Geri Dön
AntalyaAntalya'da sıfır atık hareketi başlıyor

Antalya'da sıfır atık hareketi başlıyor

Antalya'da sıfır atık hareketi başlıyor

Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)- EMİNE Erdoğan'ın kurucusu ve Onursal Başkanı olduğu Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde Antalya'da düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı'nda, Vali Hulusi Şahin başkanlığında Antalya Sıfır Atık Koordinasyon Kurulu kurulacağı açıklandı.

Türkiye'de 2017'de Emine Erdoğan öncülüğünde kurulan Sıfır Atık Vakfı'nın Türkiye Sıfır Atık Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları kapsamında Antalya Sıfır Atık Çalıştayı gerçekleştirildi. Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın himayeleri ve vizyonu ile çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı'nın, 81 ilde 'Yerelden Ulusala İsraf ve Atık' temalı çalıştaylar çevre ve insan sağlığının korunması, kaynakların verimli kullanılması, israfın önlenmesi ve çevre bilincinin yaygınlaştırılması, sıfır atık uygulamalarını güçlendirmek, yerel aktörlerin katkılarını belirlemek ve ulusal stratejilere ışık tutmak amacıyla düzenleniyor.

Antalya Sıfır Atık Çalıştayı'na Vali Hulusi Şahin, NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş katıldı. Çalıştay kapsamında oluşturulan masalarda gün boyunca alanında uzman isimler fikirlerini sunuyor.

İNSANLIK BÜYÜK YOL AYRIMINDA

İnsanlığın bugün bir yol ayrımında olduğuna dikkati çeken Vali Hulusi Şahin, “Biz bu dünya organizmasının kanseri miyiz, yoksa faydalı hücreleri mi olacağız? Endüstri devriminden sonra insanoğlu çok hızlı bir şekilde artmaya başladı. Nüfusu kendini katlaya katlaya devam etti. İnsanlık serüveni eğer 300 bin yıl ise son 300 yılda 500 milyonlardan milyara, milyardan 2 milyara derken birkaç yılın içerisinde 8 milyarlık nüfusa ulaştı. Bu 8 milyarlık nüfus kendinden önceki birkaç yüz yıl önceki bir kişinin tükettiği enerji, ekosisteme birey olarak çok daha fazla yük indirmeye başladı. Ve bu dünya artık bunu kaldıramaz hale geldi. Fakat insanoğlu aynı zamanda kanserli hücrede olmayan bir bilince sahip. Eğer biz insansak, bizi bir bilinçle, bir anlayışla donattıysa yaradan, bunu kullanmak durumundayız. Ve yaptığımızı geri dönüştürecek bilince, zihniyete, kararlılığa, iradeye de sahip olduğumuz kanaatindeyim. En azından böyle bir potansiyelimiz var. Nitekim son 20-30 yılda çok yoğun bir şekilde ne yaptık? Bu dünyaya nasıl bir yük bindiriyoruz ve ne tür zararlar veriyoruz, artık insanoğlu konuşmaya başladı. Konuşmanın ötesinde aksiyon almaya başladı" dedi.

COP 31 BÜYÜK BİR FIRSAT

Bu konuda BM'nin Antalya'da düzenleyeceği COP31'in çok büyük sorumluluk ve büyük bir fırsat olduğunu dile getiren Vali Şahin, “Fırsat niye, biz bir model ortaya koyabiliriz. Öncelikle biz Türkler 11'inci yüzyılda Anadolu'ya geldiğimiz zaman Anadolu neydi? Ve bu aradan geçen bin yılda Anadolu ne noktalardı? Biz şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Biz Türkler Anadolu'yu bulduğumuzdan çok daha iyi durumda muhafaza ettik. Antik kentleri koruduk. Tarihi eserlere dokunmadık. Ormanların miktarını artırdık. Ve Anadolu bin yıl öncesine göre daha iyi bir hal içerisine geldi. En azından şu son 50 yıl öncesine kadar. Ama nüfusumuz hızla arttı. Antalya'da bugün biz yaklaşık 3 milyon nüfusumuz var. Bunun çok üzerinde neredeyse 10 katı kadar yani 30 milyona yakında misafir alıyoruz. Sadece insan yaşamıyor. Burada dünyanın en büyük operasyonlarından biri, turizm operasyonlarından biri yürütülüyor. Türkiye'nin neredeyse gıdasının önemli bir kısmı bu şehirden karşılanıyor. Ticaret ve sanayi yapıyoruz. Ama bunu tüketerek, yok ederek, kazanmayı, başarmayı, sadece ne pahasına olursa olsun daha fazla kazanmak olarak algılarsak sonunda bir kanser hücreden farkımız olmaz. Ama biz başarmayı paylaşarak, sürdürülebilir bir şekilde kazanarak da yapabileceğimizi göstermeliyiz" diye konuştu.

HER YIL MİLYARCA TON ATIK ÜRETİLİYOR

Eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bugün iklim değişikliğinin insanlığın ortak geleceğini şekillendiren en temel sınamalardan biri olduğuna dikkati çekerek, “Bu kriz yalnızca çevreyi değil, kalkınmayı, gıda güvenliğini, ekonomik istikrarı ve kuşaklar arası adaleti de doğrudan etkilemektedir. Bu küresel tablonun en önemli başlıklarından biri ise atık yönetimidir. Dünyada her yıl milyarlarca ton atık üretilirken, doğal kaynaklar hızla tükenmekte, israf yalnızca ekonomik değil aynı zamanda çevresel ve ahlaki bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. İsraf edilen her kaynak gelecek nesillere devredilen çevresel risk anlamına gelir. Bu nedenle çevre ve iklim politikalarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarıyla değil, gelecek nesillerin haklarını gözeten bütüncül bir anlayışla ele almalıyız. Çünkü iklim krizi sınır tanımıyor. Çözümü de ancak güvene dayalı uluslararası işbirliği, güçlü çok taraflılık ve ortak sorumluluk anlayışıyla mümkün olabilir. Türkiye olarak biz de bu mücadeleye insanı, tabiatı ve adaleti merkez alan bir yaklaşımla katkı sunuyoruz" dedi.

SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ ORTAK AKILDA

Emine Erdoğan'ın himayelerinde 2017 yılında başlatılan sıfır atık hareketinin, bu anlayışın en güçlü tezahürlerinden biri olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, “Kısa sürede ulusal bir çevre girişiminin ötesine geçmiş, sürdürülebilir üretim ve tüketim kültürünü küresel bir ölçekle teşvik eden örnek bir dönüşüm hareketine dönüşmüştür. Bu çalıştaylar da bu vizyonun yerelde güçlenmesini sağlayacak önemli bir adımdır. Yerelden ulusal anlayışıyla yürütülecek bu süreç, kamu kurumları, belediyeleri, üniversiteleri, özel sektörü, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşlarımızı aynı hedef etrafında buluşturmaktadır. Çünkü çevre sorunları her şehirde farklı biçimlerde ortaya çıksa da çözümün ortak faydası katılımcılık, işbirliği ve ortak akıldır. Bu çalıştaylar sayesinde şehirlerimiz kendi verilerini üreten, çözüm geliştiren ve ulusal politikalara yön veren aktif paydaşlar haline gelecektir. Yerelde ortaya çıkan bilgi ve tecrübe ulusal stratejilerimizi besleyecek, Türkiye'nin uluslararası iklim diplomasisini daha da güçlendirecektir" diye konuştu.

ANTALYA KRİZİN TAM ORTASINDA

İklim değişikliğine dikkati çeken AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya'nın da bu krizin tam ortasında olduğunu söyledi. Rektör Özkan, Akdeniz havzasının, küresel ortalamadan yaklaşık yüzde 20 daha hızlı ısındığını, su kaynakları üzerindeki baskının arttığını, kıyı alanları, ekosistemler ve bu kaynaklara dayanan ekonomik hayatın giderek daha kırılgan hale geldiğini kaydetti. Sürdürülebilir ve İklim Dostu Yerleşke Projesi ile kampüsü sürdürülebilir uygulamaların denendiği yaşayan laboratuvara dönüştürmeyi hedeflediklerini anlatan Prof. Dr. Özkan, COP31 sürecine yönelik olarak sıfır atık, temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, gıda güvenliği, iklim dirençli şehirler, okyanuslar ve denizler gibi alanlarda disiplinler arası araştırmaları desteklediklerini de söyledi.

KAMPÜSTE SIFIR ATIK YÖNETİM SİSTEMİ

Çocuklara bırakılacak en değerli mirasın, daha fazla tüketilmiş bir dünya değil toprağı, suyu, havası ve umudu korunmuş bir gelecek olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özkan, “AÜ olarak bu sorumluluğu yalnızca sözlerimizde değil, yönetim anlayışımızda ve bilimsel çalışmalarımızda da taşıyoruz. Kampüsümüzde Sıfır Atık Yönetim Sistemi ve birimlerimizdeki alt komisyonlar aracılığıyla atıkların azaltılması, kaynağında ayrıştırılması, yeniden kullanılması ve geri kazanılması için çalışıyoruz. Tıbbi, tehlikeli ve diğer özel nitelikli atıkların mevzuata uygun biçimde yönetilmesine önem veriyoruz. Öğrencilerimizin katıldığı projelerle çevre bilincini yalnızca bilgi olmaktan çıkarıp davranışa dönüştürmeye gayret ediyoruz" dedi.

DAHA AZ SUYLA DAHA YÜKSEK VERİMLİ ÜRETİM

Kuraklığa daha dayanıklı tarımsal türlerin geliştirilmesi, suyu daha verimli kullanan üretim yöntemleri, atıkların çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi ve yeniden ekonomiye kazandırılması gibi alanlarda daha fazla bilimsel çalışma üretmenin zorunlu olduğunu ifade eden Rektör Özkan, “Bu hedeflerin en somut karşılıklarından biri de Antalya Tarım Teknokenti olacaktır. Aksu'da 1100 dekarlık alanda hayata geçirilen Tarım Teknokentimizde; daha az suyla daha yüksek verim sağlayan akıllı sulama sistemlerinden kuraklığa ve aşırı sıcaklara dayanıklı yeni nesil tohumlara, tarımsal atıkları enerjiye dönüştüren teknolojilerden temiz ve yenilenebilir enerji çözümlerine kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütülecektir. Bilim insanlarımız, üreticilerimiz, girişimcilerimiz ve sanayicilerimiz aynı çatı altında buluşacak; bilimsel bilgi doğrudan üretime ve sahaya taşınacaktır" dedi.

'ÇOCUKLARIN KANINDA BİLE MİKROPLASTİĞE RASTLIYORUZ'

Sıfır atık hareketinin bugün Türkiye'nin 81 ilinde, dünyanın 193 ülkesinde karşılık bulan global bir hareket olduğunu belirten Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, çevre ve iklim değişikliği konularının, şehirdeki bütün paydaşları, insanları etkileyen ortak sorunlar olduğunu söyledi. Antalya'da plastik kirliliğiyle alakalı büyük bir toplantı planladıklarını anlatan Ağırbaş, “14'ten fazla bakanlığımızın, 40'tan fazla genel müdürlüğün bir araya geleceği toplantımızda sahillerdeki plastik kirliliğiyle alakalı neler yapabileceğimizi tartışacağız. Ne yazık ki bugün plastik kirliliği ülkemizin ve dünyamızın en büyük problemleri arasında. Artık doğmuş çocukların kanında mikroplastiğe rastlıyoruz. Her yıl 8 milyon tondan fazla plastik denizlerimize karışıyor. BM'nin verilerine göre 2050 yılı ve sonrasında denizlerimizde balıklardan çok plastiklerin olması öngörülüyor. Ne yazık ki bu dünya bu şekilde bu yükü daha fazla taşıyacak durumda değil. Biz de bu dünyada yaşayan insanlar olarak elimizi taşın altına koymak zorundayız" dedi.

'86 MİLYON BİRLİKTE ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ'

Bin yıldır güzellikte kalan bu toprakların son 70 yıldır 'error' vermeye başladığını ifade eden Ağırbaş, “Bizler de bu toprakları bin yıl sonra gelecek nesillere aynı güzellikte bırakmak zorundayız. Ne yazık ki biz kendi neslimizin bugününü bile tehlike altına aldık. Ve işte bu noktada biz 86 milyon olarak Türkiye'nin geleceği için, dünyanın geleceği için birlikte çalışmak zorundayız. Küslükleri, kavgaları bir kenara bırakıp hep birlikte daha yaşanabilir, daha müreffeh, daha adil bir dünya için çalışmak zorundayız. İşte bu salonda kurulan 14 masa bu şehrin geleceği için çok önemli. Bu masalarda finansmanından eğitime, şehrin su probleminden dijitalleşmeye, veri yönetimine, COP 31'den sağlıklı kentleşmeye, şehrin 360 derece bütün sorunları tartışılacak, ele alınacak. Yine o sorunlara aynı masa etrafında oturan insanlar, yani bu şehrin paydaşları, bu şehrin emekçileri hep beraber çözüm yolu bulmak için gayret edecek" dedi.

SIFIR ATIK KOORDİNASYON KURULU KURULACAK

Vali başkanlığında Antalya Sıfır Atık Koordinasyon Kurulu kurulacağını da belirten Samed Ağırbaş, Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın da şehirlerdeki bu çalıştaylardaki sorunları ve çözüm yollarını güçlü bir şekilde takip ettiğini söyledi. Samed Ağırbaş, Sıfır Atık Vakfı olarak bakanlıklar nezdinde bu sorunların çözümüyle alakalı var güçleriyle çalıştıklarını da söyledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber