Kemal Kılıçdaroğlu: CHP'nin içindeki tartışmalar beni ilgilendirmiyor

Ayşenur DEMİRTAŞ- Muhammet BAYRAM/ ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “CHP'nin içindeki tartışmalar beni hiç ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren şu, bu ülkenin sorunlarıyla kim ilgilenmek istiyorsa yanıma gelecek. Beraber gideceğiz, beraber sorunlara eğileceğiz. Birilerinin sözcüsü asla ve asla olmayacağız” dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Polatlı'da mevsimlik tarım işçilerinin kaldığı çadır alanını ziyaret etti. İşçilerle çadırda sohbet eden Kılıçdaroğlu, çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin bilgi aldı. Daha sonra işçilerin kaldığı alanı gezen Kılıçdaroğlu, kadınlar ve çocuklarla da bir araya geldi. Ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yeni partiye geçen milletvekili sayısı oranında hazine yardımından pay verilmesi yönündeki açıklamasına ilişkin, “Benim gündemim farklı. Benim gündemim halkın gündemi. Buradaki insanların sorunu. Bu insanların sorununu çözmek. A partisi bunu demiş, B partisi bunu demiş. Söylenen söz önemli; halkın sorunlarıyla kim ilgileniyor? Halkın sorunlarının çözümü için hangi önerileriniz, modelleriniz var? Buraya geldim, bu insanlar bir anlamda unutulmuş insanlar. Bu insanların aileleri var, çocukları var, sorunları var. Alın teri döküyorlar, kazanmak istiyorlar. Çocuklarını iyi okullarda okutmak istiyorlar. Bu çocukların sağlık sorunu var, bunların sosyal güvenlik sorunu var. Bu insanlarla ilgilenmeyen bir siyasi partinin veya bir siyasi liderin Türkiye'nin sorunlarını çözme kapasitesi yok demektir" diye konuştu.
‘HALKIN ARASINDA SİYASET YAPIYORUM’
Toplumun unutulmuş kesimleriyle bir araya gelmeyi görev olarak gördüğünü belirten Kılıçdaroğlu, "Benim görevim, toplumun sorunları yoğun ama unutulmuş kesimleriyle bir araya gelmektir. Ben çöpten kağıt toplayan insanlarla da, tarlada çalışıp mesai saati olmaksızın alın teri döküp kazanan insanların sorunlarını çözmek için yola çıktım. Benim siyaset anlayışım budur. Ben gidip başka bir yerde siyaset yapmıyorum, halkın arasında siyaset yapıyorum. Dolayısıyla günlük kısır tartışmaların ötesine çıkmak lazım" ifadelerini kullandı.
'CHP'NİN İÇİNDEKİ TARTIŞMALAR BENİ HİÇ İLGİLENDİRMİYOR'
Türkiye'de toplumun her kesiminin sorun yaşadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Çiftçiye bakın sorunu var, işçiye bakın sorunu var, işsizlere bakın sorunu var, gençlere bakın sorunu var, emeklilere bakın sorunu var. Sorunsuz kesim; 'Beşli Çeteler' ve onların yardakçıları. Onların hiçbir sorunu yok. Sarayda oturanlar, onların hiçbir sorunu yok. Onların hepsinin keyfi yerinde. Onların halkın sorunlarıyla ilgilenme gibi bir düşünceleri de yok. Benim adım Kemal Kılıçdaroğlu ise ben bu ülkede herkesin sorununa eğilmek zorundayım. Bana oy versin veya vermesin, beni tercih etsin veya etmesin, ben onun sorunlarını çözmek zorundayım. Dolayısıyla CHP'nin içindeki tartışmalar beni hiç ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren şu: Bu ülkenin sorunlarıyla kim ilgilenmek istiyorsa yanıma gelecek. Beraber gideceğiz, beraber sorunlara eğileceğiz. Birilerinin sözcüsü asla ve asla olmayacağız" değerlendirmesinde bulundu.
'EĞER SÖZCÜ OLACAKSAK HALKIN SÖZCÜSÜ OLACAĞIZ'
Çocukların eğitim ve yaşam koşullarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "Eğer sözcü olacaksak halkın sözcüsü olacağız. Eğer sözcü olacaksak şu çocukların sözcüsü olacağız. Onların okul sorunu var. Kim dile getirdi? Hangi siyasi parti dile getirdi? Oturuyorlar akşama kadar konuşuyorlar Meclis'te. Ne konuşuyorlar? Meclis'te olmayan, adına sahte oy pusulası gönderilen insanlarla ilgili bu Türkiye ne yaptı? Meclis Başkanı ne yaptı? Siyasi partiler ne yaptı? Ya parlamentoda olup da sahte oy pusulası gönderen sahtekarların hesabının sorulması gerekmiyor mu” açıklamasında bulundu.
Mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşullarına işaret eden Kılıçdaroğlu, "Kadın, çoluk çocuk demiyorlar, neredeyse günün 24 saati çalışıyorlar. Sizler de gördünüz hangi koşullarda çalıştıklarını. Peki bizim anayasamız ne diyor? 'Devlet, sosyal devlettir' diyor. Sosyal devlet; vatandaşın yanında, yoksulun yanında, dar gelirlinin yanında duran devlet demektir. Bu tablo sosyal devlet tablosu değildir. Burada üretici de zarar ediyor. Onlar da söylediler, 'Zarar ediyoruz, geçen yıl şu kadar dönüm ekiyorduk bu sene ekemiyoruz, o kadar olmuyor' diyorlar" diye konuştu.
'KONTROLLÜ MEDYA İSTEMİYORUZ'
Basına da çağrıda bulunan Kılıçdaroğlu, "Sizden istirhamım; kısır tartışmaların ötesine çıkın. Kontrollü medya istemiyoruz. Bir daha ifade edeyim: Kontrollü, yönlendirilen medya istemiyoruz. Halkın medyasını istiyoruz. Halkın sesi olacak, şu çocukların hakkını savunacak. Bunlarla röportaj yapın bakayım, dertleri ne bu çocukların? Ben bu çocukların hakkını hukukunu savunan bir kişiyim. Siyasetteki tek hedefim bu. Onun dışındaki hiçbir kaygım yok. Benim tek kaygım bu çocuklar ve bu ülkenin geleceği. Bunun için de mücadele edeceğim, hiç kimse endişe etmesin" dedi.
‘KİRLİ SİYESETİN FAYDASI YOKTUR’
Hayatı boyunca hakkında çok sayıda yalan haber yapıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Üzerimize baskılar gelir, yalan haberler üretilir. Hayatımda görmediğim yalan haberleri kontrollü medya sayesinde gördüm, sosyal medyada gördüm. Ağzımdan çıkan 'A' ise 'Z' diye telaffuz edildiğini gördüm. Yazan anlı şanlı gazeteciler, köşklerinde oturan gazeteciler, saraylarda oturan gazeteciler, yalılarda oturan gazeteciler, halktan habersiz gazeteciler oturuyorlar koltuklarında beni eleştiriyorlar. Beni eleştireceksen senin istediğin televizyonda karşıma çıkacaksın. Kim kimi eleştiriyor, kim kime hesap soruyor? Biz hesap vermeye hazır bir siyaset anlayışını güdüyoruz. Bir siyasetçi hesap vermekten kaçıyorsa arkasında karanlık noktalar var demektir. Siyasetçi dediğiniz kişi halkına hesap verecek. Kim soruyorsa hesap verecek. Sonuna kadar gidecek. O zaman anlarız ki siyaset kirlilikten arınmıştır. Kirli siyasetin bu ülkeye faydası yoktur, bu insanlara da faydası yoktur" ifadelerini kullandı. (DHA)







