Geri Dön
AnkaraCumhurbaşkanı Erdoğan, AYM'nin 64'üncü kuruluş yıl dönümü törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AYM'nin 64'üncü kuruluş yıl dönümü törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AYM'nin 64'üncü kuruluş yıl dönümü törenine katıldı

Eda KOÇ-Canberk ÖZTÜRK/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 64'üncü kuruluş yıl dönümü nedeniyle AYM'de düzenlenen törene katıldı.

AYM'nin 64'üncü kuruluş yıl dönümü nedeniyle düzenlenen '64'üncü Kuruluş Yıl Dönümü ve Anayasa Mahkemesi Üyeliğine Seçilen Şaban Kazdal'ın Andiçme Töreni', AYM Yüce Divan Salonu'nda gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Adalet Bakanı Akın Gürlek, AYM Başkanı Kadir Özkaya, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse, yüksek yargı mensupları ve davetliler katıldı.

'ADALET, KAİNATI AYAKTA TUTANDIR'

Törende konuşan AYM Başkanı Özkaya, Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca gösterilen üç aday arasından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından AYM üyeliğine seçilen Şaban Kazdal'ı tebrik ederek sözlerine başladı. Özkaya, hukukun üstünlüğü bağlamında AYM'nin bağlı olduğu değerlerin başında önce adaletin geldiğini belirterek, "Mahkememize göre adalet, yalnızca hukuki bir kavram değil, aynı zamanda bir medeniyetin varlık sebebini, yönünü ve istikbalini, ideallerini belirleyen kurucu bir ilkedir. Bireysel ve toplumsal huzurun temelini oluşturan ahlaki bir düsturdur. Her bir şeyi yerli yerine koymak, hakkı esas alarak hareket etmektir, hakkaniyete uygun hüküm kurmaktır. Hem ahlaki hem de hukuki bir kavramdır. Zıddı zulümdür, zorbalıktır, haddi aşmaktır. Bazen hak edene hakkını vermek bazen de hak etmeyene hak etmediğini vermemektir. Hukuk önünde eşit olmaktır. Hiç kimseye soyundan, inancından, makamından ya da başka herhangi bir sebepten dolayı ayrıcalık göstermemek, ayrımcılık yapmamaktır. Devletin varlığının ve meşruiyetinin ölçüsüdür. Kainatı ayakta tutandır. Köklü düşünce geleneğimizde adalet, bireysel ilişkilerden devlet düzenine kadar uzanan geniş bir alanda temel ölçü olarak kabul edilmiştir. Adalet, kadimden beri gerek ilahi kaynaklarda gerek beşeri sistemlerde yüceltilen bir gaye olmuştur. İlahi kaynaklarda adalet, tüm kainatın düzenini ayakta tutan kutsal bir değer olarak görülmüş, hakkın gözetilmesi ve ölçünün korunması temel bir ilke olarak vurgulanmıştır. Beşeri kaynaklarda ise toplumsal yaşamı ayakta tutan ve güçlendiren vazgeçilmez bir değer olarak kendine yer bulmuştur. Ortak nokta, adaletin insan onurunu koruyan ve toplumsal huzuru mümkün kılan vazgeçilmez bir değer olduğudur" ifadelerini kullandı.

'ADALETİN EN SÜRATLİ ŞEKİLDE TECELLİSİ İÇİN ÇÖZÜM YOLLARI ARIYORUZ'

Tüm kişi ve kurumlarla olan ilişkilerini, adaletin tesisine yönelik yüksek misyon ve hassas sorumluluk bilinciyle yürüttüklerini kaydeden Özkaya, "Bu bağlamda yüksek mahkemelerimiz ile iş birliğini geliştirmek amacıyla ortak çalışmalar yaptığımızı, bu çalışmaları daha kurumsal ve kalıcı hale getirecek bazı uygulamaları hayata geçirdiğimizi memnuniyetle belirtmek isterim. Yargısal diyaloğu daha yaygın ve daha etkin hale getirmek için hakim ve savcılarımızla bölge toplantıları gerçekleştiriyoruz. Bu toplantılarda, bireysel başvurularda verilen ihlal kararlarının hem başvurucular açısından hem de objektif etkileri bakımından sonuçlarını değerlendiriyor, adaletin en süratli şekilde tecellisi için çözüm yolları arıyoruz. Üniversiteler ve akademik dünya ile sürekli iletişim halinde olan Mahkememiz, hukuk ve yargı alanındaki bilimsel etkinliklerde aktif bir rol üstlenmektedir. Anayasa yargısı alanına ilgi duyan ve bu alanda tecrübe kazanmak isteyen hakim ve savcı yardımcıları, avukat stajyerleri ile hukuk fakültesi öğrencilerine Mahkememizde staj imkanı sunuyoruz. Yürüttüğümüz tüm bu çalışmalar aracılığıyla, bir Yüksek Mahkeme olarak yalnızca bugünün kararlarını vermediğimizi, yarınların adaletini tesis edecek genç hukukçulara 64 yıllık birikimimizi güçlü bir bilinçle aktarma gayretinde olduğumuzu memnuniyetle ifade etmek isterim" diye konuştu.

'SONUÇLANDIRILAN BAŞVURU SAYISI 71 BİNE ULAŞTI'

Ardından, AYM'nin görev ve yetkisine giren tüm alanlarda gerçekleştirdiği çalışmaların istatistiklere yansıyan sonuçlarını paylaşan Özkaya, "Bireysel başvuru sisteminin kabul edildiği tarihten itibaren geçen süreçte Anayasa Mahkemesi'ne yapılan toplam başvuru sayısı 700 bini geçmiştir. Geride kalan 14 yıl boyunca bu başvuruların büyük bir kısmı karara bağlanarak önemli bir içtihat birikimi oluşturulmuştur. Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru mekanizmasındaki etkin rolü, insan haklarının korunması ve ihlallerin önlenmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Ancak bu süreçte karşılaşılan en önemli zorluklardan biri, her yıl artan başvuru sayısının oluşturduğu yoğunluktur. Nitekim 2025 yılı, başvuru yoğunluğunun devam ettiği bir yıl olmuştur. Bu kapsamda Mahkememiz tarafından sonuçlandırılan başvuru sayısı 71 bin 175’e ulaşmış, başvuruları karşılama oranı yaklaşık yüzde 111 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, aynı yıl içerisinde yapılan başvurulardan daha fazlası sonuçlandırılmış ve derdest dosya sayısında azalma sağlanmıştır. Norm denetimi alanında ise 51 iptal davası ve 226 itiraz başvurusu olmak üzere toplam 277 başvuru yapılmış; önceki yıldan devredenlerle birlikte 43’ü iptal davası, 235’i itiraz başvurusu olmak üzere toplam 278 dava karara bağlanmıştır. Bu alanda da başvuruları karşılama oranı yüzde 100’ün üzerinde gerçekleşmiştir" dedi.

'YAPAY ZEKA DESTEKLİ ANALİZ İMKANLARININ GELİŞTİRİLMESİNE AĞIRLIK VERİLDİ'

AYM Başkanı Özkaya, 2025'te siyasi parti mali denetimine ilişkin 128 başvuru yapıldığını ve önceki yıldan devreden dosyalarla birlikte toplam 164 dosyanın karara bağlandığını işaret ederek, "Ayrıca Mahkememiz, Yüce Divan sıfatıyla yürüttüğü yargılamalarda biri hariç tüm davaları karara bağlamıştır. Bunun yanı sıra siyasi parti kapatma davalarına ilişkin inceleme süreçlerinde de önemli bir hızlanma sağlanmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin karşı karşıya olduğu yoğun iş yükü, bir yönüyle bireysel başvuru mekanizmasına duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ancak bu durum, aynı zamanda Mahkemenin mevcut kapasitesini zorlayan yapısal ve pratik sorunları da beraberinde getirmektedir. Mahkememiz, artan iş yüküne rağmen başvuruların etkin ve makul sürede sonuçlandırılabilmesi amacıyla çeşitli tedbirler almaya devam etmektedir. Bu kapsamda yargı süreçlerinde teknolojinin daha etkin kullanımı, yapay zeka destekli analiz imkanlarının geliştirilmesi, dijital başvuru sistemlerinin güçlendirilmesi ve başvuruların daha hızlı işlenmesine yönelik uygulamalara ağırlık verilmiştir" açıklamasında bulundu.

'YAPAY ZEKANIN ÜRETTİĞİ SONUÇLARA HUKUKİ BİR DEĞER ATFETMEYECEĞİZ'

1 Ekim 2025 tarihi itibarıyla bireysel başvuruların elektronik ortamda UYAP Avukat Portalı üzerinden yapılabilmesine imkan tanındığını hatırlatan Özkaya, "Bu yenilik sayesinde avukatlar bireysel başvurularını doğrudan sistem üzerinden iletebilmekte, böylece başvuru yollarının erişilebilirliği artırılmakta; başvuruların daha hızlı, etkin ve şeffaf bir şekilde alınması sağlanmaktadır. Bu kapsamda Mahkememize yapılan başvuruların yüzde 30’a yakınının elektronik ortamda yapılması, sistemin etkin kullanıldığını ortaya koymaktadır. Söz konusu gelişme, bireysel başvuru mekanizmasının işleyişini güçlendirmekte ve hak arama özgürlüğünün çağın teknolojik imkanlarıyla uyumlu biçimde kullanılmasına önemli katkı sunmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin istatistiklere de yansıyan bu işlevselliğini daha da artırmak ve güçlendirmek amacıyla yapay zekanın yargı alanında kullanımı konusunda da ciddi çalışmalar yürütüyoruz. 2026 yılı Eylül ayı itibarıyla bireysel başvuru formlarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesi aşamasında yapay zekayı devreye almayı hedefliyoruz. Ancak şu hususu özellikle vurgulamak isterim; yapay zekanın ürettiği sonuçlara hiçbir şekilde hukuki bir değer atfetmeyeceğiz. Yapay zekadan raportörlerimiz, yalnızca hazırlık aşamasında faydalanacak; nihai hukuki değerlendirme ve karar, her zaman olduğu gibi insan aklına ve vicdanına ait olacaktır" dedi. (DHA)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber