Sadettin Saran: Önümüzdeki 9 haftada taraftarlarımızın desteğine sonuna kadar ihtiyacımız var
Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, “Müthiş bir beklenti var. Ama bu beklentiye ulaşmak için Kadıköy’ü eski atmosferine, cehenneme çevirmemiz lazım. Bunu da taraftarlarımızla yaparız. Bakın yeri geliyor deplasmanlarda nasıl bir atmosfer oluyor. Basına konu oluyor. Bizde bu potansiyel var ama bu dalgalanmalar olmadan önümüzdeki 9 haftada taraftarlarımızın desteğine sonuna kadar ihtiyacımız var. Oyuncularımızın arkalarında durmalarına ihtiyacımız var. Başka türlü şampiyon olamayız. Bu şampiyonluk özlemini bu oyuncularla, hoca, yönetim ve taraftarlarla hep beraber gidereceğiz” dedi.

Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, sarı-lacivertli kulübün televizyonunda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Her branşta kupa hedeflediklerini belirten Saran, “Öncelikle İslam alemine hayırlı Ramazanlar diliyor, camiamızı, taraftarlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Evet, çok yoğun bir dönemdeyiz. Birçok branşta mücadele eden bir kulübüz. Ben ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarım çok mesai harcıyoruz. Her branşta zirveyi zorluyoruz. Geçen hafta Antalya’da atletizm yarışmalarındaydım. Masa tenisinden kadın futboluna kadar voleybolda, basketbolda her yerde kupaları hedefliyoruz. Yoğun bir süreçten geçiyoruz. Bir taraftan da keyif alıyoruz” şeklinde konuştu.
‘ŞU AN GELDİĞİMİZ NOKTADA ŞAMPİYONLUK UMUDUMUZ VAR’
Şampiyonluk umutlarının olduğunu ifade eden Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, “Futbolda gerçekten çok yoğun ve zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bir sürü anlamda. Ama ona değinmeden önce nereden geldiğimizi hatırlamamız lazım. Ben seçim sürecinde ‘Samandıra’da ölü toprağı var’ demiştim. Seçildikten sonra ilk gittiğim yer Samandıra’ydı. Beklediğimden daha ciddi anlamda ölü toprağı vardı: Hatta oyuncularla ilk görüşmemden sonra oradan çıkarken Zagreb maçı vardı, kendi kendime ‘Eyvah’ dediğimi hatırlıyorum moral açısından. Camiada, oyuncularda şampiyonluk umudu yoktu. Samandıra’da yoktu. Bugün gelinen noktada bir umut var. Onu hatırlayalım. İnancın ciddi zedelendiği bir dönemdi. Ama camiamız için bence önemli kırılma noktalarından bir tanesi, ocak ayının başında Süper Kupa’yı kazanmamızdı. Hocamızla, teknik kadromuzla, ekibimizle birlikte yaptığımız transferlerin Süper Kupa’da etkili olması önemli bir eşikti. Camiaya umut verdi. Futbola ilk kupamızı aldık. Ama bu süreçte geldiğimiz noktada bir takım aksaklıklar yaşıyoruz. Futbolun doğasında sakatlıklar vardır. Peş peşe geldi; Alvarez’in ameliyatı, Archie Brown, Jayden, Çağlar, Talisca, Skriniar… Bir de üzerine Tedesco’nun hastalığı, iki hafta maça çıkamaması maalesef talihsiz oldu. Avrupa’da çok önemli bir mücadele verdik. Evimizde çok iyi oynamadık ama orada çok iyi oynadık. Orada taraftarımız da inanılmazdı. Hatta dünya basınına konu bile oldu. Bizim için her kupa çok önemli. Sonuna kadar mücadele ettik. Ben takımımdan, ortaya koydukları futboldan, mücadeleden çok memnunum. Karakterli bir takım. Hep söyledim, ‘Tekmeye kafayla giren bir takım kuracağız’ dedim. Ara transferleri yaparken özellikle buna dikkat ettik. Şu an geldiğimiz noktada şampiyonluk umudumuz var. Yüksek derecede var. Sakatlar dönünce bambaşka bir futbol göreceğiz, buna inanıyorum. Benim için en önemlisi takımın ruhu, pes etmemesi, mücadele ruhu… Bir aile ortamı oluştu. Ben ve arkadaşlarım umutluyuz” ifadelerinde bulundu.
‘SENE SONU GÜZEL TRANSFERLER YAPACAĞIZ’
Transferlerin hepsinden memnun olduğunu dile getiren Saran, “Ara transferler doğası gereği çok yoğun ve zordur. Devre arası kimse takımını kolay kolay bozmak istemez. Bozarsa da çok yüksek rakam ister. Bu sene Dünya Kupası olması sebebiyle çok zor bir transfer süreciydi. Ona rağmen 5 transfer yaptık. Hepsi de hocanın istediği doğrultuda. Guendouzi bence apayrı bir futbolcu. Mert Türkiye’nin en iyi kalecilerinden. Efendiliğiyle, ağabeyliğiyle bu takıma çok şey katıyor, çok şey de katacak. Sidiki hocamızın en başından beri istediği, çok koşan, çok istikbal vadeden ama taraftarın desteğine ihtiyacı olan bir oyuncumuz. Kante. Bu arada bu konuda eleştirildim ama Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum desteği için. Ve Musaba. Bu transferlerin hepsinden memnunuz. Eleştiriliyoruz, 3 tane daha transfer yapılabilirdi diye. Yapıcı eleştirilere her zaman açığım. Eksiklerimiz olabilir. Bunları görüyoruz. Sene sonu için bir takım çalışmalarımız başladı. Sene sonu güzel transferler yapacağız, takıma ilaveler yapacağız" diye konuştu.
‘LOOKMAN DA GELMEK İSTİYORDU’
Ademola Lookman transferinin neden iptal olduğunu da açıklayan Sadettin Saran, sözlerine şöyle devam etti:
“Gelelim Lookman olayına. Ben genelde takımımızda olmayan oyuncularla ilgili konuşmayı seven biri değilim. Ama o kadar konuşuldu ki oraya değinelim. 19 Aralık’ta benim yurt dışı yasağım kalkar kalkmaz ilk gittiğim yer Milano oldu. Sadece ve sadece Lookman için gittim. Lookman’ın menajeriyle buluştum. Arkadaşlarım da vardı. Çok iyi geçti. Sonra kulüp yetkilileriyle görüştük, gayet iyi geçti. Apar topar geri dönmek zorunda kaldım ama o süreçten hiç taviz vermedik, çok yakın takip ettik. Bizden 1 hafta sonra teminat mektubu istediklerini, daha önce Türk kulüplerinden vesaire alamadıklarını söylediler. Biz, ‘Kimseye borcumuz yok. Biz borcumuzu ödeyeceğiz, bizden teminat mektubu istemeyin, vermeyeceğiz, ihtiyacınız yok’ dedik. ‘Haklısınız’ dediler. Sonra süreç ilerledi. Atletico Madrid girdi devreye. Hocamızla Lookman’ı görüştürdüm. Çok güzel geçti. İki, üç defa görüştüler yanlış hatırlamıyorsam. Lookman da gelmek istiyordu. Sonraki gelişmelerde 35 milyon Euro’ya kadar çıktık. Sonra Atalanta bir daha gelip teminat mektubu istedi bizden. Bize vermek istemiyorlardı, belli oldu. Atletico Madrid’i tercih ediyorlardı. Dolayısıyla o süreç öyle kapandı, olmadı transfer. En-Nesyri’ye gelince. ‘En-Nesyri’ gitti diyorlar. Maalesef gitmesine sebep olanlar da en çok bugün bağıranlar. En-Nesyri Afrika Kupası’ndan sonra geldi, ‘Ben ayrılmak istiyorum’ dedi. Sebep? ‘Sosyal medya ve statta bana yapılan protestolar, ağır konuşmalar. Artık kaldıramıyorum, gitmek istiyorum’ dedi. Yapacak bir şey yok. ‘Peki’ dedik. Sidiki hocamızın başından beri istediği, çok koşan ve benim üzerinde durduğum, ‘karakter’ dediğim yapıya çok uygun bir topçu. Mücadeleci. İlk günden beri diyorum ya ‘Tekmeye kafayla giren takım kuracağız.’ En çok gurur duyduğum pes etmeyen, 90 dakika sahada koşan bir takımımız var. Hep başından beri istediğim bir takım. O profile uyan biriydi ve hocamız da çok istiyordu, aldık.”
‘BEN MAÇA GİTMEYECEĞİM’ DEMESİ BENİM ADIMA BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA OLDU’
Jhon Duran’ın ilk günden beri uyum sorunu yaşadığını, kendisini de takımın önünde tuttuğunu ifade eden Saran, “Jhon Duran’la beraber ikisi gayet iyi olur diye düşündük. Jhon Duran çok yetenekli tartışmasız. Transfer yaparken hem Fenerbahçe’deki yöneticilik günlerimden, Borussia Dortmund’dan oyuncunun hiçbir zaman sadece yeteneğine bakmam, takımdaki uyumuna bakarım. Jhon Duran benim transfer edeceğim profilde bir oyuncu değildi. Ama Samadıra’da seçildiğim gün ilk konuştuğum oyunculardan biri kendisi oldu. İspanyolca konuştum, anlattık. ‘Ne duyduysan duydun, bizimle ilgili bir sürü şeyler konuşuldu. Burada seninle aile olacağız’ dedim. Sıkıntılarını anlattı. Haftada 3-4 kez konuştuk. Güzel bir noktaya da geldi. Çok kritik yerlerde çok kritik goller attı. Bizi mücadele içinde tuttu. Beşiktaş, Galatasaray… Ama maalesef bir uyum sorunu vardı ilk günden beri. Biz, Jhon Duran’la devam ediyor olsaydık takıma da ihanet ediyor olacaktık çünkü kendini takımın önünde tutmaya başladı diğer oyuncularımızın aksine. En son deplasmanda Bükreş maçında ya bir gün önce ya aynı sabah ‘Ben maça gitmeyeceğim’ demesi benim adıma bardağı taşıran son damla oldu. Fenerbahçe’de hiçbir oyuncu maç seçemez. Jhon Duran beklemediğimiz bir gelişmeydi” dedi.
‘VARSA BİR HATA BÜTÜN SORUMLULUK BENDE’
Doğru transferleri sezon sonunda yapacaklarına değinen Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, “Ama geldiğimiz noktada 5 transfer yaptık. Hala eleştiriliyoruz. Anlayabiliyorum. Eleştiriye açığım. ‘3 transfer daha ihtiyacımız var’ diyorlar. Herkes şu konuda müsterih olsun. Biz şu anda da çalışmalarımızı yapıyoruz sezon sonu için. Eksiklerimizi biliyoruz. Nerede yanlış yaptık bir daha zaten konuşacağız sezon sonu. Ama bugün eksiklerimizi az çok biliyoruz ve onlarla ilgili transfer görüşmelerimiz var. Çok doğru transferleri sezon sonu yapacağız. Devre arasındakinden çok daha iyi ve kolay olacak. Sezon sonu oturacağız, çok doğru yerlere doğru transferleri yapacağız. Eksiklerimizi biliyoruz. Basında adı çıkan bir sürü oyuncuyla görüştük. Adı çıkanların hemen hemen hepsiyle görüştük. Çoğu, ‘Biz mayısta gelelim, haziranda gelelim’ dedi. Gelmek isteyenleri de kulüpleri bırakmak istemedi dediğim sebeplerden. Çok ciddi çaba sarf edildi, çok yoğun çaba sarf etti arkadaşlarım, teknik ekibimiz bu transfer sezonunda. Eleştiriler var, imalar var, dedikodular var. Gece gündüz çalıştılar. Varsa bir hata bütün sorumluluk bende. Geldiğimiz noktada oyuncuların karakterinden son derece memnunum. Yapılan transferlerden de memnunum. Takıma, hocamıza güveniyorum. Bu sene şampiyon olacağımıza gerçekten yürekten inanıyorum” yorumlarında bulundu.
‘SPORTİF BAŞARI GELMEDİKÇE DE BU SIKINTILARI YAŞAYACAĞIZ’
11 senedir şampiyon olamayan bir takımın mali zorluklar yaşamasının normal olduğunu dile getiren Saran, “Çok konuşuluyor. Çok konuşulması da normal ama ne Türkiye’de ne dünyada mali yapısı bu kadar konuşulan bir kulüp görmedim. Maalesef acı bir gerçek var. Mali yapı sportif başarıyla çok orantılıdır. 11 senedir şampiyon olamayan bir takımın mali zorluklar yaşaması normaldir. Şampiyon olamazsa da bu çok zor giderilir. Biz seçilirken, seçimden önce de ‘Bir kulüp hiçbir zaman bir başkanın cebine bakmamalıdır’ dedik. Bu konuda da sponsorlar konusunda ciddi çalışmalar yaptık. Alınan, küsen, kulüpten uzak duran hemen hemen her sponsoru geri kazandırdık. Dedim ki, ‘Benim dönemimde mutsuz bir sponsor olmayacak, sponsorlar bizim velinimetimizdir.’ Bizzat kendim yüzde 90’ıyla görüştüm. Küsenlerin hepsiyle görüştüm. Çoğunu da geri kazandık. Sponsorluk gelirlerini artırdık. Fenerium’da rekorlar kırıyoruz. Ama bunları yaparken harcamalara da çok özen gösteriyoruz. Çok dikkat ediyoruz. Tasarruf tedbirleri aldık. Ciddi tasarruflar yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Ama sportif başarı gelmedikçe de bu sıkıntıları yaşayacağız. Evet, kulübün nakit sıkıntısı sorunu var. Doğru yönetilmesi gereken bir harcama dengesi var. O yüzden ‘1,5 sene içinde şampiyon yapamazsam giderim’ dedim. Kulübün şampiyonluğa ne kadar ihtiyacı olduğunu bilen biri olarak bunu söyledim. Ona rağmen bizimle ilgili çok ağır şeyler söylendi. ‘Bu kulübü 2 ay yönetemez’ dediler. Biz geleli 5-6 ay oldu, geldiğimiz günden beri 276 milyon Euro para ödemişiz. ‘Kulüp batar, maaşları ödeyemezler’ dediler. Buna rağmen bir sürü yalan söylediler. Sonra da kimse ‘Biz yanlış söylemişiz’ demediler, demiyorlar da. Loca satışlarını eleştirdiler. Biz loca satışı yapmadık. 2 senelik satılan localar var. Bu gayet normal. Artık futbolcuların taksitleri 2-3 sene öncesinden sonrasına yayılıyor. Biz 2-3 sene öncesinin ödemelerini de yapıyoruz şu anda. Utanmadan bize ‘mirasyedi’ diyenler de var” dedi.
‘FENERBAHÇE’YE ZARAR VERENLERİ DEŞİFRE ETMEKTEN HİÇ ÇEKİNMİYORUM, ÇEKİNMEYECEĞİM DE’
Sponsorlara çok önem verdiğini ifade eden Sadettin Saran, “Ben şundan çok rahatsızım: Bu kadar konuşulmaması gerek. Hele yalan hiç konuşulmaması gerek. Bu arada Hamdi Ulukaya’ya bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu konuda eleştirildik. ‘Yok kırdırdınız, ettiniz…’ Transfer sezonunda ödemenin bir kısmını erkene almasını rica ettim. O da gerçek Fenerbahçeli, ‘Bakarız, ederiz demeden tabii’ dedi. Sağ olsun. Huzurlarınızda kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Bunlar konuşulsun. Bir şey demiyorum. Benim kızdığım. Daha oyuncunun imzası ıslak, oyuncunun ne kadar aldığı ortaya çıkıyor. Sonra büyük bir gazetecilik başarısı gibi bunlar anlatılıyor. Kendi içimizde önlemler alıyoruz. Bunlar bizi çok rahatsız ediyor. Bunlar gazetecilik başarısı değil. Bunlar kulübe zarar veren şeyler. Konuşulsun ama bu kadar değil. Yalan konuşulmasın. Sponsorlara çok önem veriyoruz. Ama çok şükür ki bizim sponsorlarımızın hepsi şereflidir. İsmi, cismi, kimliği nettir. Fenerbahçe’nin hesabına giren her kuruş helaldir. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Bize bir adım gelene biz iki, üç, beş adım gideceğiz. Sponsorlarımızı seviyoruz. Onlarsız şampiyon olamayız. Karamsar bir tablo yok. Ama mesela eleştirildiğimiz konulardan birisi de, ‘Primleri kulüp ödüyor.’ Yalan. Büyük yalan. Hepsini ben ve yönetici arkadaşlarım cebimizden ödüyoruz. Çoluğumuzun, çocuğumuzun rızkından ödüyoruz. Bir yalan daha; ‘Uçak paralarını kulüp ödüyor.’ İlk geldiğimiz gün, galiba Samsunspor maçını kulüp ödedi. Aynı gün yöneticiler kulübe o parayı iade etti. Bu kadar yalan dolan içinde mücadele etmekle zorlanıyoruz. Dolayısıyla mali konularda hiçbir şey saklanmıyor. Her şey çok açık. Ayrıca kendimiz bir denetleme kurulu kurduk. Etik kurulu kurdurduk. Herkes yükümlülüklerini yerine getiriyor. Getirmeyenle yollarımızı ayırıyoruz. Biz, ‘Bir önceki yönetim şunu yaptı, bunu yaptı’ diyenlerden değiliz. Her tuğla koyana ‘Allah razı olsun’ diyoruz. Biz koyabildiğimiz kadar tuğla koyacağız. Bizden önce koyanlara Allah razı olsun, bizden sonra da inşallah çok daha fazlasını koyarlar. Teşekkür ederken de sıkıntı yaşamıyorum. Ama Fenerbahçe’ye zarar verenleri deşifre etmekten hiç çekinmiyorum, çekinmeyeceğim de” diye konuştu.
‘BU GİDİŞLE SENE SONUNA HAKEM KALMAYACAK’
Sorunun hakemler olmadığını, temel problemin Merkez Hakem Kurulu (MHK) olduğunu söyleyen Sadettin Saran, “Ben, Fenerbahçe’nin enerjisini sürekli hakem kararlarına harcayan bir kulüp olmasını istemiyorum. Sporcu kimliğimden ve eski yöneticilik zamanlarımda da bunu yapan bir tarzım olmadı. Ama sanılmasın bir mikrofonlarda bağırmıyoruz ya da gerekeni yapmıyoruz. Nitekim sonuçlarda alındı, dinlendirilen hakemler de var. Hatta geçen hafta bir açıklamada bulundum. Bu gidişle sene sonuna hakem kalmayacak. Çünkü çok vahim hatalar var. Ama burada sorun hakemler değil, temel sorun MHK. Bunlarla ilgili bir çalışmamız da var. Biz sadece sorunları söylemiyoruz, çözüm de üretiyoruz. Biz adil rekabet istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz. Biz geçen hafta sadece Samsunspor’u yenmedik, MHK’yi de yendik. Bu sürdürülebilir değil. Bunu yapanlar Türk futbolunun altını oyuyorlar ve biz buna müsaade etmeyeceğiz. Bakın trajikomik bir olay. Guendouzi’ye sevincinden ötürü verilen sarı kart. Torreira nerelere çıktı, Sacha Boey korner bayrağını tekmeledi… En ufak bir sarı kart yok. Şaka gibi, alay eder gibi... Dolayısıyla biz bunlardan çok rahatsızız. Rahatsızlığımızı dile getiriyoruz, sadece dile getiriş şeklimiz farklı. Ama sonuç alıyoruz, alacağız da. Bu arada da hakemlere de seslenmek, çok açık bir çağrıda bulunmak istiyorum. Yerli hakem, yabancı hakem olaylarına girmek istemiyorum. Performansı iyi olan hakem var, kötü olan hakem var. Değerli hakemlerimiz önümüzdeki 9 hafta çok değerli ve kritik. Ligin kaderini belirleyecek bir 9 haftaya giriyoruz. Bu maçlarda vereceğiniz kararlar yıllarca izi sürülecek. Bu kararlardan sonra eve vicdanınız rahat gitmeniz gerekiyor. Yastığa kafanızı koyduğunuz zaman rahat olmanız lazım. Ben, Fenerbahçe başkanı olarak özellikle bu çağrıyı hakemlerimize iletmek istiyorum” dedi.
‘OLAĞANÜSTÜ GENEL KURULLAR KULÜBE FAYDA GETİRMİYOR’
Kongre kararıyla ilgili ise Saran, şöyle dedi:
“Ben, bu kararı sadece ve sadece Fenerbahçe’nin menfaatlerini düşündüğüm için aldım. Olağanüstü Genel Kurullara karşı olduğumu biliyorsunuz. Kendi seçildiğim genel kurula da karşıydım. Onun da olmamasını düşünüyordum. Olağanüstü genel kurullar kulübe fayda getirmiyor. Çok çok gerekmedikçe zararı var. Ama şahsımla ilgili devam eden hukuki sürecin kulübümüzün etrafında bir gündeme dönüşmemesini istediğim için bu kararı aldım. Bu konuyu da konuşmak istemediğimi söyledim çünkü önümüzdeki 9 hafta çok önemli. Birlik beraberlik diye boşuna söylemiyorum. Mayıs-Haziran gibi seçim olduğunda o zaman konuşulur. Evet, camiadan, derneklerden tepki de var. Kongre yapma gereği yok diyen var. Kimse çıkmaz, bir seneliğine aday mı olunur diyen de çok. Ama bunları tartışmanın anlamı yok. Bunun nihai kararını verecek olan camiamızdır. En büyük hakem camiamızdır. Zamanlama her şey. Ama çıktım ne zaman aday oldum? Fenerbahçe’nin menfaatlerini birinci sırada tuttum. Kendi menfaatlerimin önünde tuttum. Kimseyi birbirine sataştırmadım. Proje ve düşüncelerimle aday oldum. Seçim atmosferi yaratmadım. Bunları yapanlar seçim atmosferi yaratmaya çalışıyorlar. Fenerbahçe’ye de zarar vereceğini bile bile yapıyorlar. Şu an Fenerbahçe başkanının görevde olduğunu unutanları, bu camia unutmaz.”
‘FENERBAHÇE’DE İYİ OLAN ŞEYLER KONUŞULMUYOR, KAOS YARATMAK İÇİN HER ŞEYİ YAPIYORLAR’
Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, sözlerine şöyle devam etti:
“Bir konu alınıyor, gerçekmiş gibi gündem yaratılmaya çalışılıyor. Bunun Fenerbahçe camiasının huzurunu bozduğunu bile bile yapıyorlar. Fenerbahçe’de iyi olan şeyler konuşulmuyor, kaos yaratmak için her şeyi yapıyorlar. Çoğu da yalan haberler üzerinden. Mesele bu tüzük haberi. Biz göreve geldiğimizde 3 senede şampiyon yapamayan başkan gitmeli dedik. Buna benzer vaatlerde bulunduk. Tüzükte de bir takım şeylerin eksik olduğu konular konuşuluyor. Gelir gelmez ben bir görüş istedim. Vay efendim şahıslara göre tüzük değiştiriliyor. İnsanlar ciddi sordu. Aynı kişi gitti stadı yıkıyorlar, başka yere geçiyorlar dedi. Biz belki 1.5 seneliğine göreve geldik ne stadı yıkması. Bir sürü projelerimiz var. Bunlar çalışılır edilir ve genel kurula getirilir. Sonunda da camia karar verir. Ama günlerce yalan olduğunu bile bile kaos için gündemde tuttular. Bunu yapanlar sözde Fenerbahçeli. Prim meselesi sosyal medyada konuşuldu onu söyledik, uçak meselesini söyledik, Passolig’i söyledik, QNB anlaşması yine aynı şekilde, bunlar hep sosyal medyada hep yalan dolan üzerine söylemler. Sağlık konusunda bile yalan söyleyebiliyorlar. Tedesco’nun hastalığı ciddiydi. Ben kendisiyle konuştum bana bir ara ölüyordum neredeyse dedi. Hakikatten 2 hafta maça gelemedi. Yok kaleciyle kavga etmiş, önüne sözleşme koyulmamış. Yalan dolan. Bu insanlar hiç utanmadan yalan söylüyorlar. Ve bu böyle sağlıkla ilgili bir konuda bile hassasiyet göstermiyorlar.”
‘BEN NE FUTBOLCULARIMI NE DE HOCAMI YEDİRİRİM’
Futbolcuların hedef gösterilmesi hakkında konuşan Saran, “Bu adam koşmuyor, bu adamın elleri yok. Günlerce bunu tekrar ediyorlar. Tadic ve Dzeko ile maalesef istediğimiz şekilde vedalaşamadık. Kırık gittiler çünkü aynı şeyleri yaşadılar. Ama ben burada olduğum sürece bu futbolcuları kimseye yedirmeyeceğim. Fenerbahçe’yi çok seviyorum adı altında zarar veren insanları her fırsatta deşifre edeceğim. Biz sadece düşmanları dışarıda aramamalıyız, içeride aramalıyız. Benim oyuncuma (Guendouzi) bu nasıl oynuyor, böyle transfer mi olur diyen adam zamanında hocalık yaparken kumar borcu için futbolcularından para alan bir adam. YDK Toplantımızda Ahmet Bulut çok güzel konuştu. Bu insanlara prim verilmemesi gerekiyor. Bu insanlar Fenerbahçe’de futbol oynarken, ben onları dışarıya karşı koruyordum. Bunları unuttular. İsim vermeyeyim birisinin sakat olduğuna inanmıyorlardı gittim ben sahip çıktım ona. Evet, hata yapabilirler. Ama ben ne futbolcularımı ne de hocamı yediririm. Bir de utanmadan bunlar kariyer ediniyorlar. Fenerbahçe kimsenin kariyer basamağı değildir. Buna müsaade etmeyeceğiz. Bunlar kötü, vicdansız ve Fenerbahçe’de kaos isteyen insanlar. Bunu herkes için söylemiyorum ama kimi kastettiğimi bilsinler. Fenerbahçe taraftarı da ona göre davransın. Herkese aynı değeri gösterirsen o değeri hak edenleri haksızlık etmiş olursun. Arada çok kıymetli gazeteciler ve Fenerbahçeliler var. Kimseyi kimseyle eş tutmayın. Bunlar Fenerbahçe’nin kötü olmasından beslenen, Fenerbahçe’yi çok sevdiğini söyleyen sahtekarlar. Ben burada olduğum sürece onların hepsiyle mücadele edeceğim. Bu insanların beni sevmesine de gerek yok. Beni eleştirin. Ben şirketlerimde de böyleyim. Yapıcı eleştiriye açığım. Kendime geliştirmek için hem sporda hem iş hayatımda fırsat gördüm. Fenerbahçe başkanlığımda da bunu fırsat görürüm. Bir başka adayı destekleyebilirsiniz. Onun gelmesini isteyebilirsiniz, bunların hiçbirinde sorun yok. Seçim günü bu adam gelirse kayyum gelecek diyenlere rağmen bu camia beni ve arkadaşlarımı seçti. Dolayısıyla sizler bu iradeye saygı göstermek zorundasınız. Aksi taktide Fenerbahçe’ye saygısızlık yapıyorsunuz. Biz bu camiayı nereden aldığımızı, nereden getirdiğimizi çok iyi biliyoruz. Onları unuttular, biz unutmadık. Ben ve arkadaşlarım hocamız ve futbolcularımızla nereden nereye geldik hepsini biliyoruz. Bunların da onların bozmasına müsaade etmeyeceğiz” ifadelerinde bulundu.
'SAMSUNSPOR MAÇINDA BAZI GÖRÜNTÜLER BENİ ÇOK ÜZDÜ'
Takımdaki oyuncuları hedef haline getirmenin kimseye faydasının olmadığını, zararının olduğunu ifade eden Sadettin Saran, “Bu hafta Samsunspor maçında bazı görüntüler beni çok üzdü. Evet, Mert Müldür bir hata yaptı. Daha da yapacak, hepimiz yapıyoruz. Ama o hatadan sonra top ayağına geldiği zaman ıslıklanması, tribünlerden hakaret edilmesi ve daha da üzücüsü ailesine nişanlısına söylenenler kabul edilebilir değil. Ederson’un eşiyle ilgili yapılanlar kabul edilebilir şeyler değil. Bize yakışmıyor. Biraz önce sosyal medyada yapılan algılardan bahsettik. Bizi hedef haline getirenlerin karşısında duruyorsak, bunların da karşısında durmamız gerekiyor. Bunların kimseye bir faydası yok. En iyi hoca bizim hocamız, en iyi futbolcular bizim futbolcularımız. Son 9 hafta… Biz bu oyuncularla şampiyon olacağız. Bunun herkes bilincinde olması lazım. 30 gol atan En-Nesyri boşu boşuna ben gitmek istiyorum demedi. Lütfen bunun farkında olalım. Bu şekilde vedalaşmamız doğru değil, yanlış. Her oyuncu her zaman bekleneni veremeyebilir. Bu gayet normal. Burada yapılması gereken bu kulübe kazandırılan değerleri korumak. Bu değerleri de korumak zorundayız. Taraftarlarımız da korumak zorunda. Bu oyuncuları hedef haline getirmenin kimseye faydası yok, zararı var” dedi.
‘11 SENEDİR ŞAMPİYON OLAMAMANIN BEDELİNİ BU OYUNCULARA ÖDETEMEYİZ’
Süper Lig’de kalan 9 haftada sarı-lacivertli taraftarların desteğine çok ihtiyaçlarının olduğunu söyleyen Saran, sözlerini şöyle noktaladı:
“Biz bu kadroyla şampiyon olacağız ama taraftarlarımızın desteği olmadan olamayız. Bakın taraftarlarımızın yaşadığı kızgınlıkları anlayabiliyorum. Ama bu kızgınlıkların kaynağı sahadaki oyuncular değil. Bunun kaynağı çok daha derin. 11 senedir şampiyon olamamanın bedelini bu oyunculara ödetemeyiz. Bu derin sorunlar yarattı tartışmasız. Ama oyuncularımızdan bunu çıkaramayız. Ben Kadıköy atmosferinin gücünü kaybettiğini düşünmüyorum ama zaman zaman maalesef o atmosferin dalgalandığı oluyor, bunu görüyoruz. Bunun sebebi de taraftarlarımız değil, camiamızdaki büyük beklenti. Müthiş bir beklenti var. Ama bu beklentiye ulaşmak için Kadıköy’ü eski atmosferine, cehenneme çevirmemiz lazım. Bunu da taraftarlarımızla yaparız. Bakın yeri geliyor deplasmanlarda nasıl bir atmosfer oluyor. Basına konu oluyor. Bizde bu potansiyel var ama bu dalgalanmalar olmadan önümüzdeki 9 haftada taraftarlarımızın desteğine sonuna kadar ihtiyacımız var. Oyuncularımızın arkalarında durmalarına ihtiyacımız var. Başka türlü şampiyon olamayız. Bu şampiyonluk özlemini bu oyuncularla, hoca, yönetim ve taraftarlarla hep beraber gidereceğiz. Son olarak camiamıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum. İyi ki varlar. Fenerbahçe’yi ve Fenerbahçelileri çok seviyorum. En büyük Fenerbahçe.”





