Geri Dön
İstanbulDHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

1- İSTANBUL MERKEZLİ 24 İLDE YASADIŞI BAHİS GELİRLERİNİ AKLAYAN ŞÜPHELİLERE OPERASYON: 80 GÖZALTI

Derya EVREN KORKMAZ / İSTANBUL, (DHA)- İstanbul merkezli 24 ilde yasa dışı bahis gelirlerinin aklanmasına yönelik düzenlenen operasyonda 80 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında yaklaşık 350 milyon lira değerindeki mal varlığına el konulurken, şüphelilere ait banka ve kripto varlık hesapları da bloke edildi.

İstanbul emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yasa dışı bahis faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik çalışma başlattı. Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) yaptığı tespitlerde, şüpheli İ.Ö.Ö. tarafından koordine edilen suç ağının, önceden sonucu üzerinde anlaşma sağlanan müsabakalar ve yasal ile yasa dışı bahis faaliyetlerinden gelir elde ettiği belirlendi. Elde edilen gelirlerin kripto varlık cüzdanları aracılığıyla transfer edilerek kullanıcıları tespit edilemeyen farklı cüzdanlara aktarıldığı ortaya çıktı. Yapılan incelemelerde, suç ağı içerisinde döviz ve kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren kişilerin de yer aldığı, gerçekleştirilen işlemlerin toplam hacminin 192 milyar liraya ulaştığı belirlendi. Soruşturma kapsamında bu sabah İstanbul merkezli 24 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 80 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Operasyon kapsamında 11 şirkete, 45 araca, 16 konuta ve 11 tarla ile arsaya olmak üzere yaklaşık 350 milyon lira değerindeki toplam 83 menkul ve gayrimenkule el konuldu. Ayrıca şüphelilere ait banka hesapları ile kripto varlık hesaplarına bloke işlemi uygulandı.

===========================

2- İSTANBUL'DA GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI VE SAHTE BELGE OPERASYONU: 18 GÖZALTI

İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'da resmi belgelerde sahtecilik yaparak yabancı uyruklu kişilere usulsüz ikamet izni temin eden ve göçmen kaçakçılığı yapan şebekeye yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 18 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Rüşvet', 'Göçmen kaçakçılığı', 'Resmi belgede sahtecilik', 'Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' suçlarına yönelik geniş çaplı çalışmalarını sürdürüyor. Polis ekipleri, yabancı uyruklu bir kişinin yasal olmayan yollarla ülkeye giriş yaptığını tespit etti ve 26 Ocak'ta olayla bağlantısı bulunan şüphelilere yönelik operasyon düzenledi. Bu operasyonda gözaltına alınan 9 şüpheliden 7'si tutuklanarak cezaevine gönderildi.

NOTER BELGELERİ SAHTE ÇIKTI

Soruşturmayı derinleştiren polisler, şebekenin yabancı uyruklu kişiler adına düzenlediği ikamet izni başvurularını incelemeye aldı. İlgili kurumlarla yapılan yazışmalar ve belge incelemeleri sonucunda, başvuru dosyasında kullanılan bazı noter taahhütnamelerinin usulsüz şekilde temin edildiği ve belgelerin sahte olduğu belirlendi.

EŞ ZAMANLI BASKIN: 18 GÖZALTI

Sahte belgeleri organize eden şüphelilerin yakalanması için teknik ve fiziki takibi sürdüren ekipler, bugün sabah saatlerinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Baskınlarda 18 şüpheli gözaltına alındı. Yapılan incelemelerin ardından, şebeke aracılığıyla usulsüz şekilde ikamet izni aldığı tespit edilen yabancı uyruklu kişiler hakkında sınır dışı işlemlerinin başlatılacağı öğrenildi.

Gözaltına alınan 18 şüphelinin ise emniyetteki işlemleri sürüyor.

=============================

3- KAÇAK TÜTÜN TİCARETİ YAPAN ŞEBEKEYE OPERASYON: 22 GÖZALTI

Derya EVREN KORKMAZ / İSTANBUL, (DHA)- İstanbul'da kaçak tütün ve tütün mamulleri ticareti yaptığı belirlenen suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonda milyonlarca makaron, tonlarca tütün ve çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi.

İstanbul emniyeti Kaçakçılık Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek ve örgüt faaliyeti kapsamında kaçakçılık suçlarının önlenmesine yönelik çalışma yürüttü. Yapılan çalışmalarda, örgütlü şekilde kaçak tütün ve tütün mamulleri ticareti yaparak haksız kazanç elde ettikleri ve devleti vergi kaybına uğrattıkları belirlenen şüpheliler takibe alındı.

Çalışmalarını tamamlayan ekipler İstanbul ve Adıyaman'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 1 milyon 762 bin 600 boş makaron, 684 bin 800 dolu makaron, 1 ton 486 kilogram kıyılmış tütün, 1 milyon 277 bin 338 sigara sarma kağıdı, 9 bin boş sigara paketi, 6 bin 520 paket gümrük kaçağı sigara, 237 kilogram nargile tütünü, 3 bin 923 paket elektronik sigara tütünü, 5 bin 786 puro, 511 elektronik sigara ve nargile cihazı, 195 elektronik sigara likiti, 4 kompresör, 8 sigara sarma makinesi ile hassas terazi ele geçirildi.

============================

4- BEYKOZ’DA İETT OTOBÜSÜ ALEV ALEV YANDI

Mehmet Kaan KURT/İSTANBUL, (DHA)- BEYKOZ’da seyir halindeki İETT otobüsünde çıkan yangın kısa sürede tüm aracı sardı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında İETT otobüsü kullanılamaz hale geldi.

