Trafik cezalarının artırılmasını içeren kanun teklifinin bazı maddeleri kabul edildi

Gizem CENGİL/ ANKARA, (DHA)- TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülen trafik cezalarının artırılmasını içeren kanun teklifinin 3'üncü, 4’üncü, 5’inci ve 6’ıncı maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, gündemindeki konuları görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Bingöl, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi. Söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, Kocaeli'de yaşanan sorunlardan bahsederek, “Biliyorsunuz, Kocaeli'de, Türkiye gündemine düşen, metroya bağlı olduğunu düşündüğümüz ve Gebze'de 4 vatandaşımızın kaybına neden olan bir bina çöktü. Yetmiş gün oldu. İddiamız şu, bu binanın çökmesi tamamen metro inşaatıyla ilgilidir ama maalesef yetmiş gündür bir rapor çıkmadı. Biz, bunun sonucunu bekliyoruz. Burada 20 daire boşaltıldı ve aşağı yukarı 200 kişi arkadaşlarında, komşularında ve sosyal tesislerde yaşıyorlar. Bu insanlar artık sıkıştırılmaya başlandı. ‘Yani biz sizin dairenizi veremiyoruz, isterseniz gelin TOKİ'den ev verelim. TOKİ'den vereceğimiz evin yüzde 50'sini siz karşılayın, yüzde 50'sini biz karşılayalım’ deniliyor. Bakın, vatandaşın burada hiçbir suçu yok. Bir metro inşaatı yaparken gelmişsiniz, bu bina yıkılmış, şimdi diyorsunuz ki vatandaşa ‘Evet, gelin, biz bu binayı yapalım. Siz buna ortak olun.’ Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bunun dışında son durum nedir orada? Yeni yeni olaylar oluyor metro hattı üzerinde. Mesela binaların diplerinde, metro hattına yakın binaların diplerinde obruklar oluşmaya başladı, obruklar ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Gündem dışı konuşmaların ardından TBMM Genel Kurulu’nda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Söz alan Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen, “Gümrük Kanunu’ndaki bir düzenlemeyle 30 Euro’nun altındaki alışverişlere ilişkin muafiyet kaldırılmıştır. Bu yani Türkiye maliyesinin 30 Euro’dan aşağı yapılan bir alışverişteki istisnalara muhtaç hale gelmesi büyük bir utanç vesilesidir. Bu utanılacak bir şeydir ya! 30 Euro’ya ne satın alınabilir ki, ne satın alınabilir ? Buradaki gümrük istisnasını kaldırıyorsun. Ama ben iktidara çağrı yapıyorum, tüketici korumanın yolları var. Bakınız burada doğrudan marka ismi vermekten de çekinmeyeceğim. Columbia Delta Ridge Mont diye bir mont Columbia'nın mağazasında, internet sitesinde değil, 150 dolara yani 6 bin 450 liraya satılırken Türkiye mağazasının satış fiyatı 17 bin 999 liradır, tam 3 kattır. Eğer kamu otoritesi bir şekilde gücünü ve iradesini kullanacaksa tüketiciyi korumak için kullanmalıdır, yoksa ithalat kartellerini koruyacak yönde alınacak tedbirlerle bunu sağlayamaz” dedi.
İYİ PARTİLİ ÇÖMEZ: ‘TÜRKİYE'NİN EN TEMEL PROBLEMİ GIDA ENFLASYONUDUR’
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, gıda enflasyonunun Türkiye'nin başlıca sorunlarından biri olduğunu söyledi. Çömez, “Türkiye derin bir sefaletin pençesinde ne yazık ki ve halkın 30 milyonu maalesef açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Tabii, Türkiye'nin en temel problemi enflasyon ve konut enflasyonu, barınma enflasyonu dışında gıda enflasyonu da Türkiye'nin sorunlarının en başında geliyor. Tabii, yıllardır, bu iktidarın tarımı korumadığını, çiftçiyi korumadığını, hayvan yetiştiricisini korumadığını biliyoruz, görüyoruz; rakamlarıyla, bilgileriyle, belgeleriyle birçok seferler burada paylaştık ve bunu tekrar konuşmaya, gündeme getirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
MHP’Lİ KILIÇ: SU YOKSA HAYAT DA YOK, BEKA DA YOK MAALESEF
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Enerji Verimliliği Haftası’nın çeşitli başlıklar altında gündeme taşınacağını ifade ederek, “Çiftçimizin uğraştığı iki büyük sorun üzerinde bu hafta münasebetiyle şöyle kısaca duralım. Tarımda iki büyük sorunla boğuşuyor çiftçimiz; biri enerji masrafları, diğeri de kapıya dayanan kuraklık. Bu ikisi birbirinden ayrı şeyler değil, aynen etle tırnak gibi. Size sahadan, bizzat yerinden konuşmak istiyorum. Konya kapalı havzasında, Nevşehir'de yer altı suyu her sene ne kadar çekiliyor biliyor musunuz? Ortalama 2 metre. Eskiden dedelerimiz 50 metreyi kazdığında su buluyordu. Şimdi, iniyoruz 200 metreye, hatta Derinkuyu'da 350-400 metreyi zorluyoruz. Soruyorum size; suyun 400 metre aşağı kaçması ne demek? Belki bu soruya pek çok cevap verilebilir, ben şöyle bir cevap veriyorum. Daha güçlü bir motor demek, o motorun suyu çekmesi için 3 kat, 4 kat daha fazla elektrik yakması demek. Bu durum açıkça şunu ifade ediyor. Vahşi sulamayla tarlaya saldığımız suyun yarısı daha bitkiye, o yetiştirilen ürüne varmadan buharlaşıp maalesef havaya karışıyor. Uçup giden sadece su mu? Değil. Çiftçinin cebindeki zaten çok az olan o para uçuyor, bu ülkenin enerjisi havaya gidiyor. Bizim çiftçimiz toprağına sevdalıdır ama su tükeniyor sayın milletvekilleri, su tükeniyor. Artık modern sulama yöntemleri, damlama sistemi, daha başka, bizim burada gündeme getirmeye çalıştığımız pek çok sistem, işin yetkililerinin çok daha iyi bildiği sistemler bir tercih değil bir mecburiyet; altını çiziyorum, mecburiyet. Çiftçinin üzerindeki şu elektrik yükünü bir hafifletelim diyoruz. Güneş enerjisi kurmak isteyen çiftçilerimizin önünü açalım. Hibe mi verilecek, çiftçiye bu konuda yardımcı olalım. Çünkü tarladaki yangını söndüremezsek o yangın yarın marketlere, mutfağa sıçrıyor. Sözün özü şu; suyu korumak, sadece musluğu kısmak değildir, vatan toprağını korumaktır. Su yoksa hayat da yok, beka da yok maalesef” dedi.
CHP’Lİ GÜNAYDIN: BUGÜN YAŞANAN TABLO SON 50 YILIN EN AĞIR KURAKLIK KOŞULLARI ALTINDA
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Ankara'nın su sorununa değinerek, “Bugün yaşanan tablo son 50 yılın en ağır kuraklık koşulları altında suyun adil, dengeli ve sürdürülebilir bir biçimde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Ankara'da 2025 yılı hidrolojik veriler açısından son 50 yılın en kurak yılıdır. Barajlara gelen toplam su miktarı tarihsel olarak en düşük seviyelere gerilemiş, artan nüfusa rağmen kişi başına düşen günlük su miktarı Gerede hariç 55 litreye kadar düşmüştür. Ankara'nın yaklaşık 200 günlük suyunun tamamını kuraklık yokmuş gibi davranıp hoyratça bir anda tüketilmesine seyirci kalmamızı mı bekliyorsunuz? İnsanların susuz kalma endişesi üzerinden siyaset üretmek, suyu bir polemik aracı haline getirmeye çalışmak ne doğru ne de etik bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.
AKP’Lİ USTA: HER TÜRLÜ TERÖR ÖRGÜTÜYLE DE MÜCADELE EDEN BİZİZ
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Türkiye'nin Suriye'de bir savaşın tarafı olmadığını ve olmayacağının altını çizdi. Usta, “Suriye'de, Halep'te yaşananlar elbette ki hepimiz için çok endişe verici olaylar. 13 yıldır savaşın bedelini ağır olarak ödemiş, yine savaştan kaçarak ülkemize sığınmış Suriyelilerin artık barış ve huzur içerisinde yaşamaları, terör örgütlerinin derhal oradan temizlenmesi hepimizin en önemli önceliğidir. Türkiye bölgede barışın teminatıdır. Askerlerimiz asla ve kata hiçbir zaman orada bir savaşın tarafı olmamıştır ve olmayacaktır. Bizim görevimiz, hepimizin görevi, barışın temini, sivillerin korunması, Suriye'nin bir kaosa ve iç savaşa gitmemesidir. Bunun için hepimizin sorumluluğu vardır çünkü Suriye'deki kaos ve iç savaş en çok bize, ülkemize ve bölgemize zarar vermektedir. Suriye Suriyelilere bırakılmalı ve kendi yönetimine de herkesin destek olması gerekmektedir. 10 Mart Mutabakatı'na acilen de uyulmalıdır. Suriye'ye sırt çevirenler kim hepimiz çok iyi biliyoruz. Suriyeliler zamanında savaştan kaçıp geldiğinde biz ‘kardeş ülkemiz’, ‘dost insanlarımız’ diyerek, zamanında Osmanlı'nın topraklarında yer almış ve güven içerisinde yaşamış bu insanları kardeşlerimiz bilerek dilini, dinini, ırkını, kökenini ayırt etmeksizin hepsine ev sahipliği yaptık, kapımızı açtık. Bugün bölgede PKK'yla da IŞİD'le de DAEŞ'le de her türlü terör örgütüyle de mücadele eden biziz, bunu karıştırmamak gerekiyor” diye konuştu.
Görüşmelerin ardından Yeni Yol Partisi, İYİ Parti, DEM Parti ve CHP’nin grup önerileri kabul edilmedi. Trafik cezalarının artırılmasını içeren kanun teklifinin 3'üncü, 4’üncü, 5’inci ve 6’ıncı maddesi kabul edildi. Kurulda, teklifin 7’nci maddesinin oylamasına geçilmeden önce yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısı bulunamaması üzerine, TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi 13 Ocak saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. (DHA)





