'Türk Kızılay Kanunu Teklifi', komisyonda
TBMM İçişleri Komisyonu, Kızılay ile ilgili düzenlemeleri içeren, 'Türk Kızılay Kanunu Teklifi'ni görüşmek üzere toplandı.

TBMM İçişleri Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu başkanlığında toplandı. Soylu, komisyon toplantısını açarken yaptığı konuşmada, "Bugün hepimizin ortak gayretiyle, Kızılay'ın ortak gayretiyle bu tarihi iyilik hareketini, çok hak ettiği kıymetli kanunuyla buluşturacağız. Bu ülkenin bir evladı olarak bugün böyle bir kanunun yüce Meclis'imize gelmesinden ve Kızılay'ın müstakil kanununun bizim de içinde bulunduğumuz bu heyet tarafından değerlendirilmesinden, ele alınmasından ve yapılmasından büyük onur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Hepimiz biliyoruz ki bu kanunun her bir maddesi, kağıda dökülen her bir satırı yarın Gazze'den Myanmar'a, Suriye'den Lübnan'a kadar yeryüzünün dört bir yanına döşenecek iyilik taşlarının ta kendisidir. Kızılay'ın kuruluşundan bugüne kadar bu ulu çınara hizmet eden, milletin gönlünde taht kuran tüm yöneticilerine ve isimsiz gönüllülerine şükranlarımı ifade ediyorum. Kızılay'ın ismi ve faaliyetleri bugüne kadar elbette çeşitli kanunlarımızda zikredilmektedir. Ancak ilk kez Gazi Meclis'imiz Kızılay'ı kendi teşkilat yapılanmasının ve kapasitesinin güçlendirilmesinden, birtakım hayati hak ve temel ihtiyaçlarına kadar bağımsız, müstakil bir hüviyete kavuşturacak böyle bir kapsamlı çalışmayı gerçekleştirmektedir" dedi.
'İHTİYAÇ SAHİBİ' TANIMI GENİŞLETİLİYOR
Teklifin 9 maddeden oluştuğunu hatırlatan Soylu, 1949 Cenevre Sözleşmeleri ile 2024 yılındaki Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Konferansı'nda ifade edilen, 'Milli cemiyetlerinizi özel kanunlarla güçlendirin' çağrısı üzerine teklifin hazırlandığını ekledi. Soylu, "Bu kanunun temel amacı, Kızılay'ın uluslararası hukuktan kaynaklanan özel statüsünün müstakil bir güvenceye kavuşturmak, teşkilat yapısını, kurumsal kapasitesini yarına çok daha güçlü, çok daha dinamik bir şekilde taşımaktır. Bu kapsamda kanundaki, 'ihtiyaç sahibi' tanımını çağımızın getirdiği yeni zorluklara uygun şekilde genişletiyor, yasal zemini sadece maddi yoksullukla tanımlamıyor, göç, afet, yaşlılık, engellilik gibi çeşitli sebeplerle asgari yaşamını sürdüremeyen tüm incinebilir grupları da hukuken bu geniş şefkat şemsiyesinin teminatı altına almış oluyoruz. Sahadaki tecrübeyi devlet aklıyla birleştirmek, koordinasyon kapasitemizi en üst seviyeye çıkarmak için Kızılay şube başkanlarımızı sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı mütevelli heyetlerine, Gazi Meclis'imizin onayıyla da üye yapmayı teklif ediyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın veri ağı ve kapasitesi diğer kurumlarımızla birlikte Kızılay'ın sahadaki gücüyle beraber yasalaştığı takdirde bu kanunla buluşmuş olacaktır. Üstelik Kızılay'ı olağanüstü hallerde yurt dışından ülkemize gelecek yardımların bir muhatabı da kılarak kurumun evrensel ağırlığını, devletimizin ve milletimizin onur duyduğu sonsuz güveni böylece perçinlemiş olur. Kanunla birlikte teşkilat yapısını hukuken güçlendirirken, kurumun sahadaki cankurtaran reflekslerini hızlandırmak amacıyla birtakım muafiyetler ve istisnalar getiriliyor. Bu yüzden afet lojistiği, geçici barınma ve ilk yardım ürünlerinin, 'Kamu İhale Kanunu'na tabi olmaksızın hızlıca ve doğrudan Kızılay'dan temin edilebilmesinin de önü açılmaktadır. Ülkemizin can damarı olan güvenli kan temin sisteminin tek bir saniye bile aksamaması, mali bir darboğaza girilmemesi için çok stratejik bir adım atılmaktadır. Hastanelere verilen kan bileşenlerinin bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kaynağında kesilerek doğrudan Kızılay'a aktarılmasını teklif ediyoruz" diye konuştu.
ALT KOMİSYON ÖNERİSİ REDDEDİLDİ
Ardından CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün ve Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Birol Aydın da usul üzerine söz istedi ve teklifin yeniden değerlendirilmesi için alt komisyon kurulmasını önerdi. Soylu, alt komisyon kurulması önergesini oylamaya sundu. Önerge, AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Teklifin değerlendirilmesi için toplantıya verilen aranın ardından komisyonda görüşmeler sürüyor.
'BU DÜZENLEME, STRATEJİK BİR ADIM'
TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, kanun teklifini açıklamak üzere AK Parti Sivas Milletvekili Hakan Aksu'ya söz verdi. Aksu, Türk Kızılay'ın dünyanın birçok kriz bölgesinde faaliyet gösterdiğini ve halihazırda vicdan diplomasisini temsil eden bir kuruluş olduğunu belirtti. Aksu, "Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifimiz, Türk Kızılay'ın mevcut hukuki niteliğini değiştirmemektedir. Yapılan düzenleme, Türk Kızılay'ın görevlerinin, yetkilerinin ve faaliyet alanlarının daha açık bir hukuki zemine kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Afetlerin, savaşların ve insani krizlerin giderek arttığı bir dönemde güçlü devletlerin aynı zamanda güçlü insani yardım kurumlarına sahip olduğu gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. Bu nedenle, bugün değerlendirdiğimiz teklifi yalnızca bir kurum düzenlemesi olarak değil; afetlere hazırlık, sosyal dayanışma ve insani yardım kapasitemizin güçlendirilmesine yönelik stratejik bir adım olarak görmek gerektiği kanaatindeyim. Madde ile kanun teklifimizin amaç ve kapsamının çerçevesinin belirlenerek hüküm altına alınıyor. Bir başka madde ile kanun teklifimizde yer alan ve uygulamaya esas terimlerin tanımlarının yer aldığı maddedir. Diğer bir maddeyle, Türk Kızılay'ın görev ve yetkilerini düzenlemektedir" dedi.
'PERSONELE NAKDİ TAZMİNAT ÖDENEBİLECEK'
Teklifle kurumun gümrük vergisinden muaf tutulması ve kamu sağlık kuruluşlarına sağlanan kar bileşen bedellerinin Türk Kızılay'a doğrudan aktarılmasına ilişkin usullerin düzenlendiğini ifade eden Aksu, "Burada altını çizmek gerekir ki düzenleme, Türk Kızılay'ın tüm iştirak ve şirketlerini kapsayan genel bir istisna öngörmemektedir. Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında değerlendirilebilecek ürün ve hizmetler kanun metninde açık, sınırlı ve tahdidi şekilde sayılmıştır. Dolayısıyla belirli stratejik ürün ve hizmetlerle sınırlandırılmıştır. Ayrıca düzenleme, kamu idarelerine belirli şartların varlığı dahilinde başvurabilecekleri bir imkan tanımakta olup, herhangi bir zorunlu alım mekanizması oluşturmamaktadır. İdarelerin takdir yetkisi korunmakta, yalnızca ihtiyaç duyulması halinde kullanılabilecek istisnai bir usul öngörmektedir. Bu yönüyle fıkra, herhangi bir ticari ayrıcalık oluşturmayı değil; afet ve insani yardım kapasitesinin güçlendirilmesini, kriz dönemlerinde ihtiyaçların süratle karşılanabilmesini ve kamu yararının etkin şekilde korunmasını amaçlamaktadır. Diğer taraftan Türk Kızılay'ın kurumsal yapısına ilişkin hususlar düzenlenmektedir. Madde kapsamında teşkilat yapısı, üyelik sistemi, organların görevleri ve çalışma usulleri gibi kurumsal işleyişe ilişkin konuların tüzükle belirlenmesi öngörülmektedir. Böylece değişen ihtiyaçlara daha hızlı uyum sağlayabilen dinamik bir yönetim modeli korunmaktadır. Maddeyle bir yandan afet, savaş ve çatışma bölgelerinde görev yapan Kızılay personelinin karşı karşıya kaldığı olağanüstü riskler dikkate alınarak nakdi tazminat ödenebilmesi ve aylık bağlanabilmesine imkan sağlanacak" diye konuştu.
'KIZILAY'IN GÜCÜ, TÜRK MİLLETİNİN GÜCÜDÜR'
Daha sonra Türk Kızılay Derneği Başkanı Fatma Meriç Yılmaz söz aldı. Yılmaz, 1868 yılında Cenevre Sözleşmelerini hatırlattı ve sözleşmede sivillere saldırılmaması, insani yardım engellenmemesi yönündeki maddeleri dile getirdi. Yılmaz, "Bugünün dünyasında, 'Cenevre Sözleşmeleri' dediğimiz ve ta 1864 yılında imza atılan bütün kurallar yerle bir edilmiştir. Bu mevzuatların yenilenmesi aslında bir anlamda, devletlere bu görevlerinin yeniden hatırlatılması anlamına da gelmektedir. Bu çağrının arkasından, 2024 senesindeki çağrının arkasından tam 109 ulusal cemiyetin kanunu tekrar devletleri tarafından mevzuata entegre edilmiş ve bu duyarlılık tekrar aslında en üst düzeye çıkarılmaya çalışılmıştır. Kızılay, Türkiye'de güçlü olmasının yanı sıra 192 ülkenin arasında da çok daha güçlü olduğunu ben gururla ifade etmek isterim. Tabii ki bu Kızılay'ın gücü değil, bu Türk milletinin gücüdür çünkü bizler yardımı Türk milletinden aldığımız bağışlarla yapıyoruz, devletten aldığımız bütçeyle yapmıyoruz. Dolayısıyla Türk milleti herhangi bir yerde bir ihtiyaç olduğu zaman kendi ihtiyacının önüne koyabilmeyi başaran bir millet, bizim geleneğimizde, tarihimizde bu var" dedi.
'KIZILAY, MİLLETİN KENDİSİ'
Yılmaz, hazırlanan teklif ile müstakil kanuna sahip olacaklarını vurgulayarak, "Kızılay, 2024 ve 2025 yılında; 192 ülkenin içinde ve ulusal cemiyet içinde en fazla yardım yapan ulusal cemiyettir. Bu bizim gururumuz. Bu kanunu yaptığımız zaman bizler de o 109 cemiyetin kanununun olması gibi, 'Müstakil kanunumuz var' diye o masanın etrafında tekrar gururla, sizlerin verdiği güçle oturma şansına kavuşmuş olacağız. İkinci taraf ise devletimizin yardımcı kurumu olma rolümüz. Bu da aslında, bütün ulusal cemiyetlere baktığımızda 192 ulusal cemiyetin temel kuralıdır. Her Kızılay veya Kızılhaç o ülkenin devlet başkanı, Cumhurbaşkanı'nın onursal başkanlığında devletinin verdiği kritik görevleri yerine getirir. Bizler de Türkiye Afet Müdahale Planı'nda beslenme grubunun ana sorumlusuyuz ama diğer fonksiyonel kümelerde de gücümüz doğrultusunda yardımcı rollerimiz var. Afet döneminde, 'Herkes gider, Kızılay kalır' ifadesini biz hala afet bölgesinde gönüllülerimizle, şubelerimizle beraber orada olmaya devam ediyoruz. Bu da Kızılay'ın zaten milletin kendisi olmasından kaynaklanıyor" diye konuştu.
KOMİSYONDA 'KEFEN' VE 'CESET TORBALARI' TARTIŞMASI
Teklifin tümü üzerine görüşmelere geçildi. AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin kefen ve ceset torbaları ile ilgili ihale yaptığını söylerken, CHP'li milletvekilleri araya girdi. Gökçek, "6 Şubatta deprem oluyor, 11 Şubat'ta kefen ve ceset torbalarını teslim ediyorlar" derken CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, "Kızılay'ı sen kirletiyorsun" dedi. Gökçek'in devam etmesi üzerine CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, CHP grubunun komisyon toplantısını terk edeceğini ekledi. CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, "Biz, 'Kızılay Kanunu'na muhalefet yaparak çıkıyoruz. Osman Gökçek'in bu anlayışıyla devam edemeyiz. Ben sana 'oklava' diyorum, sen 'baklava' diyorsun kardeşim" ifadelerini kullandı.
'CHP CEVAP VEREMEYİNCE TERK ETMEYİ TERCİH EDİYOR'
Daha sonra söz alan AK Parti'li Gökçek, "Bir dakika ya, ben diyorum ki; 1 milyon 250 bin adet ceset torbası nerede? Nerede deprem sonrası 1 milyon 250 bin adet ceset torbası, nerede? Çadırları soruyorsunuz ya, ceset torbalarını da sorun o zaman, onu niye sormuyorsunuz? Bana şunu anlat, bana; 1 milyon 250 bin adet ceset torbası nerede? Evet, maalesef Cumhuriyet Halk Partisi cevap veremeyince terk etmeyi tercih ediyor, görüyorsunuz. Sabahtan akşama kadar gelip siz çadırlarla ilgili hükümete iftira atacaksınız, ben sana ihalenin fiyatını vereceğim. Ya, siz depremden altmış gün sonra kime kefen verdiniz? Hayatını kaybeden 55 bin depremzedenin üstünden vurgun yapmaya hiç utanmadınız mı? Depremzedelerin üstünden vurgun yapıldı, bırakın bu işleri, bırakın. Yani sabahtan beri hem burada Kızılay'a, hem bize çadırdan istediğiniz kadar laf söyleyeceksiniz, ben Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin kefen vurgununu söyleyeceğim, 'Yok, bununla ne alakası var?" değerlendirmesinde bulundu.
'ANKARA BÜYÜKŞEHİR'DE MELİH GÖKÇEK DÖNEMİNDEKİ YOLSUZLARI MI SÖYLEYEYİM'
CHP'li Öztunç, Gökçek'i 'provakatör' olarak nitelendirerek, "Ankara Büyükşehir'de Melih Gökçek dönemindeki hırsızlıkları, yolsuzları mı söyleyeyim ya. Böyle bir şey yok. Tayyip Erdoğan ne dedi? Sen kendi Genel Başkanı'na saygı duymuyorsun. Senin Genel Başkan'ın çıktı, 'Çadır meselesi yanlış olmuştur' dedi. İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş ise 'Kızılay Kanunu Teklifi'nin görüşülmemesi halinde İYİ Partililerin de toplantıyı terk edeceğini söyledi.
'KIZILAY'I KONUŞACAĞIZ'
Daha sonra konuşan Başkan Soylu, "Kızılay'ı konuşacağız, lütfen. Şimdi, şunu ifade edeyim; benim usulüm şu; ben kim konuşursa konuşsun değerlendirmelerin hepsini aldım. Sesler yükselmemek kaydıyla söylenen sözlerin de hangi usulde olursa olsun, söylenmesi hususunda benim bir itirazım yok ama mesele buradaki Türk Kızılay'ı gibi önemli bir meselenin çok dışına çıkarsa müdahale etmek tabii ki benim sorumluluğum ve görevim. Yani demokratik bir tartışma yapılabilir ama bunu kendi ölçümüz içerisinde halletmeliyiz. Ben şu hadsizliğe de girmem, kimse kusura bakmasın; 'Şöyle yapmayın, böyle yapmayın da' demem çünkü hepiniz milletvekilisiniz, herkesin söyleyebilecek bir söz hakkı vardır, işin doğrusu da budur. Ama bizim yapmamız gereken, Kızılay konusundaki süreci burada tartışmak, konuşmak, Kızılay'ın mehabetine uygun bir değerlendirme ortaya koymak ve eksiklikler varsa, aksaklıklar varsa arkadaşlarımız söylüyorlar" diye konuştu.
'YAŞANAN TARTIŞMA ÜZÜCÜ'
CHP'li Öztunç, bir tartışmaya sebebiyet vermek istemediğini aktararak, "Biz burada büyük oranda maddelerde anlaşarak, bir iki ufak nüans farkı varken, gayet de keyifli bir şekilde bir çalışma yürütürken az önce yaşanan tartışma üzücü. Şimdi, Kızılay'da çadır meselesine ilişkin, 'AK Parti çadır satmadı. AK Parti bilmem şunu yapmadı' diyen olmadı burada. Eski yönetimle ilgili bir eleştiri geldi, o eleştirinin aynısını sizin Genel Başkan'ınız yaptı. Sayın Erdoğan, televizyonda, canlı yayında dedi ki; 'Vicdanları yaralamıştır, bu kabul edilemez.' Yani sizin savunmanıza gerek yok çünkü Genel Başkan'ınız bile bu işi eleştirmişti. Neticede siz oradan alıp aklınız fikriniz Ankara Büyükşehir'de, oraya getirseniz ben de cevap veririm. Siz diyorsunuz ki konuşmanızda, tutanaklara bakarsanız; 'AK Parti'yi çadır hırsızlığıyla suçladınız. AK Parti'yi çadırdan eleştirdiniz.' Böyle bir şeyi kimse söylemedi arkadaşlar, söyledik mi? Elinizi vicdanınıza koyun, kimse böyle bir şey söylemedi" ifadelerini kullandı.
TEKLİF KABUL EDİLDİ
Teklif üzerindeki maddelerin tümü üzerinde görüşmelerin tamamlanmasıyla birlikte oylamaya geçildi. Oylama sonucunda teklif, komisyonda kabul edildi. Teklife göre dernek; Türk Kızılay, Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Kızılay Cemiyeti, Kızılay Derneği, Kızılay Cemiyeti ve Kızılay adlarını da kullanabilecek. Derneğin adı, bayrağı ve amblemi, uluslararası sözleşmelerle kabul edilen bütün hak ve bağışıklıklardan yararlanması ile tarafsızlık ve koruma işareti olduğu hüküm altına alınacak. Türk Kızılay'ın adı, bayrağı ve amblemi Türk Kızılay tarafından kurulan teşekküller hariç olmak üzere başkaları tarafından herhangi bir amaçla izinsiz olarak kullanılamayacak. Dernek, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşü alınmak suretiyle savaş esirleri ve sivillerin tutulduğu yerleri ziyaret etme, koşulları izleme, aile haberleşmesini sağlama, kayıpları araştırma ve insani yardım ulaştırma faaliyetlerini yerine getirecek ve esir değişimleri ile aile birleşimlerinde aracı olarak görev yapacak. Türk Kızılay bu görevini yerine getirebilmesi için gerçek kişilere ait gerekli olan verilere, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile 'Kişisel Verilerin Korunması Kanunu' kapsamında yapacağı protokoller çerçevesinde erişebilecek. Bu kapsamda yapılacak veri erişimleri, yalnızca görevin gerektirdiği ölçüde ve yetkilendirilen kişiler tarafından yapılacak. Türk Kızılay, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla koordinasyon içerisinde afet ve insani krizlerden etkilenen kişilerin bulunduğu merkezlere erişebilecek, bu kişilere yönelik gözlem ve raporlama faaliyetleri yürütebilecek. Türk Kızılay, Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve ülkelerin Kızılay ve Kızılhaç Milli Cemiyetlerinden Türkiye'ye olağan veya olağanüstü hallerde gelen ayni ve nakdi yardımlarının alınması ve kullanılması ile ilgili tek yetkili kuruluş olacak. Komisyonda kabul edilen önergeyle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'ndaki düzenlemelere aykırılık oluşmaması amacıyla Yasa'nın istisna hükmüne eklendi.






