Geri Dön
AnkaraAnkara - Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı (3)

Ankara - Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı (3)

Ankara - Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı (3)

'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' SÜRECİ, GÜVENLİK KAZANIMLARIMIZI KALICI HALE GETİRMEYİ AMAÇLIYOR'

Küresel ölçekte güvenlik ortamının giderek daha karmaşık ve öngörülemez olduğu, kritik bir dönemden geçildiğini aktaran Bakan Yaşar Güler, konuşmasına şöyle devam etti:

"Başta yakın coğrafyamız olmak üzere muhtelif bölgelerde yaşanan çatışma ve krizler, güvenlik ortamını her zamankinden daha karmaşık bir hâle getirmiştir. Böylesine hassas bir ortamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından, barış ve istikrara sunduğu katkılara kadar çok geniş bir alanda büyük bir başarıyla vazifelerini icra etmektedir. Bu çerçevede terörle mücadelede ulaştığımız başarılı seviye, yaklaşık kırk yıldır büyük fedakarlıklarla sürdürülen çok boyutlu faaliyetlerimizin ve özellikle son yıllarda sahada elde ettiğimiz tarihi başarıların bir sonucudur. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye süreci de işte bu mücadeleyle elde edilen güvenlik kazanımlarımızı kalıcı hale getirmeyi, terörü bir daha geri dönmemek üzere ülkemizin ve milletimizin gündeminden tamamıyla çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu süreç aynı zamanda şehirlerimizin kalkınmasına, vatandaşlarımızın refahının artmasına ve kaynaklarımızın çok daha verimli kullanılmasına önemli katkılar sağlayacaktır. İçeride birlik ve beraberliğini tahkim ederek, huzur ve güven ortamını kalıcı hâle getiren bir Türkiye, uluslararası alandaki gücünü ve etkinliğini daha da ileriye taşıyacak barış ve istikrara çok daha güçlü katkılar sunacaktır. Bu doğrultuda Gazi Meclisimizin büyük bir çoğunlukla kabul ettiği Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’la, Terörsüz Türkiye yolunda tarihi bir eşik daha aşılmıştır. Kanun kapsamında oluşturulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu ilk toplantısını gerçekleştirerek çalışmalarına başlamış, sürece dahil olan tüm kurumlarımızın tam bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde yürüteceği faaliyetlere ilişkin esasları belirlemiştir. Bakanlık olarak biz de ilgili kurumlarımızla yakın koordinasyon içerisinde üzerimize düşen görevleri büyük bir hassasiyetle yerine getirmeye, sürecin her aşamasını titizlikle takip etmeye devam edeceğiz. Öte yandan Terörsüz Türkiye sürecimizin başarısı açısından Suriye’deki gelişmeleri de uzun vadeli bölgesel güvenlik mimarisi perspektifiyle ele almakta ve Suriye’nin birlik ve bütünlüğünü çok önemli görmekteyiz. Nitekim gelinen aşamada Suriye’de terör örgütü SDG-YPG, sözde özerk yönetimi ile buna bağlı askerî ve sivil yapılarını feshettiğini ve unsurlarının Suriye ordusuna entegrasyon sürecinin tamamlandığını açıklamıştır. Bu gelişmeyi Suriye’nin toprak bütünlüğünün, iç huzurunun ve siyasi birliğinin güçlendirilmesi terör örgütlerinin silahlı yapılar olarak varlıklarının sona erdirilmesi ve Terörsüz Türkiye hedefimizin bölgesel güvenlik boyutu açısından önemli bir aşama olarak değerlendiriyoruz."

'MEKKE ANLAŞMASI, TARİHİ BİR ADIM NİTELİĞİNDEDİR'

Güler, "Küresel güvenlik mimarisinin temellerinin sarsıldığı, belirsizliklerin giderek arttığı bu ortamda benimsediğimiz çok yönlü politikalar ve üstlendiğimiz çözüm odaklı inisiyatifler sayesinde ülkemiz, uluslararası güvenlik mimarisinin vazgeçilmez aktörlerinden biri hâline gelmiştir. Son dönemde başta NATO Zirvesi olmak üzere pek çok uluslararası zirve ve diplomatik forum ile dünyanın önde gelen savunma sanayi organizasyonlarına ev sahipliği yapmamız, ülkemize duyulan güvenin ve artan uluslararası etkimizin açık göstergeleridir. Esasen bölgesel ve küresel sorunların çözümünde ortaya koyduğumuz etkin ve yapıcı diplomasi, çatışmaların sona erdirilmesi ve kalıcı barışın tesisi için üstlendiğimiz kolaylaştırıcı roller, Türkiye’nin süreçlere yön veren bir ülke olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu güçlü konumumuzun en son ve somut örneklerinden biri de Mekke’de imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması olmuştur. Birbirinden kritik imkan ve kabiliyetlere sahip kolektif caydırıcılığı esas alan üç dost ülkenin ortaya koyduğu bu güçlü irade, köklü kardeşlik bağlarımızı ve karşılıklı güven anlayışımızı stratejik bir zeminde tahkim eden tarihi bir adım niteliğindedir. Bu anlaşmanın ortak güvenliğimizin güçlendirilmesinin yanı sıra savunma ve güvenlik iş birliğimizi daha da ileriye taşıyacağına bölgesel ve küresel barış ve istikrarın sürdürülmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Tüm bu gelişmeler ülkemizin sahip olduğu stratejik ağırlığın, dost ve müttefikleri nezdindeki güvenilir konumunun ve uluslararası meselelerin çözümünde üstlendiği etkin rolün en somut yansımalarıdır. Ülkemizin ulaştığı bu gurur verici seviyede kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sizler gibi seçkin, disiplinli, fedakar personeli başlıca rol oynamaktadır" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA DAHA GÜÇLÜ YARINLARA TAŞIMAK İÇİN AZİM VE KARARLILIKLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Bakan Güler, konuşmasının devamında şuları söyledi:

"Bu mümtaz konumumuzun sürdürülebilmesi ve daha üst noktalara taşınabilmesi için ordumuzun her türlü tehdit ve riske karşı daima hazırlıklı olması, aynı zamanda insan kaynağımızın niteliğinin ve teknolojik kapasitemizin de sürekli geliştirilmesi gerekmektedir. Bunun için her kademedeki personelimizin ortaya koyacağı üstün gayretler ve kendisini sürekli geliştirme iradesi, ordumuzun etkin ve güçlü konumunun daha ileri seviyelere taşınması bakımından belirleyici bir öneme sahiptir. Şu bir gerçek ki günümüzün değişken güvenlik ortamı artık yalnızca mevcut tehditlere karşılık verebilmeyi değil, gelişmeleri doğru okuyabilmeyi geleceğin risklerini öngörebilmeyi ve bunlara karşı zamanında stratejik ve önleyici politikalar geliştirebilmeyi de zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle değişen dinamikleri doğru analiz ederek, stratejik ve önleyici politikalar geliştirebilen, öngörülü ve çok yönlü bir anlayışla hareket etmek mecburiyetindeyiz. Başta Bakanlığımız olmak üzere Genelkurmay ve Kuvvet karargâhlarımızın her kademede yürüttüğü planlama, analiz ve karar destek faaliyetleri bu noktada hayati önem taşımaktadır. Dolayısıyla sizlerden beklentimiz, sahip olduğunuz bilgi ve tecrübeyi sürekli geliştirmeniz, hadiseleri bugünün ve geleceğin muhtemel risk ve fırsatlarını da hesaba katan geniş bir perspektifle değerlendirmeniz ve sorumluluk alanınızda ürettiğiniz her çalışmaya, stratejik bir bakış açısı kazandırmanızdır. Bugün bir kez daha zaferlerini büyük bir övünç ve gururla andığımız atalarımızdan aldığımız ilhamla ordumuzun etkinlik ve caydırıcılığını artırmak ve Türkiye’yi her alanda daha güçlü yarınlara taşımak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Kahraman ordumuz dün olduğu gibi bugün ve yarın da ülkemizin güvenliğinin, milletimizin huzurunun ve bölgemizde tesis etmek istediğimiz barış ve istikrar ortamının en güçlü güvencelerinden biri olmaya devam edecektir." (DHA)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber