Geri Dön
İznikProf. Dr. Üşümezsoy: İstanbul'da 8 büyüklüğünde deprem olması için 3 tane Marmara lazım

Prof. Dr. Üşümezsoy: İstanbul'da 8 büyüklüğünde deprem olması için 3 tane Marmara lazım

Prof. Dr. Üşümezsoy: İstanbul'da 8 büyüklüğünde deprem olması için 3 tane Marmara lazım

Semih TÜRKER/İZNİK (Bursa), (DHA)- DEPREM Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, "8 büyüklüğünde deprem olması için ne gerekir diye bir kişi soru sormadı. 500 kilometrelik bir fayın kırılması gerekir. Peki, Marmara'nın uzunluğu ne kadar? 150 kilometre. 3 tane Marmara lazım" dedi.

Deprem bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bir yakınını ziyaret için geldiği Bursa'nın İznik ilçesinde DHA muhabirine olası İstanbul depremiyle ilgili açıklamalarda bulundu. İstanbul'da 8 büyüklüğünde deprem olacağı yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını söyleyen Prof. Dr. Üşümezsoy, Marmara Bölgesi'nin uzunluğuna dikkat çekerek, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerini işaret etti. Üşümezsoy, "Bir Fransızlar çalışmış diye İstanbul'un anasını ağlattılar. '180 kilometre fay kırılacak, 8 büyüklüğünde deprem olacak' diye. 8 büyüklüğünde deprem olması için ne gerekir diye bir kişi soru sormadı. 500 kilometrelik bir fayın kırılması gerekir. Peki, Marmara’nın uzunluğu ne kadar? 150 kilometre. 3 tane Marmara lazım. 6 Şubat depreminde bir ucu Adıyaman’dan çıkıp Pötürge’ye doğru giden fay, öbür ucu Pazarcık’tan çıkıp Antakya’ya giden bir fay söz konusu. Orada 400 kilometre fay kırıldı. Ortaya çıkan deprem büyüklüğü 7-8. Marmara gibi dört tane yer. Demek ki bunlar ne sayısı saymasını biliyor ne de jeoloji" diye konuştu.

'TABİATIN NE SÖYLEDİĞİ ÖNEMLİ'

12 Kasım 1999’da meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki Düzce depremi ile 23 Nisan 2025’te merkez üssü Silivri olan 6.2’lik depremleri hatırlatan Üşümezsoy, bu bölgeler için daha önce uyarılarda bulunduğunu belirtti. Üşümezsoy, "Herkes Adalar'da büyük yıkım olacak derken, Marmara'da 8 büyüklüğünde deprem olacak derken, 'Böyle bir şey yok ama fay Düzce'de' dedim ve Düzce’de 7.2'lik deprem oldu. Bu yüzden herkesin kafasına birinci çekiç çakıldı. Daha sonra 23 Nisan'da bunların hepsi büyük deprem beklerken, adam söylüyor, 'Fayın bir ucu Silivri'deyken biri Kumburgaz’ın hemen bitişiğinde, Büyükçekmece'ye gelmeyecek' diyor. Santim santim saymış ve '6- 6.5 arasında en fazla’ diyor. 23 Nisan geldi, aynen onu kanıtladı. Ve bu durumda demek ki söylenmiş bir sürü söz, yazılmış kağıtlar, profesörlük yayınlar hepsi çöpe gitti. Yayın ne söyledi ama ne çıktı. Tabiatın ne söylediği önemli. Ben 5 tane kitap yazdım. Bu kitapların hepsinde bunu söylüyordum. Tabiat aynen beni dinledi, ben tabiatla faylarla konuşuyordum ya da tabiat beni dinliyordu" dedi.

'CETVELLE ÇİZİLMİŞ FAYLAR ÜZERİNDE DEPREM SENARYOSU KURUYORLAR'

Balıkesir'in Sındırgı ilçesindeki hareketlilikle ilgili de uyarılarda bulunduğunu söyleyen Şener Üşümezsoy, "Gece gündüz İzmir derlerken Sındırgı’yı bilmiyordu hiçbiri. Ama bir adam çıktı 23 Nisan’da, 'Sındırgı’da risk var' dedi. 1 ay sonra Sındırgı’da oldu. Ve bu durumda bir şeyleri kestirirken oraları görmek lazım. Fayları görmeden bilmeden, MTA'nın veya TPA’nın yaptığı haritalardan dümdüz cetvelle çizilmiş faylar üzerinde deprem senaryosu kuruyorlardı. Ama orada Sındırgı, Simav fayı devam ediyor. Oysaki biz Sındırgı’da ayrı faylar görmüştük. Simav’daki fay iki parça gibiydi. Bir tanesi Demirci'de kırıldı, öbürü kırılmadı. Diğeri Gediz'de kırılmıştı. O zaman bunlara bakarak 'Sındırgı'da risk var' diye koyduğum zaman bu gerçekleşti" diye konuştu.

'İZNİK'TE 17 AĞUSTOS GİBİ BİR DEPREM OLMAYACAK'

İznik Gölü’ndeki batık Aziz Neophytos Bazilikası'nın keşfini ve alanda yapılan arkeoloji araştırmalarını konu edinen 'İznik, Batık Gizem' belgeselinin gösteriminde konuşan Fransız Jeolog Prof. Dr. Julia de Sigoyer’in bazilikanın 1065'te yaşanan büyük depremde zarar gördüğünü tespit ettiklerini açıklayıp, "Yakın zamanda İznik'te büyük bir deprem olma ihtimali var. İznik Gölü'nde aktif bir fay hattı keşfettik" açıklamasının da sorulduğu Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, "Diyorlar ki; 17 Ağustos'ta Sapanca-Gölcük-Yalova-Çınarcık hattında kırılan fay, onu doğruyu söylüyorlar. Ada'ya doğru gitmediğini kabul ediyorlar, İstanbul'a gitmediğini. Aslında böyle aşağı çökerek oluşmuşken, onlar yana atımlı bir fay, Geyve Boğazı, Mekece, İznik ve oradan Gemlik'ten geçen fay hattı Bandırma'ya kadar gidiyor. ‘İşte aynı 17 Ağustos’taki gibi deprem olacak’ temasıyla yola çıkmışlardı. 'Buradaki fay hattı, bu şekilde yana hareket eden bir fay hattı' diyorlar. Ama kendi yaptığı sismik verilerde burada çökmenin olduğunu görüyoruz. Burada dağlar yükselmiş, önde de çöken bir kesim var. Ama kesinlikle böyle yanal giden bir fay yok burada. Bu ne demek? Bir 17 Ağustos gibi bir deprem burada olmayacak. Gemlik’te de olmayacak. Ama burada olan ne? 1000 yıl evvel bu aşağı doğru çökmüş. Hemen bunun güneyinde Uludağ 1855'te yükselmiş, o da Uludağ Ovası'nı çökertmiş. Ne Uludağ'ın önünde ne İznik Gölü'nde ne de Gemlik Körfezi'nde böyle yana atımlı bir fay yok. Yaptıkları sismik verilerde de yanal bir hareket yok, düşey bir hareket var. Zaten bu göl de batarak çıkmış. Yaklaşık 50 metrelik bir bina kaybolduğu zaman yana atımlı yıkılır ama durur. Ama bu gömülmüş. İki tip hareket var, biri gömülür. Ama Kuzey Anadolu fayı yana hareket ediyor. Sapanca’daki depremde yolu kesiyor fay ama yol iki tarafta aynı seviyede duruyor. Ama burada aşağı doğru çökme var. Demek ki burada bin yıldan beri deprem olmamışsa, yere doğru bu gerilen yavaş çökmüş. Ondan evvel bir sürü deprem sayıyorlar, fantastik. Ama kayada, kıyıda fay aradılar, çıkmadı" dedi.

'GEMLİK'TEKİ MİKRO DEPREMLER BÜYÜK DEPREM YARATMAZ'

Bursa'nın Gemlik ilçesinde de yapılan açıklamaların aksine büyük bir deprem olma ihtimalinin düşük olduğunu belirten Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, "Gemlik'te imanını gevrettiler, Gemliklilerin korkudan işte fay geliyor diye. Gemlik'te olan, Orhangazi’deki fay bir sürü küçük fayın kırılmasıyla sıcak suların burada yaptığı mikro depremler. Bunlar büyük deprem yaratmaz. Büyük bir depremin çıkması için büyük bir fayın kırılması gerekir. Burada bir sürü küçük küçük faylar varsa deprem fırtınası yapıyor. Gemlik’te de Orhangazi’de de olan hikaye böyle bir hikayedir. İznik’te bahsettikleri gibi yan atımlı bir fay hattı söz konusu değil. Yan atımlı bir fay olmuş olsa bile Yalova-Çınarcık kıyısındaki fay kırılınca stres burada bitiyor. Gemlik ve bunun devamı olan İznik'te yapılan hikaye bilgisizlik ve spekülasyonda kaynaklanıyor" diye konuştu. (DHA)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber