Gazeteci yazar Yaşar Gürsoy, 10’uncu Edirne Kitap Günleri’nde okuyucularıyla buluştu

Batuhan SEVER / EDİRNE, (DHA)- EDİRNE’de 10’uncusu düzenlenen Kitap Günleri’ne katılan gazeteci yazar Yaşar Gürsoy, ‘Atatürk’ün Katilleri ve O Doktor’ kitabı kapsamında düzenlenen söyleşide okurlarıyla buluştu.
Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen 10’uncu Edirne Kitap Günlerinin Cumartesi günü konuğu Gazeteci-Yazar Yaşar Gürsoy oldu. ‘Atatürk’ün Katilleri ve O Doktor’ isimli kitabıyla ilgili söyleşiye katılan Gürsoy, Atatürk’ün hastalık sürecinde yaşananları konu alan son kitabının detaylarını okuyucularıyla paylaştı. Etkinliğe çok sayıda okuyucu katıldı.
‘ATATÜRK SİROZDAN ÖLMEDİ’
Atatürk’ün sirozdan ölmediğini, Nazi kamplarında araştırmalar yapan Avusturyalı Dr. Hans Eppinger tarafından zehirlendiğini dile getiren Gürsoy, “Her şey, küresel para baronlarının, hepimizin bildiği gibi şimdiki adıyla emperyalist güçlerin düğmeye basmasıyla gerçekleşiyor. Çünkü medeniyetler savaşı var. Küresel para baronları dediğimiz petrolün başındaki, altının başındaki, bankaların başındaki Rothschild Ailesi, Rockefeller, J. P. Morgan'lar. Bu tip güçler hâlâ dünyamızda da var. Şu anda da zaten hepimizin bildiği ekonomik krizlerin yaşandığı zamanlarda hep geri planda kalan insanlar bunlar. Hani bunlar bir aile falan da değil. Bunların tek amacı, yıllardan beri nüfusu çok fazla olan vatandaşlarının bir şekilde bir yerde toplanması ama zengin olanların toplanması. Burası önemli bir şey. Yani bütün yaptığım araştırmalarda ortaya şunu çıkartmaya çalıştım ve çıktı da zaten. Kitapta belgeleri de var. Tek amaçları, onların deyimiyle Kenan topraklarında bir devlet kurmak, İsrail devleti kurmak. Adı da İsrail devleti olacak. Hitler'e öyle bir görev veriyorlar ki, konvansiyonel silahları temin ediyorlar. Çünkü dünya savaşına gidiliyor. Dünya savaşına gidilmesinde ne gerekiyor? Para gerekiyor. Şimdi halihazırda içimizde bulunan büyük Alman ilaç firmaları, silah firmalarının hepsi o dönemlerde siyonizme hizmet ediyor. Bunu ben söylemiyorum, bunu belgeler söylüyor. Zaten herkesin de bildiği şeyler bunlar. Hitler'e önce şöyle bir görev veriyorlar: Avrupa'daki, özellikle Balkanlar'daki liderlerin ortadan kaldırılması. Ben böyle yola çıktım bu kitabı hazırlarken. Neden liderlerin öldürülmesi gerekiyor? Çünkü bunu Atatürk aslında sağlıyor. Çünkü 1934 yılında biliyorsunuz Balkan Antantı kuruluyor; Bulgaristan'ın, Romanya'nın içinde olduğu, Yunanistan'ın içinde olduğu ve 2 sene sonra hepinizin bildiği gibi Montrö Sözleşmesi, boğazlardan geçiş hakkı verilmiyor. Çünkü adım adım Dünya Savaşına gidiliyor, 1939'da başlıyor savaş son aylarında. Almanların gözü aslında Rusya'da. Rusya'nın gelip geçebileceği en yakın yer neresi? Boğazlar, Karadeniz, Çanakkale, İstanbul Boğazı. Ama öyle bir anlaşma yapıyor ki Atatürk. Yani geçilmiyor. Geçilmeyince de ne oluyor? Almanlar karadan gitmek zorunda kalıyor” dedi.
‘DOLMABAHÇE SARAYI’NA GİRERKEN KAYDI YOK’
Atatürk’ü zehirlediğini iddia ettiği Dr. Hans Eppinger’in Dolmabahçe Sarayı’na nasıl ve kim tarafından sokulduğuna dair bir belge bulunmadığını dile getiren Gürsoy, “Bu adam Dolmabahçe Sarayı'na giriş yapıyor ve girerken hiçbir kaydına rastlanmıyor. Yaverleri bilmiyor. Bu kitabı yazarken Atatürk'ün dakika dakika yani affedersiniz idrarının ölçüsünden tutun attığı nabzına kadar kim gelmiş, kaç dakika kalmış, işte ailesinden kaç kişi gelmiş, hepsi biliniyor bunların. Ama bu adamın geldiği ile ilgili hiçbir belge, bilgi yok. Defalarca araştırdım, Cumhurbaşkanlığına da yansıdı, Başbakanlığa da yansıdı, yani arada bir şey olmasın diye, yok. 31 Temmuz 1938, yani Atatürk'ün ölümüne ne kadar zaman kalmış? Giriyor içeriye. Normalde konsültasyon diye bir şey var. Yani konsültasyon ahlaki bir şeydir, etik bir şeydir. Bir doktor diğer doktorlarla görüş alışverişi yapmazsa olmaz, illaki geçmişini bilmesi gerekiyor hastanın. Hiç şey yapmadan geliyor. Bu doktor Celal Bayar'la, o dönem yine mason olan Şükrü Kaya (İçişleri Bakanı), onunla beraber karar veriyorlar, hükümet kararı veriyorlar. Adam geliyor güzelce Atatürk'ü muayene ediyor. Buraya kadar bilgi var, alıyoruz bu bilgiyi. Ama girişine izin verilmemesi gerekiyor. Çiğ patlıcan öneriyor mesela, bol bol tatlı yediriyor. İşte 31 Temmuz günü o ‘cıva salvarsanını deneme mahiyetinde yapacağız’ diyor. Düşünsenize bir lider, dünya lideri bu, dünya lideri. ‘Deneme mahiyetinde salvarsan yapacağız’ diyor. Bizim Türk doktorlar bunu bilmiyorlar o zaman. Ve o gün Atatürk'e cıvalı ilacı yapıyorlar, enjekte ediyorlar. 31 Temmuz'dan sonra ikinci kez yapıyorlar, daha sonra gittikten sonra da bir tane daha, toplamda 3 defa yapıyorlar bu iğneyi” diye konuştu.
Konuşmasının ardından Gürsoy’a Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan adına çiçek verildi ve katılımcılar kitap imzalattı.(DHA)
FOTOĞRAFLI





