Geri Dön
Ankara20 kilo verdikten sonra böbreği ile eşine can oldu

20 kilo verdikten sonra böbreği ile eşine can oldu

20 kilo verdikten sonra böbreği ile eşine can oldu

Ruken KADIOĞLU-Canberk ÖZTÜRK/ANKARA, (DHA)- ANKARA'da Hasret Atik (39), böbrek hastası eşi Emrah Atik'e (39) böbreğini vermek için gönüllü olduğunda hamile olduğu ortaya çıktı. 2 ay sonra bebeğinin kalp atışlarının oluşmaması üzerine hamileliği sonlandırılan Hasret Atik, 6 ayda 20 kilo verdikten sonra nakil gerçekleşti. Emrah Atik, 21 yıllık eşinin böbreği ile hayata tutundu.

Kamuda çalışan Emrah Atik, geçen yıl şubat ayında yüksek tansiyon nedeniyle Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkiklerde böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Nakil önerilen Emrah Atik'e, eşi Hasret Atik böbreğini vermek için gönüllü oldu. Ancak tetkikler sırasında Hasret Atik'in 4'üncü çocuğuna hamile olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine nakil ertelendi. 2 ay sonra bebeğin kalp atışlarının oluşmaması üzerine Hasret Atik'in hamileliği sonlandırıldı. Bu kez de nakil için kilo vermesi gerektiği belirtildi. Hasret Atik, 6 ayda 20 kilo verip, 99 kilodan 79 kiloya düşünce 7 Ocak'ta nakil gerçekleşti. Emrah Atik, eşinin böbreğiyle hayata tutunup, sağlığına kavuştu.

'BÖBREĞİMİ VERİRİM DEDİM, HİÇ DÜŞÜNMEDİM'

12 Mart Dünya Böbrek Günü öncesi hastanede tedavisi tamamlanan çift DHA'ya konuştu. Hasret Atik, eşinin ilk rahatsızlığını öğrendiğinde çok zor bir süreç yaşadıklarını anlatarak, "Doktor 'böbrek yetmezliği şüphesi var' deyince şok olduk. Zaman durdu, hayat durdu. Sevdiğiniz insanın sağlıkla sınanması çok zor bir durum. Biz böbrek yetmezliğinin ilaçla iyileşebileceğini düşünüyorduk. Ama 'son evre, nakil olması gerekiyor' denildi. Eşimin kan grubu 0 Rh pozitif. Doktorlarımız sadece 0 kan gruplarından böbrek alınabileceğini söyledi. Benim de kan grubum 0'dı. Nakil sırasını hiç beklemedik. 'Ben böbreğimi direkt veririm' dedim. Hiç düşünmedim. 3 tane çocuğumuz var ve sonuçta hayat devam edecek. Tahlillere başladık; ama süreç çok uzadı. 'Uyum var' dediler. Bu süreçte hastanede yapılan kan tahlilinde gebe olduğum ortaya çıktı. O zaman yine çok karışık duygular yaşadık. Bir daha yıkıldık. Sevinelim mi üzülelim mi bilemedik. Eğer bebeğimiz olsaydı 2 yıl sonra böbreğimi verebilecektim ve eşim o süreçte diyalize girebilirdi. Bebeğin kalp atışı oluşmadı, 2 ay sonra bebeği almak zorunda kaldılar" dedi.

'GEREKİRSE AÇLIK GREVİNE GİRER KİLO VERİRİM DEDİM'

Tahlillerin tekrar başladığını ve sürecin uzadığını anlatan Hasret Atik, "Bir de fazla kilolarım vardı. Yaklaşık 20 kilo verdim. Tek istediğim doktorlarımızdan 'tam uyum var' cümlesini duymaktı. 'Gerekirse açlık grevine bile girerim, yeter ki eşime böbreğimi verebileyim' diyordum. Çok şükür kilo da verdim, böbreği de verdim. Önce Allah'ın izniyle, sonra doktorlarımızın sayesinde ameliyatı atlattık. Biz 18 yaşında evlendik. Eşim bir rahatsızlık geçirdiğimde o bana böbreğini vereceğini düşünmüş. Ama birkaç ay sonra durum tersine döndü ve böbreği ben verdim. Demek ki ikimiz de birbirimize vermek istemişiz. Bu günümüze şükür. Biz organlarımızı bağışladık. Herkesin organlarını bağışlamasını isterim. Diyaliz merkezlerinde o kadar çok insan var ki. Bu çok zor bir süreç. Keşke herkes bağış yapsa da hasta sayısı azalsa" diye konuştu.

'CANDIK ZATEN, CANAN OLDUK'

Emrah Atik ise, "Doktorlar 'nakil gerekli' deyince eşim böbreğini vermek istedi. Tetkikler sırasında eşimin gebe olduğu ortaya çıkınca süreç uzadı.1,5-2 yıl önce eşim bir rahatsızlık geçirmişti, enfeksiyon olmuştu, böbreklerinde ağrı olmuştu. Ben o zaman hastaneye gittiğimde kendimi şöyle hazırlamıştım; 'benim böbreğim eşime gidecek herhalde, feda olsun' diye düşünmüştüm. Eşim de hiç çekinmeden bana böbreğini verdi. Ameliyat sonrası gözümü açtığımda eşimi sordum. Hemşireler iyi olduğunu söyledi. O da beni sormuş. Candık zaten, canan olduk. Herkesi organ bağışına davet ediyorum. Biz de organlarımızı bağışladık. Sonuçta can kurtaracağız" ifadelerini kullandı.

'ORGAN BEKLEYEN HASTA SAYIMIZ 30 BİN'

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Böbrek Nakli Sorumlu Yardımcısı Doç. Dr. Yusuf Kasap, eşlerden yapılan nakillerde genellikle kadınların verici olduğunu daha sık gördüklerini söyledi. Kasap, "Türkiye'de organ bekleyen hasta sayımız yaklaşık 30 bin civarı. Bunların çok büyük bir kısmı böbrek nakli beklemekte. Böbrek nakli için rezervimiz ya canlıdan nakil ya da kadavradan nakil. 2025 yılında yaklaşık 3 bin civarında ülkemizde böbrek nakli gerçekleşti. Bunların yüzde 90'ına yakını canlıdan yapıldı. Bizim hayalimiz kadavradan organ nakli. Sağlıklı bir bireyin ameliyata girip bir riske dahil olmasını istemiyoruz. Böbrek nakli aslında tek başına bir cerrahi işlem değil. Çok özveri gerektiren, içinde birçok hikayenin gizlendiği bir durum. Bazen bu nakillerde kişiler bekleme listesinde uzun süreler bekleyebiliyor, organ bulamıyor, canlı verici bulamıyor. Böbrek nakli candan cana bir sadaka. O yüzden tüm vatandaşlarımızın kadavradan organ bağışı konusunda bilinçlenmelerini ve bağışçı olmalarını istiyoruz" dedi. (DHA)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber