Geri Dön
Sağlık-Yaşam'Her yıl 32 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor'

'Her yıl 32 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor'

Sağlık Bakanlığı, Türkiye'de her yıl yaklaşık 32 bin kadına meme kanseri tanısı konulduğunu ve yaklaşık olarak her 16 kadının 1’inde meme kanserine yakalanma riski olduğunu açıkladı.

'Her yıl 32 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor'

 

Bakanlıktan 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yapılan yazılı açıklamada, "Meme kanseri, dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucunda gelişen hastalık, bir halk sağlığı sorunu olarak görülmektedir. Ülkemizde ise her yıl yaklaşık 32 bin kadına meme kanseri tanısı konulmaktadır. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma riskinin yaklaşık her 16 kadının 1’inde olduğu tahmin edilmektedir. Meme kanseri erken evrelerde herhangi bir belirti vermeden ilerleyebilmektedir. Bu nedenle belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden yaşa uygun taramaların zamanında yaptırılması önem taşımaktadır. 20 yaşından itibaren kadınların kendi kendine meme muayenesi ve yılda bir klinik meme muayenesi yaptırmaları, 40-69 yaş arasında ise bunlara ek olarak iki yılda bir mamografi taramasından yararlanmaları gerekmektedir" denildi.

'5,1 MİLYON MEME KANSERİ TARAMASI GERÇEKLEŞTİRİLDİ'

Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesine yönelik ücretsiz tarama hizmetleri sunulduğu belirtilerek, "Taramalar; Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), Mobil Kanser Tarama Araçları, Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM) ve Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) aracılığıyla yapılmaktadır. Program kapsamında son iki yılda 5,1 milyon vatandaşımıza meme kanseri taraması yapılmıştır. Taramalar sonucunda yaklaşık 300 bin şüpheli bulgu tespit edilmiş ve vatandaşlarımız ileri tetkik için sağlık kuruluşlarına yönlendirilmiştir. Gerçekleştirilen taramalar sonucunda yaklaşık 21 bin vatandaşımıza meme kanseri tanısı konulmuş böylece ve hastalığın erken evrede tespit edilmesi sağlanmıştır" ifadeleri yer aldı.

'493 KETEM İLE ÜCRETSİZ KANSER TARAMALARI YAPILIYOR'

Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezleri'nde (KETEM), kanser tarama ve farkındalık hizmetlerinin yürütüldüğü belirtilerek, "Ülke genelinde 493 adet bulunan KETEM'lerde meme kanseri için mamografi, rahim ağzı kanseri için HPV-DNA testi ve kolorektal kanser için gaitada gizli kan testi ile tarama hizmetleri sunulmaktadır. Bunun yanında kanserden korunma yöntemleri, kendi kendine meme muayenesi, sağlıklı yaşam ve risk faktörleri konusunda eğitim ve danışmanlık hizmetleri de verilmektedir. Vatandaşlar KETEM'lere başvurularını doğrudan yapabilmekte veya Aile Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Toplum Sağlığı Merkezleri’nden KETEM’lere yönlendirilmektedir. Bunların dışında kanser tarama hizmetlerinin vatandaşlarımıza daha kolay sunulması ve daha fazla vatandaşımızın ücretsiz kanser tarama hizmetlerinden faydalanması amacıyla ülke genelinde bulunan 60 mobil KETEM tarama aracı ile tarama, eğitim ve farkındalık faaliyetleri yürütülmektedir. Bu doğrultuda mobil kanser tarama araçlarında bugüne kadar 570 bin tarama hizmeti sunulmuştur" denildi.

'BELİRTİLERİ ARASINDA MEMEDE VEYA KOLTUK ALTINDA ŞİŞLİK'

Açıklamada, meme kanserinin belirtilerine değinilerek şu ifadelere yer verildi: "Memede veya koltuk altında ele gelen kitle ya da şişlik, memede ve meme ucunda belirgin değişiklikler, koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde şişlik ya da kitle yer almaktadır. Bu belirtilerden herhangi birinin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir. Meme kanseri; genetik, hormonal, biyolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle gelişebilmektedir. İleri yaş, ailede meme kanseri öyküsünün bulunması, erken yaşta adet görmeye başlamak ve geç yaşta menopoza girmek, ilk doğumu ileri yaşta yapmak ve yoğun meme dokusuna sahip olmak risk faktörleri arasında yer almaktadır. Aşırı kilo, yetersiz fiziksel aktivite, tütün ve tütün ürünlerinin kullanımı da meme kanseri gelişme riskini artırabilmektedir. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve dengeli beslenme, sağlıklı vücut ağırlığının korunması, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması riskin azaltılmasına katkı sağlayabilmektedir."