Geri Dön
Merkez'Ağrı Dağı'nın turizm potansiyeli milyarlarca dolarlık fırsata dönüşebilir'

'Ağrı Dağı'nın turizm potansiyeli milyarlarca dolarlık fırsata dönüşebilir'

'Ağrı Dağı'nın turizm potansiyeli milyarlarca dolarlık fırsata dönüşebilir'

Salih TEKİN-Ümit OKTAN/AĞRI, (DHA)- AĞRI İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Faruk Kaya, Ağrı Dağı'nın uluslararası marka değerine rağmen ekonomik potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini söyledi. Nepal'in yalnızca Everest'e verilen tırmanış izinlerinden kişi başına 11 bin dolar gelir elde ettiğini belirten Prof. Dr. Kaya, dağ ve inanç turizmini bir araya getiren sayılı destinasyonlardan olan Ağrı Dağı'na yılda yaklaşık 5 bin kişinin tırmandığını ifade ederek, "Dünya bu dağı çoktan keşfetti. Artık mesele potansiyeli, doğru yatırımlarla hayata geçirmektir. Ağrı Dağı'nın turizm potansiyeli milyarlarca dolarlık fırsata dönüşebilir" dedi.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya, Ağrı Dağı'nın turizm potansiyelini değerlendirdi. Türkiye'nin en yüksek noktası olan 5 bin 137 metre rakımlı Ağrı Dağı'nın yalnızca coğrafi bir zirve olmadığını belirten Prof. Dr. Kaya, dağın Nuh Tufanı anlatısıyla üç semavi dinin ortak hafızasında yer aldığını söyledi. Friedrich Parrot'un 1829 yılında gerçekleştirdiği ilk bilimsel tırmanıştan bu yana Ağrı Dağı'nın gezginler, bilim insanları ve inanç turizmiyle ilgilenen ziyaretçilerin ilgisini çektiğini belirten Prof. Dr. Kaya, farklı medeniyetlerin dağa farklı isimler verdiğini ancak ortak noktanın bu değerin dünya çapındaki bilinirliği olduğunu kaydetti.

DAĞ VE İNANÇ TURİZMİ

Ağrı Dağı'nın dağ ile inanç turizmlerinin buluştuğu Türkiye'deki en özel destinasyonlardan biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kaya, "Görkemli volkanik yapısı, Türkiye'nin en büyük örtü buzulu, zengin yüksek dağ ekosistemi ve Doğubayazıt güzergahının tırmanış için elverişli olması sayesinde dünya çapında rekabet edebilecek büyük bir potansiyele sahiptir. Durupınar formasyonu etrafında oluşan uluslararası ilgi ve Nuh'un Gemisi anlatısı da bu değeri daha da güçlendirmektedir. Bugün Ağrı Dağı ve Nuh'un Gemisi dünya medyasında düzenli olarak yer alıyor. Discovery Channel, National Geographic ve History Channel gibi uluslararası yayın kuruluşlarının hazırladığı belgeseller, dijital platformlardaki sayısız içerik ve bilimsel çalışmalar, bu dağın küresel ölçekte ilgi gören bir marka olduğunu açıkça gösteriyor. Günümüzde turizm artık tam da bu tür güçlü hikayeler ve marka değerleri üzerine inşa ediliyor" diye konuştu.

BÜYÜK BİR MARKA

Ağrı Dağı'nın değerini ifade eden Prof. Dr. Kaya, şunları söyledi:

"Bu büyük marka, ekonomik karşılığını henüz tam anlamıyla bulabilmiş değil. Ağrı Dağı'na yılda yaklaşık 5 bin kişi tırmanıyor. Oysa Nepal, yalnızca Everest'e verilen tırmanış izinlerinden kişi başına 11 bin dolar gelir elde ediyor ve bu dağın ülke ekonomisine yıllık katkısı 300 milyon doların üzerine çıkıyor. Tanzanya'daki Kilimanjaro'yu her yıl yaklaşık 50 bin kişi ziyaret ediyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulan Nuh'un Gemisi temalı Ark Encounter Parkı yılda yaklaşık 1 milyon ziyaretçi ağırlarken, Hong Kong'daki benzer merkez açıldığı günden bu yana yaklaşık 7 milyon kişiyi misafir etti. Bu tablo bize önemli bir gerçeği gösteriyor. Sorun doğal zenginlik eksikliği değil, sahip olduğumuz değeri doğru planlayamamak ve güçlü bir turizm markasına dönüştürememektir. Artık mesele Ağrı Dağı'nın potansiyelini konuşmak değil, onu hayata geçirmektir. Çünkü dünya bu dağı çoktan keşfetti, şimdi sıra bizde. Bu eşsiz mirası doğru yatırımlarla Türkiye'nin en güçlü turizm markalarından birine dönüştürebiliriz. Ağrı Dağı, hak ettiği değeri alacağı günü bekliyor. Ağrı Dağı'nın turizm potansiyeli milyarlarca dolarlık fırsata dönüşebilir."

TURİZM MASTER PLANI

Dağın turizmi kazandırılması için öncelikle altyapı eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Kaya, "Bunun için öncelikle altyapı eksikliklerinin giderilmesi gerekiyor. Nitelikli konaklama tesislerinin artırılması, yeme-içme sektörünün geliştirilmesi, izin süreçlerinin kolaylaştırılması ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. İshak Paşa Sarayı, Ahmed-i Hani Türbesi, Balık Gölü, Diyadin Kaplıcaları, Meteor Çukuru ve Durupınar formasyonu birbirinden bağımsız destinasyonlar değil; doğru planlandığında birbirini tamamlayan büyük bir turizm rotasının parçaları olabilir. Artık ihtiyaç duyulan şey, Ağrı Dağı ve çevresini kapsayan bütüncül bir turizm master planıdır. Dağ turizmini, inanç turizmini, kültür ve doğa turizmini aynı vizyon etrafında buluşturan, yerel halkı sürecin merkezine alan ve koruma-kullanma dengesini gözeten bir yol haritası hazırlanmalıdır. Bu vizyonun en önemli adımlarından biri de Doğubayazıt-Durupınar hattında uluslararası ölçekte ilgi görecek bir Nuh'un Gemisi Müzesi ve Ziyaretçi Merkezi'nin hayata geçirilmesidir" diye konuştu. (DHA)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber