Geri Dön
DiyarbakırKasapoğlu: Asıl hedef, engelli bireyin kendi ayakları üzerinde duran bir birey olmasıdır

Kasapoğlu: Asıl hedef, engelli bireyin kendi ayakları üzerinde duran bir birey olmasıdır

Kasapoğlu: Asıl hedef, engelli bireyin kendi ayakları üzerinde duran bir birey olmasıdır

Selim KAYA- Gıyasettin TETİK/DİYARBAKIR, (DHA)- DİYARBAKIR’a gelen TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı, İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “Cumhurbaşkanımızın defaatle dile getirdiği, ‘Batıda ne varsa doğuda da o olacak’ düsturu, sadece binalar, yollar için değil; engelli hakları, erişilebilirlik standartları ve bağımsız yaşam imkanları için de geçerlidir. Asıl hedef, engelli bireyin kendi ayakları üzerinde duran bir birey olmasıdır” dedi.

TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı, İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu bir dizi ziyaret ve toplantı için Diyarbakır’a geldi. İlk önce Valiliği ziyaret eden Kasapoğlu, daha sonra Diyarbakır Surkent İşitme Engelliler Ortaokulu’nu ziyaret etti. Kasapoğlu, daha sonra Bölge İstişare Toplantısı’nda Batman, Bitlis, Mardin, Siirt, Şırnak, Van ve Diyarbakır olmak üzere 7 ilin temsilcileriyle bir araya geldi. Diyarbakır’da bir otelin konferans salonunda gerçekleştirilen toplantıya Vali Murat Zorluoğlu da katıldı. Engellilerin sorunlarının ele alındığı toplantıda konuşan Kasapoğlu, “Cumhurbaşkanımızın defaatle dile getirdiği, ‘Batıda ne varsa doğuda da o olacak’ düsturu, sadece binalar, yollar için değil, engelli hakları, erişilebilirlik standartları ve bağımsız yaşam imkanları için de geçerlidir. Bakın, komisyon olarak raporumuzun iskeletini oluştururken dört ana sütun belirledik. Erişilebilirlik, eğitim, istihdam ve sağlık. Erişilebilirlik dediğimizde, sadece rampayı, asansörü kastetmiyoruz. Bilgiye erişimi, adalete erişimi, dijital dünyaya erişimi, sosyal hayata erişimi kastediyoruz” dedi.

‘ENGELLİ BİREYİ SADECE YARDIMA MUHTAÇ GÖREN, ANLAYIŞI AŞMAK ZORUNDAYIZ’

Engelliler için kamuda erişebilirliğin önemine de değinen Kasapoğlu, şunları söyledi:

“Diyarbakır’ın bir köyündeki işitme engelli kardeşimizin, kamu kurumunda derdini anlatabilmesi de bir erişilebilirlik konusudur. Biz engeli, bireyin bedeninde değil, sistemde, tasarımda, uygulamada görüyoruz. Eğer bir vatandaşımız sokağa çıkamıyorsa, okula gidemiyorsa, işe giremiyorsa, bu onun eksikliği değildir. Bunlar, sistemin, şehrin, devletin, yerel yönetimin henüz tamamlayamadığı bir görevidir. Eğitimde ise sadece okula kaydı yeterli görmüyoruz. Bugün bölge illerimizde özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarımızın, taşımalı eğitim süreçlerinde, sınıflardaki materyal eksikliklerinde veya rehabilitasyon seanslarında yaşadığı ne varsa, lütfen burada dile getirin. İstihdam başlığı, belki de bu bölge için en kritik başlıklardan biri. Engelli bireyi sadece yardıma muhtaç gören, onu sadece sosyal yardım mekanizması içinde tutan anlayışı aşmak zorundayız. Elbette sosyal yardımlar devletimizin şefkat elidir, çok kıymetlidir ve devam edecektir. Ama asıl hedef, engelli bireyin üreten, kazanan, hayatın içinde kendi ayakları üzerinde duran bir birey olmasıdır. Bölgedeki iş dünyamızın, ticaret odalarımızın, kamu kurumlarımızın bu konuda kotanın ötesine geçen bir vizyonu sahiplenmesi şarttır. Komisyonumuzun çalışması partiler üstü bir çalışmadır. Burada siyasetin dili değil, vicdanın dili konuşur. Burada ideolojilerin kavgası değil, çözümün ortaklığı vardır. Trabzon’da da, İzmir’de de, diğer illerde ve bugün Diyarbakır’da da aynı hassasiyetle, aynı samimiyetle aynı salondayız. Amacımız, birbirimizi suçlamak, yargılamak değil, eksik olanı tespit edip, o gediği nasıl kapatacağımızı bulmaktır.” (DHA)

FOTOĞRAFLI

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber