Destici: Azerbaycan’ın aynı bedelleri ödemesini istemiyoruz
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, laikliğin Türkiye’de geçmişte yanlış yorumlanarak inanç özgürlüğünün kısıtlanmasına yol açtığını belirterek, “Biz Azerbaycan’ın aynı bedelleri ödemesini istemediğimiz için bunları kardeşçe ifade ediyoruz. Başörtüsü takmak isteyen öğrencilerin ve kamu görevlilerinin bu hakları korunmalıdır. Bu talebi Azerbaycan hükümetinin görmesini ve inanç hürriyetine bağlı kalarak bunu yerine getirmesini arzu ediyoruz” dedi.

BBP lideri Mustafa Destici, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında konuştu. Destici, “Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Pençe-Kilit operasyon bölgesinde görevli Piyade Uzman Çavuş Mustafa Aslan’ın, silah kazasında şehit olduğunu açıkladı. Biz de üzüntümüzü belirtiyor, Mustafa Aslan şehidimize Cenab-ı Hak’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, sevdiklerine ve tüm silahlı kuvvetler mensuplarımıza başsağlığı ve sabır diliyoruz. Şehidimizin mekanı cennet, makamı ali olsun inşallah” diye konuştu.
Destici, fon soruşturmalarına ilişkin, “Büyük Birlik Partisi olarak duruşumuz nettir. Soygunu, vurgunu, manipülasyonu, spekülasyonu, fon vurgununu kim yapmışsa devletimiz, yargımız, emniyetimiz tereddütsüz bir şekilde hiçbir ayrım yapmadan üstüne gitmeli ve suç işleyenler işledikleri suçun bedelini mutlaka hukuk önünde ödemelidir. Bu vurgunla elde edilen paralar mutlaka ama mutlaka kuruşuna kadar geri alınmalıdır. Faizi varsa bu süre içerisinde bu vurgunu yapanlar bu paradan faiz kazanmışlarsa o faiz de alınmalıdır. Yani beş yüz bine yakın bir zarar gören vatandaşımız var. Bu vurguncular tarafından parası çalınan vatandaşımız vardır. Vurguncuların vurgunlarının maliyeti devlet hazinesinden karşılanmamalıdır. Vurgunu yapanlardan karşılanmalıdır. Ve burada da hiçbir ayrım gözetilmemelidir. Şu anda gördüğümüz ve takip ettiğimiz kadarıyla devletimiz, Adalet Bakanımız bizzat Cumhurbaşkanımızın da talimatıyla ve Adalet Bakanımızın da kararlı bir şekilde konuyu takip etmesiyle ilgili başsavcılıklarımız ve yargı mensuplarımızla birlikte konunun üzerine tümüyle gidilmekte ve bu vurgunda kimin dahli varsa bir de buna kim göz yumuşsa bunlar da elbette ki bu soruşturmanın kapsamı içinde olmalıdır. Mutlaka bedeli ödetilmelidir. Ama bir de bu süreçte sorumluluk makamında olup da bu sürece göz yumanlar da affedilmemelidir. Ya da ‘biz fark etmedik’, o koltukta oturuyorsan fark edeceksin. O da görevi ihmaldir. Dolayısıyla da o da bedelini ödemektedir. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yasa teklifi gelmiştir. Bu fon vurgununun tekrarlanmaması adına birtakım önlemleri kapsayan. Elbette bu güzeldir. Yasada bir eksiklik varsa bir yasal boşluk varsa elbette ki bunlar giderilmelidir. Bu süreçte sorumluluk makamında olup da sorumluluğunu yerine getirmeyenler hele bir de buna kasıtlı olarak göz yummuşlarsa ya da vurguncularla iş birliği içine gidenler varsa bunlar mutlaka en ağır bir şekilde bedelini ödemeli ve kamuoyuna da ifşa edilmelidir” dedi.
‘DURUM BUNDAN İBARET’
Destici, Halk TV’ye kayyım olarak atanmasına ilişkin, “Bizim elimizdeki bilgiye göre Halk TV’ye kayyım atandı ama operasyon Halk TV’ye yönelik yapılmadığı; Halk TV’nin sahibinin yurt dışına çıkmadan önceki birtakım ticari faaliyetlerindeki usulsüzlüklere, yolsuzluklara özellikle İzmir Büyükşehir Belediyesi ihalelerinde rüşvet ve fahiş fiyat tespiti, şirketinin ve şahsının 30 milyar TL’lik hesap trafiği yani bunlara yönelik bir operasyon olduğu tabi televizyonun sahibinin de bu operasyona muhatap olan kişi olduğu için onun bütün şirketlerine yönelik bir operasyon. Halk TV’ye bu kapsamda kayyım atandı. Durum bundan ibarettir” diye konuştu.
‘BİZİMKİSİ İYİ NİYETLİ BİR KARDEŞ TAVSİYESİDİR’
Destici, Azerbaycan’daki başörtüsü yasağı ile ilgili şunları söyledi:
“Bugüne kadar olmayan yasak bugün nereden çıkmıştır? Nereden icap etmiştir? Anlaşılmaktadır ki, Azerbaycan içinde çeşitli mihraklar bunu körüklemektedir. Azerbaycan içerisinde bir huzursuzluk çıkarmaya çalışmaktadırlar. Azerbaycan Karabağ Zaferi’ni bazıları hala hazmedebilmiş değildir. Azerbaycan’ın huzurunu kaçırmaya çalışmaktadırlar. Biz kardeşçe Azerbaycan’ın iç işlerine de saygılı olarak şunu net bir şekilde ifade etmek isteriz. Azerbaycan’ın anayasasında laiklik olduğu ifade edilmektedir. Bizde de vardır. Laiklik maalesef Türkiye’de de uzun yıllar yanlış yorumlanmış ve inanç hürriyeti zulmüne dönüşmüştür. Biz Azerbaycan’ın aynı bedelleri ödemesini istemediğimiz için bunları kardeşçe ifade ediyoruz. Bizim Azerbaycan hükümetinden, Azerbaycanlı kardeşlerimizden isteğimizde inanç hürriyetinin muhafaza edilmesi ve başını örtmek isteyen kız çocuklarının ya da kamu görevlilerinin de görevlerini başları örtülü bir şekilde yerine getirebilmesi ve isteyen kız çocuklarının okullara başı kapalı bir şekilde gidebilmesidir. Bu kadar açık, doğru ve masum bir taleptir. Azerbaycan halkının önemli bir kısmının talebidir. Bu talebi Azerbaycan hükümetinin görmesini ve inanç hürriyetine bağlı kalarak bunu yerine getirmesini arzu ediyoruz. Bunu kardeşçe, bir dost tavsiyesi olarak kendilerine ifade ediyoruz. Bizimkisi iyi niyetli bir kardeş tavsiyesidir.”





