4. Ulusal Dil ve Konuşma Terapisi öğrenci kongresi tamamlandı

İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Kent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü ev sahipliğinde, Dil ve Konuşma Terapistleri Derneği ve Engelsiz Eğitim Vakfı’nın destekleriyle düzenlenen 4. Ulusal Dil ve Konuşma Terapisi Öğrenci Kongresi, toplam 1450 katılımcı ile tamamlandı.
Kağıthane Kampüsü’nde gerçekleştirilen kongre; 13 bilimsel oturum, 11 sözlü bildiri oturumu ve 2 poster sunum oturumuyla Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenleri, öğrencileri ve alan uzmanlarını bir araya getirdi. Kongrede; Dil ve Konuşma Terapisinde Beyin Çalışmaları, Edinilmiş Dil Bozuklukları (I-II), Gelişimsel Dil Bozukluğu ve Disleksi, Konuşma Sesi Bozuklukları, Ses Bozuklukları (I-II), Motor Konuşma Bozuklukları, Yutma Bozuklukları, Otizm Spektrum Bozukluğu, Dudak Damak Yarıkları, Gelişimsel Kekemelik Terapilerinde Yeni Yaklaşımlar ve Kekemelik Müdahalelerine Çok Yönlü Bakış başlıkları ele alındı.
Kongrenin açılış konuşmaları; İstanbul Kent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. A. Tuğrul Biren, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Funda Eren, Dil ve Konuşma Terapistleri Derneği Başkanı Prof. Dr. İlknur Maviş, Kongre Başkanı ve İstanbul Kent Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nurcan Alpüran Kocabıyık ile akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Kongreye ayrıca İstanbul Kent Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi ve Engelsiz Eğitim Vakfı Başkan Yardımcısı Ceren Yılmaz da katıldı.
‘BİLİMSEL ÜRETİMİ DESTEKLEMEK TEMEL ÖNCELİĞİMİZ’
İstanbul Kent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. A. Tuğrul Biren, konuşmasında üniversitenin bilimsel üretime verdiği önemi vurgulayarak şunları söyledi:
“İstanbul Kent Üniversitesi olarak öğrencilerimizin bilimsel üretim süreçlerine aktif katılımını desteklemeyi temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Dil ve Konuşma Terapisi gibi bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir alanda böylesine kapsamlı bir ulusal kongreye ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Genç araştırmacılarımızın ortaya koyduğu çalışmalar, alanın geleceği adına umut vericidir.”
‘SAĞLIK BİLİMLERİNDE DİSİPLİNLER ARASI YAKLAŞIM BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR’
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Funda Eren ise fakülte vizyonuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Sağlık bilimleri alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin yolu, bilimsel düşünceyi teşvik eden ve disiplinler arası iş birliğini güçlendiren organizasyonlardan geçmektedir. Dil ve konuşma terapisi; bireyin yaşam kalitesini, sosyal uyumunu ve eğitim hakkını doğrudan etkileyen son derece kritik bir alandır. Fakülte olarak öğrencilerimizin böylesine güçlü bir bilimsel atmosferde yer almasını ve ulusal ölçekte akademisyenlerle bir araya gelmesini çok kıymetli buluyoruz. İstanbul Kent Üniversitesi olarak bu kongreye ev sahipliği yapmaktan ve 28 ayrı Üniversitenin öğrencilerini bir araya getirmekten gurur duyuyoruz.”
‘GELECEĞİN TERAPİSTLERİNİ AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞTURDUK’
Kongre Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nurcan Alpüran Kocabıyık ise kongrenin bilimsel misyonuna dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Bu kongrenin temel amacı; öğrencilerimizin yeni araştırma alanlarını keşfetmelerini sağlamak, bilimsel meraklarını desteklemek ve onları geleceğin araştırmacıları ile klinisyenleri olarak cesaretlendirmektir. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden gelen öğrencilerimizi ve akademisyenlerimizi İstanbul Kent Üniversitesi çatısı altında buluşturmak bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Her geçen yıl artan katılım, alanımıza duyulan ilginin ve akademik motivasyonun gücünü göstermektedir.”
‘DİL VE KONUŞMA TERAPİSİ TOPLUMSAL BİR SORUMLULUKTUR’
İstanbul Kent Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi ve Engelsiz Eğitim Vakfı Başkan Yardımcısı Ceren Yılmaz da konuşmasında alanın toplumsal önemine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Dil ve konuşma terapisi yalnızca akademik bir disiplin değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur. İletişim, bireyin en temel hakkıdır. Engelsiz Eğitim Vakfı olarak bireylerin eşit eğitim ve iletişim fırsatlarına erişimini destekliyoruz. İstanbul Kent Üniversitesi’nin bu önemli bilimsel organizasyona ev sahipliği yapması, toplumsal duyarlılık ve akademik vizyon açısından son derece kıymetlidir.”









