Geri Dön
AnkaraCumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bu hepimizin ortak acısı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bu hepimizin ortak acısı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bu hepimizin ortak acısı

Aybala MELEK-Canberk ÖZTÜRK/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarına ilişkin, "Bu hepimizin ortak acısı. Kimliğimizden, siyasi görüşümüzden, konumdan bağımsız hepimizin ortak acısı. Bu acıyı elbette hep birlikte yaşıyoruz, paylaşıyoruz, paylaşmaya devam edeceğiz. Özellikle bu tür zamanlarda ortak acıları paylaşabilmeyi çok kıymetli bulduğumu ifade etmek istiyorum" dedi.

Ankara Bilim Üniversitesi tarafından ATO Congresium’da düzenlenen '8'inci Verimlilik ve Teknoloji Fuarı'nın açılış programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün katıldı. Fuar, 19 Nisan’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan olaylara ilişkin, "Bu hepimizin ortak acısı. Kimliğimizden, siyasi görüşümüzden, konumdan bağımsız hepimizin ortak acısı. Bu acıyı elbette hep birlikte yaşıyoruz, paylaşıyoruz, paylaşmaya devam edeceğiz. Özellikle bu tür zamanlarda ortak acıları paylaşabilmeyi çok kıymetli bulduğumu ifade etmek istiyorum. Bu, milletin birliğini, beraberliğini de ortaya koyar. Sayısı az da olsa bazı kesimlerin bu tür acıları; polemiklerle, siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini de milletimizin vicdanına havale ediyorum. Onlarla tartışacak durumda değiliz. Biz millet olarak bu ortak acımızı birliğimizle, beraberliğimizle paylaşacağız" dedi.

‘TEDBİRLERİ DAHA ÇOK KONUŞACAĞIZ’

Çok boyutlu bir inceleme sürecinin başlatıldığını dile getiren Yılmaz, "Böyle hadiselerin tekrar yaşanmaması adına gerekli tedbirleri, uzun vadeli neler yapılması gerektiğini de önümüzdeki dönemde daha çok konuşacağız. Bu tür hadiselerin maalesef dünyanın farklı ülkelerinde de geçmişte yaşandığını gördük. Biz de maalesef ilk defa böyle bir farklı hadiseyle karşı karşıyayız. Bunun sosyolojik boyutundan, kültürel boyutundan, teknolojik bağımlılık meselelerine varıncaya kadar, uluslararası bağlantılı istihbarat örgütlerinin veya farklı modern radikal örgütlere varıncaya kadar birçok boyutuyla, 'Ne tür tedbirler alabiliriz, neler yapabiliriz' bunlar üzerine de önümüzdeki haftalarda, aylarda muhtemelen çok daha yoğun bir tartışma yaşayacağız. Ben tekrar kaybettiğimiz canlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı.

'İSTİKRARIMIZI KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Yılmaz, dünyanın farklı bir yere doğru geldiğini, bu yeni ortamın çok boyutlu bir şekilde okunması gerektiğini dile getirdi. Ekonomik güç dağılımının da yeniden şekillendiğini, bu şekillenmeye bağlı olarak da siyasi gerilimlerin, jeopolitik gerilimlerin arttığına dikkat çeken Yılmaz, "Bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti olarak istikrarımızı korumaya devam edeceğiz. Kim ne yaparsa yapsın, hangi provokasyonları ortaya koyarsa koysun bir taraftan gücümüzü tahkim etmeye, caydırıcı bir güç olarak konumumuzu daha üst seviyelere taşımaya devam edeceğiz. Bir taraftan da barıştan, istikrardan, adaletten, hukuktan yana tavrımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. İnanıyoruz ki bu politikamız, bu yaklaşımımız, önümüzdeki dönemde çok farklı perspektifler açacak" diye konuştu.

'KÜRESEL DÖNÜŞÜMÜN İÇİNDEYİZ'

Dünyanın, ekonomik ve jeopolitik gerilimli dönemden geçerken, teknolojik olarak da büyük bir dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Yılmaz, "Yapay zeka başta olmak üzere büyük bir küresel teknolojik dönüşümün içindeyiz. Bu teknolojik dönüşüm sıradan bir dönüşüm değil. Kamu yönetiminden savunma sanayine, sağlıktan eğitime, her alanı derinden etkileyen bir teknolojik dönüşümden bahsediyoruz. Dolayısıyla biz de bunu çok iyi görmek ve ona göre tutum geliştirmek durumundayız. Bir taraftan bu yeni teknoloji, verimliliği artırmak, çok daha etkili bir çalışma düzeni oluşturmak için yenilikler yapmak için büyük fırsatlar sunuyor, bir taraftan da bu teknolojiler maalesef insanlık tarihinde görülmemiş ölçüde zulümler işlenmesine zemin hazırlıyor. İkisini aynı anda gerçekleştiriyor. Bizim görevimiz işte bu dengeyi korumak" açıklamasında bulundu.

Teknolojiyi geliştiren, üreten ve yöneten bir politika anlayışıyla hareket ettiklerini dile getiren Yılmaz, HIT-30 Programı ile 30 milyar dolarlık bütçe çerçevesinde dijital teknolojiler, yapay zeka ve veri merkezleri gibi kritik alanlardaki yatırımları desteklediklerini söyledi. 2012 yılından bugüne kadar 24 veri merkezi yatırımı için düzenledikleri teşvik belgeleriyle 40 milyar lirayı aşan reel yatırımın önünü açtıklarını aktaran Yılmaz, yapay zeka alanında dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflediklerini söyledi. Yılmaz, TSE ile yürütülen pilot çalışma kapsamında geliştirilen Güvenilir Yapay Zeka Damgası (GYZD) sertifikasyon mekanizmasıyla da yerli yapay zeka ürünlerinin uluslararası standartlarla uyumunu tescil ettiklerini dile getirdi.

'VERİ GÜVENLİĞİMİZİ DIŞA BAĞIMLILIKTAN KURTARIYORUZ'

Yılmaz, devamında şöyle konuştu:

"TCMB ile yürüttüğümüz ve 5 bin kişilik gerçek saha testini başarıyla tamamladığımız Dijital Türk Lirası Projesi, parasal egemenliğimizin dijital dünyadaki kalesi olacaktır. Ayrıca kripto varlık düzenlemeleri ve Kamu Sertifikasyon Merkezi altyapısıyla desteklenen Travel Rule standartları ile finansal sistemimizin güvenliğini tahkim ediyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz Ulusal Veri Stratejisi ile bu alandaki kurumsal çerçevemizi daha da güçlendireceğiz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile geliştirdiğimiz Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Sistemi ile bütçeleme ve harcama süreçlerini modüler bir yapıda dijitalleştiriyoruz. Safir Depo, Safir Posta ve Safir Bulut gibi yerli ve milli çözümlerimizi kamuda yaygınlaştırarak, veri güvenliğimizi dışa bağımlılıktan kurtarıyoruz. Tıbbi cihazların tekil takibinde dünyada bir ilk olan Ürün Takip Sistemi (ÜTS) ve SGK bünyesindeki uygulamaların daha hızlı, güvenli ve etkin yönetimini sağlayan Dijital Devlet Ara Katman (DİDAK) Projesi'ni, kamudaki başarımızın somut göstergesi olarak görüyoruz" dedi.

Yılmaz, 2030 yılına kadar 291 binden 500 bine çıkarmayı hedefledikleri bir araştırmacı kadrosu olduğunu, 81 ildeki 131 Deneyap Teknoloji Atölyesinde eğitim alan 41 bini aşkın öğrenciyi Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Kulüpler Birliği ve üniversite-sanayi iş birlikleri ile bu dönüşümün aktif bir parçası haline getirdiklerini kaydetti.

IŞIKHAN: DEĞİŞİM KAÇINILMAZDIR

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da teknolojik dönüşüm çağında olduklarını ve bu dönemin çalışma hayatının da yeniden kökten şekillendiği bir dönem olduğunu söyledi. Bakan Işıkhan, "Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre; önümüzdeki süreçte 92 milyon işin ortadan kalkacağı ancak bunun yanında; yaklaşık 170 milyon yeni işin ortaya çıkacağı öngörülmektedir. Bu tablo bize, net olarak şunu göstermektedir; değişim kaçınılmazdır, ancak doğru hazırlıklarla ve öngörülerle, bu değişimi aynı zamanda büyük bir fırsata dönüştürebiliriz. Özellikle teknolojik gelişmelerin yön verdiği alanlarda, ciddi bir büyüme beklenmektedir. Günümüzde yapay zeka, büyük veri, finansal teknolojiler ve yazılım geliştirme gibi alanlar ön plana çıkarken; aynı zamanda inşaat, tarım, lojistik ve hizmet sektörleri de büyümenin taşıyıcı unsurları olmaya devam edecektir. Çiftlik işçiliğinden, yazılıma, teslimat sürücülüğünden, sağlık ve bakım hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede, yeni fırsatlar doğmaktadır. Bununla birlikte bazı mesleklerin önemini kaybettiğini de görmekteyiz. Özellikle verimlilikle doğrudan ilintili olan, beceri gerektirmeyen, rutin ve tekrara dayalı işler, dijitalleşme ve otomasyonun etkisiyle giderek azalmaktadır" dedi.

'GENÇLERE YÖNELİK KALICI ÇÖZÜMLER SUNUYORUZ'

Sürekli öğrenme anlayışını yaygınlaştırmanın, insanlara yeniden beceri kazandırma fırsatı sunmanın ve gençleri geleceğin mesleklerine hazırlamanın ortak sorumlulukları olduğunun altını çizen Işıkhan, "Bizler de bakanlık olarak, değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak amacıyla; beceri geliştirme ve yeniden beceri kazandırma programlarına büyük önem verdiğimizi ifade etmek isterim. Amacımız; gençlerimizin bugün gibi yarının işlerine de hazır olmasını sağlamaktır. Tabii ki teknolojik dönüşüm, çalışma hayatının geleceği gibi konular söz konusu olduğunda, en fazla önem verdiğimiz grupların başında, gençlerimiz gelmektedir. Bu fuarın da en önemli ziyaretçileri kıymetli gençlerimiz olacaktır. Yakın zamanda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 'Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla ve teşrifleriyle, ‘Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ’ adını verdiğimiz programımızın tanıtımını yaptık. GÜÇ programındaki en önemli amacımız, gençlere, doğrudan maddi destek sağlamak yerine, onları üretime dahil etmek, düzenli bir çalışma hayatına geç kalmadan girmelerini ve gelir elde etmelerini sağlamaktır. Özellikle mezuniyet sonrasında ‘NEET’ adı verilen gençlere yönelik, çok daha kalıcı ve etkili çözümler sunmaktayız" dedi. (DHA)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber