DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

1- ÜMİT ÖZDAĞ TUTUKLANDI
Ayşe GÜREL - Uğur GÜLBOY / İSTANBUL, (DHA) - ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, hakkında 'Cumhurbaşkanına Hakaret' ve 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme' suçlarından açılan soruşturma kapsamında çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Duruşma sonrasında açıklama yapan Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Azmi Karamahmutoğlu, "Mahkemenin vermiş olduğu bu kararı yüce Türk milletinin vicdanına emanet ediyoruzö ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında, 19 Ocak 2025'te partisinin il başkanları istişare toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sarf ettiği sözler gerekçesiyle 'Cumhurbaşkanı'na Hakaret' suçundan soruşturma başlatıldı. Özdağ, soruşturma kapsamında dün Ankara'da yemek yediği restoranda gözaltına alındı. Polis ekipleri tarafından İstanbul'a getirilen Ümit Özdağ, emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Ümit Özdağ ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın, 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme' suçu yönünden de genişletildiği öğrenildi. Bugün sabah saatlerinde Çağlayan Adliyesi'ne getirilen Ümit Özdağ, savcılık tarafından sorgulandıktan sonra tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Hakimlikte savunması alınan Ümit Özdağ, 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme' suçundan tutuklandı.
'BU KARARI YÜCE TÜRK MİLLETİNİN VİCDANINA EMANET EDİYORUZ'
Duruşma sonrasında açıklama yapan Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Azmi Karamahmutoğlu, "Genel başkanın savunmasını aldı, sonra avukatlar savunmalarını yaptılar. Bahsetmiştik, 'Cumhurbaşkanı'na hakaret' suçlamasından beraat etmişti. Ancak 2020 yılından itibaren başlayarak, yani 5 yıl evvelinden başlayarak, sosyal medyada paylaşmış olduğu mesajları delil göstererek genel başkanımızı 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Etmek' suçlamasıyla ne yazık ki tutuklama kararı verdi. Mahkemenin vermiş olduğu bu kararı yüce Türk milletinin vicdanına emanet ediyoruz. Söyleyeceklerim bu kadar. 30 gün sonra yeniden itiraz hakkımız var. 30 gün sonraki itiraz hakkımızla birlikte ele alınmasını, yeniden gözden geçirilmesini bekliyoruz. Dünden itibaren, dün sabahtan itibaren başlayan eziyet bugün tutuklamayla birlikte bitmiştir. Şimdi, Başkanlık Divanı'ndan arkadaşlarımız burada, İstanbul İl Teşkilatı burada. İçeride savunmada bulunan 3 avukat vardı, vekalet sahibi 3 avukat vardı. Onlarla birlikte oturduktan sonra, avukatlarla beraber tekrar kamuoyunun huzurunda olmak için sizlerle birlikte olacağızö dedi.
Görüntü dökümü:
---------
- Azmi Karamahmutoğlu'nun açıklaması
============================
2 - ÜMİT ÖZDAĞ'IN SAVCILIKTAKİ İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- 'CUMHURBAŞKANINA hakaret' suçundan hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Özdağ'ın savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı. Özdağ ifadesinde, üzerine atılı 'Cumhurbaşkanına Hakaret' ve 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme' suçlarını kabul etmedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında, 19 Ocak 2025'te partisinin il başkanları istişare toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sarf ettiği sözler gerekçesiyle 'Cumhurbaşkanı'na Hakaret' suçundan soruşturma başlatıldı. Özdağ, soruşturma kapsamında Ankara'da yemek yediği restoranda gözaltına alındı. Polis ekipleri tarafından İstanbul'a getirilen Ümit Özdağ, emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Ümit Özdağ ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın, 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme' suçu yönünden de genişletildiği öğrenildi.
ÜZERİNE ATILI SUÇLARI KABUL ETMEDİ
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı. Özdağ'ın ifadesinde, 19 Ocak 2025 tarihinde yaptığım konuşma içeriğinde Recep Tayyip Erdoğan'a atfen söylediğim sözler, Erdoğan'ın başbakanlık dönemine ilişkindir. Bu bağlamda eleştiri mahiyetindeki ifadelerin 'Cumhurbaşkanı'na Hakaret' suçunu oluşturması mümkün değildir. Kullandığım X hesabı tamamen şahsıma ait olup, yalnızca tarafımdan kullanılmaktadır. Hesap üzerinden yapılan tüm paylaşımlar tarafımdan gerçekleştirilmiştir. Kayseri'de yaşanan olaylarda, bir Suriyeli genç, bir Suriyeli kızı taciz etmiştir. Olay yerine gelen polis tacizciyi gözaltına almak istemiş, ancak Suriyelinin ailesi ve çevredeki diğer Suriyeliler polise direnmiştir. Bunun üzerine Güneydoğu Anadolu'dan Kayseri'ye göç etmiş vatandaşlar, polise destek için sokağa çıkmış ve olaylar büyümüştür. Olayların duyulmasıyla, Kayseri'nin farklı mahallelerinden insanlar olay yerine gelmiştir. Olayların başladığı gün, provokasyon yapan bir sosyal medya hesabına, 'Yanlış diyebilmek için açık adını buraya yazacaksın. Kayseri'ye gideceksin. Oradan sokaktan fotoğraf paylaşacaksın. Böyle sahte isimler ile sosyal medyadan Türk Milletini sokağa çağırmayacaksın. Halk tepki gösterdi, bu yol ile kimse yollanmaz, sadece ülke emperyalizmin istediği gibi karıştırılır. Suriyelileri, Afganları yollamak istiyorsan oyunu Zafer Partisi'ne vereceksin ve hukuk içinde gidecekler. Sevgili Kayserililer, polis bizim, devlet bizim, ülke bizim. Şehrinize sahip çıktınız, artık evinize dönün. Bilinçli bilinçsiz tahrikçilere izin vermeyin' cevabını verdim. Aynı gün saat 00:41 ve 22:56'da Kayseri halkını evlerine dönmeye davet eden ve sokağa çıkma yasağı ilan edilmesini öneren iki ayrı paylaşımda bulundum. Ayrıca ertesi gün 3 genel başkan yardımcımızı bölgeye göndererek, Zafer Partisi üyelerinin olaylara karışmamasını sağladım. Olaylara ilişkin raporlarda, Zafer Partisi mensuplarının bu olaylarda yer aldığına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Sonuç olarak, üzerime atılı 'Cumhurbaşkanı'na Hakaret' ve 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Etme' suçlarının yasal unsurları oluşmamıştır. Zafer Partisi ve şahsım, sığınmacıların ülkelerine dönüşlerini uluslararası ve ulusal hukuk çerçevesinde desteklemektedir. Hakkımda takipsizlik kararı verilmesini talep ediyorumö ifadelerini kullandığı öğrenildi.
TUTUKLAMA TALEBİYLE MAHKEMEYE SEVK EDİLDİ
Özdağ, ifadesinin alınmasının ardından savcılık tarafından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Kararın ardından adliye koridorunda arbede yaşandı. Savcılık tarafından hazırlanan mahkemeye sevk yazısında, "Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü Kamu Güvenliği Büro Amirliği tarafından tanzim edilen 21 Ocak 2025 tarihli rapordan da anlaşılacağı üzere, Kayseri'de meydana gelen ve 25 emniyet personeli ile 1 itfaiye personelinin yaralanmasıyla neticelenen olayların oluşumunda etkili olduğu, bu itibarla atılı suçun somut tehlike unsurunun da gerçekleştiği, şüphelinin genel başkanı olduğu partinin mensupları ile bu partiye müzahir şahıslar tarafından sosyal platformlarda yapmış oldukları paylaşımların da Kayseri ilinde meydana gelen toplumsal olaylara katılanları etkilemiş olduğunun değerlendirildiği, bu bağlamda şüphelinin 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik' suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, ayrıca şüphelinin 19 Ocak 2025 tarihinde partisinin toplantısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret içerikli sarf ettiği söz ve beyanlara ilişkin tespitlerin soruşturma evrakımıza eklendiği, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunduğu, şüphelinin atılı suçu süreklilik ve yoğunluk arz edecek şekilde işlemesi durumu karşısında kendisine verilecek cezanın üst hadden takdir edilmesi gerekliliği, açıklandığı şekilde tutuklama nedeninin bulunduğu anlaşılmakla; şüphelinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 100. ve devamı maddeleri uyarınca tutuklanmasına karar verilmesi kamu adına talep olunur" ifadeleri yer aldı.
==============================
3- İSTANBUL'DA MİLLİ YAS NEDENİYLE BAYRAKLAR YARIYA İNDİRİLDİ
Emre KURT/İSTANBUL,(DHA)- Bolu Kartalkaya'da otelde çıkan yangında hayatını kaybedenler için Türkiye'de 1 gün süreyle milli yas ilan edilmesinin ardından, İstanbul'da bayraklar yarıya indirildi.
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde dün Grand Kartal Otelde 76 kişinin yaşamını yitirdiği yangınının ardından milli yas ilan edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yangın nedeniyle bir günlük milli yas ilan edildiğini açıkladı. Milli yas ilan edilmesinin ardından İstanbul'un simge noktalarında ve kamu binalarında bulunan bayraklar yarıya indirildi.
Görüntü Dökümü:
----------------
-Taksim'deki Türk bayrağından görüntü
-Çamlıca'daki yarıya indirilen bayrak
-Genel ve detay görüntü
============================
4- YANGIN ANINDA ANNESİNİ ARAYIP HELALLİK ALDI
İbrahim YILDIZ/İSTANBUL, (DHA)- BOLU Kartalkaya'da otelde çıkan yangında hayatını kaybeden Türk Hava Yolları (THY) çalışanı Zehra Sena Gültekin'in, yangın anında annesini arayarak helallik aldığı öğrenildi.
Hayatını kaybedenler arasında THY çalışanı Zehra Sena Gültekin ve ailesinden 14 kişi de yer alıyor. Sena Gültekin, okulların yarıyıl tatiline girmesinden dolayı eşi, üç çocuğu ve ailesinden 9 kişiyle birlikte Kartalkaya'ya gitmişti. Yangın çıktıktan sonra Zehra Sena Gültekin'in annesini arayıp helallik aldığı öğrenildi. Yangında Zehra Sena Gültekin, eşi, üç çocuğu ve yakınları da hayatını kaybetti. 12 Katlı Grand Kartal Otel'de gece 03.00 sıralarında çıkan yangında otelde bulunan 238 müşteriden 76 kişi yaşamını yetirmiş 51 kişi de yaralanmıştı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yangınla ilgili yapılan soruşturma sonucu 9 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı.(DHA)
==========================
5-KARTAL'DA TOPRAK KAYMASI; OTOMOBİL İNŞAATIN TEMEL ÇUKURUNA DÜŞTÜ
Emre KURT/İSTANBUL,(DHA)- KARTAL'da, toprak kayması sonucu park halindeki otomobil inşaat temeli için açılan çukura düştü. Sokakta bulunan 8 katlı bir bina tedbir amacıyla tahliye edildi.
Olay, saat 01.30 sıralarında Hürriyet Mahallesi Lider Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, oluşan su kaçağının ardından toprak kayması meydana geldi. Bu sırada park halinde bulunan otomobil, kayan toprakla birlikte inşaat temeli için açılan çukura düştü. Adrese polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Toprak kaymasının yaşandığı yerin yanında bulunan 8 katlı bina ise tedbir amacıyla tahliye edildi. Ekipler, çukura düşen otomobili çıkarmak için çalışma başlattı. Çevrede güvenlik önlemleri alınırken, tahliye edilen binanın durumunun yapılan incelemelerin ardından netleşeceği öğrenildi.
Görüntü Dökümü
-Bina sakinlerinin eşyalarını çıkarması
-Toprak kaymasının yaşandığı alan
-Çukura düşen otomobil
-Bina sakinlerinden görüntü
-Polis ve itfaiye ekipleri
-Genel ve detaylar
==========================
6- ÜMRANİYE'DE DOĞUMA BİR HAFTA KALA HASTANEDE ÖLEN BEBEKLE İLGİLİ İHMAL İDDİASI
Dilara ŞAHİN-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL, (DHA)- ÜMRANİYE'de, doğuma bir hafta kala şiddetli sancılarla özel bir hastanenin acil servisine başvuran Dilan Korkmaz, iddiaya göre dahiliye bölümüne yönlendirildi. Burada serum takılan ve bir süre sonra taburcu edilen Korkmaz, sancı ve kanama şikayeti ile tekrar hastaneye başvurdu. Anne karnında kalbi durduğu öğrenilen 'Aslan' bebek, doktorların yaptığı müdahaleye rağmen kurtarılamazken, anne ölümden döndü. Aile hastanenin ihmali olduğunu öne sürerek şikayetçi oldu.
Ümraniye'de, doğumuna 1 hafta kalan Dilan Korkmaz, sancılarının artması üzerine eşi Serhat Korkmaz ile birlikte rutin kontrolleri için tercih ettiği özel bir hastanenin acil servisine gitti. İddiaya göre, acil serviste görevli nöbetçi doktor Dilan Korkmaz'ı muayene ettikten sonra hamileliğini riske atacak herhangi bir durumun olmadığını belirterek, anne Korkmaz'ı dahiliye bölümüne yönlendirdi. Dahiliye bölümündeki doktor ise, Korkmaz'a serum takıp aynı gün içinde taburcu etti. Sabah şiddetli sancı ve kanama şikayeti ile tekrar hastaneye başvuran Dilan ve Serhat Korkmaz çifti, anne karnında bebeklerinin kalbinin durduğunu öğrendi. Anne acil olarak ameliyata alındı. Ameliyat sırasında kalbi duran anne yapılan müdahalelerle hayata döndürülürken, ailenin ismini 'Aslan' olarak belirlediği bebek kurtarılamadı.
Uzun bir ameliyat sonrası iyi bir haber almayı umut eden baba Serhat Korkmaz gözyaşları içerisinde, "Biz içeriden iyi bir haber gelecek diye beklerken, 3 saat sonra eşimin ciddi kan kaybı yaşadığını, kalbinin durduğunu, kalp masajı yaparak hayata döndürdüklerini ve çocuğumun da vefat ettiğini öğrendim" diye konuştu.
'BİR İHMAL SONUCU ÇOCUĞUM ÖLDÜ'
Yaşadıklarını anlatan baba Serhat Korkmaz, "Çocuğumu öldürdüler. Bir ihmal sonucu çocuğum öldü. Dün rutin kontrollerimiz için özel bir hastaneye geldik. Kontrollerimiz yapıldı, çocuğumuzun kalp atışları normaldi. Her şey yolunda diyerek bizi taburcu ettiler. Hiçbir problemimiz yoktu. Akşam üzeri eşimin sancıları başladı. Saat 23.00 gibi tekrar hastaneye geldik. Eşimin şiddetli ağrısı olduğunu, kendini doğrultamadığını söyledik. Acile geldiğimizde, nöbetçi doktorun bizim kontrolümüzü yapan doktor dışında bir doktordu. Kendisi eliyle eşimi kontrol etmeye çalıştı. Sonrasında doğumuyla alakalı bir problem olmadığını ve eşimin üşüttüğünü söyledi. Burada doğumhane ile alakalı değil, dahiliyeye gitmemiz gerektiğini söyledi. Dahiliye doktorunun yanına gittik. Giderken, herhangi bir ultrason ya da NST gibi cihazlara bağlayıp bir bilgi, incelemede bulunmadı kendisi. Sadece normal bir soğuk algınlığı diyerek bizi dahiliye bölümüne yönlendirdi. Üstelik eşimin 1 haftası vardı doğumuna. Önümüzdeki hafta doğum yapacaktı. Bu sürece kadar bütün kontrollerimizi bu hastanede yapmıştık ve eşimin hiçbir sorunu yoktu" şeklinde konuştu.
'ÇOCUĞUMUN VEFAT ETTİĞİNİ ÖĞRENDİM'
Baba Korkmaz, "Dahiliye doktorunun yanına gittiğimizde, eşime hamile olup olmadığını sordu. Eşim hamile olduğunu söylediğinde ise, 'Burada ne işin var senin doğumhaneye gitmen gerekiyor' dedi. Çünkü çok şiddetli sancısı ve ağrısı vardı. Biz de doğumhaneden geldiğimizi ve nöbetçi doktorun dahiliye bölümüne sevk ettiğini söyledik. Bizi bir odaya aldılar. İki tane serum verdiler. Eşimin bu süreçte ağrısı hiç dinmedi ve devam etti. Sadece ilacı yazdı ve bizi yukarıya sevk etti. Nöbetçi hemşire eşimin ağrılarının devam ettiğini ve bununla alakalı ne yapabileceğimizi sorduğumda, ilaçların etkisini birkaç saate göstereceğini ve yapacakları hiçbir şeyin olmadığını söylediler. Serumlar bittiğinde bizi taburcu ettiler. Sabaha doğru eşim, sancılarının devam ettiğini ve kanaması olduğunu söyledi. Tekrar apar topar hastaneye geldik. Normal kontrollerimizi yapan kendi doktorumuz ile karşılaştık. Acil olarak odaya alarak 'Eyvah' dedi. Cihaza soktuktan sonra bana çocuğun kalbinin durduğunu söyledi. Neden daha önce gelmediğimizi sordu. Ben ise gece buradaydık, acildeki nöbetçi doktorun bizi dahiliyeye yönlendirdiğini söyledim. 'Nasıl olur?' diyerek tepki gösterip, acilen doğumhaneye almamız gerektiğini söyleyerek çocuğun kalbinin durduğunu söyledi. 2,5-3 saat boyunca bize sonuç ile alakalı herhangi bir dönüş yapılmadı. Bizi sürekli oyaladılar. Biz içeriden iyi bir haber gelecek diye beklerken 3 saat sonra eşimin ciddi kan kaybı yaşadığını, kalbinin durduğunu, kalp masajı yaparak hayata döndürdüklerini ve çocuğumun da vefat ettiğini öğrendim" dedi.
'1 HAFTA SONRA ÇOCUĞUM DOĞACAKTI'
Gerekli takibin yapılmadığını ve bu yüzden bebeğinin öldüğünü iddia eden Serhat Korkmaz, "Çocuğum öldü, bu hastane yüzünden çocuğum öldü. 1 hafta sonra çocuğum doğacaktı. Biz karşımızda bir muhatap bulamıyoruz. Dün akşam geldiğimizde, nöbetçi doktorun dahiliye bölümüne yönlendirmek yerine NST'ye veya ultrasona alsaydı benim çocuğum ölmezdi. Benim çocuğumun ölmesinin sebebi hastane yönetim ve doktorların ciddiyetsiz, alakasız ve ilgisiz davranmalarından dolayıdır. Doğumuna bir hafta kalan bayanı dahiliye yönlendirmek nedir? Sabah çocuğumun ölüm haberini aldım. İlgisizlik, alakasızlık ve ihmalden benim çocuğum öldü. Herhangi bir ağrısı sancısı varken, hastaneye geldik. Sağ salim diyip gönderdiler" ifadelerini kullandı.
'KUCAĞIMIZA ALACAĞIMIZA CENAZESİNİ ALACAĞIZ'
Babaanne Gülşen Korkmaz, "Bebeğimizin ölümüne sebep oldular. Bir hafta sonra kucağımıza alacağımıza bebeğin cenazesini alacağız. Biz acısını yaşarken hala para derdine düşmüşler. Benim çocuğuma sebep olanlar muhatap olsun" diye konuştu.
'ŞİKAYETÇİ OLDUK SAVCI GELDİ'
Rutin kontrolleri yapan doktorlarının da ihmal iddiasını kabul ettiğini ifade eden dayı Faruk Varlı, "Normal rutin kontrollerine giren doktoru ile birebir görüştüm. Doktorun bana söylediği şey ise 'Burada bir ihmal var. Apaçık ortada. Gidin nöbetçi doktordan şikayetçi olun. Kamera kayıtları her şey vardır. Bunun üzerinde durun' dedi bize. Şikayetçi olduk. Bugün savcı gelip, olay yerini inceledi" dedi.
'ADI ASLAN OLACAKTI'
Gözyaşlarını tutamayan Aslan bebeğin halası Berfin Korkmaz, "Halasıyım. Bir hafta sonra kucağımıza alacaktık. Her şeyi hazırdı. Annesi elleriyle her şeyi tek tek hazırladı özenle. Adı Aslan olacaktı. Daha künyesini yeni yaptırmıştık 'Aslan' diye. Geldik ki ölüm haberini alıyoruz" ifadelerini kullandı.
Aile şikayetçi olurken savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Hastane çevresinde polis güvenlik önlemi alırken, hastanenin doğumhane ünitesi ile ilgili kaydedilen çok sayıda şikayet ise dikkat çekti. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------
-Hastane önündeki aile üyeleri
-Polis ekiplerinden görüntü
-Baba Serhat Korkmaz ile röp
-Babaanne Gülşen Korkma zile röp
-Hala Berfin Korkmaz ile röp
-Genel ve detay görüntü
============================
7- KARTAL'DA ZİNCİRLEME KAZA: 3 YARALI
Dilara ŞAHİN - Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL, (DHA)- KARTAL'da aralarında polis otosunun da bulunduğu toplam 7 aracın karıştığı zincirleme kaza meydana geldi. Kazada araçlardaki 3 kişi yaralandı.
Kaza, saat 21.30 sıralarında Balıkesir Caddesi'nde meydana geldi. Cadde üzerinde ilerleyen İ.H.H. idaresindeki 34 HMH 650 plakalı araç, B.K. idaresindeki 34 RIG 13 plakalı otomobil, M.B.D. idaresindeki 34 EBK 205 plakalı cip ve plakaları öğrenilemeyen taksi ile bir otomobil zincirleme kaza yaptı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve acil sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, kazada yaralanan 3 kişiye ilk müdahalede bulundu. Yaralılar, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.
KAZAYI SEYREDERKEN POLİS OTOSUNA ÇARPTI
Caddede seyir halinde olan ve sürücüsü açıklanmayan 34 BCY 73 plakalı otomobil, kazaya müdahale etmek için bölgeye gelen polis otosuna çarptı. Otomobil sürücüsünün kaza alanını seyrederken polis otosuna çarptığı öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-Kaza yapan otomobiller
-Otomobillerin çekilmesi
-Genel ve detay görüntü
===============================
8- ZİNCİRLİKUYU'DA METROBÜS KAZASI
Armağan GÖKMEN - Doğan Can CESUR / İSTANBUL, (DHA) - ZİNCİRLİKUYU metrobüs durağında park halindeki metrobüs, henüz bilinmeyen bir sebeple hareket ederek bariyere çarpıp, kırdı. D-100 Karayolu'na geçen metrobüs, seyir halindeki 5 araca çarptıktan sonra yolun karşısındaki bariyere çarparak durdu. Kazada yaralanan kimsenin olmadığı öğrenildi.
Kaza saat 20.00 sıralarında Zincirlikuyu metrobüs durağında meydana geldi. Park halindeki metrobüs, henüz bilinmeyen bir sebeple hareket ederek durak içerisindeki bariyere çarpıp, kırdı. D-100 Karayolu'na geçen metrobüs hareket halndeki 5 araca çarptı. Araçlar yolda savrulurken, metrobüs yolun karşısındaki demir bariyere çarparak durdu. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve acil sağlık ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde, kazada yaralanan kimsenin olmadığı belirlendi. Kaza nedeniyle D-100 Karayolu Zincirlikuyu mevkii 15 Temmuz Şehitler Köprüsü istikameti yaklaşık 1 saat boyunca trafiğe kapandı. Ekiplerin, kaza sırasında boş olan metrobüsün yoldan kaldırmasının ardından trafik akışı normale döndü. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Görüntü dökümü:
-----------
- Olay yerinden görüntüler
- Ekiplerin çalışmaları









