Ankara - Özgür Özel: Muhalefetin iftar sofrasından korkar olmuşlar

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ramazan ayının 3'üncü gününde Saadet Partisi'nin iftar programına katıldığını hatırlatarak, "Emekliden korkuyorlar, işçi sesini yükseltiyor, irkiliyorlar. En sonunda muhalefetin iftar sofrasından korkar olmuşlar" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, ramazan ayının 3'üncü gününde Saadet Partisi'nin iftar programına katıldığını hatırlatarak, "Emekliden korkuyorlar, işçi sesini yükseltiyor, irkiliyorlar. En sonunda muhalefetin iftar sofrasından korkar olmuşlar. Köşe yazarları, 'Baktım oraya neyi gördüm. Altılı masayı gördüm' yazıyor. Yok üstünde şu vardı, altında bu vardı. O masada Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanvekilinin olduğunu dahi göremeyip, bir iftar masasından husumet çıkarmaya çalışanlara sözüm şudur; vallahi de billahi de iyilik kazanacak, kötülük kaybedecek. Helal lokma yiyenler kazanacak, haramzadeler kaybedecek. O masada kardeşliği görenler kazanacak, o masadan düşmanlık çıkaranlar tarihe gömülecek" diye konuştu.
'3 SENELİK PARAYI PEŞİN ALMAK İÇİN 25 SENELİK KAZANCI BIRAKIYORLAR'
Özel, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın sanal medya hesabından boğaz köprüsü fotoğrafı paylaşarak, 'Vergi Haftası kutlu olsun' ifadelerini paylaştığını ve bu mesajla 'Verginle köprü yapıyoruz' mesajı verdiklerini söyledi. Özel, "Bugünkü geçiş paralarıyla 600 milyon dolar olan bu köprüleri, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı özelleştirmeye niyetli ve niyet ettikleri para 3 milyar dolar. 5 yıllık kirasıyla 25 yıllık gelirini satacaklar. Zaten birini bu sene alıyoruz, ikinci de sen bu işi yapana kadar gelecek sene gelecek. 3 senelik parayı peşin almak için 25 senelik kazancı bırakıyorlar. Ve işin kötüsü bıraktıkları 59 liralık köprüyü 359 lira yaparak verdikleri parayı belki de 1 senede, 9-10 ayda alacaklar. Kalan zamanda hepimizi kendi köprümüzden geçerken ki alternatifi yok ki bunun; İstanbul'da bir bedava devlet köprüsü olur, ikiyi, üçü, dördü özelleştirirsin. 'Parası olan oradan geçsin ama olmayana da devletimizin hizmeti de bu' dersin. Öyle bir köprü yok. Adam Anadolu Yakası'nda oturuyor, Avrupa Yakası'nda çalışıyor. Mecbur geçeceği köprüye bugün 60 lira veriyor, bence o da saçma. Ama yarın 359 lira ödeyecek" dedi.
'BU ZOR GÜNLER GEÇECEK'
Özel, köprüde 25 yıl boyunca gelecek paradan herkesin mahrum kalacağını söyleyerek, "Benim ona itirazım şudur; o para bana lazım, o para Cumhuriyet Halk Partisi'ne lazım. O para Türkiye İttifakı'na lazım. Seneye yaparsan 24 sene. Öbür sene yaparsan 23 sene. O paranın geleceği Cumhuriyet iktidarlarında; biz o parayla en düşük emekli maaşını asgari ücrete çıkartacağız. Sonra 1,5 asgari ücret yapacağız. Biz o parayla, asgari ücreti yükselteceğiz. Oradan zorlanacak olan küçük esnafa, KOBİ'ye ve sanayiciye sosyal güvenlik desteklemeleri yardımı yapacağız. O parayla biz kanunda 5 yazarken 1 verdiğiniz çiftçiye hakkı olan 5 desteklemeyi ödeyeceğiz. O parayla biz, bu telefonu almak isteyen öğrenciye 'İlk telefonunda, ilk bilgisayarında vergi yok kardeşim. Bu telefon sana 50 bin lira kardeşim' diyeceğiz. İktidar gidişini giderken yaptıklarıyla gösterir. Şimdi giderayak '25 yıllık parayı hemen alayım. Seçim öncesi bir şeyler yapayım, belki milleti kandırırım' diyor. Milletin o işlere karnı tok da 'Kış geçer, kurt yediği ayazı unutmaz' demişler. Bu zor günler geçecek. Ama bu emekli, bu emekçi ve bu esnaf, bu çiftçi ettiklerinizi unutmayacak, sandıkta hesabı sorulacak" diye konuştu.
'ÇOCUĞUNUN DİNİ EĞİTİMİNDEN AİLELER SORUMLU'
Özel, ramazan ayında incitici sözlerden geri durulması gerektiğini, kutuplaşmak yerine kucaklaşmak gerektiğini söyleyerek, "AK Parti’nin kutuplaştırmadan ve vatandaşı birbirine düşürmeden sorumlu bakanı Milli Eğitim Bakanı. Ramazan mübarek gün. Herkesin çoluğu var, çocuğu var. Çocuklar belli bir yaşa gelene kadar çocuğunun dini eğitiminden aileler sorumlu. O çocuğun ibadetini, orucunu anası-babası bilir; küçücük çocuk. Bu çocuklara çetele tutturacak, bunun üzerinden sınıfta ayrımcılık çıkaracak. Esas maksadı gazeteye, televizyona düşecek, bir gerilim çıkacak. Sonra aynı yalana sarılacaklar. Ne aynı yalan? Seçmenin bilinçaltına şunu söylüyor beyefendiler; 'Evet açsın, yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin ama tehlike büyük. Oyu bize vermelisin. Onlara verirsen bayrağı indirecekler, onlara verirsen ezanı dindirecekler. Onlara verirsen şunu yapacaklar.' Bu oyunla emeğini sömürdüğü, alın terini sömürdüğü adamın bir de oyunu sömürüyor. Onu değiştirtmiyor, açlığa mahkum ediyor, sefalete mahkum ediyor. Bunun üzerinden siyaset kuruyor" değerlendirmesinde bulundu.
'ÜRÜNLERİMİZİN ARTIK AVRUPA'YA SATIŞINDA ZORLUKLAR OLACAK'
Herkesin ekmeğinin peşinde olduğunu ama o ekmeği küçültecek büyük bir tehlikenin olduğunu vurgulayan Özel, "Avrupa, 'Made In Europe' diye, 'Avrupa'da üretildi' diye yeni bir çalışma yapıyor. Avrupa Birliği’ne üye ülkeleri koruyacak, bunun dışında kalan ülkeleri dışlayacak bir hazırlıkları var. Bu konuda Türkiye’nin aslında iyi yönetilse büyük bir fırsatı da var önünde. Ama böyle kötü yönetilirse büyük bir tehlike var. Eğer ikna olmazlar 4 Mart’taki oylamada Türkiye’yi bu işin dışında bırakırlarsa 'Made In Europe' (Avrupa'da üretilmiştir) damgasında Türkiye, Avrupa dışında kalacak. Dünya kadar; Bursa’da, Denizli’de, Kocaeli’de, Kayseri’de, Konya’da, Adana’da, Gaziantep’te, tüm Türkiye’de üretilen ürünlerimizin artık Avrupa’ya satışında zorluklar olacak. Hatta hiç alınmayacak. Dünya kadar işletmemiz kapanabilir. Dünya kadar işçimiz işsiz kalabilir. Ama burada, bu ‘Made In Europe’ meselesine; biz aday ülkeyiz, Avrupa’nın en önemli ülkelerinden biriyiz. Biz olmasak Asya’ya geçemezsiniz. İstanbul bizim, köprüler bizim. Biz buradayız. Avrupa Konseyi’nin kurucularındanız. Avrupa Birliği fikrinin sahibiyiz. Bu AK Parti, bu saçmalıkları yapmasaydı, 'Kopenhag kriterlerini Ankara kriteri yaparım’ filan deyip kafa tutmasaydı, önce ‘Gireceğim’ deyip sonra bu kadar antidemokratik işler yapmasaydı çoktan girmiştik" diye konuştu.
'AB ÜLKELERİNE MEKTUP YAZDIK'
Özel, CHP olarak Avrupa Birliği'ndeki ülkelerin hükümetlerine birer mektup yazdıklarını söyleyerek, "Üç sıfatla; ülkenin kurucu partisi, bugünün ana muhalefet partisi, yarının iktidar partisi ve Türkiye’nin birinci partisi olarak. Diyoruz ki 'Bu Made In Europe' işinde bizi sakın dışarıda bırakmayın. Biz yarın iktidar olacağız. İktidarda Avrupa Birliği’ne tam üyelik için hızla koşacağız. Zaten Avrupa’nın üyesi olacağız ama bu dönemde Türkiye’de bu ekonomik güçlükler varken, bu sıkıntılar varken, bizi dışarıda bırakmayın, bizi işsiz bırakmayın, işletmelerimizi iflasa sürüklemeyin.' Bunları Avrupa Birliği’nin başkentlerine iletilmek üzere iki değerli büyükelçimiz ve dış politikadan sorumlu koordinatörümüz bugün, yarın, öbür gün ve cuma günü Avrupa Birliği büyükelçiliklerine bu mektubumuzu teslim ediyorlar. Sayın Genel Sekreterimiz Selin Sayek Böke, Dış Politikadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Namık Tan’dan oluşan, onların başkanlığında bir heyet Avrupa’ya uçuyor. Oylamanın olduğu güne kadar Selin Hanım ve Namık Bey hem Avrupa Parlamentosu’nda birer birer milletvekilleri ile hem çok güçlü olduğumuz oradaki sosyalist grup nezdinde, demokrat grup nezdinde, gerekli çalışmalarda bulunacağız. Bu 'Made In Europe' meselesinden sanayicimizin ve dolayısıyla sanayide çalışan işçimizin olumsuz etkilenmemesi için var gücümüzle gayret göstereceğiz" dedi. Özel ayrıca, 2 Mart Pazartesi günü 350 çalışma arkadaşı ile milletin huzurunda olacaklarını vurgulayarak, seçim kampanyalarını duyuracaklarını söyledi. (DHA)
Haber: Ayşenur DEMİRTAŞ GÜL/ANKARA, (DHA)









