EN ÇOK OKUNANLAR

Ağabeyini öldürmekten müebbet hapse çarptırıldı; maktulün kızı ‘İftira attım' dedi

Eşi tarafından tabancayla başından vurulan Aysel yaşamını yitirdi

Sedef Kabaş hakkında tutuklanma talebi

Bilgisayarınızı satarken bu tuzağa düşmeyin

Fırına giderken öldürülmüştü, daha önce katiliyle birlikte yemek yemiş

Sefaköy'de İETT otobüsü kazasında yaralı sayısı 10'a yükseldi

Son Dakika

Prof. Dr. Ertürk: Cinsel suçların sayısı bilinenden daha fazla

Süleyman EKİN (DHA) 15.10.2019 17:55
Prof. Dr. Ertürk: Cinsel suçların sayısı bilinenden daha fazla

Prof. Dr. Ertürk: Cinsel suçların sayısı bilinenden daha fazla

Süleyman EKİN/ANTALYA, (DHA)- AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Ertürk, cinsel suçların dünyanın gelişmiş ülkelerinde, en geri kalmış ülkelerinde çok aktüel olarak gündemdeki yerini koruduğunu belirterek, "Tüm toplumlarda görülen cinsel suçların sayısı, bilinenden daha fazladır" dedi.
Avrupa Birliği ERASMUS programı kapsamında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na bağlı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, E Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü ile AÜ Edebiyat Fakültesi işbirliği ile düzenlenen 'Avrupa Birliği ülkelerindeki cinsel dokunulmazlık suçlarından hüküm alan yetişkinlerin rehabilitasyonunda uygulanan müdahale yöntemleri' konulu proje çalıştayı, AÜ Bumin Kağan Konferans Salonu'nda yapıldı. Çalıştayın açılışına, Antalya Adalet Komisyonu Başkanı Oğuzhan Yaşar, Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcısı Rıza Can, başsavcı vekilleri, hakimler ve savcılar, öğretim üyeleri ile öğrenciler katıldı.
'CİNSEL SUÇLARIN SAYISI, BİLİNENDEN DAHA FAZLA'
AÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Ertürk, Türkiye'nin son yıllarda en fazla konuştuğu konuyu konuşmak, tartışmak ve sonuçlarını değerlendirmek için toplandıklarını söyledi. Cinsel suçların coğrafi bölgeye ve toplumların sosyal, kültürel, ekonomik durumlarına bağlı olarak gelişen bir suç şekli olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Ertürk, şöyle dedi:
“Bugün dünyanın gelişmiş ülkelerinde, en geri kalmış ülkelerinde de çok aktüel olarak gündemdeki yerini koruyan bir konu. Tabii ki kadın erkek, çocuk genç, yaşlı her cinsten, her meslekten ve sınıftan insan cinsel suça maalesef maruz kalabiliyor. Bunun bir yaş sınırlaması da yok. Cinsel suçların görülme oranlarının değerlendirilmesinde toplumlar ve kültürler arası bazı farklılar olsa da genel olarak hiçbir yerde hoş karşılanmayan ve suçun ağırlık derecesine göre cezalandırılan bir durumdur. Tüm toplumlarda görülen cinsel suçların sayısı, bilinenden daha fazladır. Tabii ki biz sadece gündeme yansıyan şekliyle biliyoruz ama ön tarafta oturan misafirlerimiz buna birebir, bütün oranları ile şahit oluyor. Mağdurlar bu travmayı yaşamları boyunca çekmektedir. Cinsel saldırılar, tecavüz ve öldürmeye kadar giden bir yelpazede yer almaktadır. Tecavüz olayı bir mağdur tarafından yaşanan veya yaşanabilecek en büyük psikolojik travmalardan biridir ve mağdur açısından çok ciddi sonuçları olabilmektedir."
'CİNSEL SUÇUN GEREKÇESİ OLAMAZ'
Hiç kimsenin cinsel saldırıya maruz kalmak istemediğini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Mustafa Ertürk, şöyle devam etti:
“Hiç kimse cinsel suçu hak etmez ve cinsel suçun gerekçesi olamaz. Cinsel dokunulmazlık suçlarının toplumun her kesimini tehdit etmesi, mağdurların gelecek yaşamları üzerinde ciddi sorunlar yaratması nedeniyle, bireylerin, ailelerin, toplumların ve medyanın da gündeminden düşmemektedir. Maalesef son yıllarda bu haberleri medya gündeminde görmediğimiz akşam olmuyor. Bazı ülkelerde cinsel suçlular belli oranlarda cezaevlerinde cezalarını çektikten sonra denetimli serbestlik kapsamında cezalarının geri kalanı çekmekte ve kontrol altında tutularak rehabilitasyon yoluna gidilmektedir. Cinsel suçlular normal ruhsal yapıdaki kişiler olduğu gibi, yasalardan, rehabilitasyon uygulamalarından ve toplumlardan hiç etkilenmeyen anti sosyal yapıdaki kişiler de olabilir. Hal böyle olunca da denetimli serbestlik uygulamalarının sonuçları ön plana çıkmaktadır."
Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal ise suç işleyenleri cezalandırmada iki amacın olduğuna dikkat çekerek, “Birincisi caydırıcılık, ikincisi topluma kazandırma, ıslahtır. Biz caydırıcılık bölümünü kapalı, açık cezaevlerimizde hürriyetinden yoksun bırakmak suretiyle yerine getiriyoruz. Daha sonra Denetimli serbestlik müdürlüklerimiz hüküm giyen vatandaşlarımıza bir kısım denetim ve gözetim planları yapıyor. Bu kapsamda uzmanlarımız vasıtası ile seminerler, eğitimler veriliyor, kamu yararına çalışma şeklinde infazları gerçekleştiriliyor. Böylece bu vatandaşlarımızın tekrar ıslah olmaları, topluma kazandırılmaları ve ailelerine faydalı olmaları yönünde çalışmalar yapılıyor" dedi.
Konuşmaların ardından yapılan oturumlarla özellikle İngiltere ve Almanya'daki rehabilitasyon modelleri tartışıldı.

FOTOĞRAFLI

1

Ağabeyini öldürmekten müebbet hapse çarptırıldı; maktulün kızı ‘İftira attım' dedi

2

Eşi tarafından tabancayla başından vurulan Aysel yaşamını yitirdi

3

Sedef Kabaş hakkında tutuklanma talebi

4

Bilgisayarınızı satarken bu tuzağa düşmeyin

5

Fırına giderken öldürülmüştü, daha önce katiliyle birlikte yemek yemiş

6

Sefaköy'de İETT otobüsü kazasında yaralı sayısı 10'a yükseldi

7

Ümitcan Uygun, rehberinden Esra'yı silmiş

8

Aksaray'da yolcu otobüsü şarampole düştü: 4 yaralı

İstanbul'a kuvvetli kar yağışı uyarısı
Fenerbahçe, Sivas'ta yine kazanamadı
Milas'ta, otomobilde 835 gram diaspor taşı ele geçirildi
Sefaköy'de İETT otobüsü kazasında yaralı sayısı 10'a yükseldi
Konya - Antalya yolunda ulaşıma 'kar' engeli
TIR, otomobile çarptı; anne ile 7 yaşındaki kızı öldü; 6 kişi yaralı
Sosyal medyada tartışılan görüntülere açıklama
Ödüllü hızlı test ile kovid ve mevsimsel virüsler aynı anda ''evde'' test edilebilecek
Ümitcan Uygun, rehberinden Esra'yı silmiş
Fırına giderken öldürülmüştü, daha önce katiliyle birlikte yemek yemiş
Bilgisayarınızı satarken bu tuzağa düşmeyin
Fransız turisti alıkoyup darp eden taksiciye ev hapsi
Ağabeyini öldürmekten müebbet hapse çarptırıldı; maktulün kızı ‘İftira attım' dedi
Başakşehir'de 'dur' tabelası ile geçilebilen yaya geçidi
Balık tezgahlarına 'fırtına' etkisi