Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davada 2'nci gün

Mutlu YUCA-Zübeyde ÖZMEN/BOLU, (DHA)- BOLU Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanarak belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, 2'nci gününde devam ediyor.
Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 28 Şubat sonrası farklı tarihlerde düzenlenen operasyonlarda, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Aydan Özdemir, Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal, belediyenin Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve Bolu Manavlar Odası Başkanı Mustafa Altındal tutuklandı. Avukatlarının itirazı sonrası Leyla Beykoz’un tutukluluk hali ev hapsine ve Aydan Özdemir'in ise tahliyesine karar verildi.
6'SI TUTUKLU 19 SANIKLI DAVA
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında Tanju Özcan’ın da aralarında olduğu 6’sı tutuklu 19 sanık hakkında iddianame hazırlandı. 41 mağdur ve 3 müştekinin yer aldığı 178 sayfalık iddianamede sanıklara yönelik ‘İrtikap’, ‘İrtikaba teşebbüs’, ‘Rüşvet alma’, ‘Nitelikli dolandırıcılık’, ‘Vakıf ve Dernekler Kanunu’na muhalefet’, ‘İrtikaba yardım’, ‘Rüşvete aracılık’, ‘Yalan tanıklık’ ve ‘Suçluyu kayırma’ suçlarından ceza istendi. İddianame, Bolu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu.
İSTENEN CEZALAR
İddianamede; Tanju Özcan'ın her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle 6 kez ‘İcbar suretiyle irtikap’, 3 kez ‘İrtikaba teşebbüs’, 34 kez ‘Nitelikli dolandırıcılık’ ve 1 kez ‘Rüşvet’ suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu Süleyman Can'ın 5 kez ‘İcbar suretiyle irtikap’, 2 kez ‘İrtikaba teşebbüs’ suçundan toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız'ın ise 6 kez ‘İrtikap suçuna yardım’, 3 kez ‘İrtikap suçuna yardıma teşebbüs’ ve 34 kez ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapsi istendi. 178 sayfalık iddianame, Bolu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
İLK DURUŞMADA İKİNCİ GÜN
Davanın ilk duruşması dün başladı. Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda görülen duruşmada, dün sanıkların bir kısmı savunma yaptı.
Ara verilen duruşma bu sabah yeniden başladı. Duruşmanın görüldüğü spor salonu çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 19 sanık duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşma salonuna, basın mensupları, avukatlar, davanın tarafları, sanıklar ve yakınları harici kimse alınmadı.
SANIKLAR SAVUNMALARINI YAPTI
Bolu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmanın ikinci gününde sanıklar savunmalarını yaptı. CHP Bolu Belediye Meclis Üyesi tutuksuz sanık Hüseyin Ekrem Serin, marketlerle ilgili önceden de zabıtalar tarafından denetlemeler yapıldığını belirterek, “Sadece marketler değil her yer denetlenir ve tutanaklarla encümene gelir ve karar verilir. 25 yıldır toplantılara katıldım ve Tanju Özcan’dan talimat almadım. Encümene başkanlık yaptığım dönemlerde birkaç kez toplantıya katıldı. Bazı marketler gelip zabıta müdürlüğüne gelip ruhsat almak istiyoruz diyorlar ve gerekli işlemler yapılıyor. Bunun dışında bir işlem yapıldığını düşünmüyorum. Marketlerin kapatılması ile ilgili hiçbir market yetkilisi ile de görüşmedim. Market denetimlerinin mantıklı bir karar olduğunu düşünüyorum” dedi.
‘MARKETLERE KESİLEN CEZALAR NORMALDİR’
CHP Belediye Meclis Üyesi tutuksuz sanık Cahit Görüş, marketlere yaptırım konusunda bir talimat almadığını ifade ederek market yetkilileri ile ilgili yapılan toplantıyı duyduğunu söyledi. Görüş, “Encümen üyesi olarak zincir marketlere kesilen cezalar normaldir. Çünkü birinde eksik varsa diğerinde de var. Cezaların bu nedenle fazla olması normaldir. Biz zabıta müdürlüğünden gelen belge ve fotoğrafa göre karar veriyoruz. Marketlere denetimden sonra süre verilmiş ve mevzuat içerisinde bizde karar verdik” diye konuştu.
‘MARKETLERİN YANGIN ÇIKIŞ KAPILARINDA DA EKSİKLİKLER VARDI’
Tutuksuz sanıklardan CHP’li belediye meclis üyesi Buse Özkan, encümende mevzuata uygun kararlar alındığını ifade ederek savunmasında şunları söyledi:
“Encümende ortak bir karar alınır, alınan kararlar da mevzuata uygundur. Benim olduğum sürece Tanju Özcan hiçbir toplantıya katılmadı ve talimatı olmadı. Marketlere uygulanan cezalar usulüne uygun cezalardır. Zabıta birimleri tarafından yapılan denetlemeler bize gelir. Görsellerle zabıta müdürümüz bize aktarır. Sadece nace kodu ile ilgili ürünler değil yangın çıkış kapılarında da eksikler vardı. Bu eksiklikler ve usulsüzlükler can kaybına yol açabilir. Dosya kapsamında söylenen reklam anlaşmalarından haberdar değilim. BOLSEV’de herhangi bir üyeliğim yok. Yapılan denetimlerin doğruluğunu araştırmak benim yetkim de değildir. Ben müştekilerin hiçbirini tanımıyorum ve herhangi bir toplantıya katılmadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatimi talep ediyorum.”
'MARKETLERE YAPILAN DENETİMDEN HABERİM YOK'
Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürü tutuksuz sanık Mehmet Ağan, marketlere yapılan denetimlerde ve toplantılardan haberinin olmadığını ve o dönemde itfaiye müdürü olmadığını söyleyerek, “Yapılan toplantıdan haberim yoktu, jandarmada öğrendim. Encümende hiç görev almadım. Market denetimi konusunda hiçbir talimat almadım ve talimat verildiğine şahit olmadım” dedi.
‘MARKETLERDEN HİÇBİRİNİ TANIMAM, GELEN EVRAKA GÖRE CEZALAR VERİR’
Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü tutuklu sanık Naim Ayhan, 34 yıldır belediyede görevli olduğunu ifade ederek, “Kanunun bana verdiği yetki çerçevesinde karar verdim. Belediye encümeni herhangi bir kimseden talimat alan bir kurum değildir. Encümen kararlarını oy birliği ile aldık. Söz konusu cezaları birim müdürlerinin tutmuş olduğu raporlara göre veriyoruz. Encümenin denetleme ve tespit etme şansı yok. Ne zabıtaya talimat verme ne de tespit yapabilmesi mümkün değildir. Marketlerden hiçbirini tanımam, gelen evraka göre cezalar verir. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum” diye konuştu.
‘KAFEYE RUHSAT VERİLMESİ İÇİN VAKFA BAĞIŞ YAPILDIĞI İDDİASI’
Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı ile Köroğlu Kredi Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı tutuklu sanık Mustafa Altındal, bir kafeye usulsüz ruhsat verildiği iddialarına aracılık ettiğine ilişkin savunmasını yaptı. Kafeyle ilgili ruhsatta sıkıntısı olan konuyu Tanju Özcan’a ilettiğini ifade eden Altındal, “Kafeyle ilgili bağış istenmiş, kafe sahibi beni arayarak ‘100 bin TL hazırladım’ dedi. Parayı Köroğlu Kredi Esnaf Kefalet Kooperatifi’ne bırakmak istedi. Ben de ‘tamam’ dedim. Kasada duran parayı da yaklaşık 3-4 ay sonra iade ettik. Rüşvete aracılık ettiğim söyleniyor. Benim suçum ne anlamadım. Ne para istedim ne başka bir şey yaptım. Kendileri bağış yapmak istedi. 'Vakfa parayı beraber yatıralım' dedi, ondan bana bıraktı. Ben de o sırada şehir dışında federasyon çalışmalarını yapıyordum. Ben tamamen iyi niyetimle yaptım” dedi.
Sanıkların savunmalarının ardından duruşmaya öğle arası verildi.
DURUŞMANIN İKİNCİ GÜNÜ TAMAMLANDI
Duruşmaya verilen aranın ardından Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı ile Köroğlu Kredi Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı tutuklu sanık Mustafa Altındal aracılığıyla bir kafeye ruhsat verilmesi için vakfa bağış yapılması amacıyla para alındığı iddialarına ilişkin savunmasını yapan belediye başkanlığından uzaklaştırılan Tanju Özcan, hazırlanan iddianamenin zayıf yönlerinin olduğunu belirterek, şöyle dedi:
“Ben bu suçlamadan karşınızda olmaktan utanıyorum. Bundan dolayı bana dava açılıyorsa, Türkiye'de dava açılmayan idareci kalmaz. Eksik evrakla ruhsat versek yargılanacağız suç, bir şey istense vermesek yine suçlanacağız. Biz bu vakfı küçük esnaftan para alalım diye kurmadık. Küçük esnafın çocuğuna para vermek için kurduk. Küçük esnaftan 1 kuruş para istemedik. Biz dar gelirli insanların çocuklarına sahip çıkalım diye vakfı kurduk. Ben onlardan bir şey istemem, beklemem. Gelecek benim odama, 'Vakfa katkı vereyim, benim işim çöz'. Bırakın çözmeyi, odadan kovarım. Ben böyle bir konuya girmem. Toplantı olmadı zaten. 2-3 dakika görüşme sürdü. Büyük ihtimalle oturun bile demedim. Sadece ben onları dinleyip, not almışımdır. Ağustos, eylül ayında bu görüşmenin olduğu söyleniyor. Ben aralık ayında umreye gittim. Aradan 7 ay geçiyor ben tutuklanmadan önce. Ben ulaşılmaz birisi değilim. 7 ay boyunca bana niye hiç sormamışlar. Biz vakfa paranın şu kadarını verdik, bizim ruhsat işinde bir gelişme yok mu diye soramazlar mı? Kimse sormadı. Sadece ayaküstü söylenmiş, bir oda başkanı bugün de beni ziyaret etse, bir şey anlatsa, istese hayır diyemem.” dedi.
HAK EDİŞİN ERKEN ALINMASI İÇİN VAKFA PARA İSTENDİĞİ İDDİASI
Bolu Belediyesi’nde hak edişi bulunan H.V.A.’nın hak edişi erken alabilmesi için kendisinden BOLSEV’e 10 milyon TL istendiği iddialarına ilişkin savunmasını yapan BOLSEV Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ile H.V.A.’yı anlaşma yaparken gördüğünü iddia etti. Sarıyıldız, “Naim Ayhan’ın reklam sözleşmesi kapsamında hak edişleri daha erken alabileceği yönünde vaatte bulunduğunu duydum. İkili arasında 2.5 milyonluk sözleşme yapılmış. Ben onu orada gördüm, sözleşmeyi gördüm, Vakıfla ilgili bilgi vermemi istedi Naim Ayhan. H.V.A. ile orada tanıştım. BOLSEV Yönetim Kurulu üyesiyim diye tanıttım. Sonra 7.5 milyonluk sözleşme yapmak için vakfa geldi ikisi. Beni aradı birkaç kere, ödemeleri olduğunu söyledi. 'Yardımcı olabilir misin' dedi ben de Naim Bey'e söylerim dedim. Birkaç kere yardımcı olur musun?' diye aradı. Daha önce zaten görüşülmüş. Daha erken alabileceğine dair yardımcı olabileceğini söylemiş Naim Bey. Burs verirsen yardımcı olurum demiş. Hak edişler daha erken ödenebilir mi diye. 7.5 milyonluk sözleşme imzalayacaklarını söylediler. Reklam görsellerini istedik. Görselleri gelmeyince yayınlanmadı." ifadelerini kullandı.
‘KİMSEYİ REKLAM VE BAĞIŞ İÇİN ZORLAMADIK’
Tutuklu Belediye Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan, kimseyi reklam ve bağış için zorlamadığını ifade ederek, şunları söyledi:
“Bağış ve sözleşme gönüllü olarak yapıldı. Burada bulunmak benim için çok ağır bir durum. Bugüne kadar kendime bir menfaat elde etmedim. Kimseyi zorlamadım. Dosyada bana ithaf edilen suçlar, bugüne kadar tüm geçmişimi inkar eden haksız iddialardır. Hiçbir yükleniciye, 'Önce bağış yap, reklam sözleşmesini imzala' gibi cümle kurmadım. Bu süreçte birçok yüklenicinin ifadesine başvuruldu. Hiçbiri ifadesinde bu söylediklerimin aksine bir söz söylemedi. Bugüne kadar 100'den fazla yapı işlerine ait hak ediş ödemesi gerçekleştirdim. Yapı İşleri Genel Şartnamesi’nin hükümlerine göre yapılır. Kanunun düzenlediği sistem içerisinde, düzenlenmesinden, ödenmesine kadar herkesin bir görevi vardır. Ne benim ne de başka bir belediye görevlisinin ödenecek miktarı, zamanı ya da şartı belirleme konusu yoktur. Ödemeyi yapmaktan kaçınmam gibi bir durum söz konusu olamaz.”
TANJU ÖZCAN, HAZIR BETON SANTRALİ FİRMASININ ŞİKAYETİYLE İLGİLİ SAVUNMA YAPTI
Tanju Özcan, beton santrali kurmak isteyen bir müteahhitin şikayetleri üzerine açılan dava kapsamında da savunmasını yaparak, “Kamu ihalesini alırken bunlar devleti kazıklamışlar, 3 bin 850 birim fiyat vermişler. O kadar şımarık hale gelmiş ki devleti kazıklıyor. Bir de belediyeyi kazıklayacak. Bizi tehdit eden onlar. 'Santrali kurar, kendi hastanemde kullanır, piyasaya da satarız' diyorlar. Asıl mağdur olan biziz. Bize sürekli şikayet geliyordu, Orada çok kaliteli bir alt malzeme var. Dedim ki bunu satıyormuşsunuz, çok büyük cezası var. Bu çıkarıp sattıklarınızı belediyenin yeşil alanında istifliyormuşsunuz dedim, niye burada depolattın derler bize dedim. Buradan da tartıştık. Zabıtamız rutin denetimler yapıyor. Bütün kamu müteahhitleri yapıyor. Biz asfalt atıyoruz ve milyonlar tutuyor. Gidip adam yolda 40 tonla geliyor, yolu mahvediyor. Milyonlarımızı heba ediyor. Biz de kontroller yapıyoruz. Sadece bunlara değil. Su aboneliği verilmiş, 2 tane 'T' atıp, belediyenin suyunu alırsan, belediye suyu keser. Bizi şikayet etmişler. Suyu kesmişler, şunu yapmışlar. Bir gün vali yardımcısı geldi. 'Tanju Bey, bunlar sizi şikayet etmiş, siz de üstlerine gitmişsiniz, şunu kapatalım' dedi. Ben şantiyeyi başlarına yıkın diye talimat vermedim. Bunlar işe geç başlamış. Sözleşmeye göre gerideler, ceza yiyecekler, bunu belediyeye yıkmaya çalışıyorlar. Bolu Cumhuriyet Başsavcımız şikayeti almış. Görevi kötüye kullandı deniliyor dilekçede. Valilikte ifadeleri almış. 'Soruşturma izni verilmesine yer olmadığına' denilmiş ve savcılığa gönderilmiş. Savcılık dosyayı işlemden kaldırmış suç yok demiş. Bu karar kesinken, iddianameyi düzenleyen savcı bunu davaya getirmiş. Burada suç falan yok." diye konuştu.
Tanju Özcan’ın savunmasının ardından duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.
(DHA)








