Bursa - Kraliçe 2’nci Elizabeth için de yorgan diken 60 yıllık ‘yorgancı’ zamana direniyor

BURSA’nın İnegöl ilçesinde geleneksel Türk el sanatları arasında yer alan yorgancılık, ustalarının el emeğiyle zamana direniyor. İlçedeki tek yorgancı olan Erkan Genç (73), unutulmaya yüz tutan mesleğini 60 yıldır devam ettiriyor. Sipariş usulü çalışan ve 1 günde yorganı diken Genç’in müşterileri arasında İngiltere Kraliçesi 2’nci Elizabeth de var. 1980 yılında İngiltere Büyükelçiliği’nden gelen talep üzerine, Kraliçe 2’nci Elizabeth’in batikle yapılan portresinin yer aldığı yorganı diken Erkan Genç, “Kraliçenin resmi olan yorganı 3 kişi yaptık” dedi.
Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan tarihiyle gelinlerin çeyiz sandıklarında yer bulan, Osmanlı saraylarını altın ya da gümüş tellerle, ipek ve kadifelerin üstüne işledikleri el emekleriyle süsleyen yorgancılar, geleneksel Türk el sanatına attıkları düğümlerle, zamana direniyor. O ustalardan biri de Bursa’nın İnegöl ilçesindeki Erkan Genç. Yorgancı babasına çırak olan 'Yorgancı Erkan’, mesleğini 63 yıldır sürdürüyor. Çubukçu, hallaç edip, ayrıştırdığı pamuğu, çarşafa doldurup diktikten sonra döverken, renkler, çiçekler ve motifler, ellerinde yeniden şekil buluyor. Cuma Mahallesi’ndeki dükkanında rengarenk satenlerin üzerine sabırla motifleri işleyen Genç, sipariş üzerine dikimine başladığı yorganı bir günde tamamlıyor.
‘BABAMIN YANINDA ÇALIŞARAK İLKOKULU OKUDUM’
İlkokuldayken babasının yanında çırak olarak mesleğe başladığını söyleyen ‘Yorgancı Erkan’, yüksük ve diken iğnesini sadece askerlik zamanında elinden bıraktığını belirterek, “Baba mesleğiydi. Babam da 60 sene bu işi yaptı. 1953 yılında ben dünyaya geldim. Babamın yanında çalışarak ilkokulu okudum. Okurken yorgancılığı burada öğrendim, askere gidene kadar yaptım. Askerden sonra da devam ettik. Sonra İstanbul'a gittim. İstanbul'da da 7-8 sene çalıştım. Orada da yorgancılık yaptım. Orada biraz daha sanatı ilerlettik. Şu küçük dikişleri, ince dikişleri öğrendik. 1984’tü, evlenmek için gitmiştim zaten. Ondan sonra İnegöl’e tekrar geldim. Kardeşimle beraber dükkan açtım. 5-6 sene de öyle sürdü. Sonra tek başıma kaldım. İşte hala yorgancılık yapıyorum” diye konuştu.
‘HER MESLEK GİBİ YOZLAŞTI’
İlçedeki tek yorgancı olan ve meslekte artık çırak yetişmediğini söyleyen Erkan Genç, “Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet, Atatürk, Kraliçe Elizabeth’in resimleri batik boyamayla yapılıyor. O kabartılıp, dikiliyor. Bunlar da yapıldı İstanbul'da. Bunların fırfırlısı, eteklisi, incesi. Şimdi öyle değil, şimdi bu sanat her meslek gibi yozlaştı. Zaten kalmadı ki. Bizden sonra kalfa yok. Bunu kim dikecek. İstediğin kadar para ver. Bazıları diyor ki ‘Ben istemiyorum’. İstese de dikecek kimse yok zaten. Kim dikecek ki, şu dikişi yapacak yorgancı yok. Kilis yorganları var şimdi hazır iş. Şeye benzetiyorum ben onları, döner yemeye gidiyorsun ama tavuk döner yiyorsun et değil. Parayla da bunu diktiremeyecek, bulamayacak. Yani bu sanatı bulamayacak. Bu ince dikiş. Bunu yapacak yorgancı yok. Tabi üzülüyorum sanat gidiyor diye. Ben elimden geldiği kadar yaptırmaya, yaşatmaya çalışıyorum. Benden başka da kaldığını bilmiyorum. Yok zannediyorum” ifadelerini kullandı.
‘ADI YORGAN’
Büyük firmalardan zaman zaman kendisinden seri üretim için talepte bulunulduğunu ancak bunun da mümkün olmadığını söyleyen Erkan Genç, “Müşteri geldi, Almancı, Belçikalı falan. Almanya'dan hatta yakın zamanda önemli firmalardan biri geldi, ‘Aydan bin tane, iki bin tane dik’ dedi. Dedim ki ‘Ben uğraşamam onunla. Kimse de uğraşmaz. Bitti o iş. Makinede yaptırın’ dedim. ‘Yok el işi istiyoruz’ dediler. El işine dönüş var ama kim yapacak? Elinde sanatı var, terzilik gibi. Mesela burada bir sürü terzi var ama benim bildiğim iki üç tane terzi var. Ama sorsan 20 tane var. Bu da öyle. Adı yorgan” dedi.
‘KRALİÇENİN YORGANINI 3 KİŞİ DİKTİK’
Diktiği yorganların birçok Avrupa ülkesine ihraç edildiğini de söyleyen Erkan Genç’in müşterileri arasında İngiltere Kraliçesi 2’nci Elizabeth de var. 1980 yılında İngiltere Büyükelçiliği’nden gelen talep üzerine, Kraliçe 2’nci Elizabeth’in batikle yapılan portresini yorgana işleyen Erkan Genç, o günleri şu sözlerle anlattı:
“Avrupa'nın hemen hemen her ülkesi aldı. Fransa, Belçika, Almanya. Hatta İstanbul'da dernek olarak İngiltere Kraliçesi’ne gönderdiğimiz yorgan bile var. ‘İnegöllüden gitti’ denilseydi daha iyiydi. Ama dernek gönderdi. Çok değişik bir şeydi o. Karşılığında derneğe 450-550 pound para gelmiş. Tabi bu elçilik vasıtasıyla gidiyor. 3 kişi yaptık, kraliçenin resmi vardı. Öldü, neydi o 2’nci Elizabeth miydi? 1980’lerde falan. 1980-84 arası, o aralarda.”
‘DOĞAL OLANDAN VAZGEÇMEYİN’
Yapılan yorganların içerisinde en güzelinin yün ve pamuk olduğunu, onun haricinde kullanılan malzemelerin sağlıklı olmadığını da söyleyen ‘Yorgancı Erkan’, yorganın yazın serin kışın ise sıcak tuttuğunu belirterek şöyle konuştu:
“Kesinlikle elyaf yok, öyle bir şey tavsiye edemem. Çünkü onu tavsiye edenin aklından zoru olması lazım. Yün, pamuk doğal neyse odur. İnsanoğluna en yakın olan şey yün. Şimdiki yünler zaten makinede yıkanıyor. Gerçek yün yani yıkanıyor. Atıyorsun makineye, yorgan programında yıkanıyor. Elyafa benziyor ama yün. Yeni nesle bunu tavsiye ederim. Yine yaylı yataklarda yatsın ama üstüne mutlaka incecik işte yorgan gibi yünden, bu yünden örtsün. Bu taranmış yünden. Bunun tozu yok, çöpü yok, kokusu yok, hiçbirisi yok. Bir doktora yaptım. Şimdi bir de üroloji doktoru istiyor. ‘Yün yorgan yap’ diyorlar, doğallığı arıyorlar. Elyaf petrol, petrolden yapılan madde. Yani plastik. Onu örtünüyorsun, onun üstüne yatıyorsun. Bir de şöyle bir şey var, şimdi belki çok tuhaf gelecek insanlara. Yün ısıtır değil mi? Hayır. Şimdi insan vücudu 36 derece. Isıtsa durabilir misin? O zaman o ne yapıyor? Yün vücuttaki ısıyı muhafaza ediyor, dışarıdaki soğuğu engelliyor. Seni ısıtmıyor, koruyor. Öyle olsa koyunların hepsi ölürdü. Ama elyaf öyle değil. Elyaf terletir, baş ağrısı yapar, hafiftir. Şimdiki yünler de hafif, benim yorganım yüzüyle beraber içinde 2,5 kilo yün var. Bu yünü kullanacaksın, temiz. Yün ve pamuktan vazgeçmeyin mümkünse.”
Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa), (DHA)






