DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

1-İSTANBUL'DA ÜNLÜLERE YÖNELİK UYUŞTURUCU OPERASYONUNDA BİR KİŞİ TUTUKLANDI
Baran AKKAYA- Yılmaz OKUR- Canan İLARLSLAN- Feridun AÇIKGÖZ / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'da ünlülere yönelik düzenlenen uyuşturucu operasyonunda aralarında Mabel Matiz, Feyza Civelek, Volkan Bahçekapalı, Onur Tuna ve Berkay Şahin'in bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı. Sağlık kontrolünün ardından Adli Tıp'a getirilen 11 şüpheli işlemlerin ardından adliyeye sevk edilirken, 9 kişi ise serbest bırakıldı. Adliyeye sevke dilen şüphelilerden 1'i tutuklanırken, 8 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı, 2 kişi hakkında ise adli kontrol şartıyla yurt dışına çıkış yasağı kararı verildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında gelen ihbar, incelenen dijital materyaller ve elde edilen bilgiler neticesinde kamuoyunda ünlü olarak tabir edilen kişilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığına dair makul şüphelerin bulunduğu tespit edilerek operasyon düzenlendi. Bu kapsamda İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından sabah saat 07.00'den itibaren İstanbul Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Kağıthane, Üsküdar ilçelerinde 24 ve Muğla'da 1 adres olmak üzere 25 adreste, 25 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. Operasyon sırasında adreslerde arama yapılırken, aralarında Mabel Matiz (Fatih Karaca), Feyza Civelek, Volkan Bahçekapalı, Onur Tuna, Berkay Şahin, Osman Haktan Canevi, Aslıhan Turanlı, Kübra İmren Siyahdemir, Mehmet Rahşan, Cansu Tekin, Özgür Deniz Cellat, Tarık Tunca Bakır, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu ve Eda Dora, Hanzade Gürkanlar, Yasemin İkbal'in gözaltına alındığı öğrenildi.
ADRESLERDE ARAMALAR YAPILDI
Gözaltına alınan şüphelilerin adreslerinde arama çalışmaları da yapıldı. Gözaltında bulunan şüpheli Mehmet Rahşan'ın adresinde yapılan aramada, 8 adet extacy, 26 gram uyuşturucu madde, hassas terazi, 2 adet içerisinde esrar bulunan elektronik sigara, 3 adet içinde uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen şekerleme, boş şırınga ile 2 adet boş kilitli poşet ele geçirildi. Şüpheli Aycan Yağcı'nın adresinde yapılan aramada ise, 1 gram esrar maddesi bulundu.
Öte yandan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyası kapsamında; hakkında gözaltı kararı verilen fakat il ve yurt dışında bulunanlar arasında Serenay Sarıkaya, Tan Taşcı, Yağmur Ünal, Mirgün Sırrı Cabas, Hakan Aydın, Niran Ünsal gibi isimlerin olduğu öğrenildi.
Oyuncu Serenay Sarıkaya'nın yurt dışında olduğu öğrenilirken, Şarkıcı Tan Taşçı'nın Muğla'da bulunan adresinde polis ekiplerince arama yapıldığı bilgisine ulaşıldı. Şüpheli Mirgün Sırrı Cabas'ın babasının vefat ettiği, İzmir'den İstanbul'a geleceği öğrenildi. Niran Ünsal'ı Muğla'da yakalama çalışmaları sürdüğü bilgisine ulaşıldı.
HASTANEYE GETİRİLDİLER
Gözaltına alınan 20 şüpheli sağlık kontrolü için Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildi. Burada işlemleri tamamlanan şüpheliler Saç, kan ve idrar örnekleri vermek üzere Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
11 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Adli Tıp Kurumu'nda işlemleri tamamlanan şüpheliler Berkay Şahin, Aslıhan Turanlı, Volkan Bahçekapılı, Kübra İmren Siyahdemir, Mehmet Rahşan, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu, Eda Dora, Hakan Aydın, Cansu Tekin ve Yaşar Özdaş Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi. Öte yandan 9 kişi ise Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerin ardından serbest bırakıldı.
MEHMET RAHŞAN TUTUKLANDI
Adliyeye sevk edilen 10 kişinin savcılık ifadeleri tamamlandı. Şüphelilerden Berkay Şahin, Volkan Bahçekapılı, Kübra İmren, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu, Eda Dora, Cansu Tekin, hakkında yurt dışı çıkış yasağı, Yaşar Özdaş, Hakan Aydın, hakkında ise yurt dışı çıkış adli kontrol kararı verilirken, şüpheli Mehmet Rahşan ise tutuklandı.
