. Bir Müslümanın eli bir Müslümanın eline onun eli de bir başka Müslümanın eline ve böylece tüm Müslüman eller birbirlerine kenetlenecek. Horasanla kaynaşmışçasına kaynaşacaklar ve tüm Müslüman dünya kopmaz, yıkılmaz bir bina kuracak. Evlerden evlere barış taşınacak, müjde götürülecek, yüzleri Kur-an neşesi saracak. Her Müslüman Kuran’dan bir ayet gibi kalbini öbür Müslümanlara götürecek. İşte, bu eşsiz bayram yalnız bizim bayramımızdır.’ Tam da rahmetli Karakoç üstadımızın işaret ettiği bu bilinci kuşanarak Ramazan Bayramı’mızı bizlere yakışır şekilde ihya edeceğiz. Eş, dost ve akraba ziyaretlerimizde dayanışma ve yardımlaşma faaliyetlerimizle bu bayramında hakkını vereceğiz. Sıkılı yumrukları indirecek, çatık kaşları çözecek. Birbirimizle musaffa edeceğiz. Yetim ve öksüzlerin başını şefkatle okşayacak, kimi kimsesi olmayan garipleri sevindirecek. Kalplere, gönüllere, hanelere gireceğiz. Muhabbetimizi, kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi inşallah daha da güçlendireceğiz” diye konuştu.
‘KENETLENMİŞ İNSANLARIN NELERİ BAŞARABİLECEĞİNİ TÜM DÜNYAYA GÖSTERDİK’
Erdoğan, “Önceki gün tarihimizin en şanlı sayfalarından biri olan 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’mizin 111’inci yıl dönümünü idrak ettik. Çanakkale Destanı’nı biz Anadolu’dan Balkanlara, Kafkaslardan Kuzey Afrika’ya gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki o kahramanların canlarını feda etmesiyle yazdık. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılarımızın cephe gerisindeki fedakarlıklarıyla bu zaferi, tarihe kaydettik. İmanın, inancı ve dayanışmanın bir duvarın tuğlaları gibi, ayette geçtiği gibi birbirine kenetlenmiş insanların neleri başarabileceğini dost düşman herkese, tüm dünyaya gösterdik. Devamında Milli Mücadele yıllarına taşıdığımız bu yüksek ruhla istikbal ve istiklalimizi bu topraklardaki ebedi varlığımızı bir kez daha teyit ettik. Malazgirt önlerindeki ilk akımlardan Çanakkale’ye, İstiklal Harbi’nden 15 Temmuz’a, ezanımız, bayrağımız, milli ve manevi varlığımız için toprağa düşen tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum” dedi.
‘ZORLA YERİNDEN EDİLENLERİN SAYISI 1 MİLYONU GEÇTİ’
Erdoğan, Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasına yönelik de şöyle konuştu:
“İslam dünyası olarak engellerle, çukurlarla, tertip ve tuzaklarla dolu bir yolu daha aşmaya çalışıyoruz. Yüzümüzü nereye çevirsek drama, acıyla, trajediyle karşılaşıyoruz. Kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna savaşı 5’inci yılına girdi. Gazze’de Siyonist soykırım şebekesi, insani yardım girişlerini engellemeye, can almaya yıkım ve haydutluğa devam ediyor. İran savaşını bahane ederek ilk kıblemiz Mescid-i Aksa‘yı ibadete kapattı. Batı Şeria’da ve işgal altında tuttuğu diğer Filistin topraklarında yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve yayılmacılık siyasetine hız verdi. Netanyahu terörü bölgesel ve küresel barışı tehdit etmeyi sürdürüyor. 28 Şubat ‘ta Netanyahu’nun tahrikleriyle başlatılan İran merkezli saldırılar bölgemizdeki istikrarsızlığı daha da derinleştirmiş durumda. Lübnan’daki İsrail saldırılarında 2 Mart’tan bu yana bin kişi hayatını kaybetti. Zorla yerinden edilenlerin sayısı 1 milyonu geçti.”
‘BU ATEŞ ÇEMBERİNDEN, ÜLKEMİZİN ETKİLENMEMESİ İÇİN NE GEREKİYORSA YAPIYORUZ’
ABD-İsrail ve İran arasında savaşa ilişkin mesajlar veren Erdoğan, şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
“Türkiye olarak barışın ve huzurun tesisi, diyalog ve diplomasinin yeniden devreye girmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. İşte en son, bizim de gayretlerimizle Pakistan ve Afganistan arasındaki çatışmaların bayram boyunca durdurulmasına karar verildi. En azından 2 kardeş ülke arasında ellerin tetikten çekilmesini, kan dökülmeyecek olmasını, 2 kardeş halkın huzurla bayram yapacak olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Temennimiz; geçici sükunetin kalıcı hale gelmesidir. Hükümet olarak gittikçe genişleyen bu ateş çemberinden, ülkemizin etkilenmemesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Devletimizin ilgili kurumları çok etkin bir koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürüyor. Milletimizin gönlü rahat olsun.
Şer güçlerin bir hesabı varsa alemlerin Rabb’i olan Allah’ın da bir hesabı vardır. Eninde sonunda Allah’ın hesabı, diğer tüm hesaplara galip gelecektir. Umutsuzluğa asla kapılmayacağız. Sıkıntılı günlerin ardından unutmayın, güneşli güzel günlerin bizi beklediğini her zorluğun ardından mutlaka bir kolaylığın geleceğini unutmayacağız. Biz de bu süreçte hükümet olarak hadiseleri dikkatle takip etmeye, ihtiyaç duyulan her türlü tedbiri almaya devam edeceğiz. Geride bıraktığımız 23 yılda nice zorlukla, saldırıyla, badireyle karşılaştık ama milletimize hayal kırıklığı asla yaşatmadık. Allah’ın izniyle bundan sonra da hiçbir şekilde yaşatmamın gayreti içinde olacağız. Rabb’im, yar ve yardımcımız olsun diyorum. Mübarek Ramazan Bayramı’nızı tebrik ediyorum.”














