Oynatma Listesi
VİDEO

Engelli ve engelsiz bireylerin birlikte yapabildiği tek branşta buluştular

İzmir'de yaşayan ve çeşitli nedenlerle yaşamlarını tekerlekli sandalye ile sürdüren Ramazan Kılıç (30), Mehmet Sinan Tiryaki (36), Nazlı Ebdali (28), Osman Ertöz (60) ve Elif Huriye Söylemez'in (8) yolları Karşıyaka Engelliler Spor Kulübü'nde kesişti. Engelli bireylerin bireysel kategorinin yanı sıra engelsiz partnerle de Türkiye ve dünya kupasına katılacaklarını belirten Türkiye Dans Federasyonu Teknik Kurulu Başkanı ve Dans Sorumlusu Osman Ertöz, dansın engelli ile engelsiz bireylerin birlikte yapabildiği tek branş olduğunu söyledi.

İzmir'de çeşitli nedenler ile yaşamlarını tekerlekli sandalye ile sürdüren Ramazan Kılıç, Mehmet Sinan Tiryaki, Nazlı Ebdali, Osman Ertöz ve Elif Huriye Söylemez'in yolları Karşıyaka Engelliler Spor Kulübü'nde kesişti. Kulübün 8 yaşında en küçük üyesinden 60 yaşında olan en büyük üyesine kadar tüm bireyler el ele verdi, yarışmalara katıldı. Türkiye Dans Federasyonu Teknik Kurulu Başkanı ve Dans Sorumlusu Osman Ertöz, "Tekerlekli Sandalye Dans Yarışması ile ilk defa 2016 yılında tanıştım. Gerek Avrupa'da gerekse dünya şampiyonlarında derecelerim var. Görevimin yanı sıra bu yıl yapılacak olan yarışmalara kendim de sporcu olarak katılmaya karar verdim. 'Yıkılmadık, ayaktayız' demeyi amaçlıyorum. Gençlere ilerleyen yaşıma rağmen dans edebildiğimi ve bunu da sahnede sergilediğimi gösterebilmek istiyorum. Şu an Karşıyaka Engeller Spor Kulübü adına idmanlarımızı sürdürüyoruz. Türkiye'de engelli gençlerimizi ve dansa duyarlı gençlerimizi sporun içine katmak ve çığ gibi büyümeyi hedefliyorum. Çünkü Türkiye artık Avrupa'da dans alanında tanınıyor. Dansta çok ciddi derecelerimiz var. Türkiye'nin neresinde olursa olsun dans etmek isteyen sporculara kapımız açık. Yapılacak olan Türkiye şampiyonasına ve dünya kupasına ciddi bir potansiyel ile katılmayı istiyoruz. Dans eden engelli birey sayısını arttırmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.

'TEKERLEKLİ SANDALYEYİ BİR AKSESUAR OLARAK GÖRÜYORUM'

Türkiye Dans Federasyonu Para Dans Sporu Bölümü Teknik Kurulu Üyesi olan ve Karşıyaka Engelliler Kulübü'nde gönüllü öğretmenlik yapan Ersin Evren, "Yaklaşık 2015 yılından beri engelli bireylerle beraber tekerlekli sandalye kullanıyorum. İlk defa Dünya kupası Türkiye'ye geldi ve Antalya'da yapılmasına karar verildi. Böylelikle Türkiye'nin de kendi imkanları ulaşabileceği bir alan oluştu. Biz de tüm ekipte beraber bu kupaya hazırlanıyoruz. Amacımız daha fazla dansçı kazanmak ve daha fazla bedensel engelliye ulaşmak. Ulaşmak zor çünkü bedensel engellilerin bazı önyargıları olabiliyor. Aslında ayakta olmakla sandalyede olmanın hiç farkı yok. Hatta daha keyifli ve eğlenceli. Ancak bunu görmek lazım. Tekerlekli sandalyeyi bir aksesuar olarak görüyorum" dedi.

'KENDİ EVİMİZDE MADALYA ALMAYI UMUYORUZ'

2005 yılında skolyoz ameliyatı geçirdikten sonra omuriliğinin zarar görmesi nedeniyle yürüme yeteneğini kaybettiğini belirten Ramazan Kılıç, evde kaldıktan bir süre sonra hayata karışmanın önemini fark edip, dansa başladığını söyledi. Kılıç, "Osman Ertöz ile tanışarak ilk önce basketbola katıldım daha sonra da tekerlekli sandalyeyle dans branşına davet edildim. İlk başlarda çekindim ama katılım gösterdikten sonra keyifli zamanlar geçirdim. Yeni arkadaşlar edindim ve özgüvenimin yerine gelmesiyle birlikte daha sık antrenman yapmaya başladık. Yarışmalara katıldık. İlk kez Kütahya'da yarışmaya katılmama rağmen çiftler ve teklerde yapılan yarışmalarda birincilik elde ettik. Dünya kupasına katılıp, kendi evimizde madalya almayı umuyoruz" ifadelerini kullandı.

'DANS ETMEK HUZUR VE MUTLULUK HİSSETTİRİYOR'

Doğuştan omurilik felci olarak da bilinen 'Spina bifida' hastası olduğunu söyleyen Mehmet Sinan Tiryaki, "Basketbola başladım ama boynumdan kuyruk sokumuna kadar bir platin oluğu için devam edemedim. Daha sonra dansa başladım. Dans etmek huzur ve mutluluk hissettiriyor ve bir şeylere imza atıyormuş gibi hissediyorum. Bence bütün engellilerin bir spor dalıyla uğraşması lazım. Sadece verilen hareketi yapıyoruz, müzik seçiyorsunuz ve o müziğe ayak uyduruyorsunuz. Katılacağım yarışmada ilk hedefim keyfini çıkarmak. Çünkü keyfi çıkaramazsak başarılı olamayız" dedi.

'TÜRKİYE'YE YENİ BİR BAŞLANGIÇ YAPMAK İÇİN GELDİM'

İran'dan Türkiye'ye yeni bir başlangıç yapmak için geldiğini anlatan Nazlı Ebdali, "7 yıl önce bir doğum günü partisinde, 8 metrelik terastan düştüm ve T12 omurga hasarı oluştu. Arkadaşlarım ambulans çağırmak yerine beni hastaneye taşıdıkları için yürüme yeteneğimi kaybettim. Türkiye'ye döndük. Daha sonra dansa başladım ve çok sevdim. Genelde evde spor yapıyordum ama buraya geldikten sonra çok daha iyi hissediyorum. Dans insana hayat katıyor" diye konuştu.

'DANS SÜRECİ İLE HER ŞEY DEĞİŞMEYE BAŞLADI'

Doğuştan 'Spina bifida' hastası olduğunu söyleyen Elif Huriye Söylemez, "Fizik tedaviye başladıktan bir süre sonra Ramazan Kılıç ile tanışıp basketbola başladım, sonra Osman Ertöz ile tanışıp onun sayesinde dansa başladım" derken, annesi Canan Söylemez ise "Elif'in hastalığından kaynaklı zor süreçlerden geçtik. Basketbol, fizik tedavi ve dans ile hayatımıza devam ediyoruz. Dans süreciyle yavaş yavaş her şey değişmeye başladı. Okulda arkadaşlarıyla çok daha hızlı kaynaşmaya başladı. Derslerinde başarılı. Dans alanında da daha çok başarılı olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

'ENGELLİ ARKADAŞLARIMIZIN SOSYAL BİR HAYATA SAHİP OLMALARINI SAĞMAYI İSTİYORUZ'

Yaklaşık 6 yıldır tekerlekli sandalye ile dans sporuyla ilgilendiğini söyleyen Yeşim Şahiner Yiğit de "Karşıyaka Engelliler Spor Kulübü'nde antrenörüm. Amacımız bu sporu yaygınlaştırmak. Dans bir engelli ve engelsizin yaptığı tek spor branşı. Engelli arkadaşlarımızı evden biraz uzaklaştırıp daha sosyal bir hayata sahip olmalarını ve eğlenceli vakit geçirmelerini sağlayabilmeyi istiyoruz. Bu spor biraz maliyeti bir spor. Bu yüzden sponsora da ihtiyacımız oluyor" dedi. 

Yağmur ÖNGÜN/İZMİR, (DHA)-

GÜNCELLENME
DETAYLARI GÖSTER