Merkez Mahallesi Kaymak Donduran Caddesi’nde seyir halindeki İETT otobüsünde saat 05.00 sıralarında yangın çıktı. Otobüsten yükselen alevleri farkeden şoför, aracı yol kenarına çekip yangına müdahale etmeye çalıştı. Ancak kısa sürede büyüyen alevler tüm otobüsü sardı. Yanan otobüste küçük çaplı patlamalar meydana gelirken, ihbar üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri alevlere müdahale etti. Yangın, itfaiye ekiplerinin çalışmasının ardından kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında ölen ya da yaralanan olmazken, İETT otobüsü demir yığınına döndü. Polis ve İETT görevlileri olay yerinde inceleme yaparken, yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------

-Alev alev yanan İETT otobüsü

-İtfaiye ekiplerinin müdahalesi

-Genel ve detay görüntüler

============================

5- ŞİŞLİ'DE YOLCUSUNUN SALDIRISINA UĞRAYAN TAKSİ ŞOFÖRÜ AĞIR YARALANDI

Mehmet Kaan KURT - Vehbi DEMİR/İSTANBUL, (DHA)- ŞİŞLİ'de iddiaya göre aracına aldığı yolcusu tarafından darbedilen taksi şoförü Erdal Çiçek, ağır yaralandı. Olayın ardından kaçmaya çalışan şüpheli, çevredeki taksi şoförleri tarafından yakalanıp polis ekiplerine teslim edildi.

Olay, saat 00.30 sıralarında Mecidiyeköy Merkez Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 34 TAC 85 plakalı taksinin şoförü Erdal Çiçek ile aracına aldığı yolcusu arasında seyir halindeyken henüz bilinmeyen nedenle tartışma yaşandı. Bunun üzerine taksi şoförü aracı yol kenarında durdurdu. Taraflar arasındaki tartışmanın büyümesi üzerine yolcu, Çiçek'e sert bir cisimle saldırdı. Aldığı darbenin etkisiyle yere düşüp başını kaldırıma çarpan Çiçek, kalp krizi geçirdi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından kalp masajı yapılan Çiçek, ambulansla Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan Çiçek'in durumunun ağır olduğu bildirildi. Olayın ardından kaçmaya çalışan şüpheli ise çevredeki taksi şoförleri tarafından yakalanarak polise teslim edildi.

'ARACIMIZDA AZRAİL'İNİ TAŞIYAN BİR MESLEK HALİNE GELDİK'

Olayın ardından hastane önünde açıklama yapan İstanbul Taksi Şoförleri Derneği Başkanı Deniz Dündar, "Bizler taksiciyiz. Kimleri taşıdığımızı bilmiyoruz. Aracımızda Azrail'ini taşıyan bir meslek haline geldik. Yetkililerden taksi için kabin meselesinin gündeme getirilmesini ve bunu çözüme kavuşturmalarını herkesten talep ediyoruz. Görgü tanıklarının vermiş olduğu bilgiye göre, araç içinde başlayan bir tartışma, araç dışına taşıyor. Araç dışında da Erdal abimizin kafasına sert bir cisimle vurması sebebiyle Erdal abimiz olay yerinde kalp krizi geçiriyor. Kalp masajı yapılarak ambulansla hastaneye yetiştirilmeye çalışılıyor. Bizler de şu an buradayız, onun hayırlı haberlerini bekliyoruz" dedi.

Gözaltına alınan şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------

-Taksi şoförüne kalp masajı yapılması

-Olay yeri inceleme ekiplerinden görüntü

-Taksiden görüntü

-Deniz Dündar röp.

-Genel ve detay görüntüler

===========================

6- BAKAN GÖKTAŞ: KADINLARIN GÜÇLENMESİ, KALKINMANIN MERKEZİNDE DURAN STRATEJİK BİR MESELEDİR

Canan İLARSLAN - Feridun AÇIKGÖZ/İSTANBUL, (DHA)- KÜRESEL Kadın Zirvesi Açılış Programı'nda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadınların potansiyelini görünür kılan her politika, toplumun tamamı için değer üretir. Kadın girişimciliğini destekleyen her mekanizma, ekonomiye canlılık kazandırır. Kadınların dijital becerilerini artıran her yatırım, ülkeleri yeni ekonominin ön sıralarına taşır. Bu nedenle kadınların güçlenmesi, kalkınmanın merkezinde duran stratejik bir meseledir" dedi.

Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women); 15 yıl aradan sonra Türkiye’nin ev sahipliğinde 'Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak' temasıyla İstanbul'da bir otelde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Zirveye Bakan Göktaş’ın yanı sıra 45 farklı ülkeden bakan ve hükümet yetkilisi katıldı. 4- 6 Haziran tarihleri arası gerçekleşecek olan zirvede uluslararası iş ağlarının geliştirilmesi, kariyer ve işletme büyümesine yönelik iyi uygulamaların paylaşılması; kadınların küresel ekonomik ilerlemesini destekleyecek yenilikçi çözümlerin ele alındığı oturumlar düzenlendi.

'DÜNYA ÇOK KATMANLI BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİNDEN GEÇİYOR'

Programda konuşan Bakan Göktaş, "Bugün farklı ülkelerden gelen politika yapıcılar, ekonomistler, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenlerle bir aradayız. Bu Zirve, kadınların ekonomik, sosyal ve dijital alandaki güçlenmesini somut bir iş birliği zeminine, geleceğe dönük müşterek bir iradeye dönüştürmek için önemli bir fırsattır. 2011 yılında yine Türkiye’de düzenlenen Zirve, uluslararası dayanışmanın ve ortak sorumluluk bilincinin güçlü bir örneği oldu. Bugün bu önemli buluşmaya, yeniden ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Hiç şüphesiz, kuracağımız diyaloglar, geleceğin küresel ekonomisini ve sürdürülebilir kalkınma anlayışını şekillendirecek bir vizyon sunacak. Bu kıymetli Zirve’nin, kadınların güçlenmesine yönelik irademizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum. Günümüzde dünya, çok katmanlı bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Küresel ekonomi yeniden yapılanıyor. Üretim biçimleri değişiyor. Dijitalleşme iş gücü piyasalarını dönüştürüyor. Yapay zekâ, veri ekonomisi, yeşil dönüşüm ve yeni teknolojiler ülkelerin kalkınma stratejilerini baştan aşağı yeniden tanımlıyor" dedi.

'KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNİ DESTEKLEYEN HER MEKANİZMA EKONOMİYE CANLILIK KAZANDIRIR'

Bakan Göktaş, "Dünya Ekonomik Forumu’na göre, 2030 yılına kadar küresel ölçekte 170 milyon yeni iş ortaya çıkacak. Buna karşılık 92 milyon mevcut işin, teknolojik ve ekonomik dönüşümler nedeniyle değişmesi veya ortadan kalkması bekleniyor. Bu tablo, yapay zekâ ve dijitalleşmenin iş gücü piyasalarını nasıl yeniden şekillendirdiğini açık biçimde gösteriyor. Diğer yandan, yeşil dönüşüm de kalkınma stratejilerinin merkezine yerleşmiş durumda. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, 2024 yılında küresel enerji yatırımları ilk kez 3 trilyon doları aşarken, bunun 2 trilyon doları temiz enerji teknolojilerine ve altyapısına yöneldi. Bu tablo, ülkeler için yeni bir gerçeği ortaya koyuyor. Değişimi doğru okuyan, yöneten ve üretime dönüştüren toplumlar geleceğin ekonomisinde güçlü bir yer edinecek. Bu sürecin dışında kalanlar ise rekabet gücünü kaybedecek. Fakat burada daha açık bir hakikat var. Kadınları bu büyük dönüşümün dışında bırakan toplumlar, kendi üretim gücünün, yenilik kapasitesinin ve gelecek iddiasının yarısından vazgeçmiş olur. Bu nedenle, kadınların üretime, istihdama, finansmana, teknolojiye ve karar alma mekanizmalarına tam ve etkin katılımının sağlanması, küresel kalkınma hedeflerine ulaşmanın en stratejik unsurlarından biridir. Çünkü kadınların bilgiyle, beceriyle, sermayeyle ve karar mekanizmalarıyla daha güçlü bağ kurduğu her toplumda sosyal refah güçlenir. Kadınların potansiyelini görünür kılan her politika, toplumun tamamı için değer üretir. Kadın girişimciliğini destekleyen her mekanizma, ekonomiye canlılık kazandırır. Kadınların dijital becerilerini artıran her yatırım, ülkeleri yeni ekonominin ön sıralarına taşır. Bu nedenle kadınların güçlenmesi, kalkınmanın merkezinde duran stratejik bir meseledir" ifadelerini kullandı.

‘SON 24 YILDA ANAYASAL VE YASAL DÜZENLEMELERLE KADIN HAKLARINI GÜÇLENDİRDİK’

Bakan Göktaş, "Biz, Türkiye olarak, kadınların güçlenmesini bu geniş perspektifle ele alıyoruz. Kadınların haklara ve fırsatlara eşit erişimini; toplum refahının, sürdürülebilir kalkınmanın ve güçlü geleceğin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu vizyon, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, kadınların hayatın her alanında daha güçlü yer aldığı bir Türkiye idealine dönüştü. Bugün bu güçlü liderlik sayesinde Türkiye, kadınların emeğini, bilgisini ve üretim gücünü kalkınmanın asli unsuru kabul eden kararlı bir siyasi iradeyle yol alıyor. Son 24 yılda anayasal ve yasal düzenlemelerle kadın haklarını güçlendirdik. Eğitimden istihdama, girişimcilikten sosyal hizmetlere, şiddetle mücadeleden dijital güvenliğe kadar çok boyutlu bir politika çerçevesi oluşturduk. 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı, bu yaklaşımın somut yol haritasıdır. Bu belgeyle kadınların eğitim, ekonomi, liderlik, sağlık, medya, çevre, teknoloji ve karar alma süreçlerinde daha güçlü yer almasını hedefleyen kapsamlı bir uygulama zemini oluşturduk. Çalışmalarımızın merkezi ve yerel düzeyde etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesi için Koordinasyon Kurulları kurduk. Bu anlayışla 8 Mart’ta, tüm bu çalışmalarımızın ortak bir çıktısı olarak 'Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi' vizyonumuzu kamuoyuyla paylaştık. Bu vizyon, yenilikçiliği, rekabetçiliği ve verimliliği esas alan yeni bir kalkınma perspektifidir. İş dünyasında sadece kadın emeğinin değil. Kadın aklının, birikiminin, liderliğinin ve yenilikçiliğinin daha güçlü görünür olduğu yeni bir kalkınma döneminin kapılarını araladık. Kadınların iş gücüne katılımını artırmak kadar, nitelikli ve sürdürülebilir istihdamını öncelikli kıldık. Kadınların girişimcilik ekosistemine erişimini kolaylaştıran adımlar attık. Finansal kaynaklara ulaşımı güçlendiren, eğitim ve mentörlük ağlarını yaygınlaştıran, dijital pazarlara açılmayı kolaylaştıran projelerle kadın girişimciliğini fikirden pazara, yerelden küresele uzanan başarı hikâyelerine dönüştürdük. 'Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim" programıyla kadınların emeğini markaya, fikrini değere dönüştürdük. Kurulmasına öncülük ettiğimiz bin 366 kadın kooperatifiyle binlerce kadının üretime, yerel kalkınmaya ve sosyal dayanışmaya etkin katılımını teşvik ettik. “Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi' ile ne eğitimde ne istihdamda yer alan genç kadınların mesleki eğitim ve mentörlük mekanizmaları yoluyla iş gücüne geçişini destekledik. Enerji, temiz teknoloji ve yeşil ekonomi gibi yüksek katma değerli sektörlerde kadınların daha güçlü şekildeyer almaları için çalıştık. 2025 Aile Yılı, kadınların emeğini, fikrini ve girişimcilik gücünü kalkınmanın merkezine taşıdığımız güçlü bir dönem oldu. Kadınların ekonomik hayata katılımını, iş ve aile yaşamı arasında dengeyi sağlayan politikalarla güçlendirdik" diye konuştu.

'AMACIMIZ GELECEĞİN MESLEKLERİNDE KADINLARIN DAHA ETKİLİ OLMASIDIR'

