Geri Dön
Antalya1100 dönümlük alan, 'Antalya Tarım Teknokenti' ile tarım inovasyon merkezine dönüşecek

1100 dönümlük alan, 'Antalya Tarım Teknokenti' ile tarım inovasyon merkezine dönüşecek

1100 dönümlük alan, 'Antalya Tarım Teknokenti' ile tarım inovasyon merkezine dönüşecek

Aysu DURSUN/ANTALYA, (DHA)- AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) tarafından hayata geçirilen ve Antalya'yı tarım teknolojileri alanında Akdeniz'in inovasyon merkezi haline getirmesi hedeflenen Antalya Tarım Teknokenti Projesi kamuoyuna tanıtıldı. Cumhurbaşkanlığı kararıyla teknoloji geliştirme bölgesi ilan edilen Aksu'daki 1100 dönümlük alanda kurulacak teknokentte, tarımsal AR-GE, akıllı tarım, yapay zeka uygulamaları, bitki ıslahı, gen bankası, prototipleme merkezleri ve sürdürülebilir üretime yönelik çalışmalar yürütülecek. AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Bu projenin değerini belki bugün değil ama 10 yıl sonra herkes anlayacak" dedi.

AÜ Sosyal Tesisleri Kır Bahçesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısına, Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz ve basın mensupları katıldı. Toplantının açılışında 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü dolayısıyla gazetecilerin gününü kutlayan Prof. Dr. Özlenen Özkan, gazeteciliğin önemine vurgu yaptı. Basın mensuplarının üniversitenin yaptığı çalışmaları kamuoyuna ulaştırmada önemli rol üstlendiğini belirten Özkan, “Yaptığımız işleri insanlara siz duyurdunuz. Bizim yaptığımız iş 1 ise siz onu 10 olarak anlattınız. Doğru bilginin topluma ulaşmasını sağlayan sizlersiniz. İyi ki varsınız" diye konuştu.

'1100 DÖNÜMLÜK ALAN TARIM TEKNOKENTİ İLAN EDİLDİ'

Cumhurbaşkanlığı kararıyla Aksu'daki 1100 dönümlük arazinin teknoloji geliştirme bölgesi ilan edildiğini belirten Prof. Dr. Özlenen Özkan, “13 Eylül 2025 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kararnamesiyle Aksu'daki 1100 dönümlük arazimiz Tarım Teknokenti olarak ilan edildi. Bu bizim için son derece önemli bir adımdı. İlk göreve geldiğimiz günden itibaren bu alanı nasıl tarıma ve teknolojiye kazandırabiliriz diye düşündük. Tarım ile teknolojiyi aynı çatı altında buluşturacak bir model oluşturduk" diye konuştu. Arazinin EXPO 2016 Alanı ile Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nün (BATEM) yanında bulunduğunu belirten Özkan, alanın son derece verimli ve sulak bir arazi olduğunu söyledi.

'BİLİME, TARIMA VE ANTALYA'YA KAZANDIRDIK'

Söz konusu alanın farklı amaçlarla değerlendirilme ihtimali bulunduğunu anlatan Özkan, “Bu arazi teknokent ilan edilmeseydi TOKİ tarafından alınacaktı. Biz bu alanı tekrar bilime, tarıma ve Antalya'ya kazandırdık. Aynı zamanda buranın imara açılıp yapılaşmasının da önüne geçilmiş oldu. Bunun da çok önemli bir kazanım olduğunu düşünüyorum" dedi. Projenin uzun vadeli bir yatırım olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Ben bu projenin ne kadar değerli olduğunun belki bugün değil ama 10 yıl sonra anlaşılacağını düşünüyorum. Bu vizyoner bir proje. Antalya'ya, tarıma, bilime ve üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

AKILLI TARIMDAN YAPAY ZEKAYA KADAR GENİŞ YELPAZE

Tarım Teknokenti içerisinde yalnızca klasik tarımsal üretimin değil, yüksek teknolojiye dayalı AR-GE çalışmalarının yürütüleceğini de belirten Özkan, alanda AR-GE ve ÜR-GE merkezleri, laboratuvarlar, sera ve deneme alanları, bitki ıslahı laboratuvarları, izolat ve gen bankası, inovasyon kuluçka merkezleri ile sosyal tesislerin yer alacağını söyledi. İklim krizinin tarım üzerindeki etkilerine dikkati çeken Özkan, “Artık önemli olan sadece tarım yapmak değil; daha az suyla daha verimli üretim yapmak. Bugün 10 metrelerden çıkan suyu artık 200 metrelerde buluyoruz. Susuz tarım, dayanıklı tohumlar ve akıllı tarım uygulamaları geleceğin en önemli başlıkları olacak" dedi.

'ÜNİVERSİTE İLE ÖZEL SEKTÖRÜ BULUŞTURACAK'

Projede özel sektörün önemli rol üstleneceğini kaydeden Özkan, üniversitelerde geliştirilen projelerin ekonomik değere dönüşmesi için özel sektörle iş birliğinin şart olduğunu belirterek, “Bu alan üniversiteyi, bilimi ve özel sektörü buluşturacak. Burada gerçekten AR-GE yapan firmalar yer alacak. Her firmaya izin verilmeyecek. Amacımız sadece yer tahsis etmek değil, katma değer üreten şirketleri burada toplamak" diye konuştu.

'AMAÇ TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK'

Toplantıda gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Özlenen Özkan, Tarım Teknokenti'nde tohum teknolojileri ve gen bankası çalışmalarının yürütüleceğini belirtti. Özkan, “Bitki ıslahı, izolat ve gen bankası aslında bunun karşılığı. Bizim amacımız tarımı dışarıya bağımlı olmaktan kurtarmak. Bir tohumdan daha yüksek verim alabilmek, stratejik ürünlerde verimliliği artırmak istiyoruz" dedi. Ata tohumlarına yönelik çalışmaların da gündeme gelebileceğini belirten Özkan, bu konuda bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda hareket edileceğini söyledi.

'COP31 İLE ORGANİK BAĞI YOK, ANCAK AYNI VİZYONU PAYLAŞIYOR'

Gazetecilerin COP31 süreciyle ilgili sorularını da yanıtlayan Özkan, Tarım Teknokenti'nin doğrudan COP31 kapsamında geliştirilen bir proje olmadığını belirterek, “Bu üniversitenin teknokenti. COP31 ile organik bir bağı yok. Ancak sürdürülebilir tarım ve iklim krizi açısından anlatılabilecek önemli bir örnek olacak" dedi. İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında geliştirilecek projelerin teknokentin temel amaçlarından biri olduğunu belirten Özkan, “Daha az su kullanan, çevreyi kirletmeyen, sürdürülebilir üretim modelleri geliştirilecek. Yapay zekadan akıllı tarıma kadar birçok teknoloji burada kullanılacak" diye konuştu.

'BU BİR ANTALYA VE TÜRKİYE PROJESİ'

Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz ise projenin yalnızca üniversiteye ait bir çalışma olmadığını kaydetti. Yavuz, “Bu sadece Akdeniz Üniversitesi'nin değil, Antalya'nın ve Türkiye'nin projesidir. Bunun bürokratik süreci yaklaşık 4 yıl sürdü. 2020 yılından bu yana yoğun şekilde çalışıyoruz. 2022 yılında dönemin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'tan ön onay almıştık. Resmi Gazete'de yayımlanması ise 2025 yılında gerçekleşti" dedi.

391 PROJE, 276 FİRMA, 18 MİLYAR LİRALIK CİRO

Mevcut Antalya Teknokent'in ulaştığı büyüklüğe ilişkin de bilgi veren Yavuz, teknokent bünyesinde halen 391 projenin yürütüldüğünü, 276 firmanın faaliyet gösterdiğini, 80 akademisyen ve 34 öğrenci firmasının çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Teknokentte 2 binden fazla AR-GE personelinin görev yaptığını aktaran Yavuz, bugüne kadar 105'in üzerinde patent üretildiğini, toplam AR-GE cirosunun 18 milyar liraya, AR-GE ihracatının ise 182 milyon dolara ulaştığını kaydetti.

400 FİRMAYA KADAR EV SAHİPLİĞİ YAPACAK

Tarım Teknokenti'nin tamamlanmasının ardından yaklaşık 30 ila 50 bin metrekarelik kapalı alanda 100 firmaya doğrudan yer verileceğini belirten Yavuz, kuluçka ve girişimcilik merkezleriyle birlikte toplam 400 firmaya ev sahipliği yapılmasının hedeflendiğini söyledi. Teknokentlerin üretim alanı değil AR-GE alanı olduğuna dikkati çeken Yavuz, “Burada geliştirilen projeler daha sonra Organize Sanayi Bölgeleri ve Serbest Bölge'de üretime dönüşecek. Biz girişimleri büyüteceğiz, olgunlaştıracağız ve üretime göndereceğiz" dedi.

'ÜNİVERSİTEYE MALİYETİ DEĞİL KAZANCI OLACAK'

Projenin finansman modeline ilişkin de bilgi veren Yavuz, Tarım Teknokenti'nin yap-kirala-devret modeliyle hayata geçirileceğini belirterek, “Üniversitenin ya da teknokentin cebinden herhangi bir yatırım çıkmayacak. Firmalar kiralama modeliyle yatırım yapacak. Arazi tamamen üniversiteye ait kalacak. Tahsis edilmeyecek, sadece kiralama yapılacak" diye konuştu.

Prof. Dr. Özlenen Özkan da projenin üniversiteye maliyet oluşturmayacağını belirterek, “Bizim hiçbir maliyetimiz olmayacak. Tam tersine üniversiteye kazanç sağlayacak. Firmaların yatırım büyüklüğüne göre gelir modeli oluşacak. Kazan-kazan anlayışıyla yürütülen bir proje" dedi. (DHA)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber