Bakan Kacır: Türkiye güvenilir ve rekabetçi teknoloji ortağı arayan yatırımcılar için doğru adrestir

Canan İLARSLAN - Uğurcan TANMAN / İSTANBUL, (DHA)- SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından ‘Dönüşen Dünyada Denge Arayışı’ temasıyla düzenlenen 17. Boğaziçi Zirvesi'ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Kacır, "Türkiye’nin yolu açık, geleceği parlaktır. Türkiye’nin önceliği yatırımdır, üretimdir. Türkiye, yeni küresel ekonomik düzende güvenilir ve rekabetçi bir üretim ve teknoloji ortağı arayan yatırımcılar için doğru adrestir" dedi.
Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından 'Dönüşen Dünyada Denge Arayışı' temasıyla düzenlenen 17. Boğaziçi Zirvesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Zirveye Bakan Kacır'ın yanı sıra KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Lübnan Maliye Bakanı Yassine Jaber, Karadağ Parlamento Başkan Yardımcısı Mirsad Nurković, Endonezya Halk Danışma Meclisi Başkan Yardımcısı Lestari Moerdijat, Eski Mısır Planlama ve Ekonomik Kalkınma Bakanı Dr. Hala H. ElSaid ve farklı coğrafyalardan devlet temsilcileri, diplomatlar, akademisyenler, yatırımcılar ve iş dünyasının önde gelen isimler katıldı.
ZİRVE 2 GÜN SÜRECEK
İki gün sürecek zirvede, 32 ülkeden konuşmacılar farklı başlıklarda görüşlerini paylaşırken, uluslararası iş insanlarını buluşturacak 20'nin üzerinde ikili iş görüşmenin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Küresel ekonomide artan belirsizlikler, bölgesel çatışmalar, ticaret politikalarındaki değişim ve yeni güç merkezlerinin ortaya çıkışı, 2 gün boyunca gerçekleştirilecek oturumların ana gündemini oluşturuyor. Avrupa, Asya, Ortadoğu ve Afrika'dan katılımcıların yer aldığı zirvede, küresel sorunlara yönelik farklı yaklaşımların tartışılmasının yanı sıra ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi de hedefleniyor.
'TÜRKİYE ÇİN'DEN SONRA EN ÖNDE GELEN İHRACATÇI ÜLKEDİR'
Zirvede konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Küresel düzenin yeni bir istikamet arayışına girdiği, dünya ekonomisinin her biri çok boyutlu etkiler doğuran farklı gelişmelerle sınandığı bir dönemdeyiz. Sanayi altyapımızı genişleten, üretim kabiliyetlerimizi çeşitlendiren ve küresel değer zincirlerindeki konumumuzu pekiştiren adımlarla Türkiye’yi Avrupa’nın ve dünyanın önde gelen üretim merkezleri arasına taşıdık. 2002’de 41 milyar dolar olan imalat sanayimizin yıllık katma değerini 259 milyar dolara yükselttik. Dünyanın dört bir yanında geliştirdiğimiz güçlü ticaret bağlarıyla 2002 yılında 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ihracatımızı şimdi 286 milyar dolara taşıdık. Türkiye bugün Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülkedir. 2002’de 1,2 milyar dolar olan yıllık Ar-Ge harcamalarımızı 25 milyar dolara, 29 bin olan Ar-Ge personel sayımızı ise 318 bine yükselttik. Türkiye’yi kritik teknolojilerde kendi çözümlerini üretebilen, özgün ve yenilikçi ürünleriyle dünya pazarlarında söz ve pay sahibi bir ülke konumuna ulaştırdık" dedi.
'UZAY LİMANINI SOMALİ'DE İNŞAA EDİYORUZ'
Bakan Kacır, "2000’li yılların başında savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlıyken bugün savunma sanayiinde ihtiyaçlarının yüzde 80’den fazlasını yerli ürünlerle karşılayan bir ülkeyiz. İnsansız hava aracı üretiminde dünya lideriyiz. Kendi savaş gemisini tasarlayan, geliştiren, üreten 10 ülkeden biriyiz. Geçtiğimiz yıl 180 farklı ülkeye gerçekleştirdiğimiz 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünleri satışıyla, bu alanda dünyanın 11. büyük ihracatçısıyız. Türkiye’nin uzaya bağımsız erişimini güvence altına alacak, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki ülkelere hizmet sunacak bir uzay limanını Somali’de inşa ediyoruz. Hedefimiz bu başarı hikâyelerini geleceğin ekonomisine yön verecek stratejik alanlarda çoğaltmak. Ülkemizi stratejik teknoloji yatırımlarının adresi haline getirecek, Türkiye’nin değer önerisini yükseltecek uygulamaları bu anlayışla hayata geçiriyoruz. HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programımızın batarya, elektrikli araç, güneş hücresi, rüzgâr türbinleri, çip, savunma teknolojileri, veri merkezleri, yapay zekâ, endüstriyel robotik üretimine ve büyük ölçekli Ar-Ge merkezi kurulumuna yönelik çağrılarında Türkiye’nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltiyoruz. 2030’a dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz yatırımlar, Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak" ifadelerini kullandı.
'KRİTİK VE STRATEJİK ALANLARDAKİ YATIRIMLARA AYRICALIKLI FİNANSMAN SAĞLIYORUZ'
Bakan Kacır, "Merkez Bankamızın 750 milyar liralık kaynak ayırdığı Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programımızla, kritik ve stratejik alanlarda gerçekleşecek yatırımlara ayrıcalıklı finansman sağlıyoruz. Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanımızın onayıyla yürürlüğe aldığımız yeni teşvik sistemimizle de Milli Teknoloji Hamlemizi hızlandıran yatırımlara ayrıcalıklı destekler sunuyoruz. Katma değer odaklı kalkınma anlayışının özeti niteliğindeki Teknoloji Hamlesi Programıyla; bin 126 orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün, 34 kritik hammadde ve 414 teknoloji alanına yönelik yatırımları ülkemize kazandırıyoruz. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde odak alanlarımızdan biri elbette yapay zekâdır. Gerek sahip olduğumuz sanayileşme birikimi gerekse de her geçen yıl büyüyen teknoloji ekosistemimiz; ülkemizin yapay zekada öncü ülkeler arasında yer edinmesi için eşsiz bir potansiyel sunuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın kamuoyuyla paylaştığı 2026–2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planımızla, ülkemizin bu alandaki yetkinliklerini daha ileri taşıyacak kapsamlı bir yol haritası ortaya koyduk. Eylem Planımız doğrultusunda, ilk 2 yılda en az 5 milyon vatandaşımıza yapay zeka okuryazarlığı eğitimi vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zeka profesyoneli yetiştireceğiz. En az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi'nde erişime açacak yenilikçi yapay zeka uygulamalarının geliştirilmesine zemin hazırlayacağız. Veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030’a kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız" diye konuştu.
'BULUT BİLİŞİMDE 10 MİLYAR DOLARLIK ÖZEL SEKTÖR YATIRIMININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAYACAĞIZ'
Bakan Kacır, "Veri merkezi ve bulut bilişim altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımının gerçekleşmesini sağlayacağız. Bakınız sadece son bir yılda yaklaşık 300 megavatlık yatırımı bu doğrultuda harekete geçirdik. Türkiye’yi uluslararası alanda bir adım öne çıkaracak, rekabet gücünü perçinleyecek, insan kaynağının kabiliyetlerini güçlendirecek atılımları hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Türkiye’nin yolu açık, geleceği parlaktır. Türkiye’nin önceliği yatırımdır, üretimdir. Türkiye, yeni küresel ekonomik düzende güvenilir ve rekabetçi bir üretim ve teknoloji ortağı arayan yatırımcılar için en doğru adrestir. 86 milyonu aşan nüfusumuz ve 18 bin doların üzerindeki kişi başı milli gelirimizle; hem geniş bir iç pazarın dinamizmini hem de güçlü bir üretim ve ihracat kapasitesini yatırımcılara eş zamanlı olarak sunuyoruz. Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomileri arasındayız. Pek çok Avrupa ülkesinden 10-15 yaş daha genç bir nüfusumuz var. Sanayimizin önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyacağı yatırım alanlarını, lojistik bağlantıları ve altyapı imkânlarını bütüncül bir anlayışla planlıyor, uzun vadeli bir yol haritası istikametinde hareket ediyoruz. Türkiye’nin üretim haritasını stratejik bir akılla kurgulamak üzere Sanayi Alanları Master Planımızla, Samsun-Mersin, Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak hatlarında 4 yeni sanayi koridoru kurguluyoruz. Master Planımızın ilk aşamasında, Samsun-Mersin hattında yer alan 15 şehrimizde toplam 60 bin hektar büyüklüğe ulaşan 19 yeni yatırım alanı belirledik. Mega endüstriyel bölgeler olarak tasarladığımız bu yatırım alanları, çalışanlar için sosyal imkanlara da sahip olacak. Döngüsel ekonomi ve yeşil üretimi esas alacak. Lojistik bağlantılarıyla üreticilerimizin uluslararası pazarlara daha hızlı ve rekabetçi koşullarda erişmesini sağlayacak. Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru'nun sağlayacağı yeni bağlantı imkanlarını, Kuzey Marmara demiryolu geçişiyle birlikte değerlendirerek, Türkiye'nin küresel ticaret ve tedarik ağlarındaki stratejik konumunu daha da güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE YEGANE PAYDAŞTIR'
Bakan Kacır, "30 yıllık Gümrük birliği üyeliğiyle Avrupa sanayisinin üretim ve değer zincirlerine derinlemesine entegre olmuş Türkiye; köklü sanayi birikimi, nitelikli insan kaynağıyla Avrupa Birliği’nin (AB) ihtiyaç duyduğu rekabet gücünü ve ekonomik dinamizmi birarada sunacak yegane paydaştır. Avrupa'nın önündeki sınamalara verilecek doğru cevap, Türkiye'nin üretim gücünden daha fazla istifade etmektir. Türkiye’nin potansiyeli, bugün bulunduğu noktanın çok daha ötesindedir. Avrupa Birliği'nin hazırladığı 'Made in EU' düzenlemesinde, Türkiye menşeli ürünlerin Avrupa Birliği menşeli ürünlerle eşdeğer muamele görmesi ortak menfaatimizin gereğidir. Biz bu gerçeği her fırsatta Avrupalı muhataplarımızla paylaşıyor; Avrupa'nın rekabet gücünü artıracak yolun Türkiye ile köklü sanayi, teknoloji ve ticaret ortaklığını daha da derinleştirmekten geçtiğini vurguluyoruz. Türkiye’nin başarısı, insanlığın daha adil bir dünya idealine erişmesi Gazze’de ve dünyanın farklı coğrafyalarında çiğnenen insan haklarına, insanlık onuruna en güçlü şekilde sahip çıkmayı sürdürmemize hizmet edecektir" diye konuştu.
'KIBRISLI TÜRKLER BUNDAN SONRA DA VAROLACAKLAR'
Zirvede bir konuşma yapan KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise, "Güç ilişkileri belirleyicidir. Bugünkü güç ilişkileri üzerinden hukukta şekilleniyor; ama bizim bunu kendimiz için de, Gazze'de öldürülen çocuklar için de, bütün dünyada haksızlığa uğrayan haklar için ve değişen, dönüşen dünyada bir denge arayışı için de kabul etmemiz mümkün değil. Sadece kendimiz için söylemiyoruz. Dünyanın bu şekilde dengede durabilmesi mümkün değil; ama bugün Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler (BM) halen Kıbrıs'ta çözüm olmalıdır demeye devam ediyor. Biz de çözüm olsun diye diyalog ve diplomasiye yana tavrımızı sürdürüyoruz. Görüşmeler de bilfiil devam ediyor. O yüzden yolu bildiğimiz için de ve Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenlik açısından her zaman yanımızda olduğunu ve olacağını bildiğimiz, bundan emin olduğumuz için de bütün dünyaya her yerde söylüyoruz. Buradan da bir kez daha haykırarak sözlerimi bitirmek istiyorum. Kıbrıslı Türkler ne eşitlik haklarından vazgeçerler, ne güvenlik haklarından vazgeçerler, ne de adanın tamamı üzerindeki eşit haklarından vazgeçerler. Kimsenin böyle bir beklentisi olmasın ve ne dönüşürse dönüşsün dünyada, bilinmelidir ki dünya tarafından Kıbrıslı Türkler dünya ne dönüşürse dönüşsün, dünya döndükçe vardılar geçmişte, bugün de vardırlar, bundan sonra da hep var olacaklar" dedi. (DHA)









