Geri Dön
İstanbulCevdet Yılmaz: Bugün Kerbela Gazze'dir, bugünün Yezidileri Netanyahu ve destekçileridir

Cevdet Yılmaz: Bugün Kerbela Gazze'dir, bugünün Yezidileri Netanyahu ve destekçileridir

Cevdet Yılmaz: Bugün Kerbela Gazze'dir, bugünün Yezidileri Netanyahu ve destekçileridir

Canan İLARSLAN- Ulaşcan ÖZER/ İSTANBUL, (DHA)- Küçükçekmece'de 'Evrensel Aşura Matem Merasimi'ne katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bugün Kerbela Gazze'dir. Gazze'de yaşananlardır. Bugünün Yezidleri de Netanyahu hükümeti ve onun destekçileridir" dedi.

Caferilik İnancını Tanıtma Araştırma ve Eğitim Derneği (CAFERİDER) tarafından Küçükçekmece Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi'nde matemin 1387'nci yılında 'Evrensel Aşura Matem Merasimi' düzenlendi. Kerbela'da şehit edilen Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin ile 72 yakınının anıldığı merasim öncesi kültür merkezi ve çevresindeki yollar güvenlik amacıyla kapatıldı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İran İslam Cumhuriyeti Bilim Araştırma ve Teknoloji Bakanı Hüseyin Simai Sarraf, Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Gündüz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cem Evi Başkanı Esma Ersin, CEM Vakfı Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanı Mesut Yıldırım, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ile çok sayıda kişi katıldı.

'KERBELA, BÜYÜK BİR İNSANLIK İMTİHANI OLARAK HAFIZALARA KAZINMIŞTIR'

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Hazreti Hüseyin Efendimiz'in Kerbela'daki şehadetinin 1387. yıl dönümünde gerçekleştirilen bu buluşma; onun uğruna can verdiği hakikat, adalet ve izzet davasının nesiller boyunca taşınan gücünü ortaya koymaktadır. Aynı matemde, aynı muhabbette ve aynı bağlılıkta birleşen gönüllerin oluşturduğu bu tablo Kerbela'nın, insanlığın vicdanındaki müstesna yerini açıkça göstermektedir. Kerbela, hak ile batılın, adalet ile zulmün, izzet ile zilletin karşı karşıya geldiği büyük bir insanlık imtihanı olarak hafızalara kazınmıştır. Hazreti Hüseyin Efendimiz'in karşı karşıya kaldığı bütün baskılara rağmen, hak bildiği yoldan ayrılmaması; adalet, hakkaniyet ve insan onurunu esas alan bir duruş sergileyerek insanlığın vicdanında derin izler bırakması hepimiz için en kıymetli mirastır. Bugün de dünyamız böyle bir imtihandan geçiyor. 'Ben güçlüyüm, istediğim her şeyi yaparım' diyenler var. Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil. Kısa bir süre bu anlayış etkide bulunabilir, birtakım zararlar verebilir. Ama şunu biliyoruz ki, insanlık tarihinden de biliyoruz ki; meşruiyetten kopuk bir güç sürdürülemez. O yüzden Türkiye Cumhuriyeti olarak, dünyanın bu zor zamanlarında, belirsizliğin arttığı, çatışmaların yoğunlaştığı bu dönemde şunu söylüyoruz: Hem haklı olacağız hem de güçlü olacağız" dedi.

'BU BÜYÜK ACI, ASIRLARDIR İSLAM DÜNYASINI TEFRİKAYA DÜŞÜRMEK İSTEYENLERE KARŞI, GÜÇLÜ BİR İNANÇ HARCI VAZİFESİ GÖRMEKTEDİR'

Cevdet Yılmaz, "Bu büyük acı, asırlardır İslam dünyasını tefrikaya düşürmek isteyenlere karşı, bizi birbirimize kenetleyen, vahdetimizi tahkim eden güçlü bir inanç harcı vazifesi görmektedir. Allah'ımız, kitabımız, peygamberimiz, Ehlibeyt sevgimiz bir. Varsın bazı konularda da farklı olalım. Hiç önemli değil. Bu birliği, beraberliği bizim her fırsatta vurgulamamız lazım. Emperyalistler bölgemizde uzun bir zamandır etnik kimlikler üzerinden, mezhebi farklılıklar üzerinden insanlarımızı birbirine düşürmekte, kendi enerjilerini tüketmelerine vesile olmakta ve bölgemizin kaynaklarını sömürmektedir. Biz bu kimlikleri, bu farklılıkları çatışma konusu değil, birbirimizi tamamlama, zenginleştirme olarak görmediğimiz sürece başkalarına hizmet etmeye devam ederiz. Bunlara karşı çok uyanık olmamız lazım. Son dönemde bölgemizde yaşanan çatışmalarda da aynı imtihandan geçtiğimizi ifade edebilirim. Çok şükür bu tuzaklara düşülmedi. Bizim mezhep farklılıklarını çok aşırı noktalara taşıyıp, birbirimize karşı farklı bir duruş içine girmemiz sadece başkalarını sevindirir" ifadelerini kullandı.

'KERBELA'YI DOĞRU OKUMAK; ADALETİ HER ŞART ALTINDA SAVUNMAYI DA BERABERİNDE GETİRMEKTEDİR'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Kerbela'yı doğru okumak; haksızlık karşısında sessiz kalmamayı, mazlumun yanında durmayı ve adaleti her şart altında savunmayı da beraberinde getirmektedir. Zalimlerin en korktuğu şey hakikatin aydınlığıdır. Kim rahatsız olursa olsun, kimin zoruna giderse gitsin; hakkı, hakikati söylemeye, mazlumun yanında durmaya devam edeceğiz. Kerbela'nın bizlere bıraktığı en önemli derslerden biri, şartlar ne olursa olsun hakkın ve adaletin yanında yer alma sorumluluğudur. Bu yönüyle Kerbela'nın mesajı, belirli bir döneme veya coğrafyaya ait değildir. Hazreti Hüseyin Efendimiz'in uğruna mücadele ettiği değerler, bugün de tüm insanlığa yol göstermektedir. Dünyanın neresinde bir mazlum varsa, Kerbela'nın vicdanlara yüklediği sorumluluk orada başlamaktadır. Haksızlığa uğrayanın inancı, mezhebi veya kökeni ne olursa olsun adaleti savunmak, mazlumun yanında durmak ve insan onurunu korumak hepimizin ortak sorumluluğudur" diye konuştu.

'BUGÜN KERBELA GAZZE'DİR'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Gazze'de yaşananlar bütün bu anlattıklarımızın karşılık bulduğu bir yerdir. Bugün Kerbela Gazze'dir. Gazze'de yaşananlardır. Bugünün Yezidleri de Netanyahu hükümeti ve onun destekçileridir. Bir soykırım işlendi, dünyanın gözleri önünde ve maalesef bu soykırıma birçok çevre sessiz kaldı. İşte bunun karşısında insanlığın vicdanını harekete geçirmemiz lazım. Ve inşallah bir gün Filistin'deki kurtuluşu da göreceğiz. Buna da yürekten inanıyoruz. Başkenti Doğu Kudüs olan kendi ayakları üzerinde durabilen bir Filistin oluşuncaya kadar da Filistin davasının yanında yer almaya sonuna kadar devam edeceğiz. Diğer yandan Netanyahu yönetiminin kışkırtmalarıyla başlayan İsrail-ABD ve İran savaşı da hepimizi derinden üzmüş, büyük insani maliyetlere, ekonomik maliyetlere, çevresel maliyetlere yol açmıştır. Sadece bölgemizin istikrarını değil, küresel istikrarı da tehdit etmiştir. Bu savaşta da son günlerde ulaşılan mutabakatı Türkiye Cumhuriyeti olarak memnuniyetle karşılıyoruz. İnşallah provokasyonlarla, sabotajlarla engellenmez ve bu mutabakat kalıcı bir barışa dönüşür, bunu temenni ediyoruz. Kardeş İran halkıyla birlikteyiz. Gönlümüz onların yanında. Türkiye Cumhuriyeti olarak elimizdeki tüm imkanlarla, diplomasinin tüm kanallarıyla başından beri bu savaşı engellemeye çalıştık. Sonrasında ise savaş sona ersin diye her türlü çabayı sergiledik ve sergilemeye de devam edeceğizö dedi.

'BU TOPRAKLAR ÇOK KÜLTÜRLÜLÜĞÜNÜN YAŞANDIĞI BARIŞ İÇERİSİNDE DEVAM ETTİĞİ BİR TOPRAK'

İstanbul Valisi Davut Gül, "Bu topraklar birlikte yaşamanın, farklılıkları zenginlik olarak görmenin ve o geçmişimizden gelen çok kültürlülüğün yaşandığı barış içerisinde devam ettiği bir toprak. Burada hep birlikte kardeşçe, barış içerisinde yaşadık, yaşayacağız. Kerbela hadisesinde Anadolu insanı, yüzyıllar bin yıllar önce kararını net şekilde ortaya koydu. Buna baktığımızda, her zaman Hakkın yanında oldu, hakikatın yanında oldu, zalimin karşısında olduö dedi

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber