Geri Dön
AnkaraUzmanı uyardı: Hipertansiyon yıllarca belirti vermeyebilir

Uzmanı uyardı: Hipertansiyon yıllarca belirti vermeyebilir

Uzmanı uyardı: Hipertansiyon yıllarca belirti vermeyebilir

ANKARA, (DHA)- KARDİYOLOJİ Uzmanı Prof. Dr. Emre Durakoğlugil, hipertansiyonun Türkiye’de giderek yaygınlaşan önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, “Yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 30’u yüksek tansiyon hastası. Hastaların büyük bölümü durumundan habersiz yaşamaktadır. Hipertansiyon uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebilir. Düzenli tansiyon ölçümü, erken tanı ve yaşam tarzı değişiklikleri; kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği riskini azaltmada hayati önem taşımaktadır” dedi.

Güven Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Emre Durakoğlugil, hipertansiyon hakkında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Durakoğlugil, Türkiye’de yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 30’unun yani 15 milyonu aşkın kişinin yüksek tansiyon hastası olduğunu belirterek, “Bu kişilerin yaklaşık yarısı hastalığından habersiz yaşamaktadır. Tanı alan hastaların da yalnızca 3’te 1’i kan basıncını hedef değerlerde tutabilmektedir. Hipertansiyon ülkemizde kalp krizi ve felç kaynaklı ölümlerin birincil risk faktörü olmayı sürdürmekte. 45 yaş üzeri nüfusun yüzde 40'ından fazlasında hipertansiyon görülüyor ve kentsel yaşam tarzı, hareketsizlik ile yüksek tuz tüketimi bu yayılımı hızlandırmaktadır” diye konuştu.

‘BELİRTİ OLMAKSIZIN YILLARCA İLERLEYEBİLİR’

Hipertansiyonun en tehlikeli özelliğinin uzun yıllar boyunca hiçbir belirti vermeksizin ilerleyebilmesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Durakoğlugil, “Bu nedenle pek çok kişi kalp krizi ya da felç gibi ağır bir komplikasyon yaşayana dek hastalığından haberdar değildir. Kan basıncı aşırı yükseldiğinde veya kronik hasar belirginleştiğinde ortaya çıkabilecek uyarı işaretleri vardır. Özellikle sabah saatlerinde baş ağrısı ve ense ağrısı, çarpıntı, görme bulanıklığı, baş dönmesi, kulak çınlaması, nefes darlığı ve burun kanaması dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor. Toplumumuzda ‘tansiyonum yüksek olsa kendim hissederim’ gibi yaygın ama son derece tehlikeli bir yanılgı bulunuyor. Oysa hipertansiyon, hiçbir şikâyet vermeden yıllarca sessizce seyredebilir ve bu süreçte damarları, kalbi, böbrekleri ve beyni tahrip etmeye devam eder. Beklememek gerekiyor; her yetişkinin düzenli aralıklarla kan basıncını ölçtürmesi şart” dedi.

‘TEDAVİDE İLAÇ KADAR YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ DE BELİRLEYİCİ’

Prof. Dr. Durakoğlugil, hipertansiyon tedavisinin ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişikliği olmak üzere iki temel ayaktan oluştuğunu belirterek, “Erken evre vakalarda ilaçsız önlemler kan basıncını kontrol altına almak için yeterli olabilir. Ancak orta ve ileri evrelerde ilaç tedavisi kaçınılmazdır. İlaç sadece kan basıncını düşürmekle kalmayıp organ hasarını önlemede de belirleyici bir işlev görmektedir. Tuz tüketimini günde 5 gramın altına indirmek, haftada 150 dakika düzenli aerobik egzersiz, sağlıklı kilo yönetimi, alkolün sınırlandırılması ve sigaranın bırakılması; bunların her biri kan basıncı üzerinde ölçülebilir, kanıtlanmış bir etki yaratıyor. Düzenli ölçüm, erken tanı ve yaşam tarzı değişikliklerinin bir araya gelmesiyle hipertansiyona bağlı kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği vakaları büyük ölçüde önlenebilir. Yılda en az bir kez tansiyonunuzu ölçtürün; 40 yaş üzerindeyseniz ya da ailenizde hipertansiyon varsa bunu altı ayda bir yapın. Belirti beklemeden harekete geçmek, bu hastalıkta hayat kurtarır. Çünkü hipertansiyon sessiz ilerler; ama zararları sessiz olmaz. Şüphe duyduğunuzda beklemeden bir kardiyoloji uzmanına başvurun; erken tanı, sağlıklı bir geleceğin en sağlam güvencesidir” diye konuştu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber