Geri Dön
AnkaraDestici: Çerçeve yasa teklifinin mevcut haliyle kabulünü doğru bulmuyoruz

Destici: Çerçeve yasa teklifinin mevcut haliyle kabulünü doğru bulmuyoruz

Destici: Çerçeve yasa teklifinin mevcut haliyle kabulünü doğru bulmuyoruz

Gizem KARADAĞ/ANKARA, (DHA)- BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “İncelenen çerçeve yasa teklifinin mevcut hâliyle kabulünü doğru bulmadığımızı ifade ediyoruz. Terörün sona ermesi milletimizin ve partimizin en büyük arzusudur. Ancak bunun yolu, terör örgütüne hukukî imtiyaz tanımaktan değil; terör örgütünü hukukun ve devletin karşısında tamamen çaresiz bırakmaktan ve yok etmekten geçer” dedi.

BBP lideri Mustafa Destici, partisinin genel merkez binasında Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Destici, konuşmasında, “Şehit Muhsin Başkanımızı ve onunla şahadete yürüyen yol arkadaşlarını rahmetle, minnetle ve şükranla yad ediyoruz. İlk günden itibaren bu sürecin tarafı ve takipçisiyiz. Bu süreç tüm şüpheleriyle aydınlatılıp, bu elim hadisede kastı, kusuru olanlar hukuk önünde tümüyle hesabını verene kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz. İnanıyor ve görüyoruz ki bu sefer işin ucundan ciddi bir şekilde tutulmuştur. Ve Allah'ın inayetiyle de şüpheler ortadan kaldırılacak, süreç aydınlatılacak ve kastı, kusuru olanlar hesabını mutlaka ama mutlaka verecektir. Büyük Birlik Partisi olarak 25 Mart 2009’dan bu yana sürecin hem siyasi hem hukuki hem de toplumsal ve camia olarak olduk. Bundan sonra da hiçbir noktayı açık ya da eksik noksan bırakmadan kararlı bir şekilde takipçisi olmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

Destici, “Dün partimizin Yüksek Danışma Kurulu üyeleriyle bir araya geldik. Burada da terörsüz Türkiye süreci ve bu sürece bağlı olarak Meclis’te dün gece Adalet Komisyonu'nda kabul edilen yasa teklifini ve süreci değerlendirdik. Yüksek Danışma Kurulu üyelerimizin bu konudaki görüş ve önerilerini fikirlerini dinledik ve kayıt altına aldık. Bu toplantıda hukuk kurulumuzca hazırlanan ve kaleme alınan 13 sayfalık metni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı eliyle Adalet Komisyonu'na gönderdik. Bu çalışma hem süreci özetliyor hem Büyük Birlik Partisi'nin ilkelerini içeriyor hem Büyük Birlik Partisi'nin bu yasa teklifinde gördüğü eksiklikleri, noksanlıkları, olumsuzlukları da çok net bir şekilde ifade ediyor. Bunu biz dün Büyük Komisyon'a gönderdik. Ve ümit ediyorum ki komisyonda tamamlandığında görüyoruz, yasa mevcut haliyle komisyondan geçti. İnşallah genel kurulda bizim bu teklifimiz değerlendirmeye alınır ve eksiklikler, noksanlıklar daha doğrusu olumsuzluklar giderilir diye ümit ediyoruz. Burada fikrimiz, düşüncümüz, düşündüğümüz neyse neye inanıyorsak, neyi doğru görüyorsak ve neyin yapılmasını doğru görüyorsak bunları söylemekle mükellefiz. Şehitlerimizin, gazilerimizin hakkını ödeyemeyiz. Onun için bu kanun teklifini de elbette destekliyoruz ama eksik bulduğumuzu da ifade ediyoruz. Sıhhıye’de yaklaşık iki haftadır oturma eylemi düzenleyen er, erbaş gazilerimiz var. Hiç lafı uzatmadan söylüyorum. Hiç ikiletmeden söylüyorum. Kardeşim ne istiyorlarsa verelim. Buna Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin karşılayamayacağı şeyler değil. Nihayetinde binlerle ifade edilen sayısı az ama manası büyük bir topluluktan bahsediyoruz. Anlamı büyük bir topluluktan bahsediyoruz. Gazilerimiz bizim için aynen şehitlerimiz gibi kutsaldır” dedi.

Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Büyük Birlik Partisi, kuruluşundan bu yana terör ve terörle mücadele meselesinde değişmeyen bir çizgi izlemiştir. Bir düzenlemenin adı değil, doğurduğu sonuç önemlidir. Bizim bunu ön görerek davranmamız gereklidir. Bu sonuçlar zinciri, hukuken af olarak nitelendirilmese bile, fiilen affa eşdeğer bir netice üretmektedir. Partimizin, kişilere karşı işlenen suçlar bakımından dahi af düzenlemelerine öteden beri karşı olduğu dikkate alındığında, terör suçları bakımından böyle bir sonucun kabul edilmesi asla mümkün değildir. Bu tespit, aynı zamanda anayasal bir soru doğurmaktadır. Anayasa’nın 87’nci maddesindeki nitelikli çoğunluk şartı, af sonucunun adı değiştirilerek aşılabilir mi? Bu sorunun olası bir anayasallık denetiminde gündeme gelmesi kuvvetle muhtemeldir. Siyasî ve istihbarî açıdan bakıldığında, terör örgütü sahadaki askerî sıkışmışlık nedeniyle silahla elde edemediği hedeflere yasal düzenlemeler aracılığı ile ulaşma arayışı görülmektedir. Bunu teklifin genel gerekçesini okuduğumuzda da sürecin bu yasa teklifiyle bitmeyeceği ve bunun arkasından başka tekliflerin, düzenlemelerin geleceği de ifade edilmektedir. Arkasını henüz görmüş değiliz. Buzdağının arkasını görmüş değiliz. Büyük Birlik Partisi olarak ne dibini görmediğimiz suya gireriz ne de arkasını görmediğimiz dağa göre bir hesap yapmayız. Bu süreci nihai bir tasfiye değil; terör örgütü kadrolarına hukukî güvence kazandırıp mücadeleyi meşru ve siyasî zemine taşıyacağı aşamalı bir esneklik stratejisinin başlangıcı olarak değerlendirdiğine dair açıklamalarda bulunmaktadır. 40 yıldır devlete, askere, polise, öğretmene, kundaktaki bebeğe silah sıkmış birisi ne gelip Meclis’e girebilir ne de herhangi bir devlet kadrosunda yer alamaz.

Destici, sözlerini şöyle tamamladı:

“Büyük Birlik Partisi’nin bu meseledeki duruşu, konjonktürel değil ilkeseldir ve kuruluşundan bu yana değişmemiştir. Terörle ve teröristle müzakere edilmez. Mücadele edilir, ezilir ve yok edilir. Devlet otoritesi pazarlık konusu yapılamaz. Devletin ceza politikası, bir terör örgütünün fiilî tercihine göre şekillendirilemez. Kurşun sıkmış, bomba patlatmış hiçbir terör örgütü mensubunun affedilmesi kabul edilemez. İster sonu ölüm ister yaralama olsun. Şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve terör mağdurlarımızın hukuku her türlü siyasî hesabın üzerindedir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, üniter yapı, tek bayrak, tek dil ve tek millet anlayışı müzakereye kapalıdır. Bu ilkeler, herhangi bir kanun teklifinin lehinde veya aleyhinde tutum belirlenmesinden önce gelir. Bu ilkeler teklifin yanında mı karşısında mı bunlardan önce gelir. Ve tutumu belirleyen çerçeveyi oluşturur. Ortaya konulan tespitler ışığında, incelenen çerçeve yasa teklifinin mevcut hâliyle kabulünü doğru bulmadığımızı ifade ediyoruz. Terörün sona ermesi, milletimizin ve partimizin en büyük arzusudur. Ancak bunun yolu, terör örgütüne hukukî imtiyaz tanımaktan değil; terör örgütünü hukukun ve devletin karşısında tamamen çaresiz bırakmaktan ve yok etmekten geçer. Biz devletimize güveniyoruz ama biz hainlere güvenmiyoruz.” (DHA)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber