Kınalıada Su Sporları Spor Kulübü’nde geleneksel dostluk buluşması gerçekleştirildi
Kınalıada Su Sporları Spor Kulübü (KSSK) tarafından düzenlenen geleneksel dostluk buluşmasında, farklı inanç ve kültürlerin temsilcileri aynı sofrada bir araya geldi.

Kınalıada Su Sporları Spor Kulübü’nün (KSSK) ev sahipliğinde düzenlenen geleneksel dostluk yemeğinde farklı inanç ve kültürlerin temsilcileri bir araya geldi. KSSK Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Burçkin’in ev sahipliğindeki programa İstanbul Valisi Davut Gül, Maltepe Kaymakamı Mehmet Akçay, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak II Maşalyan, İstanbul, Ankara ve İzmir Süryani Kadim Cemaati Ruhani Lideri ve Patrik Vekili Metropolit Mor Filüksinos Yusuf Çetin, İstanbul Rum Ortodoks Derkon Metropoliti Apostol Danilidis, Türkiye Musevi Cemaatini temsilen Rav İzak Alaluf, İstanbul Süryani Katolik Kilisesi Ruhani Lideri Monsenyör Paul Kas Davud, Adalar İlçe Müftüsü Adem Özdemir ve davetliler katıldı. Yemek din adamlarının dua ve temenni konuşmasıyla başladı.
Programda konuşan KSSK Yönetim Kurulu Başkanı Emre Burçkin, farklı inanç ve kültürlerin temsilcilerini aynı sofrada ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Adalar’da yüzyıllardır farklı kültür ve inançlardan insanların birlikte yaşadığını belirten Burçkin, “Bu akşam sizleri Kınalıada'da aynı sofranın etrafında görmek benim ve spor kulübü için çok büyük bir onur. Aslında bu akşam birlikte gerçekleştireceğimiz buluşmanın anlamı yalnızca bugün ile sınırlı değildir. Yüzyıllardır farklı kültürlerden, farklı inançlardan, farklı hayat tarzlarından insanlar bu adalarda yan yana yaşamış; aynı sokakları, aynı denizi, aynı rüzgarı ve aynı sofraları paylaşmış ve paylaşmaktadır. Bu nedenle biz bugün burada yeni bir gelenek başlatmıyor, aslında adaların yüzyıllardır yaşadığı bir geleneği hep beraber devam ettiriyoruz. Farklılıkların hiçbir zaman bir ayrılık sebebi olmadığını, aksine adaların kültür ve zenginliğini oluşturan en önemli unsurlardan biri olduğu gerçeğini yansıtmaya çalışıyoruz. Adalar güzel ülkemizin, Marmara Denizi'nin ortalarında küçücük kara parçalarıdır. Ama farklı diller, farklı kültürler, farklı inançlar ve farklı gelenekler bir arada yaşıyor. İşte bu zenginlik tam burada ortaya çıkıyor. Çünkü medeniyet insanların birbirine ne kadar benzediğiyle değil, birbirinden ne kadar farklı oldukları halde ne kadar huzur içinde yaşayabildikleriyle ölçülür. Bugün dünyanın birçok yerinde insanlar farklılıkları nedeniyle birbirinden uzaklaştırılırken biz burada adaların yüzyıllardır taşıdığı bu güzel mirası dünyaya bir kez daha hatırlatıyor ve hatırlatmaya devam edeceğiz. Çünkü bu yaşam felsefesi tüm topluma ‘Seni olduğun gibi kabul ediyor, sana saygı duyuyor ve seninle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum’ duruşunu vurgulamaktadır. Bugün bizlere düşen görev ise bu güzel mirası gelecek nesillere yaygınlaştırarak yalnızca maddi bir dünya değil; birbirine saygı duyan, farklılıklarıyla huzur ve barış içinde yaşayan, insani öz değerleri de merkeze alan bir toplum bırakabilmektir. Belki yıllar sonra bu sofrada bulunanlar bu fani dünyada birlikte olmayacaktır. Ancak ortak dileğimiz bu dostluk sofralarının kendisinin devamlılığıdır. Adalarda yüzyıllardır olduğu gibi farklı kültürler birbirini zenginleştirsin ve insanlar farklılıklarına rağmen birbirlerine ‘Dostum’ diye hitap edebilsin. Bu bizim dostluk yemeği dememizin bu konudaki vurgulamak istediğim noktasıdır” ifadelerini kullandı.
VALİ DAVUT GÜL: BİZLER FARKLILIKLARI ZENGİNLİK OLARAK GÖRÜYORUZ
İstanbul Valisi Davut Gül ise programda yaptığı konuşmada, organizasyonu düzenleyen Prof. Dr. Emre Burçkin’e teşekkür etti.
İstanbul ve Türkiye’nin çok kültürlü yapısına dikkat çeken Gül, “Sayın Cumhurbaşkanımızın sizlere selamlarını ve sevgilerini iletmek istiyorum. Kıymetli Emre hocamıza bizi bir araya getirdiği için teşekkür ediyorum. İstanbulumuz çok kültürlü bir şehir, Türkiyemiz çok kültürlü bir ülkedir. Bizler farklılıkları zenginlik olarak görüyoruz. Bizler ötekine saygısı olan bir toplumuz. Nerede zulüm varsa millet olarak onun karşısında, nerede zalim varsa millet olarak onun karşısında, nerede de mazlum varsa onun yanında duruyoruz. 500 küsur sene önce İspanya'dan gelenlere ev sahipliği yaptık. Yeri geldi Irak'tan gelenlere ev sahipliği yaptık. Yeri geldi Suriye'den gelenlere ev sahipliği yaptık. Yeri geldi Bulgaristan'dan gelenlere ev sahipliği yaptık. Kendi içimizde de tıpkı bugün olduğu gibi farklılıkları zenginlik olarak kabul ederek, birbirimize saygı göstererek, birbirimizi severek al bayrağın altında birlikte yaşayarak bugünlere kadar geldik. En büyük sermayemiz budur. İnşallah bu sermayemizin bilincinde olarak ve bunun kıymetini bilerek hep birlikte nice yıllar birlikte yaşayacağız” diye konuştu.
Vali Gül, bu anlayışın gelecek yıllarda da sürdürülmesi temennisinde bulunarak organizasyona katılanlara teşekkür etti. Dostluk yemeği, davetlilerin sohbeti ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.