===========================
2-SUMUD FİLOSU AKTİVİSTLERİ İSTANBUL'A GELDİ
Tuğçe SEZER ODABAŞI - Fırat ALKIZ- İbrahim YILDIZ/ İSTANBUL,(DHA)- İSRAİL tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu'nda bulunan 85'i Türk vatandaşı 422 aktivist Türk Hava Yolları'nın 3 özel uçakla İstanbul Havalimanı'na getirildi. Aktivistler havalimanındaki işlemlerin ardından gerekli muayeneler için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail tarafından el konulduktan sonra Negev Çölü'ndeki Ketziot Hapishanesi'nden çıkarılan Küresel Sumud Filosu aktivistleri İsrail'in güneyindeki Ramon Havalimanı'na getirildi. İşlemleri tamamlanan 85'i Türk vatandaşı olan 422 aktivist Türk Hava Yolları'na ait Ramon Havalimanı’ndan havalanan 3 ayrı uçakla İstanbul'a getirildi. Aktivistlerden biri "Arkamızda duran devletimize teşekkür ediyoruz. Bizim elimizden bu kadar geldi. İsrail daha sert davrandı hemen hemen tüm arkadaşlarımız şiddete maruz kaldılar kimimizin kaburgası kırıldı kimimizin kulak zarı patladı. Bu seferki daha şiddetliydi. Oradaki kardeşlerimizin çektiği zulüm bizimkinden çok daha fazla. Biz kendimizi bu şekilde teselli ettik. Teşekkür ederiz arkamızda durduğunuz için" dedi.
'GAZZE'YE ULAŞAMAMANIN ÜZÜNTÜSÜ İÇİDEYİZ'
Aktivist Abdülmecit Bahçivan "Çok mutluyuz gururluyuz mümkün olduğu kadar ilerledik. 200 millere kadar ilerledik. İsrail' e insanlığımızı gösterdik. İsrail zulmünü herkese gösterdi. Şu an uçaktan inip de İsrail'in zulmüne uğramayan hiç kimse yok. Bunlardan ben sadece bir tanesiyim. Her arkadaş zulme uğradı. Gazze'ye ulaşamadık bunun üzüntüsü içerisindeyiz " dedi.
'BİZİM YAŞADIKLARIMIZIN GAZZELİLERİN YAŞADIKLARININ YANINDA ESAMESİ BİLE OKUNMAZ'
Aktivistlerden biri, "Bizim yaşadıklarımızın Gazzelilerin yaşadıklarının yanında esamesi bile okunmaz. Bugün ana temel probleme odaklanmamız gerekiyor. Niçin bu sivil insanlar yola çıktı? Bunu düşünmemiz gerekiyor. Bütün dünyayı sarmaşık gibi sarmış bir siyonizm belası var. Gazze dışında her yer işgal altında maalesef. Biz Gazze'nin işgal altında olduğunu düşünüyoruz ama asıl Gazze işgale direnen bir şehir. Gazze'nin dışındaki her yer işgal altında ki bütün devlet adamlarının, bürokratlarının eli kolu bağlanmış hareket edemiyorlar. Bizim bu problemi çözmemiz gerekiyor. İnsanlık olarak birleşmemiz ve siyonizme karşı mücadele etmemiz gerekiyor" diye konuştu.
'İSRAİL'İN YAPTIĞI BU VANDALLIK VE TERÖRİZM ARTIK SINIRLARI AŞAN BOYUTA GELMİŞTİR'
Başka bir aktivist ise, "Temel mesele aslında Gazze'nin ablukası ve Filistin'in özgürlüğü gibi duruyor. Ancak meselenin temeli aslında çok daha büyük. Bu meselenin en temelinde İsrail'in kanserli bir hücre gibi dünyanın başına bela olması durumudur. Bunu dikkate almak gerekiyor. Çünkü Akdeniz'in içerisinde herhangi bir uluslararası sözleşmeye dikkat etmeden hareket eden İsrail'in yaptığı bu vandallık ve terörizm artık sınırları aşan boyuta gelmiştir" dedi.
HER BİR SALDIRI SONRASINDA BİZ DAHA ÇOK GEMİ HAZIRLIYORUZ’
Aktivistlerin Türkiye’ye inmesinin ardından İstanbul Havalimanı VİP girişi önünde gerçekleşen basın açıklamasında Sumud Filosu ve Sumud Yönetimi adına konuşan İsmail Songör, "Artık İsrail terörü Filistin'in sınırları dışına çıkmıştır. Şu an tüm dünya barışı İsrail terörüyle, İsrail korsanlığıyla karşı karşıya kalmıştır. Bugün Akdeniz'in ortasında Sumud gemilerine saldıran bu terör, yarın tüm Avrupa'nın ve ülkemizin sınırlarını taciz edecek kadar şımarmıştır. Geldiğimiz noktada, olan her bir saldırı sonrasında biz daha çok kaptan buluyoruz, daha çok gemi hazırlıyoruz, daha çok gönüllüyle meydanlara inebiliyoruz. Ve şunu biliyoruz. Bugünden itibaren daha çok geminin yola çıkması için hazırlıklara başladığımızı ilan ediyorum" diye konuştu.
‘ZALİM İSRAİL BU MERHAMET SELİNDE İNŞALLAH HEP BERABER BOĞULACAK’
Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ise, "Kudüs özgür olana kadar Sumud vicdan olacak, insanlık sel olacak. Zalim İsrail bu merhamet selinde inşallah hep beraber boğulacak, onu da göreceğiz" dedi.
‘BU SİYONİST KATİLLER EN FAZLA SUMUD'DAN KORKUYOR’
Yaşadıklarını anlatan Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Filistin davası için burada toplanan bütün kardeşlerimize teşekkür ediyoruz. Biz 70 tane ülkeden, 500'e yakın aktivist Sumud filosu misyonuna dahil olduk. Sumud filosunun misyonunun ne kadar değerli, kıymetli olduğunu bir kez daha şahadetlikle gördük. Onun için bakınız bu katil sürüleri, bu siyonist katiller en fazla Sumud'dan korkuyor. Sumud 1'in onlar üzerinde baskı oluşturması, özellikle Sumud 1'den sonra ablukanın kalkmasa bile insani yardımların devam etmiş olması, bir ateşkesin uygulanma aşamasına geçmese bile ateşkesin sağlanmış olması aslında Sumud 1'in büyük bir başarısıdır. Sumud organizasyonunu yapan bütün arkadaşlarıma, bütün bu işi yürüten arkadaşlarımıza huzurlarınızda Filistin Platformu adına teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
'BEN FİLİSTİN'E GELDİM, İSRAİL'E GELMEDİM DEDİM’
Filoda bulunan Aktivistlerden Fatma Zengin, "Sadece 4 günde onların herhangi bir mahluka bile benzemediğini anladım. Özellikle kadınlar çok daha fazla şiddet uyguluyorlar. Bana, 'Siz neden buraya geldiniz?' dediler. Dedim ki, 'Ben Filistin'e geldim, İsrail'e gelmedim. 'Burası Filistin toprakları' dedim. 'Siz çocuk katilisiniz' dedim. Benim kafamı tutarak 'Bu İsrail bayrağı' dedi. Sonra Filistin'e küfrettiler ve ben karşılığını verdim. Ama bunu toplu olarak yapmamız lazım. Sadece bir kişi, iki kişiyle olmaz. Sumud burada bitmeyecek, bitmemeli" ifadelerini kullandı.
‘BİZ VİCDAN TAŞIYORDUK’
İsrailli güçler tarafından şiddete uğrayan aktivist Ömer Arslan ise, "Filistin ve Gazze'deki masum insanlar bizi dört gözle beklerken biz oraya gidemedik. Ve bizi terör olarak ilan etmiş Netanyahu. Bizim ne taşıdığımızı sordular ve size burada söylüyorum, Biz vicdan taşıyorduk, biz insani yardım taşıyorduk. Bizim silahımız kalbimiz, insanlığımız ve merhametimizdi" dedi.
‘BAŞIMIZA GELMESİ İHTİMAL OLAN ŞEYLERİN FARKINDAYDIK’
Bacağından yaralı olarak ülkeye getirilen Mecit ismindeki aktivist ise, "İsrail, İsrailliğini yaptı. Bizler de aktivist olarak, bir Müslüman olarak birçok farklı bölgeden gelen insanlar, dünyanın farklı bölgelerinden gelen insanlarla birlikte Gazze'deki yıllardır devam eden soykırımın ve ablukanın kırılması için yola çıktık. Birçok arkadaşım benimle birlikte yaralandı. Benimle birlikte bacağına, vücudunun farklı bölgelerine plastik mermiler yiyen arkadaşlarımız var. En düşük saldırıyı yiyen en az 5-6 tokat veya yumruk yedi. Dolayısıyla A'dan Z'ye burada gördüğünüz her aktivist İsrail'in zulmüne maruz bırakılmıştır, bunu diyorum. Lütfen ama lütfen hiçbir ismin şahsına özel kahramanlaştırma yapmayalım. Gazze'deki, Gazze'deki yaşanan durum aynı şekilde devam ediyor. Bizler bunu ortaya çıkartmak için yola çıktık. Başımıza gelmesi ihtimal olan şeylerin farkındaydık ancak İsrail beklediğimizin katkat daha üstü bir zulüm uyguladı. Herkese zulmetti, bütün aktivistlere tek tek zulmetti. Bildiğiniz üzere İsrail, İsrailliğini yapıyor. Bizler de elhamdülillah yoldayız. Yeniden hazırlıkları yapacağız inşallah" diye konuştu.
ADLİ TIP KURUMUNA GÖTÜRÜLDÜLER
Havalimanı VIP Salonu'nda yakınları ve yetkililer tarafından karşılanan 422 aktivist, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca açılan soruşturma kapsamında gerekli muayene için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
-Konuşmalar
============================
3-EMİNE ERDOĞAN: TÜRK MUTFAĞI, ANADOLU'NUN RUHUNU DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA TAŞIYAN EN LATİF KÜLTÜR ELÇİMİZ
Gülseren KARAPINAR-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL, (DHA)- TÜRK Mutfağı Haftası Etkinlikleri kapsamında ‘Bir Sofrada Miras Programı’nda konuşan Emine Erdoğan, "Türk mutfağı lezzetlerinin yanında manevi bağları, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatıdır. Türk mutfağı Anadolu'nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir. Bize düşen görev, ülkemizin gastronomi imajını dünyaca bilinen birkaç yemekle sınırlı olmaktan çıkarıp, anlam, kültür ve değer mutfağı olarak dünyada hak ettiği konuma taşımaktır" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Bir Sofrada Miras’ programına katıldı. Programda Erdoğan’ın yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül ve çok sayıda davetli de yer aldı. Etkinlik kapsamında Siirt, Bursa, İzmir, Kafkas ve Trabzon yörelerine ait dans gösterileri sahnelendi. Ardından Türk mutfağına ilişkin video gösterimi gerçekleştirildi. Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası sahne aldı. Şef Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki orkestrada vokaller Ezgi Eyüboğlu ve Okan Turan performans sergiledi. Program kapsamında ‘Türk Halk Ezgisi’, ‘Kürdili Hicazkar Longa’, ‘Aziziye Valsi’, ‘Gesi Bağları’, ‘Çökertme’ ve ‘Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme’ eserleri seslendirildi.
Yemek öncesi etkinlik alanını gezen Emine Erdoğan, ‘Birikim Mutfaktan’, ‘Anadoludakiler’, ‘Bereketli Hilal Sofrası’, ‘Şark Sofrası’, ‘Kardeşlik ve Birlik Sofrası’, ‘Yörük Sofrası’, ‘Karadeniz Sofrası’, ‘Rumeli Sofrası’, ‘Sıfır Atık Vakfı’ ve ‘Milli Saraylar Başkanlığı’ stantlarını ziyaret etti. Karadeniz Sofrası standında tulum ezgileriyle karşılanan Erdoğan, bakır tepsi işleyen Karadenizli bir kadınla sohbet etti. Erdoğan'a stantlarda sarma, Rize simidi, etli çiğ köfte, baklava, börek, keşkek, macun, aşlama gibi yiyecek ve içecekler ikram edildi. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy günün anısına Emine Erdoğan'a gümüş saplı boynuz çatal ve kaşık seti, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır ise misafirin sofraya kattığı berekete bir teşekkür nişanesi olarak anılan ‘diş kirası’ hediye etti. Program, çekilen aile fotoğrafı ile sona erdi.
‘ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK, TÜRK MUTFAĞININ EN GÜÇLÜ VE AYIRT EDİCİ VASIFLARINDAN BİRİ’
Programın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, "Söz konusu Türk mutfak mirası olduğunda, yüzyıllarla ifade edilen bir medeniyet yürüyüşünden bahsederiz. Türk mutfağının kapısı Türkistan'dan açılır, göçlerle Anadolu'ya uzanır, oradan Osmanlı coğrafyasının her bir köşesine; Balkanlar'ya, Doğu Avrupa'ya, Orta Doğu'ya ve Kuzey Afrika'ya kadar yayılır. Bu tarihsel hat boyunca farklı kültürler birbirine temas eder, birbirinden öğrenir, birbirini zenginleştirir. İşte bu yüzden çok kültürlülük, Türk mutfağının en güçlü ve ayırt edici vasıflarından biridir. Bu noktada Osmanlı medeniyetine baktığımızda; farklı dinlerin, dillerin ve kimliklerin asırlar boyunca bir arada yaşayabildiği barış dolu bir kültür iklimi görürüz. Bunun en zarif tezahürlerinden biri karşımıza Anadolu Mutfağı olarak çıkar. Çünkü Anadolu'da farklı kökenlerden insanlar aynı mahallede kapı komşusu olmuştur. Haşlanmış buğday taneleri bir evde aşure olurken, yan komşuda koliva, karşı komşuda anuşabur diye pişmiş, birbirine ikram edilmiştir. Şam tatlısı, Arnavut ciğeri, Tatar böreği, Acem pilavı, Çerkes tavuğu gibi yemekler isimleri değişmeden sofrada yerini almıştır. Kürt tandır ekmeği, Laz böreği, Boşnak mantısı aynı sofrada buluşmuştur" dedi.
‘TARİHİMİZDE AYNI SOFRAYA OTURMANIN DÜŞMANLIKLARI BİLE BİTİRDİĞİNİ ANLATAN NİCE ANEKDOTLAR VAR’
Erdoğan, "Türk Mutfağı'nın hangi reçetesine bakarsanız bakın, içinde mutlaka farklı kökenlerden bir parça bulursunuz. Kiminin tekniği, kiminin baharatı, kiminin malzemesi tek bir reçetede birleşir. Her kültür kendi kimliğini koruyarak ortak bir lezzete katkı sunar. Mesela dünyaca ünlü baklavamızın kat kat açılan yufkalarında Türkistan'dan taşıdığımız hamur işi geleneğinin izleri vardır. Üzerine dökülen şerbet, kökleri Romalılara kadar uzanan, daha sonra Arap mutfağında geliştirilen hamur işine bal şerbeti dökme geleneğiyle doğrudan bağlantılıdır. Biz mutfağımızı ve soframızı bir medeniyet okulu olarak görüyoruz. Çünkü sofra, kalpleri birbirine yakınlaştıran, sadakat ve vefanın tecessüm ettiği eşsiz bir buluşma zeminidir. Eskiler buna ‘tuz ekmek hakkı’ derdi. Tarihimizde aynı sofraya oturmanın düşmanlıkları bile bitirdiğini anlatan nice anekdotlar var. Bunlardan birini sizlerle paylaşmak istiyorum. Selçuklu komutanı Melik Gazi, Sivas Kalesi önünde savaşırken akşam olur ve savaşa ara verilir. Savaştığı kişi kendisine yemek yemek teklifinde bulununca, Melik Gazi şu cevabı verir: ‘Seninle yemek yersem, artık savaşamam. Çünkü aynı sofrada oturmak, aynı lokmayı paylaşmak insanları birbirine sarsılmaz bir dostluk bağı ile bağlar, farklılıkları görünmez kılar. Hatır ve saygı bağı ile örülü bir hukuk kurar’. Bu da insanlığın, bilhassa bugünlerde hasret kaldığı barış kültürünü inşa eder. Türk mutfağının bir başka büyük gücü ise Anadolu'nun dayanışma ruhunu, sofranın manevi malzemesi yapma becerisidir. Biz buna imece kültürü diyoruz. Bu öyle eşsiz bir kültürdür ki kimi araştırmacılar, imece kelimesinin Anadolu'nun dünyaya armağanı olduğunu söylerler" diye konuştu.
‘MUTFAĞIMIZI DOĞRU BİR GASTRONOMİ ANLATISIYLA BULUŞTURALIM’
Erdoğan, "Nişan, düğün, sünnet gibi özel günlerde ve cenazelerde komşular, hiçbir yardım talebi gelmesini beklemeden bir araya gelir, ev sahibinin işlerini sırtlanırlar. Kadınlar kışlık hazırlığı, yaprak sarma, ekmek pişirme, Ramazan hazırlıkları gibi emek yoğun işleri imece usulü yaparlar. Bunun en güzel örneklerinden biri de UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan keşkektir. Buğdayın dövülmesinden etin hazırlanmasına, kazanların kurulmasından pişirme sürecine kadar her aşama topluluk emeğiyle gerçekleştirilir. Görüyoruz ki Türk mutfağı lezzetlerinin yanında manevi bağları, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatıdır. Türk mutfağı Anadolu'nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir. Bize düşen görev, ülkemizin gastronomi imajını dünyaca bilinen birkaç yemekle sınırlı olmaktan çıkarıp, anlam, kültür ve değer mutfağı olarak dünyada hak ettiği konuma taşımaktır. Bugün Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar'ın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda gastronomi alanında yer alması hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır. Ancak inanıyoruz ki her şehrimiz dünya gastronomi haritasında güçlü bir cazibe merkezi olabilecek potansiyele sahiptir. Yeter ki mutfağımızı doğru bir gastronomi anlatısıyla buluşturalım" dedi.
‘MUTFAK MİRASIMIZIN KORUNMASINA YÖNELİK 381 PROJEYE 1,4 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLADIK’
Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sürdürdüğümüz Yerel Kalkınma Hamlesi ile kültürümüzün sofraya yansımasını daha geniş kitlelerle buluşturmaya kararlıyız. Anadolu’nun her bölgesinin kendine özgü üretim bilgisini, yerel lezzetlerini, geleneksel yöntemlerini ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak mirasını yansıtan tescilli bin 847 coğrafi işaret ve geleneksel ürüne sahibiz. Avrupa Birliği nezdinde tescilli 46 coğrafi işaretli ürünümüzle, Anadolu’nun lezzet hafızasını küresel ölçekte güçlü biçimde temsil ediyoruz. Kalkınma ajanslarımız ve bölge kalkınma idarelerimiz eliyle, bugüne kadar mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1,4 milyar lira destek sağladık. Hanımefendinin öncülüğü ve himayelerinde yürüttüğümüz 'Anadoludakiler' Projemizle de; yerel üreticimizin emeğini görünür kılmak, Anadolu’nun özgün değerlerini markalaştırmak ve kadim birikimimizi yeni nesillere bir kalkınma hikâyesi olarak aktarmak üzere adım attık" diye konuştu.
‘ŞEHİRLERİMİZİN KENDİNE HAS LEZZETLERİNİ GENİŞ KİTLELERLE BULUŞTURUYORUZ’
Bakan Kacır, "Anadolu’nun toprağında saklı bereketi, insanımızın emeğinde vücut bulan üretim bilgisini ve kuşaktan kuşağa aktarılan maharetleri görünür kılmayı amaçlayan projemiz kapsamında; yerel ürünlerimizi, geleneksel üretim yöntemlerimizi, zanaatlarımızı ve mutfak mirasımızı bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Projemiz kapsamında ülke sathında düzenlediğimiz Anadoludakiler Pazarları ile yerel ürünlerimizin, geleneksel becerilerimizin ve mutfak mirasımızın daha geniş kitlelerce tanınmasına imkan sağladık. Birleşmiş Milletler 80’inci Genel Kurulu döneminde New York Türk Evi’nde gerçekleştirdiğimiz sergiyle, Anadolu’nun binlerce yıllık zanaatını, dokumasını, el emeğini ve kültürel hazinelerini dünya sahnesine taşıdık. '81 İl 81 Ürün Programı'yla; şehirlerimizin kendine has lezzetlerini, zanaatını ve üretim birikimini geniş kitlelerle buluşturuyoruz. Hafızamıza ve geleceğimize değerli katkılar sunan Anadoludakiler belgeseliyle; Anadolu’nun dört bir yanındaki zanaatkârlarımızın ve üreticilerimizin kutlu emeğini, alın terini ekranlara taşıdık. Anadoludakiler Nişanı akreditasyon programımızla; yöresel özgünlüğünü koruyan, geleneksel üretim bilgisini yaşatan, kalite, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği ölçütlerini karşılayan ürünleri pazara sunacağız. Bugün de ‘Bir Sofrada Miras’ temasıyla düzenlediğimiz bu kıymetli buluşma vesilesiyle, Anadolu’nun toprağından sofralara uzanan bereket yolculuğunu; emeğiyle, hafızasıyla, lezzetiyle ve medeniyet birikimiyle yeniden hatırlıyoruz. Etkinlik alanımızda yer alan Rumeli, Şark, Karadeniz, Yörük, Bereketli Hilal, Sıfır Atık ile Kardeşlik ve Birlik sofraları da bu büyük mirasın farklı renklerini bir araya getiriyor. Her bir sofra; Anadolu’nun farklı coğrafyalarında şekillenen üretim kültürünü, misafirperverlik anlayışını ve asırlardır kuşaktan kuşağa aktarılan lezzet hafızasını temsil ediyor. Aynı zamanda bin yıllık bir arada yaşama irademizi, ortak mazimizi ve aynı sofrada buluşma kültürümüzü güçlü biçimde yansıtıyor" dedi.
‘ASIRLIK TARİFLERLE TÜRK MUTFAĞI’ ESERİ ALMANCA OLARAK ŞU ANDA BASKI AŞAMASINDA’
Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Hanımefendi Emine Erdoğan’ın ilgi ve destekleriyle yaklaşık 220 tarif içeren ‘Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı’ adlı referans eserimizi 2021 yılında yayımladık. Bugüne kadar Türkçe olarak 8’inci, İngilizce olarak 7’nci baskısını yaptığımız bu prestij kitabımızın İtalyanca, Sırpça, Arapça, Farsça, Ukraynaca, Arnavutça, Hırvatça ve Macarca olmak üzere 8 farklı dilde ve ayrıca Özbek Türkçesiyle yayımını da gerçekleştirdik. Almanca olarak şu anda baskı aşamasındayız. Çince ve Kazak Türkçesi ile de inşallah yayına hazırlayacağız" dedi.
‘TÜRKİYE, GASTRONOMİ TURİZMİNDE DÜNYANIN EN GÜÇLÜ POTANSİYELLERİNDEN BİRİNE SAHİP’
Bakan Ersoy, "Bakanlık olarak, Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanter Sistemi’nde ‘Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller’ grup başlığı altında 87 adet yaşayan miras unsurunu kayıt altına almış bulunuyoruz. Ayrıca Mesir Macunu Festivali’nden İftar ve İftar ile İlgili Sosyo-Kültürel Gelenekler’e kadar 7 farklı mutfak kültürümüz UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’nekaydettirilmiştir. Bu yıl ‘Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller’ adlı aday dosyamızı da UNESCO’ya sunduk. 2028’de UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedilmesini bekliyoruz. Türkiye; sahip olduğu eşsiz coğrafi çeşitlilik, dört mevsime yayılan tarımsal üretim kapasitesi, yerel ürün zenginliği, coğrafi işaretli değerleri, bölgesel mutfak kimlikleri ve binlerce yıllık mutfak geleneğiyle gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahiptir. Gaziantep’in UNESCO Gastronomi Şehri olarak uluslararası ölçekte elde ettiği başarı; İstanbul, İzmir ve Bodrum gibi destinasyonlarımızın küresel gastronomi rehberlerinde öne çıkması; Antep baklavasından Aydın incirine, Milas zeytinyağından Giresun fındığına Avrupa Birliği nezdinde tescillenmiş 46 coğrafi işaretli ürünümüzün bulunması Türk mutfağının uluslararası kabul görmüş kalite, özgünlük ve kültürel derinliğini ortaya koymaktadır" dedi.
‘GASTRONOMİYİ, KÜRESEL MARKA DEĞERİMİZİN EN GÜÇLÜ UNSURLARINDAN BİRİ HALİNE GETİRECEĞİZ’
Bakan Ersoy, "GoTürkiye platformu üzerinden yürütülen küresel iletişim çalışmaları kapsamında sunulan Lezzet Rotaları, Zeytin Ağacı Rotası, Anadolu’nun Bağları, Türk Mutfağı ve Seçkin Lezzet Alışverişi gibi tematik içerikler sayesinde ziyaretçiler ülkemizi bir gastronomi keşif coğrafyası olarak deneyimlemeye davet edilmektedir. Bugün GoTürkiye platformu aracılığıyla yaklaşık 200 ülkede yürütülen entegre iletişim faaliyetleriyle Türkiye’nin gastronomi değerleri dünya ile buluşturulmaktadır. Bu yıl da hafta kapsamında Amerika Birleşik Devletleri’nden Uzak Doğu’ya, Avrupa’dan Körfez bölgesine uzanan geniş bir coğrafyada çok katmanlı uluslararası tanıtım faaliyetleri hayata geçiriyoruz. ‘Bir Sofrada Miras’ temasıyla Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında kurulan sofralarda yalnızca yemeklerimizi değil hikayelerimizi, hafızamızı, üretim kültürümüzü, misafirperverliğimizi ve ortak geleceğe dair vizyonumuzu dünyayla paylaşacağız. Türk mutfağının taşıdığı güçlü mirası, Türkiye’nin sürdürülebilir turizm vizyonuyla birlikte geleceğe taşıyacak; gastronomiyi, küresel marka değerimizin en güçlü unsurlarından biri haline getireceğiz" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------
-Emine Erdoğan'ın etkinlik alanını ziyareti
-Halk oyunları
-Programdan görüntüler
===========================
4-ÖMER ÇELİK: KARDEŞLERİMİZ, GAZZE'DEKİ SOYKIRIMA KARŞI DURMAK ADINA BU YOLCULUĞU GERÇEKLEŞTİRDİLER
İbrahim YILDIZ / İSTANBUL,(DHA)- İSRAİL tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu'nda bulunan 85'i Türk vatandaşı 422 aktivist Türk Hava Yolları'nın 3 özel uçakla İstanbul'a getirildi. İstanbul Havalimanı'nda açıklamalarda bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, "Buradaki bütün kardeşlerimiz insanlık adına, insanlık haysiyeti adına, Gazze'deki soykırıma karşı durmak adına bu yolculuğu gerçekleştirdiler. İnsanlığın mesajını oraya duyurdular. Orada bir takım zulümlere de uğradılar, ama o güçlü mesajı sürdürmeye devam ediyorlar" dedi.
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail tarafından el konulduktan sonra Negev Çölü'ndeki Ketziot Hapishanesi'nden çıkarılan Küresel Sumud Filosu aktivistleri İsrail'in güneyindeki Ramon Havalimanı'na getirildi. İşlemleri tamamlanan 85'i Türk vatandaşı olan 422 aktivist Türk Hava Yolları'na ait Ramon Havalimanı’ndan havalanan 3 ayrı uçakla İstanbul'a getirildi.
'BURANIN VERDİĞİ MESAJI BÜTÜN DÜNYA ANLAMALI'
İstanbul Havalimanı'nda açıklamalarda bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, "İnsanlık filosu; insanlığın sesini, adaletini, Gazze'ye olan ilgisini duyurmak için ortaya çıktı. Buradaki bütün kardeşlerimiz insanlık adına, insanlık haysiyeti adına, Gazze'deki soykırıma karşı durmak adına bu yolculuğu gerçekleştirdiler. İnsanlığın mesajını oraya duyurdular. Orada bir takım zulümlere de uğradılar, ama o güçlü mesajı sürdürmeye devam ediyorlar. Bugün devletimizin gönderdiği uçaklarla birlikte buraya geldiler. Yaralılar var, onlar ambulanslarla buradan götürülüyor. Bu tablo bile şunu gösteriyor; insanlık haysiyeti ve onuru adına dünyanın her tarafından asil insanlar ayaktadır. Buranın verdiği mesajı bütün dünya anlamalı, bu mesaj doğrultusunda soykırım şebekesine karşı bir bütün olarak hareket etmelidir" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
-Aktivistlerden görüntüler
-Ömer Çelik'in konuşması
===========================
5- BEŞİKTAŞ BELEDİYESİNE YÖNELİK SORUŞTURMADA 3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
İSTANBUL (DHA) -BEŞİKTAŞ Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen yeni operasyonda gözaltına alınan aralarında eski belediye başkan yardımcısının da bulunduğu 3 kişi tutuklandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Beşiktaş Belediyesi'ne operasyon düzenlendi. Operasyonda, eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Cevdet Çalı, Beşiktaş Belediyesi Personel Hizmetleri Yöneticisi Bülent Karakaş, Sarbel Organizasyon Büro İşçisi Özlem Demir Karakaş, eski Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi Oylum Işık ile Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi İlker Uluer, 'rüşvet almak' ve 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde ve makam odalarında yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile suçtan elde edildiği değerlendirilen 90 bin dolar ve 5 bin avro ele geçirildi.
3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Cevdet Çalı, Beşiktaş Belediyesi Personel Hizmetleri Yöneticisi Bülent Karakaş, Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi İlker Uluer çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Aynı soruşturmada daha önce Nazire Oylum Işık ve Özlem Demir Karakaş da tutuklanmıştı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
-ARŞİV
==========================
6- ARNAVUTKÖY'DE TIR'A ÇARPAN KAMYONETİN ŞOFÖRÜ ÖLDÜ
Baran AKKAYA-Veysel TİMDU/İSTANBUL,(DHA)- ARNAVUTKÖY Kuzey Marmara Otoyolu'nda şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği kamyonet, aynı yönde ilerleyen TIR'a çarptı. Kazada kamyonet şoförü Mustafa T. hayatını kaybetti. Kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı.
Kaza, saat 16.40 sıralarında Boğazköy İstiklal Mahallesi Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir istikametinde meydana geldi. İddiaya göre, şoförü Mustafa T.'nin direksiyon hakimiyetini kaybettiği 34 GFY 022 plakalı kamyonet, aynı yönde seyreden O.T. idaresindeki 34 CUZ 428 plakalı demir yüklü TIR'a çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Çarpışmanın etkisiyle kamyonetin içinde sıkışan Mustafa T., itfaiye ekipleri tarafından bulunduğu yerden çıkarıldı. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde kazada kamyonet şoförü Mustafa T.'nin hayatını kaybettiği belirlendi. TIR'ın şoförü O.T. ise ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Mustafa T.'nin cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kaza nedeniyle oluşan trafik yoğunluğu, araçların kaldırılmasının ardından normale döndü. Kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
(Cep telefonu)
-Kaza sonrası görüntü
(Aktüel)
-Olay yerinden görüntüler
-Kazaya karışan araçlar
-Ekiplerin çalışmaları
-Genel ve detaylar
=================================
7- CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI'NIN ÖNÜNDE ‘MUTLAK BUTLAN’ KARARINA TEPKİ
Yılmaz OKUR /İSTANBUL,(DHA)- CHP'nin kurultay davasında 'mutlak butlan' kararının ardından partililer Sarıyer'de bulunan İstanbul İl Başkanlığı binasının önünde toplandı. Partililer, karara tepki gösterirken, binada yer alan Kemal Kılıçdaroğlu fotoğrafını beyaz kağıtlar ile kapattılar.
CHP (Cumhuriyet Halk Partisi)'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi tarafından alınan 'mutlak butlan' kararının ardından partinin sanal medya hesabından gerçekleştirilen çağrı üzerine, partililer akşam saatlerinden itibaren Sarıyer'de bulunan İstanbul İl Başkanlığı binasının önünde toplandı. Partililer karara tepki gösterirken, binada yer alan Kemal Kılıçdaroğlu fotoğrafını beyaz kağıtlar ile kapattılar. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------
-İl Başkanlığı binası önünde toplananlar
-Sloganlar
-Genel ve detaylar
================================
8- İBB ŞİRKETİ BOĞAZİÇİ YÖNETİM A.Ş.'YE OPERASYON; 25 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Emre KURT- Ayşe GÜREL/İSTANBUL, (DHA)- İBB iştirak firmalarından Boğaziçi Yönetim A.Ş.'ye yönelik 6 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan kişiler sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 25'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 8 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığının iştirak firmalarından Boğaziçi Tesis Yönetim Hizmetleri Anonim Şirketi'nin ihalelerinin şüpheli kişilerce organize edilerek ihalelerde mevzuata aykırılıklar yapıldığı, örgütsel faaliyet kapsamında 'İhaleye fesat karıştırma' suçunun işlendiği değerlendirildi. Soruşturma doğrultusunda, 58 şüphelinin yakalanarak gözaltına alınması için İstanbul merkezli, Adana, Bursa, Diyarbakır, Konya ve Yalova illerinde 18 Mayıs Pazartesi günü eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonlarda 57 kişi yakalanarak gözaltına alındı, 1 kişinin ise yakalanmasına yönelik çalışma sürdüğü belirtildi.
25 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Sabah saatlerinde Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne güvenlik önlemleri altında getirilen şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 25'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Hilal Koçan, Selim Çolak, Nurullah Yetiştiren, Mustafa Özay, Sema Akça Oflaz, Erhan Çamkıranoğlu, Aydın Soydaş ve Merve Öztopaloğlu Küçükel adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gözaltındaki diğer şüphelilerin ise ifade işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
-Sağlık kontrolüne getirilen şüpheliler
-Güvenlik önlemleri
==================================
9- YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖREN KADİR İNANIR ENTÜBE EDİLDİ
İSTANBUL, (DHA)- Geçtiğimiz hafta rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve zatürre teşhisiyle yoğun bakıma alınan Kadir İnanır entübe edildi.
Yeşilçam'ın usta isimlerinden Kadir İnanır, 14 Mayıs'ta rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Yapılan tetkiklerin ardından 77 yaşındaki sanatçıya zatürre teşhisi konuldu. Konuyla ilgili açıklama yapan hayat arkadaşı Jülide Kural, "Maalesef Kadir biraz önce entübe edildi. Zatürreye bağlı olarak akciğerinin altında bir tümör görüldü. Daha rahat müdahale edilebilmesi, acı çekmemesi ve tedavisinin kontrollü şekilde sürdürülebilmesi için entübe edildi. Elbette çok riskli bir durumla karşı karşıyayız. Söyleyeceklerim bu kadar. İnşallah güzel haberlerini alırız" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
ARŞİV
=======================
10- BEYLİKDÜZÜ'NDE SKUTER İLE SOKAKTAN CADDEYE ÇIKAN ÇOCUĞA TIR ÇARPTI; KAZA KAMERADA
Ramazan İŞİKLİ/ İSTANBUL, (DHA)- BEYLİKDÜZÜ’nde skuter ile sokaktan caddeye çıkmak isteyen Yemen uyruklu A.E.W.(11)'ye seyir halindeki TIR çarptı. Ağır yaralanan çocuk ambulansla hastaneye kaldırılırken, kaza anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasıyla kaydedildi.
Kaza, saat 18.30 sıralarında Yakuplu Mahallesi Özal Caddesi'nde meydana geldi. Sokaktan skuter ile caddeye çıkmak isteyen Yemen uyruklu A.E.W.(11)'ye caddeden geçen seyir halindeki TIR çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde olayda ağır yaralandığı belirlenen A.E.W. ambulansla hastaneye kaldırıldı. TIR'ın şoförü ise ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
KAZA KAMERADA
Çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasıyla kaydedilen görüntülerde, sokaktan skuter ile caddeye çıkmak isteyen A.E.W.'ye caddeden geçen TIR'ın çarptığı anlar yer aldı. Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------
(Güvenlik kamerası)
-Kaza anı
(Cep telefonu)
-Kaza sonrası görüntüler