Bakan Göktaş, "Kadınların istihdamda kalıcılığını artırmak için, kreş ve gündüz bakımevlerini yaygınlaştıran adımlar attık. Doğum destekleriyle kadını, aileyi ve nüfusu güçlendiren sosyal politika adımlarımızı genişlettik. Doğum izinlerini uzatarak anneliği ve çalışma hayatını daha güvenli bir zeminde buluşturduk. 'Aile ve Nüfus 10 Yılı'nda, kadını güçlendiren, aileyi koruyan ve nüfus yapımızı sağlamlaştıran politikalarımızda yeni bir atılım dönemi olacak. Bugün üzerinde özellikle durmamız gereken bir diğer alan dijital dönüşümdür. Yapay zekâdan veri bilimine, siber güvenlikten yeşil teknolojiler üzerinde yükselen bu yeni çağın kodları yazılırken kadınların masada olması gerektiğine inanıyoruz. Teknolojiyi sadece kullanan değil, tasarlayan; sadece takip eden değil, yön veren kadınların sayısını artırmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Bunun için bilinçli politikalara, hedefli yatırımlara ve erken yaşlardan itibaren kız çocuklarını destekleyen eğitim modellerine ihtiyaç var. Bu kapsamda 'Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi' ile genç kızların mühendislik alanındaki yolculuklarını destekliyoruz. Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Programı gibi çalışmalarla kız çocuklarının ve genç kadınların STEM alanlarında daha güçlü varlık göstermesini hedefliyoruz. Amacımız, geleceğin mesleklerinde kadınların daha görünür, daha donanımlı ve daha etkili olmasıdır. Bunun yanı sıra dijital dönüşümün fırsatlarını kadınlar için büyütürken, risklerini de dikkatle yönetiyoruz. Çevrim içi şiddet, dijital dışlanma, veri temelli ayrımcılık ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler yeni dönemin ciddi meseleleridir. Bu nedenle kadınların dijital dünyada güvenli, etkin ve üretken biçimde yer alması, sosyal politikaların vazgeçilmez gündemlerinden biridir" dedi.

'KADINLARIN SESİNİ KARAR MEKANİZMALARINA TAŞIMAK, KRİZ SONRASI TOPARLANMAYI HIZLANDIRMAKTIR'

Bakan Göktaş, “Dünyanın birçok bölgesinde süren çatışmalar, afetler, göç hareketleri ve ekonomik kırılganlıklar kadınların ve kız çocuklarının hayatını ağır biçimde etkiliyor. Bu gerçeği, bugün en ağır biçimde Gazze’de görüyoruz. Bu vesileyle Gazze’de yaşananlara rağmen ayakta duran, yaraları merhametle saran ve yarınların umudunu taşımamızı sağlayan tüm kadınlara selamlarımı iletiyorum. Kriz zamanlarında kadınlar çoğu kez hem ailenin hem toplumun dayanıklılık hattını taşıyor. Bugün açıkça görünüyor ki; insani yardım, kalkınma, barış ve yeniden inşa süreçlerinde kadınların rolünü güçlendirmek zorundayız. Kadınların dayanıklılığını artırmak, toplumların yeniden ayağa kalkma kapasitesini artırmaktır. Kadınların sesini karar mekanizmalarına taşımak, kriz sonrası toparlanmayı hızlandırmaktır. Kadınların eğitim ve geçim imkânlarını korumak, kuşaklar arası yoksulluk döngüsünü kırmaktır. Bu yaklaşım, uluslararası iş birliğini daha da önemli hale getiriyor. Hiçbir ülke kadınların güçlenmesi meselesini tek başına çözemeyeceği gibi, hiçbir toplum da kadınların potansiyelini görmezden gelerek sürdürülebilir gelecek kuramayacak. Bugün ihtiyacımız olan şey, daha fazla diyalogdan ibaret değildir. Ortak standartlar, ortak hedefler, izlenebilir taahhütler ve sahaya yansıyan iş birlikleridir. Burada gerçekleştirdiğimiz toplantılarda, tüm bu hususları, ayrıntılı bir şekilde ele aldık. Kadınların eğitime, istihdama, girişimciliğe, teknolojiye, finansmana ve güvenli yaşama erişimini güçlendiren politikaları birlikte büyütmeliyiz. İyi uygulamaları paylaşmalı, başarılı modelleri yaygınlaştırmalı, uluslararası dayanışmayı kalıcı mekanizmalara dönüştürmeliyiz" diye konuştu.

‘KADINLARIN DAHA GÜÇLÜ YER ALDIĞI BİR GELECEK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Bakan Göktaş, "Türkiye olarak, bu alanda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Kadınların bilimde, teknolojide, akademide, diplomaside ve ekonomide daha güçlü yer aldığı bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu çalışmalarımızı için, küresel iş birlikleriyle de güçlendirmeye hazırız. Bu duygularla sözlerime son verirken, şunu açıkça ifade etmek istiyorum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği daha adil bir dünya elbet tesis edilecek. Daha adil bir gelecek, kadınların eliyle yükselecek. Küresel Kadın Zirvesi’nin, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik politikalarda uluslararası dayanışmayı güçlendirerek yeni bir ivme oluşturmasını temenni ediyorum. Belirlediğimiz ortak hedeflere ulaşma yolunda yeni bir ivme oluşturmasını diliyorum" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Zirveden görüntü

-Bakan Göktaş’ın konuşması

-Genel ve detaylar

==============

7- BAKAN ŞİMŞEK: TÜRKİYE'YE GELİN VE YATIRIM YAPIN

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Hadican EROL/İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'da düzenlenen 3'üncü Küresel İslami Ekonomi Zirvesi'nde konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Burada yeteneği, girişimcileri, sermayeyi ve doğrudan yabancı yatırımı çekmeye çalışıyoruz. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı. Parlamentonun onayından zaten geçmişti. Eğer bir üreticiyseniz ve Türkiye'de opere ediyorsanız kurumlar verginiz 12,5'e indirildi. Bu, en rekabetçi kurumlar vergisi oranlarından biri, dünyada yükselen piyasalarda en rekabetçi rakamlardan biri. Türkiye'ye gelin ve yatırım yapın" dedi.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında İstanbul Finans Merkezi Halkbank Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen 3'üncü Küresel İslami Ekonomi Zirvesi ikinci gününde devam etti. Programa Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan'ın yanı sıra Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve DTech Cloud Kurucusu Bereket Murat Oktay, Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu, iş insanları ve akademi dünyasından birçok kişi katıldı. Zirvenin bugünkü oturumlarında 'Sermayenin küresel vizyonu', 'Kapsayıcı refah' ve 'Sürdürülebilir kalkınma' modelleri ele alındı.

Oturumlardan önce, söz alan Fajr Capital Üst Yöneticisi (CEO) Iqbal Ahmad Khan, 'Bir Emanet Olarak Sermaye - Küresel Bir İslami Ekonomi Vizyonu' başlıklı sunumuyla katılımcılara hitap etti. Ardından kürsüye çıkan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Sermaye, Kalkınma ve Kapsayıcı Refah' konulu ana açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Zirvede İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan da bir konuşma yaptı. Konuşmaların ardından katılımcılara 'AlBaraka Birinci Stratejik Raporu' başlıklı tanıtım filmi izletildi.

'İSLAMİ FİNANS VARLIKLARI SIRALAMASINDA İLK 5'TE OLMAYI ÇOK İSTERİZ'

Programda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Bildiğiniz üzere İslami finans, reel sektörle, reel ekonomiyle doğrudan ilişkili. İslami finansta her parasal finansal işlem, gerçek bir varlıkla güvence altına alınmış şekilde karşımıza çıkıyor. Bizim de ihtiyacımız olan şeylerden birisi bu. Yine aynı şekilde İslami finans yaklaşımında risk ve kazanç ilgili taraflarca paylaşılıyor. İslami finans varlıkları açısından da ölçeklendirmeyi daha iyi yapmamız gerekiyor. Burada sol tarafta İslami finans varlıklarını görüyorsunuz, nominal olarak ABD doları cinsinden 2000 yılından beri 48,5 kat artmış. Bu kötü bir performans değil, tam tersine çok etkileyici bir performans ve cesaretlendirici bir performans. Ancak küresel finans kurumları tarafından yönetilen küresel finansal varlıklara baktığımızda, 2000 yılından beri bunun 6 katına çıktığını görüyoruz. İslami finans olarak kat etmemiz gereken bir yol var. Bu da birçok ülke için önemli fırsatlar teşkil ediyor, Türkiye de bunlardan bir tanesi. İslami finans varlıklarına baktığımızda İran'ın bu anlamda önde geldiğini görüyoruz. Türkiye'nin ise 9'uncu sırada geldiğini görüyoruz. Bu sıralamada ilk 5'te olmayı çok isteriz" diye konuştu.

‘DÜNYADA YÜKSELEN PİYASALARDA EN REKABETÇİ KURUMLAR VERGİSİ BİZDE’

Bakan Şimşek, "Ekonomimizi daha dirençli hale getirmek için neler yapabiliriz? Şunu unutmayalım, her zaman şoklar içinde olan bir dünya içinde yaşamaktayız. Her yerde çatışma ortamı var. Bu anlamda ekonomimizin dirençli olması ve çeşitli tamponlara sahip olması gerekiyor. Bu da İslami finansmana daha çok eğilmemiz gerektiğini bize gösteriyor. Değer zincirinde yukarı yönlü hareket için endüstriyel bir dönüşümden geçiyoruz. Yeşil ve dijital dönüşümü de hızlandırıyoruz aynı şekilde. Demiryolları gibi daha üretken alanlara odaklanıyoruz. Burada yeteneği, girişimcileri, sermayeyi ve doğrudan yabancı yatırımı çekmeye çalışıyoruz. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı. Parlamentonun onayından zaten geçmişti. Eğer bir üreticiyseniz ve Türkiye'de opere ediyorsanız kurumlar verginiz 12,5'e indirildi. Bu, en rekabetçi kurumlar vergisi oranlarından biri, dünyada yükselen piyasalarda en rekabetçi rakamlardan biri. Türkiye'ye gelin ve yatırım yapın" ifadelerini kullandı.

‘EĞİTİM İHRACATINDA DÜNYADA 6’NCI SIRADAYIZ’

Bakan Şimşek, "Hizmet ihracatında yüzde 100'lük bir vergi muafiyeti var. Çünkü bizim hizmet alanında, servis alanında kaslarımız güçlü. Mesela medikal turizmde en üst sıralardayız. Yazılım, bilgisayar oyunları, medikal turizm, eğitim, mühendislik, tasarım ve danışmanlık alanlarında hizmet ihracatında yüzde 0 şu anda vergi. Şimdi eğitim ihracatında dünyada 6’ncı sıradayız, üniversite ihracatı, üniversite eğitimi ihracatı anlamında. 380 binden fazla global öğrenci, yabancı öğrenci Türkiye'de çalışıyor. Yüzde 0'lık bir kurumlar vergisi var transitte. Diyelim ki bir finansal merkez opere ediyorsunuz, yüzde 95'lik bir vergi muafiyeti söz konusu. Yakın zamanda İstanbul Finans Merkezi dolmuş olacak ve yüzde 100'lük vergi muafiyetini ülkenin geri kalanına da yaymış olacağız. Eğer transit ticaret yapıyorsanız burada bir ofisiniz olduğundan emin olun" dedi.

‘İSLAMİ FİNANSI DESTEKLEME KONUSUNDA KARARLIYIZ’

Bakan Şimşek , "Şimdi çok uluslu bir şirketsiniz diyelim, birkaç ülkede faaliyette bulunuyorsunuz. Eğer Türkiye'de, merkezinizi İstanbul Finans Merkezi'nde konuşlandırırsanız yüzde 100'lik bir kurumlar vergisi muafiyeti olacak ve asgari ücretin 6 katına kadar da sıfır vergi durumu söz konusu olacak. Gelir vergisi, kurumlar vergisi olmayacak. Singapur'la, Hollanda'yla, Hong Kong'la rekabet etmek istiyoruz. Bu yüzden Türkiye'yi en üst noktalara konumlandırmak istiyoruz. İslami finansı destekleme konusunda kararlıyız. Bu, daha dayanıklı bir Türk ekonomisi için kilit bir rol oynayacak" diye konuştu.

'SERVET BİRİKİMİNİ AMAÇ HALİNE GETİRMEMELİYİZ'

Bilal Erdoğan programda yaptığı konuşmada, "Peygamberimiz ve Kur'an'ın omuzlarımıza yüklediği bir misyon, ilimle birlikte yaşamak. Eğer Batı medeniyetini tekrar Müslümanlar olarak geçmek istiyorsak, bunun fırsatı önümüzde. Aslında döngüsel olarak bir şeyler de zaten geliyor. Batı medeniyeti aslında aşağı yönlü bir yönelişe geçmiş durumda. Ancak bunun farkına varmak tabii bize çok da fayda sağlamıyor. Bu, kendimizi motive etmek için bir başlangıç noktası, çok çalışmak için başlangıç noktası. Bunu daha evvel yapmış olmak bize elbette cesaret veriyor ve birtakım ipuçları da veriyor, biz bunu tekrar yapabiliriz. Ancak bu, aynı şeyleri tekrar ederek elbette olmaz. Batı'yı yalnızca onların işlerini, bilimsel çalışmalarını tercüme ederek geçemeyiz. Biz onların yaptığını onlardan daha iyi yapmak durumundayız. Yeni bir dinamik bulmak durumundayız ve bu dinamik aslında farklı açılardan daha iyi olmalı. Biz mesela sermaye birikimini, servet birikimini amaç haline getirmemeliyiz. Bu, bir medeniyetsel momentum oluşturucu olarak görülmeli ve elbette insanlığa fayda sağlayan, eşref-i mahluk olan insanlığa fayda sağlayan bir şey olarak görülmeli" ifadelerini kullandı.

‘SADECE TÜRKİYE DEĞİL, AYNI ZAMANDA MÜSLÜMAN ÜLKELERİN DE YÜZYILI OLACAK’

Erdoğan, "Bu hareketi başlattığımız zaman medeniyetsel statümüzü tekrar üst düzeyde yakalayacağız demektir. Bu da insanlığa tekrar umut verecek diye düşünüyorum ve şu an içinde bulunduğumuz karmaşıklığı da belki bu şekilde çözme şansı olacak insanlığın. Türkiye Yüzyılı, biliyorsunuz Cumhurbaşkanımızın mottosu, sloganı. Önümüzdeki liderler kuşağı için de bu son derece önemli ve bu sadece Türkiye için değil, İslam dünyası için de elbette geçerli. Biliyorsunuz ki Cumhurbaşkanımız her zaman İslam dünyasını dikkate alarak, kalbinin merkezine koyarak düşünüyor. Sadece Türkiye değil, aynı zamanda Müslüman ülkelerin de yüzyılı olacak ve bu şekilde insanlık da fayda elde edecek" dedi.

ULUSLARARASI STRATEJİK İMZA TÖRENLERİ VE PLAKET TAKDİMİ GERÇEKLEŞTİ

Konuşmaların ardından küresel İslami finans ekosistemini ve akademik iş birliklerini güçlendirecek iki protokol (MoU) imzalandı. İlk protokol, İslami Bankalar ve Finans Kurumları Genel Konseyi (CIBAFI) ile İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi (OICAC) arasında gerçekleştirildi. İmza töreninde kurumlar adına imzalar, CIBAFI Genel Sekreteri Hamza K. Bawazir ve OIC Tahkim Merkezi Genel Sekreteri Doktor Umar Oseni tarafından atıldı. İkinci imza töreni ise İbn Haldun Üniversitesi ile Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu arasında gerçekleşti. İmzalanan İkinci Protokol’de İbn Haldun Üniversitesi’ni Rektör Profesör Doktor Atilla Arkan temsil ederken, Necmeddin Bilal Erdoğan da katılımcı olarak yer aldı. Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu adına ise protokolü Yürütme Başkanı Dato' Mohammad Faiz Azmi imzaladı.

İmza törenlerinin ardından zirveye destek veren ortaklara ve sponsorlara plaket takdimi yapıldı. Demirören Medya’nın global iletişim ortağı olduğu zirvede Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve DTech Cloud Kurucusu Bereket Murat Oktay plaketini Bilal Erdoğan’ın elinden aldı. Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu da plaket alan isimler arasındaydı. İkinci gün programlarının ilk bölümü, protokol üyeleri ve katılımcıların yer aldığı aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------------------

-Zirveden görüntüler

-Bakan Şimşek'in açıklamaları

-Bilal Erdoğan'ın açıklamaları

-İmza töreni

-Plaket takdimi

-Toplu fotoğraf

-Genel ve detaylar

===============================

8- VALİ GÜL: SIFIR ATIK HAREKETİ, BİZİ DÜNYAYA BU ANLAMDA SON SÖZÜ SÖYLEYEN BİR ÜLKE KONUMUNA GETİRDİ

Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA)- SIFIR Atık Vakfı tarafından, 1-7 Haziran Sıfır Atık Haftası kapsamında düzenlenecek olan Sıfır Atık Forumu 2026'nın tanıtım toplantısı Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin liderliğinde bu hareket; bizi geçmişe götüren, kendi bağlarımızla tekrardan irtibat kuran, değerlerimizle barıştıran, israfı ortadan kaldıran ve dünyaya bu anlamda son sözü söyleyen bir ülke konumuna getirmiş oldu" ifadelerini kullandı.

Sıfır Atık Vakfı tarafından, 1-7 Haziran Sıfır Atık Haftası kapsamında düzenlenecek olan Sıfır Atık Forumu 2026'nın tanıtım toplantısı Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirildi. İstanbul Valisi Davut Gül ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, 183 ülkeden temsilcileri, 20'nin üzerinde devlet başkanını, 120'nin üzerinde bakanı, 200'den fazla belediye başkanını ve 5 bini aşkın yabancı misafiri bir araya getirecek olan Sıfır Atık Forumu'nun tanıtımı için basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Basın toplantısı kapsamında konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Hepimiz bu şehirde yaşıyoruz. Şöyle baktığımızda, bu ölçekte gerek festival boyutunda gerekse uluslararası etkinlik boyutunda bir sivil toplum kuruluşunun bu ölçekte bir etkinlik yaptığını çok da hatırlamıyoruz. Daha emekleme döneminde olan Sıfır Atık Vakfı'mız, bir kar topunun çığa dönüşmesi gibi büyüyerek yoluna devam ediyor. Bunun tesadüfen olmadığını biliyoruz. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonu, himayesi, Samet Başkan’ın ve çalışma arkadaşlarının çalışkanlığı neticesinde vakıf, ayağı yere basarak bu çalışmaları yapıyor. Bunlar önemli. Daha da önemli olan sıfır atık fikrinin gerçek olması. Toplumda bir karşılığının bulunması. Neyi ortadan kaldırmak istiyor? İsrafı ortadan kaldırmak istiyor. Kapsayıcı, 86 milyonun tamamını işin içerisinde tutarak israfı ortadan kaldırmayı hedefleyen ve bunu küresel çapta yapmak isteyen bir sivil toplum kuruluşu hareketi. Buraya gelen 183 ülkenin temsili, Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye’yi getirdiği yurt dışındaki bir itibarının sonucu, Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonun sonucu" dedi.

'BÖYLE BİR ETKİNİLİĞE EV SAHİPLİĞİ YAPMAKTAN OLAĞANÜSTÜ MEMNUNUZ'

Vali Gül, "Türkiye merkezli, Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde bu hareket; bizi geçmişe götüren, kendi bağlarımızla tekrardan irtibat kuran, değerlerimizle barıştıran, israfı ortadan kaldıran ve dünyaya bu anlamda son sözü söyleyen bir ülke konumuna getirmiş oldu. Bunun da merkezi İstanbul’dur. İstanbul Valiliği olarak böyle bir sivil toplum kuruluşuna ve böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan olağanüstü memnunuz. Hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz. İlk gün Samet Başkanımızın söylediği, 200 binden fazla kişinin ziyaret etmesi; cuma, cumartesi ve pazar günleri de ilginin aynı şekilde devam edeceğini görmemiz bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------

-Festival alanından görüntüler

-Festival alanında sergilenen eserler

-Vali Davut Gül konuşması

=============================

9- GAZETECİ REHA MUHTAR SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Gülseren KARAPINAR-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL,(DHA)- GAZETECİ Reha Muhtar, Muğla'da çoklu organ yetmezliği nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Muhtar'ın cenazesi Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde kılınan namazın ardından Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Gazeteci Reha Muhtar, 28 Mayıs'ta Muğla Bodrum'da yaşadığı evde rahatsızlandı. Hastaneye kaldırılan Muhtar, 3 Haziran günü çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Cenazesi İstanbul'a getirilen Reha Muhtar için bugün ikindi namazına müteakip Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Törene, Gazeteci Uğur Dündar, Seren Serengil, Beşiktaş ikinci Başkanı Hakan Daltaban, eski RTÜK Başkanı Fatih Karaca, Reha Muhtar'ın oğlu Poyraz Muhtar, Reha Muhtar'ın evlat edindiği kızı Ayşe Nazlı Muhtar, aile yakınları, gazeteciler ile sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı. Reha Muhtar, kılınan cenaze namazının ardından Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verildi.

'ÇOK KÖTÜ BİR TABLO OLDUĞUNU SÖYLEDİLER'

Gazeteci Uğur Dündar, "En son 6 ay önce falan. Arıyorum, cevap vermiyor. Bayramda mesaj attım, cevap vermiyor. Meğer herkese aynı şekilde davranıyormuş. Yani dünya ile bağlantısını koparmış. Ve en son Bursa'da Salı günü Gırgırıye Müzikali'ni sergilemeye giderken Bodrum'daki hastaneyi aradım. Oradaki yetkiliden bir yakın dostu olarak aramızda kalmak koşuluyla sağlık durumunu öğrendim. Çok kötü bir tablo olduğunu söylediler. Durumun kritikliğini koruduğunu anlattılar. Zaten hastaneye ilk kaldırıldığında şekeri 600'e çıkmıştı. Kontrolsüz bir şeker, bacaklarda ödem, işte yaralar, akciğerde enfeksiyon, karaciğer, çoklu organ yetmezliği ve dayanamadı Hakk'ın rahmetine kavuştu. Allah rahmet eylesin" dedi.

‘GERÇEKTEN ÇOK İYİ BİR İNSANDI’

Eski RTÜK Başkanı Fatih Karaca, "Ankara Koleji'nden ilkokuldan itibaren arkadaşım olan Reha Muhtar'ı kaybetmenin büyük üzüntüsü içerisindeyiz. Gerçekten çok iyi bir insandı. İnsanlara çok yardım eden, merhametli, şefkatli bir kardeşimizdi. Kamuoyunun da son vefatından sonra gösterilen ilgi, basında ve sosyal medyadaki bu alaka da bunu gösteriyor. Hepimiz şu an çok duyguluyuz. Reha Muhtar yeri doldurulamayacak bir televizyoncuydu. Onun o dönemde ben Radyo Televizyon Kurulu başkanıydım. Onun ana haberlerde ulaştığı reytinglere halen o rakamlara ulaşılmış değil. Hayırla yad ediyoruz. Allah rahmet etsin. Tüm sevenlerinin başı sağ olsun" dedi.

‘HASTALIĞINDA DA BERABERDİK’

Reha Muhtarın arkadaşı Gazeteci Celal Kazdağlı, "Hepimizin başı sağ olsun. Bizim için, gazeteci olmanın ötesinde çok yakın bir arkadaşlığımız da vardı. Beraber üniversiteye başladık, 1978'de beraber bitirdik. Can Dündar, pek çok arkadaşımız beraberdik. Birlikte çok zaman geçirdik. Ateş Hattı'nı beraber, TRT'de ilk yayına çıkardık. Sonra İstanbul'a o geldi, ben gelmedim. Ama kopmadı ilişkimiz, daha sonra burada da görüştük. Son hastalığında da beraberdik. Çocukların doğumundan sonra yine beraber olduk. Bir dram yaşadı çocuklarıyla ilgili olarak. Keşke onlar yaşanmasaydı. Ama öyle bir yoldu ve karşılıklı olarak geçirilmiş oldu. Kötü bir dönemdi o son dönem olarak. Ama onun döneminde Türk, medyasına damgasını vuran, kendi stilini kabul ettiren ve toplumun o dönemki dalgasını çok iyi okuyan, yükselişte olan yükselen eğilimini gören ve onun üzerine yayın yapan birisiydi. Ve o dönemde başarılı oldu, damgasını vurdu" dedi.

‘O ZORLU SÜREÇTE DAHA FAZLA DAYANAMAZDI’

Seren Serengil, "Türk televizyonlarının haber merkezlerinin ve haberciliğin çok önde gelen entelektüel, son derece kültürlü duayeniydi. Bu ayrı bir şey. Son zamanlarda tabii çok büyük rahatsızlıklar geçirdi. Biz tabii ki aileye yakın birisi olarak, çocuklara yakın birisi olarak bir kısmını paylaşabildik. Hastalığı süresince de hiçbir zaman doktora da gitmek istemezdi. Bütün sağlıklı olma yolundaki koşulları reddetti. Çocukları yanındayken reddetti ama. Bazı haberler çıkıyor, 'çocukları yok diye' değil. Hiçbir zaman istemedi doktora gitmeyi. Bu süreç çocuklar için de, onun için de zorlu bir süreçti. Bundan sonrası için Allah günahlarını affetsin, mekanı cennet olsun. Önemli bir insandı. Hepimiz çok üzgünüz. Hepimize zaman zaman kızardı ederdi ama biz onun son zamanlarda, sizler çok şahit olmadınız, bizler daha çok şahit olduk, o zorlu süreçte daha fazla dayanamazdı. Çocuklara da zaten bakabilecek bir durumu yoktu. Siz bilmiyordunuz ama biz şahittik birçok şeye. Maalesef kaybettik" diye konuştu.

‘NUR İÇİNDE YATSIN’

Beşiktaş İkinci Başkanı Hakan Daltaban, "Değerli bir basın emekçisini, değerli bir üstadı kaybettik. Biz de Beşiktaş camiası olarak Beşiktaş'a gönül vermiş, bu kulüpte görev yapmış, hizmet etmiş büyüğümüze son yolculuğunu kulübümüz adına ve camiamız adına gerçekleştirmeye geldik. Üzücü bir gün. Nur içinde yatsın. Yakınlarına, meslektaşlarına başsağlığı diliyorum. Beşiktaş camiası adına da üzüntülerimizi ifade etmek istiyorum" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------

-Cenazeden görüntüler

-Cenaze namazının kılınması

-Röportajlar

-Genel ve detay görüntüler

================================

10- SULTANGAZİ'DE TRAFİK KAZASININ ARDINDAN ÇIKAN BIÇAKLI KAVGA KAMERADA: 1 ÖLÜ, 2 YARALI

Vehbi DEMİR - Baran AKKAYA - Emin YEŞİL / İSTANBUL, (DHA) - SULTANGAZİ'de meydana gelen trafik kazasının ardından taraflar arasında çıkan tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü. Olayda, Baran Fakhani(25) hayatını kaybederken, yaralanan Hakim Fakhani(57) ve Barış Fakhani(34) 'nin tedavisi sürüyor. Polis ekipleri ise olayın ardından kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Yaşananlar çevredeki kişiler tarafından cep telefonuyla kaydedildi.

Olay, saat 08.00 sıralarında Zübeyde Hanım Mahallesi Okul Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 34 GG 502 plakalı araçta bulunan Hakim Fakhani, oğlu Baran Fakhani ve Barış Fakhani, seyir halindeki başka bir otomobille çarpıştı. Kazanın ardından araçlardan inen taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyerek bıçaklı kavgaya dönüştü. Bunun üzerine Fakhani ailesi kaza yaptıkları araçtaki kişiler tarafından bıçak ve sopalarla saldırıya uğradı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Kavgada yaralanan baba Hakim Fakhani, oğlu Baran Fakhani ve Barış Fakhani sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.

2 AY SONRA DÜĞÜNÜ VARDI

Olayda 4 yerinden bıçaklanan Baran Fakhani yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 2 yerinden bıçaklanan Barış Fakhani ile kafasından yaralandığı belirlenen baba Hakim Fakhani'nin ise tedavisi sürüyor. Öte yandan olayda hayatını kaybeden Baran Fakhani'nin 2 ay sonra evleneceği öğrenildi.

KAVGA KAMERADA

Çevredeki kişiler tarafından cep telefonuyla kaydedilen görüntülerde, bir şüphelinin bıçakla tartıştığı kişiye saldırdığı anlar yer aldı. Polis ekipleri olayın ardından kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------

(Cep telefonu)

-Kavga anı

(Aktüel)

-Olayın yaşandığı cadde

=====================

11- KÜÇÜKÇEKMECE'DE MOTOSİKLETLİYE ÇARPMAMAK İÇİN MANEVRA YAPAN OTOMOBİL İETT OTOBÜSÜNE ÇARPTI

Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA)- KÜÇÜKÇEKMECE'de sağ şeritten gelen motosikletliye çarpmamak için manevra yapan seyir halindeki otomobil sürücüsü karşı istikametteki İETT otobüsüne çarptı. İETT otobüsünde yolcu olmadığı öğrenilirken, kazada hafif yaralandığı belirlenen 1 kişi tedbiren ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Kaza, saat 18.00 sıralarında Atakent Mahallesi 221'inci Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, seyir halindeki 34 PMG 924 plakalı otomobilin sürücüsü Y.K., sağ şeritten gelen 34 MTP 147 plakalı motosikletli Tarık Z.B.'ye çarpmamak için sola doğru manevra yaptı. Bunun üzerine sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil karşı yönden gelen İETT otobüsüne çarptı. Kazada İETT otobüsünde yolcu olmadığı öğrenilirken, motosiklet sürücüsü Tarık Z.B. bacağından yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde kazada hafif yaralandığı belirlenen motosiklet sürücüsü tedbiren ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazaya karışan araçlar çekiciyle olay yerinden kaldırılırken, sürücüler ise ifade işlemleri için polis merkezine götürüldü. Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------

(Cep telefonu)

-Kaza sonrası görüntüler

(Aktüel)

-Olay yerinden görüntüler

-Kazaya karışan araçlar

-Genel ve detaylar

=============================

12- ESENLER'DE YANGINDAN DÖNEN İTFAİYE ARACI DEVRİLDİ: 3 YARALI

Baran AKKAYA- Vehbi DEMİR- Hiba HAKBİLİR/İSTANBUL,(DHA)- ESENLER'de yangından dönen itfaiye aracı sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada 3 itfaiye personelinin hafif yaralandığı belirlendi.

Kaza, saat 16.00 sıralarında Oruçreis Mahallesi Mahmutbey Yolu'nda meydana geldi. Esenyurt'taki fabrika yangınından dönen itfaiye ekiplerinin bulunduğu araç, sürücüsünün bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, acil sağlık ve polis ekipleri geldi. İtfaiye ekipleri, kazada araç içinde sıkışan meslektaşlarını kurtardı. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde kazada 3 itfaiye personelinin hafif yaralandığı belirlendi. Kaza nedeniyle yol trafiğe kapatılırken, devrilen itfaiye aracının vinçle kaldırılmasının ardından trafik akışı normale döndü.

Görüntü Dökümü

--------------

-Devrilen itfaiye aracı

-Olay yerine gelen ekipler

-Aracın kaldırılması

-Genel ve detaylar

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber