Hakan Çakır’ın öldürülmesine ilişkin davada sanıkların tahliye talepleri reddedildi

Eda KOÇ-Batuhan DURNAOĞLU/ANKARA, (DHA)- ANKARA’nın Keçiören ilçesinde Hakan Çakır’ın (23) hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada 2’si çocuk olan sanıkların yargılanmasına başlandı. Tutuklu 4 sanığın tahliye talebi reddedildi.
10 Ağustos'ta çiğ köfte dükkanı işleten Hakan Çakır'ın annesi S.Ö. ve kız kardeşi Melisa Nur Çakır (15), dükkandan eve dönerken sokak arasındaki merdivende oturan Ahmet Emir Zeynal (19) ve arkadaşı Umut Kılınç (19) ile yol verme meselesinden tartıştı. Melisa Nur Çakır'ın haber vermesiyle gelen Hakan Çakır ile Zeynal ve Kılınç arasında kavga çıktı. İki ailenin diğer yakınlarının da dahil olmasıyla büyüyen olayda Hakan Çakır, bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olaya karışan Cemal Zeynal (45) ile çocukları Ahmet Emir Zeynal, B.S.Z. (17), T.Y.Z. (14) tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede tutuklu sanıklar Cemal Zeynal, oğlu Ahmet Emir Zeynal, onun arkadaşı Umut Kılınç hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet, 2 kişiyi ‘öldürmeye teşebbüs’ suçundan ise 45'er yıla kadar hapis cezası istendi. Cemal Zeynal'ın yaşı küçük çocukları B.S.Z. hakkında 41 yıl, T.Y.Z. hakkında 26 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Aynı dosyada Hakan Çakır'ın babası Şahin Çakır (53), ağabeyi Hakkı Can Çakır (27) ve akrabası Eyyüp Demir (44) hakkında da ‘basit yaralama’ suçundan 5'er yıl hapis talep edildi.
KORİDORDA GERGİNLİK
Ankara 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıklar hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesi sanık yakınları ile Hakan Çakır'ın yakınları arasında gerginlik çıktı. Baba Şahin Çakır’a destek vermek isteyen yakınları adliye koridorunda ‘Şahin Çakır yalnız değildir’, ‘Sokakta katil istemiyoruz’, ‘Katili değil Hakan’ı koru’ sloganları attı. Sanık yakınlarının da bunun üzerine karşı slogan atmalarının ardından polisler, sanık yakınlarını adliyeden dışarı çıkardı.
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİLER
Suça sürüklenen çocukların da yargılandığı dosya kapsamında duruşma, kapalı olarak görüldü. Bu nedenle duruşma salonuna izleyici ve basın mensupları alınmadı. Duruşmaya; tutuklu sanıklar Cemal Zeynal, çocukları Ahmet Emir Zeynal, B.S.Z. ve T.Y.Z., tutuksuz sanık Umut Kılınç, aynı dosyada sanık olarak yer alan maktul Hakan Çakır’ın babası Şahin Çakır, ağabeyi Hakkı Can Çakır ve akrabası Eyyüp Demir ile taraf avukatları katıldı. Sanıklar, olayın arbede sırasında meydana geldiğini iddia ederek suçsuz olduklarını savundu. Sanıklar, Çakır ailesinin yol istemesi üzerine herhangi bir itirazda bulunmadan sakin şekilde yoldan çekildiklerini, olay sırasında hakaret etmediklerini ileri sürdü. Sanık Cemal Zeynal, olay yerine bıçakla gittiği yönündeki iddiayı reddederek, bıçağı olay yerine getiren kişinin Umut Kılınç olduğunu öne sürdü.
Beyanların ardından mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, suça sürüklenen çocuklara ait telefonların incelenmesini ve HTS kayıtlarının dosyaya kazandırılmasını, sanık Umut Kılınç’ın ise tutuklanmasını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, suça sürüklenen çocuklara ait telefon incelemeleri ile HTS kayıtlarının istenmesine hükmetti. Heyet, tutuksuz sanık Umut Kılınç yönünden tutuklama talebini reddederek hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi. Duruşma 4 Mart’a ertelendi.
'OLAY TEKRAR GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE CANLANDI'
Duruşmadan sonra gazetecilere açıklama yapan Hakan Çakır’ın babası Şahin Çakır, sanık ifadelerinin hepsinin değiştiğini ifade ederek, “Derslerine çalışmışlar, anladığım kadarıyla. Ama ne kadar çalışırsa çalışsınlar bu olayda bir gerçek var. Yaralılar var, ölüm bizde. Onlarda hiçbir şey yok. Yani kafalarına göre ‘biz suçsuzuz’ diyorlar. Bizim üzerimize yıkmaya çalışıyorlar açıkçası. Bakalım göreceğiz. Tabii ki aynı olay gözümüzün önünde tekrar canlandı; ama adamlar içeride yiyip içmişler. Güzel beslemişler. Sadece bunları söyleyebilirim” dedi.
'YALAN GÖZYAŞI DÖKTÜLER'
Hakan Çakır’ın kızkardeşi Melisa Nur Çakır ise "3 kardeş yan yana oturuyorlardı ve birbirleriyle güzel muhabbet, sohbet edebiliyorlardı. Birbirlerine dokunup konuşabiliyorlardı. Ama ben bunu artık yapamıyorum ve bunların gözümün önünde olması da acı veriyor. Ben bu kadar arsız bir topluluk görmedim. Mahkemeye girdiğimizde hala ‘Zeynal ailesi masum’ sloganları atılıyordu. Babamın dediği gibi gerçekten içeride iyi beslemişler. Elleri yüzleri gayet düzgün, çok alışkın bir şekilde, yani sanki her gün yaptıkları bir şeymiş gibi mahkemeye çıktılar. Ve bir de utanmadan ‘biz ailemizi korumaya çalıştık, ben kardeşimi korumaya çalıştım’ dedi. Utanmadan bunları söyledi. Anneleri de aynı şekilde ‘oğullarım yara aldı’ diye, benim annemin önünde gözyaşı döktü. Timsah gözyaşlarıydı. Oğlunu kaybeden, oğlunu böyle bir durumda kaybeden, oğlu katledilen bir annenin yanında yalan ifadelerle, yalan gözyaşları döktüler. Yazıklar olsun. Başka bir şey söylemek istemiyorum" ifadelerini kullandı. (DHA)








