Bakan Fidan: NATO'da tek başına görüş oluşturma niteliği taşıyan ülke Türkiye

ANKARA, (DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, "NATO'nun içerisinde kabaca üç grup var. ABD başlı başına bir kutup. Avrupa Birliği bir kutup, bir de bunun dışında kalan ülkeler. Bunun dışında kalan ülkelerden tek başına görüş oluşturma, adeta bir kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye" dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ziyaretinde, Türk basınına gündeme ilişkin açıklamada bulundu. Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenmesi planlanan NATO zirvesine ilişkin Bakan Fidan, hazırlıkların yoğun olarak devam ettiğini söyledi.
‘TÜRKİYE OLMASA TRUMP GELMEYECEKTİ’
Türkiye'nin NATO içerisindeki konumuna dikkati çeken Bakan Fidan, "En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO'ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının, Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı. NATO'nun içerisinde kabaca üç grup var. ABD başlı başına bir kutup. Avrupa Birliği bir kutup, bir de bunun dışında kalan ülkeler. Bunun dışında kalan ülkelerden tek başına görüş oluşturma, adeta bir kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye" diye konuştu.
Ankara'da düzenlenecek zirvenin Türkiye'nin uluslararası rolü ve NATO'daki konumunu pekiştirmesini daha da güçlendireceğini ifade eden Bakan Fidan, "2024 yılında bu zirveyi düzenlemeye talip olduğumuzda bu kritik dönemi esasen öngörmüştük" ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan, Rusya ile Türkiye'nin mümkün olan her alanda iş birliği yapmayı istediğini söyleyerek, iki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretlerin devam ettiğini belirtti. İlişkilerde değişiklik olmadığını ifade eden Bakan Fidan, "Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile iş birliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar. Rusya'da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. 'Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok' diyorlar" dedi.
'BARIŞ, HUZUR VE İSTİKRAR HEPİMİZİN LEHİNE OLACAK'
Ziyareti sırasında, Güney Kafkasya'da 3+3 Mekanizması'nın işletilmesi konusunda mutabık kalındığının ve bunun Türkiye, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan arasındaki iş birliğinin derinleştirilebilmesi bakımından çok önemli bir mekanizma olduğunun altını çizen Bakan Fidan, "Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine iş birliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu'daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya'da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım" diye konuştu.
Bakan Fidan, 3+3 formülünün, Kafkaslar'da önemli iş birliğinin hayata geçirilmesine hizmet edeceğini vurgulayarak, engellerin olduğunu, bazı ülkelerin karşılıklı güvensizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını ifade etti.
'MUTABAKATTA DETAYLARIN ELE ALINMASI GEREK'
Bakan Fidan, ABD-İran mutabakatı hakkında gelinen noktada, teknik ekiplerin karşılıklı olarak çalışması gereken hususlar olduğu yönünde açıklamalarda bulundu. Nükleer dosyada 2 önemli husus olduğunu, prensipte anlaşıldığını ancak detayların ele alınması gerektiğini belirten Bakan Fidan, "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl doğrulanacak; bunların görüşülmesi gerekiyor. ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail'in Lübnan'ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim" diye konuştu.
'İSRAİL, BÖLGEDE YIKIM OLSUN İSTİYOR'
İsrail'in saldırgan tavrının bütün dünyanın sorunu haline geldiğine dikkat çeken Bakan Fidan, bunun tek başına Türkiye'nin sorunu olmadığının altını çizdi. Bakan Fidan, "İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail'in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı.
İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın, Gazze konusunun geri planda kalmasına neden olduğuna işaret eden Bakan Fidan, bu mesele çözüldüğünde, bölge ülkelerinin Gazze konusuna daha fazla odaklanmasının mümkün olacağını belirtti. Fidan, İsrail'in Gazzelileri hedef almaya devam ettiğini dile getirerek, ikinci aşamaya geçilebilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bir çerçeve metin üzerinde anlaşılması için çabaların sürdüğünü, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) da bu sürecin içinde yer aldığını kaydetti. (DHA)









