Geri Dön
AnkaraKKTC'deki Şehit Teğmen Caner Gönyeli Tatbikatı tamamlandı

KKTC'deki Şehit Teğmen Caner Gönyeli Tatbikatı tamamlandı

KKTC'deki Şehit Teğmen Caner Gönyeli Tatbikatı tamamlandı

Ruken KADIOĞLU- Canberk ÖZTÜRK/GAZİMAĞUSA, (DHA)- KUZEY Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) bu yıl 22'ncisi düzenlenen ‘Şehit Teğmen Caner Gönyeli 2026 Arama Kurtarma Tatbikatı’, deniz safhasının da gerçekleştirilmesinin ardından tamamlandı. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, "Kıbrıs Türk halkı yalnız değildir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yalnız değildir. Bu toprakların arkasında güçlü bir devlet, güçlü bir ordu ve güçlü bir millet vardır. Ana vatan Türkiye Cumhuriyeti'nin etkin ve fiili garantörlüğü, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin temel teminatıdır" dedi.

Kıbrıs Barış Harekatı'nda dost ateşiyle batan 'TCG Kocatepe' gemisinde şehit olan Teğmen Caner Gönyeli'nin anısına her yıl gerçekleştirilen arama kurtarma tatbikatının 22'ncisi düzenlendi. 2 safhadan oluşan tatbikata Türkiye Cumhuriyeti'nden 1 fırkateyn, 1 insansız hava aracı, 3 sahil güvenlik korveti, 4 sahil güvenlik botu, 6 helikopter, 2 arama kurtarma timi, 1 özel harekat timi, 1 dalış emniyet güvenlik ve arama kurtarma timi ile muharip uçaklar katıldı. KKTC'den ise 5 sahil güvenlik botu, 2 helikopter, 2 römorkör, 2 bot ve 5 arama kurtarma timi yer aldı. Tatbikatın kara aşaması Girne'de yapıldı. Dün düzenlenen deniz aşaması da sabah saatlerinde başladı. 3 senaryo halinde 'TCSG Yaşam' korvetinde gerçekleştirilen deniz tatbikatını KKTC Başbakanı Ünal Üstel, İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Ahmet Kendir ve Azerbaycan, Pakistan, Libya, Gambiya, Zambiya, Ruanda, Sierra Leone ve Somali’den gözlemciler takip etti.

DÜZENSİZ GÖÇMENLER KURTARILDI

Tatbikatın deniz safhasının ilk senaryosu, Gazimağusa açıklarında, KKTC kara suları dışında gerçekleştirildi. Senaryoya göre; Türk arama kurtarma bölgesi içindeki kuru yük gemisi ile düzensiz göçmen taşıyan ticari yat çarpıştı. Kıbrıs Türk Radyosu'ndan alınan yardım çağrısı ve arama kurtarma merkezine ulaşan tehlike sinyali sonrası ekipler harekete geçti. Deniz üzerinde can yeleğiyle yardım bekleyen kazazedelerin arama kurtarma uçağı ile tespit edilmesi ardından kurtarma çalışması başlatıldı. Arama kurtarma personeli denizdeki bazı kazazedeleri, 'quick strop' yöntemi ve yüzer sedye kullanarak kurtarırken, yaralılar da sağlık kontrolü için helikopterle TCSG Güven gemisine sevk edildi. Ardından kazazedeler, Sahil Güvenlik'e ait korvete ulaştırılıp ilk müdahaleleri yapıldı. Denizde kalan diğer kazazedeler için uçaktan, içinde lastik botun da bulunduğu arama kurtarma kiti atıldı. Kazazedeler daha sonra TCSG Güven’e ait hızlı kurtarma botları vasıtasıyla kurtarıldı ve TCSG Güven’e nakledildi. Diğer kazazedeler, hızlı kurtarma botları aracılığıyla kurtarıldı.

6 BİN FİT YÜKSEKLİKTEN PARAŞÜTLE ATLADILAR

İkinci aşamada arama kurtarma timi, belirlenen hedefe 6 bin fit yükseklikten paraşütle atladı. Tim, kazazedeleri olay yerine gelen sahil güvenlik botuna teslim etti. Denizdeki diğer kazazedeler de TCSG Güven, helikopterler ve Türk Hava Kuvvetleri'ne ait arama kurtarma personeli tarafından kurtarılıp hastaneye götürülmek üzere Gazimağusa Limanı'na sevk edildi. Kaza sonrası kaçmaya çalışan düzensiz göçmenlerin bulunduğu kuru yük gemisine, sahil güvenlik botlarından durması için uyarı anonsları ve önleme manevraları yapıldı. Önleme ve durdurma manevralarına cevap vermeyen kuru yük gemisini zapt etmek ve üzerindeki düzensiz göçmenleri tahliye etmek amacıyla Sahil Güvenlik Özel Harekat Timi tarafından gemiye operasyon düzenlendi. Kuru yük gemisi kontrol altına alındığı sırada düzensiz göçmenler tarafından yangın çıkarılması üzerine mürettebat ve göçmenler, sahil güvenlik botlarıyla tahliye edildi. Yangın, TCSG Güven gemisinden yapılan müdahale ile söndürüldü. Arama kurtarma faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından tatbikata katılan hava ve deniz araçları, TCSG Yaşam'ın önünde selamlama geçişi yaptı.

'DOĞU AKDENİZ HER ZAMANKİNDEN DAHA KRİTİK BİR DÖNEMDEN GEÇMEKTEDİR'

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, tatbikatın ardından açıklama yaptı. Üstel, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere dikkat çekerek, "Bugün Doğu Akdeniz her zamankinden daha kritik bir dönemden geçmektedir. Bölgemizde yeni ittifaklar kurulmakta, yeni askeri yapılanmalar oluşturulmakta ve enerji kaynakları üzerinden yeni hesaplar yapılmaktadır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin son yıllarda hız verdiği silahlanma faaliyetlerini, yabancı askeri güçlerle geliştirdiği iş birliklerini ve bölgemizdeki dengeleri değiştirmeye yönelik girişimlerini yakından takip ediyoruz. Fransa ile yapılan askeri iş birlikleri, Ada'daki yabancı askeri varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve Doğu Akdeniz'de oluşturulmaya çalışılan yeni dengeler bizim açımızdan dikkatle değerlendirilmektedir. Ancak herkes şunu çok iyi bilmelidir; Kıbrıs Türk halkı yalnız değildir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yalnız değildir. Bu toprakların arkasında güçlü bir devlet, güçlü bir ordu ve güçlü bir millet vardır. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti'nin etkin ve fiili garantörlüğü, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin temel teminatıdır" dedi.

'TÜRKİYE'NİN GÜCÜ, DOĞU AKDENİZ'DE BARIŞIN GÜVENCESİDİR'

Türkiye'nin bölgede artan gücü ile son yıllarda savunma sanayinde önemli başarılara imza attığının altını çizen Üstel, bu gücün aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının da gücü olduğunu belirterek, "Türkiye'nin bölgede artan gücü, savunma sanayisindeki tarihi başarıları, diplomatik etkinliği ve küresel ölçekte yükselen konumu sadece Türkiye'nin değil, Kıbrıs Türk halkının da gücüdür. Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri, dünyanın en güçlü ordularından biridir. Türk savunma sanayisi kendi gemisini, kendi hava savunma sistemlerini, kendi helikopterini, kendi füzesini ve kendi insansız hava araçlarını üreten bir seviyeye ulaşmıştır. Türkiye artık sadece bölgesel değil, küresel ölçekte söz sahibi olan güçlü bir devlettir. Bu güç, Kıbrıs Türk halkının da gücüdür. Bu güç, Doğu Akdeniz'de barışın güvencesidir. Bu güç, Mavi Vatan'ın güvencesidir. Kıbrıs meselesinde de duruşumuz nettir. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü kabul edilmeden, Ada'daki iki halk ve iki devlet gerçeğine dayanılmadan ortaya konulacak hiçbir çözüm modeli sürdürülebilir olmayacaktır. Geçmişte başarısız olan yaklaşımların yeniden denenmesinin kimseye faydası yoktur. Kıbrıs Türk halkı kendi devletinden, egemenlik haklarından ve eşit statü talebinden vazgeçmeyecektir. Dünyaya çağrımız nettir; Doğu Akdeniz'de kalıcı barışın yolu; Kıbrıs Türk halkının haklarının teslim edilmesinden, Ada'daki gerçeklerin kabul edilmesinden ve iki tarafın eşitliği temelinde yeni bir anlayışın geliştirilmesinden geçmektedir" diye konuştu.

'BİZ SAVAŞ İSTEMİYORUZ'

Üstel, bu topraklarda misafir olmadıklarını, bu toprakların sahibi olduklarını vurgulayarak, "Bu devleti büyük bedeller ödeyerek kurduk. Özgürlüğümüzü büyük fedakarlıklarla kazandık. Bugün sahip olduğumuz huzur ve güvenlik ortamının arkasında ise kahramanlarımızın fedakarlıkları vardır. Bu nedenle Şehit Teğmen Caner Gönyeli Tatbikatı yalnızca bir eğitim faaliyeti değildir. Bu tatbikat aynı zamanda güçlü bir mesajdır, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin tesadüflere bırakılmayacağının mesajıdır. Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşliğin ve ortak savunma anlayışının sarsılmaz olduğunun mesajıdır. Doğu Akdeniz'de barışın korunması için gerekli her türlü hazırlığın yapıldığının mesajıdır. Biz savaş istemiyoruz. Biz gerginlik istemiyoruz. Biz bölgemizde barış, istikrar ve iş birliği istiyoruz. Ancak barışın en büyük güvencesinin güçlü olmak olduğunu da biliyoruz. Caydırıcı olmak, hazırlıklı olmak ve güçlü olmak zorundayız. Bugün burada gördüğümüz tablo da tam olarak budur; hazır bir devlet, hazır bir ordu, hazır bir millet" dedi.

BAKAN YARDIMCISI YİĞİTBAŞI: MİLLİ GEMİLERİMİZ, SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞIMIZI GÜÇLENDİRECEK

İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı ise arama kurtarma faaliyetlerinin insan hayatına verilen değerin en somut göstergelerinden biri olduğunu işaret ederek, "Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemiz; jeopolitik konumu ve yoğun deniz trafiği ile arama kurtarma faaliyetlerinde büyük bir görev alanına sahiptir. Mavi Vatan denizlerimizdeki tek genel kolluk kuvveti olan Sahil Güvenlik Komutanlığımız; kurulduğu günden bugüne üstlendiği tüm görevlerde yüksek sorumluluk bilinciyle hareket etmekte, aziz milletimizden aldığı destekle vazifelerini yerine getirmektedir. Ayrıca bu yıl ilk kaynağı yapılarak iki yıl içerisinde hizmete girmesini planladığımız tamamen yerli ve milli imkanlarla inşa edilecek Milli Sahil Güvenlik Gemilerimiz, Mavi Vatan'da göreve başlayarak Sahil Güvenlik Komutanlığımızı daha da güçlendirecektir" diye konuştu.

KORAMİRAL KENDİR: YARDIM ÇAĞRILARINA KARŞILIK VERMEK HAYATİ BİR ZORUNLULUKTUR

Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Ahmet Kendir de tatbikatın Doğu Akdeniz'de, KKTC hava sahası, kara suları ve ana karası ile Türkiye'nin arama kurtarma bölgesi içerisindeki uluslararası sularda gerçekleştirildiğini belirterek, "Denizde ve karada ortaya çıkabilecek arama kurtarma ihtiyaçlarını tespit etmek, arama kurtarma faaliyetlerindeki müdahale süresini en aza indirmek, her iki ülkenin arama kurtarma teşkilat ve unsurlarının eğitim seviyesi ile birlikte karşılıklı koordinasyon ve iş birliğini geliştirmek maksadıyla icra edilmiştir. Kara ve deniz safhalarında üç farklı senaryoya istinaden icra edilen tatbikatımızda, planlanan arama kurtarma faaliyetleri başarıyla gerçekleştirilmiştir. Bu tatbikat ile sorumluluk sahamızda, her türlü deniz ve hava koşulunda, zaman ve mekan fark etmeksizin gerçekleştirilecek arama kurtarma faaliyetlerinin, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından karşılıklı iş birliği içerisinde, başarı ile icra edilebileceği ulusal ve uluslararası kamuoyuna bir kez daha gösterilmiştir. Denizde ve karada; bizlere ihtiyacı olan insanların yardım çağrılarına en kısa sürede karşılık vererek onlara ulaşmak, son derece hayati bir zorunluluktur" dedi. (DHA)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber