Enerjisa Üretim'den kırsal kalkınma için 'Onarım Enerjisi' projesi

Yağmur ÖNGÜN- Gökhan KILIÇ/AYDIN,(DHA)- ENERJİSA Üretim'in 4 yıllık dönüşüm programı Onarım Enerjisi ile yenilenebilir enerji yatırımlarının bulunduğu bölgelerde onarıcı tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, toprağın iyileştirilmesi ve yerel üreticilerin desteklenmesi hedefleniyor. Programın ilk uygulama alanı Aydın'da incir üreticileriyle yürütülen çalışmalarla, sürdürülebilir tarım ve iklim değişikliğine karşı dirençli toplulukların oluşturulması amaçlanıyor.
Enerjisa Üretim, yenilenebilir enerji yatırımlarının bulunduğu bölgelerde onarıcı tarım, iklim uyumu ve yerel kalkınmayı buluşturan Onarım Enerjisi programı kapsamında Aydın'da incir üreticileriyle bir araya geldi. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nde gerçekleştirilen buluşmada, kadın üreticilerin sürdürülebilir tarımın geleceğindeki rolü ve kırsal kalkınmaya katkıları da öne çıktı. Dampınar Rüzgar Enerji Santrali'nin etki alanında yürütülen programla toprağın iyileştirilmesi, üreticilerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması ve incirin geleceğe taşınması hedeflendi. Enerjisa Üretim'in enerji yatırımlarının yarattığı değeri, faaliyet gösterdiği bölgelerin sosyal ve ekonomik gelişimiyle buluşturmayı sürdürdüğü belirtildi. Şirketin Mart 2026'da hayata geçirdiği Onarım Enerjisi programının ilk uygulama alanı Aydın'da, incir üreticileriyle yürütülen çalışmalar özel bir buluşmayla devam etti.
'ONARIM ENERJİSİ DÖRT YILLIK DÖNÜŞÜM YOLCULUĞUNU BÜYÜTÜYOR'
Üreticilere eğitim, mentorluk, teknik danışmanlık ve uygulama desteği sunulan program kapsamında; güneş enerjisi destekli tarımsal altyapı uygulamaları yürütülüyor. Dört yıllık bir dönüşüm programı olarak tasarlanan Onarım Enerjisi ile ilk yıl Aydın, Çanakkale, İzmir ve Balıkesir'deki rüzgar enerjisi santrallerinin etki alanında bulunan 20 köyde yaklaşık 300 üreticiye ulaşılması öngörülüyor. Kadınlar ve gençler başta olmak üzere üreticilerin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi amaçlayan programın, ilerleyen dönemde Muğla ve Edirne'yi de kapsayacak şekilde genişletilmesi planlanıyor. Üreticiyi merkeze alan program; Genç İşi Kooperatifi, İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, köy muhtarları ve öncü üreticileri aynı çalışma modelinde buluşturuyor. Yerel bilgi ve ihtiyaçların teknik uzmanlıkla bir araya getirildiği modelin, Aydın'dan farklı bölgelere taşınarak yaygınlaştırılması hedefleniyor.
'BÖLGENİN TOPYEKÜN KALKINMASINI GÖZETİYORUZ'
Enerjisa Üretimde Sürdürülebilirlik Lideri Tuğçe Tuğlu Özalpay, "Gittiğimiz bölgelerde sadece yenilenebilir enerji yatırımı yapmakla ilgilenmiyoruz. Bölgenin, topyekun kalkınmasını da gözetiyoruz. Dolayısıyla gittiğimiz bütün bölgelerde pozitif anlamda bir etki yaratmaya da odaklanıyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarının olduğu bölgelerde, etki alanımızdaki köylerde görevlilerimiz halkla irtibata geçerek yerelde nasıl problemler olduğuna ilişkin üreticilerle, çiftçilerle, o bölgedeki idari amirlerle görüşme gerçekleştirdiler. Neticede Aydın bölgesinin en önemli ürünlerinden biri olan incirle ilgili aflatoksin konusunda ciddi bir sıkıntı olduğunu gördük. Biz de bir sosyal projeyle hem bölgedeki çiftçilerin sorunlarına nasıl çözüm üretebiliriz hem de bölgesel kalkınmayı destekleyebilecek nasıl bir proje geliştirebiliriz diye düşündük. Sonuç olarak incirin aflatoksinden arınması ve onarıcı tarım uygulamalarıyla daha verimli bir şekilde üretilebilmesi için Genç İşi Kooperatifi, beraber çalıştığımız İncir Araştırma Enstitüsü ile gönüllü çiftçilerle onarıcı tarım uygulamalarını hayata geçirdik" ifadelerini kullandı.
'İKLİM DEĞİŞİKLİKLİĞİ İÇİN DİRENÇLİ KENTLER OLUŞTURMAYI AMAÇLIYORUZ'
Buradaki en önemli konunun sadece yenilenebilir elektrik üretmeye odaklanmayıp bölgesel kalkınmayı desteklemek olduğunu söyleyen Özalpay, "Bir nevi de amacımız komşu olarak, bölgede yerel üreticiyle direkt temasta olabileceğimiz bir kurgu dizayn etmekti. Onarıcı tarım uygulamasına dahil olan üretici çiftçilerimizle beraber toprağın zirai ilaçlardan arınması ve daha verimli, kaliteli bir toprak yapısına dönüşebilmesi için projeyi uyguladık ve sonuçları da bizleri mutlu etti. Projenin devamı gelecek elbette ama önemli olan iklim değişikliğine odaklanıyor olmamız ve iklim değişikliği için dirençli kentler oluşturmayı amaçlamamız. Dirençli topluluklar oluşturmanın birincil unsuru yerel üreticiyi, çiftçiyi destekleyecek ve onarıcı tarım uygulamalarını geliştirecek ortamları mümkün kılmak" dedi.
'BU UYGULAMA ÖRNEĞİ İLHAM VERSİN'
Onarım Enerjisi'ne bir hayırseverlik projesi gibi odaklanmadıklarını, kalıcı bir etki yaratmayı amaçlayan sosyal bir proje olarak değerlendirdiklerini ifade eden Özalpay, "Bir sosyal proje. En önemli özelliği de normalde projenin şu anki uygulayıcı partnerlerinden biri Enerjisa Üretim ama Enerjisa Üretim sahadan ayrılsa bile burada öğrenilen uygulamalar hayat boyu devam edecek. Dolayısıyla kalıcı bir etki bırakmış olmak birincil önceliklerimizden biriydi. İkincisi de bizim sektörümüz dışındaki bir alana dokunduk. Tarım, enerji üretimi ile doğrudan ilişkili olduğu bir sektör değil ama biz sorunlara çözüm üretmeyi ancak ortak akılla ve topyekun olabileceğine inanıyoruz. Her ne kadar yenilenebilir elektrik üretmek, iklim değişikliğiyle mücadele için önemli bir adım olsa da tek başına yeterli değil. Topraktan enerjiye diğer bütün üretim sektörlerinden günlük hayatımızın işleyişine kadar sürdürülebilir pratiklere ihtiyacımız var. Onarım Enerjisi'ni diğer projelerden ayıran temel parametrelerden biri bu. Bu uygulama örneğinin ilham vermesini ve bu projelerin çoğalmasını hedefliyoruz. Enerji Üretim olarak burada bir kıvılcım başlattık. Umarım daha geniş alanlarda, daha geniş coğrafyalarda toprağın iyileşmesi ve iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması için bir vesile olur" diye konuştu.







