Hacısüleyman: Turizmde 2026 beklentimiz, aynı sayıları yakalamak

Semih ERSÖZLER- Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA) - ANTALYA Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Turizmde 2 yıl üst üste bir yerde kalmış olmamız bizi çok da mutlu etmiyor. 2026'da da beklentimiz aynı sayıları yakalamak yönünde. Antalya için rezervasyonlar şimdilik geçen yıl ile aynı seviyede. Erken rezervasyon dönemi 31 Mart'ta bitiyor. Asıl bu tarihten sonra net bir şeyler ortaya çıkacaktır" dedi.
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ATSO Yönetim Kurulu Üyeleri Hakan Pakalın, Hatice Öz ve Murat Totoş ile birlikte Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Antalya üyeleriyle bir araya geldi. Hacısüleyman, kentin yeni yıldan beklentileri, geçen yılın değerlendirmesi, turizm, ATSO'nun projeleri, EXPO alanı ve ATSO'nun bu yıl yapılacak seçimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
İş dünyasının 2025'deki beklentilerinin gerçekleşmediğini kaydeden Hacısüleyman, “Hem enflasyon rakamları Merkez Bankası'nın gördüğü gibi gerçekleşmedi hem de faiz oranlarını bir an önce düşürmeye çalıştı. Fakat onda da bazı aksaklıklar yaşadık. Şu anda istediğimiz yerde gözükmüyoruz. Faiz oranları, mevduat faizleri neden önemli? Sonuçta kredi faizleri onun üzerinde oluyor. Mevduattan topladığı paraları bankalarımız iş insanlarına verirken onun üstünden bir kâr elde etmesi gerekiyor. Üretim için gerekli kaynağı 2025'te sağlayamadık. En büyük sorunlardan bir tanesi finansa erişim. İhracatçı için de kurlar istenilen seviyede değil. Biz Türk Liramızın çok değerli olmasını arzu ediyoruz. Fakat bu değerlilik, kurlarla ilgili de daha uygun rakamlara gelinmesini engellememesi lazım" dedi.
KİŞİ BAŞI TURİZM GELİRİ 972 DOLAR
Antalya'nın ihracat katkısının 20 milyar dolar olduğunu söyleyen Hacısüleyman, “Kişi başı turizm geliri 972 dolar. 16 milyonu yabancı, geri kalanı yurt dışında yaşayan vatandaş ziyaretçi toplam 17 milyon ziyaretçi dediğimizde 17 milyar dolar hesaplayabiliyoruz. Tarım ve sanayi kısmından gelen ihracat gelirlerimizde 20 milyar dolar civarında Antalya'nın bir katkısı var ülkemize. Biz bu rakamlarla 6'ncı büyük ekonomi sayılıyoruz şehir olarak ve önemli bir kıstası da toplanan vergiler. 2025'te 177 milyar TL vergi tahakkuk etmiş. Bunun da yüzde 80'inin üzerindeki bir pay tahsil edilmiş durumda. O bakımdan da iyiyiz. Ama zorluklar da yaşıyoruz" diye konuştu.
6 BİN 142 YABANCI SERMAYELİ ŞİRKET, 40 MİLYAR TL SERMAYE
Antalya'da ATSO'ya kayıtlı 67 bin şirketin, 6 bin 142'sinin yabancı sermayeli olduğunu belirten Hacısüleyman, “Yabancı şirketlerin sermaye gücü, güç olarak bizim şirketlerimizden daha fazla gözüküyor. Toplamda 67 bin şirketin yüzde 8-9'una tekabül eden bir oran varken, sermayede yabancı şirketler toplam sermayemiz içinde yüzde 23-24'ünü teşkil ediyor. 67 bin şirketin toplam sermayesi 194 milyar TL. Yabancı şirketlerin payı ise 40 milyar TL. Bu da yabancı sermaye şirketlerin güçlü olarak buraya geldiğini gösteriyor. Uluslararası bir kent olma hürriyetini yakalıyoruz. Sadece turistik ziyaretçi değil, ekonomik olarak da uluslararası bir kent olma özelliğini yakalıyoruz. Dolayısıyla ticaret açısından da hukuk kurallarının işlediği, ticaret, hukuki sözleşmelerin çalıştığı bir şehir durumundayız. Bu da yabancı sermayenin iştahını tetikliyor. Antalya'da 2025 yılında 5 bin 500 şirket kurulurken, 2 bin 600 şirket kapandı" dedi.
2026'DA FAİZ VE ENFLASYON BEKLENTİSİ
Faiz ve enflasyon tahminlerini paylaşan Hacısüleyman, 2026'da faizin yüzde 30'un altına düşmesini, enflasyonun da yüzde 22-23'lerde kalacağını düşündüğünü söyledi. Hacısüleyman, “Antalya'da kendi enflasyonumuzu hesaplayacak bir sistemimiz yok. Hepimiz biliyoruz ki, turizm kenti olmasından dolayı enflasyon oranlarımız biraz daha yüksek olabilir. Talep oluştuğu zaman dolayısıyla fiyat artışları mümkün, turizmde de bunu görüyoruz. Eskiden 'Türkiye'nin ucuz ülke olması' ifadesini hiç sevmiyorduk. Aslında oradaki ucuzluk ülkenin ucuz olması değil, bir tatil yeri olarak ekonomik olması. Fakat artan maliyetlerle baktık ki turizmde de yavaş yavaş fiyatlarımız Avrupa standartlarındaki tatil yerleriyle eşitlenmeye başladı. Çok kazandığımızdan dolayı değil, maliyet artışlarının yüksekliğinden dolayı mecburen fiyatlarımızı artırmak zorunda kaldık" diye konuştu.
'TURİZMDE 2026'DA BEKLENTİMİZ AYNI SAYILARI YAKALAMAK'
2024 ile 2025'te Antalya'ya gelen turist sayısı arasında birbirine eşit denebilecek kadar az bir fark olduğunu belirten Hacısüleyman, dünya üzerindeki savaş ve çatışma ortamının turizmi etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, “Bunu rekor olarak ifade edenler var ama biz öyle düşünmüyoruz, 60-70 bin kişi fark olması çok da önemli değil. 2 yıl üst üste bir yerde kalmış olmamız bizi çok da mutlu etmiyor. 2026'da da beklentimiz aynı sayıları yakalama yönünde. Antalya için rezervasyonlar şimdilik geçen yıl ile aynı seviyede. Erken rezervasyon dönemi 31 Mart'ta bitiyor. Asıl bu tarihten sonra net bir şeyler ortaya çıkacaktır. Şu an kesin bir artış ya da azalış öngörmek için erken. O yüzden karamsar değilim. Ama iyimserlik adına 'şu kadar artış olacak' demem için de bir sebep göremiyorum. 2026'da 17 milyonu yakalarız diye düşünüyorum. Üstünün olması hepimizi mutlu eder" dedi.
TEMKİNLİ BÜYÜME TAVSİYESİ
Küresel sorunların yaratabileceği etkiler nedeniyle iş dünyasına temkinli büyüme tavsiyesinde bulunan Hacısüleyman, sözlerine şöyle devam etti:
“Biz kendi üyelerimize, meclis gündemimizde de her zaman 'ayağımızı yorganına göre uzatmak, ihtiyatlı olmak, iyi üretim yapmak ama yeni açılımlara belki daha bir süre tanımak' açısından tavsiyede bulunuyoruz. Bir planımız muhakkak olmak zorunda ama o planı bu yıl uygulamak zorunda değiliz. Bizim şu anda üretimi artırmamız lazım. Ülkemizde tüketimi, enflasyon veya faiz politikalarıyla baskıladık. Ama bu baskılama üretimi olumsuz yönde etkiledi. Üretilmediği için tüketilmiyor gibi bir durum oluştu. Halbuki üretimi devam ettirip tüketimi azaltabiliriz ama üretimi ihracata doğru yönlendirmemiz gerekiyor. Fabrikalarımızın tam kapasiteyle çalışabilmesi gerekiyor. Bunu muhakkak ayakta tutmak zorundayız."
EXPO 2016 İÇİN FUAR ÖNERİSİ
Son yıllarda kentteki tartışmalı alanlardan biri olan ve COP31'in gerçekleştirileceğinin açıklanmasıyla tekrar gündeme gelen EXPO 2016 alanı ile ilgili konuşan Hacısüleyman, “Antalya, 330 şehirden aktarma olmadan direkt uçuş alıyor. Şu anda görünen en güçlü ihtiyaç, şehre ait, daha büyük ve nitelikli bir fuar merkezi. Kongre açısından 5 bin kişilik bir salonumuz var. Yeterli değil ancak bazen dünya toplantısı aldığın zaman 10 bin kişi geliyor. Bununla ilgili orası değerlendirilebilir diye görüşümüzü söyledik. Açık hava fuarcılık da olur. Ama oranın çok düzgün bir fuar merkezine dönüşmesi bence öncelikli olması lazım. COP31 vesile olabilir. Bizim 100 bin, 150 bin metrekarelik alanlara ihtiyacımız var" diye konuştu.
HİNDİSTAN BEKLENTİSİ
Antalya'daki mevcut yatak kapasitesinin yeterli olduğunu söyleyen Hacısüleyman, “657 bin yatağımız var. Bu yatak kapasitesi bize yeterli. Yeni otel yatırımlarına bir süre ihtiyaç olmadığını düşünüyorum. Hazineden aldığımız teşvik belgeleri var. KDV muafiyeti anlamını taşıyor. Bunlar üç yılda bir verilsin. Yoksa biz arzı birdenbire artırırdık bugüne kadar. 50 bin yatak, 100 bin yatak, 80 bin yatak. Yeterince ziyaretçi gelmeyince fiyatları düşürdük. Bu duruma gelmeyelim. Biz artık tecrübesiz bir ülke değiliz. Hindistan bize 5,5 saat uçuş mesafesinde. Dünyanın en kalabalık ülkesiyle hava köprüsünü Antalya'yla kurabilirsek, o zaman Antalya'daki ekonomi daha da büyür" dedi.
ATSO'NUN 2026 TAKVİMİ VE SEÇİMLER
ATSO'nun siyaset üstü bir kurum olduğunu söyleyen Hacısüleyman, “Bu dönem içerisinde Ali Bahar başkanımızı kaybettik. Yönetim kurulu üyelerimizin teveccühüyle başkanlık görevini aldım. Seçimle ilgili henüz daha 10 ayımız var, 1 Ekim ile 30 Kasım arasında seçim yapmamız gerekiyor. Bunu yönetim kurulunda henüz konuşmadık. Ben Antalya'da, iş dünyasında çokça kişinin bu görevi yapabileceğini düşünüyorum. Burada önemli olan konsensüs sağlamak. Yani ortak adaylar üzerinde konuşabilmek. Bu konuda da arkadaşlarım kendi fikirlerini söyleyebilirler. Ama daha 10-11 aylık çalışma dönemimiz var. Bu çalışma dönemini şahsım olarak seçim çalışmalarıyla geçirmeyi düşünmüyorum. Bizde genelde seçime 3 ay kala bir hareketlilik olur. İyi ki de öyle oluyor. Her seçim çalışması çalışma süresini kısaltıyor" dedi. (DHA)








