İYİ Parti Mersin Milletvekili Kocamaz'ı dolandıran 2 şüpheli tutuklandı (2)

KOCAMAZ'DAN YAZILI AÇIKLAMA
İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, telefonda kendisini Mersin Terörle Mücadele (TEM) Müdürü olarak tanıtan şüpheli ve arkadaşı tarafından dolandırılmasına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. 25 yıllık belediye başkanlığı döneminde birçok teftiş ve soruşturmadan geçtiğini aktaran Kocamaz, bugünlere alnı ak, başı dik şekilde geldiğini savundu. Tarsus Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde altyapı ihalesindeki yolsuzluğu tespit edip, önlediği için evinin kurşunlandığını anlatan Kocamaz, bugüne kadar hiçbir gruba veya çeteye boyun eğmediğini dile getirdi. FETÖ'nün kumpas davaları döneminde örgütün medya organlarının belediyeye girmesini engellediğini ifade eden Kocamaz, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından şahsına yönelik operasyon yapılmaya çalışıldığını öne sürdü.
‘ŞAHISLARIN BANKALARDA VE TAPUDA ADIMIZA İŞLEMLER YAPTIĞINI SÖYLEDİLER’
Kocamaz, dolandırıcılığın nasıl yaşandığına anlatarak, “Ben Burhanettin Kocamaz, çocuk yaştan itibaren ticaret yapan daha sonra kamuda görev yapıp ardından özel okul öğretmenliği ve ortaklığı daha sonra da zirai ilaç bayiliği yaparak belirli bir birikim elde ettim. Uzun yıllardır da, inşaat mühendisi olan oğlumla birlikte konut müteahhitliği yapan bir şirketimiz mevcut. Buna rağmen bugüne kadar kamuyla herhangi bir işimiz olmamıştır. Yaptığımız ya da kat karşılığı yaptırdığımız yüzlerce dairemiz olmuştur. Ayrıca Burhanettin Kocamaz’ın devlet, millet ve bayrak konusunda ne kadar hassas olduğunu bilmeyen yoktur. Oğlumun idare ettiği bu şirket halen faaliyetine devam etmektedir. Yaşadığım bu son olaya gelince, ben geçirmekte olduğum gribal enfeksiyon nedeniyle evde istirahatteydim 14 Haziran 2026 Pazar günü Ankara’daki ikametgahımda dinlenirken telefonum çaldı. Karşıdaki kişiler kendilerini Mersin TEM Müdürlüğü Operasyon Ekibi olarak tanıttılar. Bana bazı bilgiler yollayacaklarını, benim ve eşimin yoldaki bir rutin kontrolde kimliklerimizi farklı resimlerle kullanan şahısların yakalandıklarını ifade ettiler. Yapılan incelemede benim ve eşimin banka bilgilerimizi, üzerimizdeki tapu kayıtlarımızı tek tek sayarak bu şahısların bankalarda ve tapuda adımıza işlemler yaptığını söylediler. Hatta FETÖ adına çalıştıklarını, alınan ifadelerinde zaman zaman bana para veya altın verdiklerini beyan ettiklerini söylediler” ifadelerini kullandı.
'ÇİĞ YEMEDİM Kİ, KARNIM AĞRISIN’
Kocamaz, olayın devamına ilişkin, “Bütün bunları bana savcılığın talimatı ile anlattıklarını, dosyada gizlilik kararı bulunduğu için bu konuyu sadece operasyon ekibi, savcı bey, benim ve eşimin bildiğini bu nedenle operasyonun selameti açısından çocuklarımızla dahi bu konuyu konuşmamamız gerektiğini söylediler. Sık sık iletişime geçerek bizi bilgilendireceklerini söyleyip güven verdiler. Zaman zaman nöbet değişikliği yaptıklarını, sahada operasyonun devam ettiğini, bazı kişilerin gözaltına alındığını söylediler. Bu arada para transferi yapan insanları belirlemek amacıyla bizim hesabımızdan onların hesabına para transferi yapılması gerektiğini söyleyerek bu konuda yardım rica ettiler. Bu kişilerin tapu müdürlüğü, bankalar ve kuyumcularla da işbirliği içerisinde olduklarını söyleyerek şüphelilerin verdiği ifadelere göre üzerimizde bulunan altınların karşılaştırılarak kontrol edileceğini ifade ettiler. Daha sonra mevcut ziynet eşyalarımızı bir yere serip fotoğraflandırarak onlara atmamızı ve listelendirmemizi talep ettiler. Bir müddet sonra savcı beyin resimleri ve listeyi gördüğünü ve bunları bir çantaya koyup laboratuvarda incelenmek üzere vermemiz gerektiğini bildirdiler. Bende bugüne kadar alnımın akıyla edindiğim birikimleri korkusuzca ve devletimize güvenerek verip incelenmesinde herhangi bir sakınca görmediğimi ‘çiğ yemedim ki, karnım ağrısın’ diyerek devletimize yardımcı olmak amacıyla polis olduğunu düşündüğüm şahıslara teslim ettim” dedi.
‘TÜRKİYE GÜNDEMİNE GELMİŞ OLMAKTAN BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYMAKTAYIM’
Kocamaz, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:
“Bu şahıslar da hiçbir şekilde mağduriyet yaşamayacağımızı ve zarar görmeyeceğimizi ifade ettiler. Ancak çantayı teslim ettiğimde bir teslim tutanağı bekledim. Zaten kendime güvendiğim için de resmi prosedürün bu şekilde olması gerektiğini düşündüm. Evrak verilmeyince, kafamda şüpheler oluştu. Onlar ayrılır ayrılmaz, ben anında Mersin İl Emniyet Müdürü’nü aradım. Müdür Bey, bu isimlerin Mersin Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesinde çalışmadıklarını söyleyerek Ankara’da olduğumdan dolayı Ankara emniyetinin beni arayacağını onlarla olayı detaylarıyla paylaşmam gerektiğini belirtti. Ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden beni aradılar ve gece 01.00’de Emniyet güçleriyle birlikte olayın yaşandığı yere gittik ve polisler tarafından bölgedeki kamera kayıtları incelendi. Ekip, anında bu şebekenin Bolu civarında olabileceğini söyledi. Benim de Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne giderek olay hakkında suç duyurusunda bulunmam gerektiğini belirttiler. Ben orada ifade verirken, şüphelilerin Bolu’yu geçtikleri ve İstanbul’a doğru seyir halinde oldukları ve takip edildikleri bilgisi geldi. Daha sonra şüphelilerin yakalanıp İstanbul’dan Ankara’ya getirildikten sonra mahkemece tutuklandıkları haberini aldım. Bu konuda başarılı bir operasyona imza atan Ankara Emniyetimizin genç ve dinamik, bir o kadar da başarılı personellerine özellikle teşekkür ediyorum. Ancak, kafama takılan bazı soruları da sormadan edemeyeceğim. Bir şebeke benim E- Devlet şifremi bilmeden tüm banka hesaplarımı, tapu kayıtlarımı nasıl ve nereden elde edebiliyor. Öylesine detaylı bilgiler veriyor ki, benim bile unuttuğum rahmetli annem üzerinden intikal eden kırk elli metrekarelik hisseden bile bilgileri var. Ayrıca, konu tam netleşmeden olayın verdiğim ifade doğrultusunda sosyal medyada ve haber sitelerinde paylaşılmış olması da bırakın şahsımı, devletim açısında da çok büyük bir zafiyet değil midir? Hülasa, geçirmekte olduğum ve halen devam eden rahatsızlığım ve rahatsızlığıma bağlı kullanmış olduğum ilaçların etkisi ve devletime olan aşırı güvenden dolayı yaşadığım bu tatsız olaydan ötürü Türkiye gündemine gelmiş olmaktan büyük üzüntü duymaktayım. Şunu kesinlikle belirtmeliyim ki; hiç kimseye hiçbir konuda veremeyeceğim hiçbir hesabım yoktur. Ayrıca benim tüm hassasiyetim ülkeme ve devletime karşı taşıdığım sorumluluktandır. Her şeye rağmen böyle bir olayla ve bizim devletimize karşı gösterdiğimiz hassasiyetle bir dolandırıcılık şebekesinin çökertilmiş olması beni ziyadesiyle memnun etmiştir. Tüm bu yaşananları bütün çıplaklığıyla kamuoyuyla paylaşarak, gündemin daha fazla meşgul edilmemesini temenni ediyor, olayla ilgili herhangi bir mağduriyetimin olmadığını belirtiyor, herkese saygılarımı sunuyorum.” (DHA)
Hüseyin Samet ÖKSÜZ/ANKARA, (DHA)







