Geri Dön
İstanbulDHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

1- ADALAR BELEDİYESİ'NE 'RÜŞVET' OPERASYONU; BAŞKAN AKPOLAT DAHİL 41 GÖZALTI

Esra GÜNTEPE /İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Adalar Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, belediye başkan yardımcıları ve belediye personelinin de aralarında bulunduğu 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 41 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak ile bazı birim amirleri ve belediye personelinin, doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz ruhsat işlemleri gerçekleştirdikleri ve rüşvet karşılığında kaçak yapılaşmaya göz yumdukları iddiaları üzerine çalışma başlatıldı. Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, şüpheliler hakkında 'rüşvet', 'irtikap', 'resmi belgede sahtecilik', 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme', '2863 sayılı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu'na muhalefet' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından soruşturma yürütüldüğü belirtildi.

TEKNİK VE MALİ TAKİP YAPILDI

Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine talimat verildiği, şüpheliler hakkında teknik takip yapılarak MASAK verileri ile HTS ve baz kayıtlarının incelendiği, ayrıca tanık beyanlarının alındığı belirtildi. Yapılan çalışmalar sonucunda tarihi eser niteliğindeki yapılarda gerçekleştirilen esaslı tadilat ve inşai faaliyetlere 'basit onarım' adı altında rüşvet karşılığında izin verildiği, ruhsatsız işletmelere para karşılığı ruhsat düzenlendiği veya göz yumulduğu tespit edildi.

'CEZA KESİP SİSTEME DAHİL ETMİŞLER' İDDİASI

Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, ruhsatsız işletmelere ve kaçak yapılara yüksek miktarda para cezası kesilerek işletme sahiplerinin sisteme dahil edildiği, daha sonra cezanın düşürülmesi karşılığında rüşvet pazarlığı yapıldığı öne sürüldü. Rüşvet vermeyi kabul eden kişilerin cezalarının evraklarda usulsüz değişiklikler yapılarak indirildiği ve bu yolla haksız menfaat sağlandığı belirtildi. Ayrıca belediyeden ruhsat almak isteyen kişilerin, belediye görevlileriyle bağlantılı mimarlara yönlendirildiği, ruhsat işlemlerinin bu kişiler aracılığıyla hızlandırıldığı ve usulsüz ruhsat verilmesinin sağlandığı iddia edildi. Soruşturmada şu ana kadar tespit edilen 40 ayrı eylem kapsamında 47 şüphelinin suça karıştığı belirtildi.

4 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON

Elde edilen deliller doğrultusunda, bu sabah saatlerinde İstanbul merkezli olmak üzere Kocaeli, Rize ve Sivas illerinde belirlenen toplam 90 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ında aralarında bulunduğu 41 şüpheli gözaltına alındı ve çok sayıda dijital materyale el konuldu. Firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------------

(ARŞİV)

-Adalar Belediyesi

============================

2- İSTANBUL MERKEZLİ SUÇ ÖRGÜTÜ OPERASYONU: 23 GÖZALTI

İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL merkezli olmak üzere ülke genelinde suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda 23 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'kasten öldürme', 'yağma', 'mala zarar verme' ve 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması' suçlarına ilişkin 23 ayrı olayın aydınlatılması amacıyla çalışma başlattı. Bu kapsamda kimlikleri tespit edilen şüphelilere yönelik İstanbul merkezli olmak üzere ülke genelinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, 23 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturma sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------

-Operasyondan görüntüler

==========================

3- BAKAN ERSOY: HZ. HÜSEYİN BÜTÜN ÇAĞLARIN MAZLUMLARININ SERDARIDIR

İSTANBUL, (DHA)- KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Muharrem ayı kapsamında düzenlenen Yas-ı Matem Oruç Açma Lokması programına katıldı. Kerbela'nın yalnızca geçmişte yaşanmış bir hadise olmadığını belirten Ersoy, "Hz. Hüseyin yalnızca bir dönemin değil, bütün çağların mazlumlarının serdarıdır" dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Muharrem ayı kapsamında düzenlenen Yas-ı Matem Oruç Açma Lokması'nda İstanbullularla bir araya geldi. Programa İstanbul Valisi Davut Gül ve Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy da katıldı. Programda Kerbela şehitleri dualarla anılırken, Muharrem ayının Alevi-Bektaşi inanç ve kültür dünyasındaki önemi ile Kerbela'nın insanlığa bıraktığı mesajlar vurgulandı. Programda konuşan Bakan Ersoy, Muharrem ayının Alevi-Bektaşi inanç ve kültür dünyasında yalnızca bir matem dönemi olmadığını belirterek, "Bu ay, hakikatin, vicdanın ve insanlık onurunun yeniden hatırlandığı derin bir muhasebe zamanıdır" dedi.

'ADALET, MERHAMET VE İNSANLIK VİCDANI DA SINANDI'

Kerbela'da hak ve hakikat uğruna can veren Hz. Hüseyin'i ve Kerbela şehitlerini rahmet, saygı ve hürmetle andıklarını ifade eden Ersoy, Hz. Hüseyin'in makam ve saltanat için değil, insanlık değerleri için mücadele ettiğini söyledi. Kerbela'nın yalnızca bir tarih hadisesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ersoy, "Kerbela'da yalnızca insanlar susuz bırakılmamış; adalet, merhamet ve insanlık vicdanı da büyük bir sınavdan geçirilmiştir" diye konuştu. Muharrem orucunun Kerbela'nın acısını gönülde hissetmenin, nefsi terbiye etmenin, mazlumun halini anlamanın ve hak yolunda sabrı kuşanmanın manevi ifadesi olduğunu kaydeden Ersoy, bu ayın paylaşmayı, dayanışmayı ve gönül birliğini güçlendirmeyi hatırlattığını söyledi.

'KERBELA'NIN SESİ BUGÜN DE YANKILANIYOR'

Konuşmasında Kerbela'nın en önemli mesajının zulmün karşısında durmak olduğunu vurgulayan Ersoy, bu çağrının bugün de güncelliğini koruduğunu belirtti. Filistin, Arakan, Afrika kıtası, Doğu Türkistan ve dünyanın birçok farklı bölgesinde mazlumların yaşadığı acılara dikkat çeken Ersoy, "Bir mazlumun feryadı yükseliyorsa, Kerbela'nın sesi ve Hüseyin'in adalet çağrısı orada yankılanmaktadır" dedi. Hz. Hüseyin'in yalnızca bir dönemin değil, bütün çağların mazlumlarının serdarı olduğunu ifade eden Ersoy, Alevi-Bektaşi geleneğinde Kerbela'nın özünün kin değil; ibret almak, adaleti savunmak, insanı incitmemek, birlik ve kardeşliği güçlendirmek olduğunu söyledi.

'KERBELA'NIN ÖZÜNDE BİRLİK VE KARDEŞLİK VAR'

Hüseyni duruşun haksızlık karşısında susmamak ancak nefret üretmeden hakkın yanında yer almak anlamına geldiğini belirten Ersoy, "Bugün yapılması gereken, Hz. Hüseyin'i yalnızca gözyaşıyla değil; onun ahlakını, insan sevgisini ve hakka bağlılığını yaşayarak anmaktır" diye konuştu. Kerbela'nın mesajını geleceğe taşıyacak anlayışın ayrılığı değil birliği büyüten, sevgiyi, dayanışmayı ve kardeşliği esas alan yaklaşım olduğunu kaydeden Ersoy, konuşmasının sonunda Kerbela şehitlerini rahmet ve hürmetle andı. Muharrem ayının ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, kardeşlik, adalet ve gönül birliği getirmesi temennisinde bulunan Ersoy, tutulan oruçların kabul olmasını dileyerek katılımcıları sevgi, saygı ve muhabbetle selamladı. (DHA)

=========================

4-İBB'YE YÖNELİK 'YOLSUZLUK' DAVASINDA 9 SANIK HAKKINDA TAHLİYE KARARI

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 68 tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşmanın 13'üncü haftasında hakim karşısına çıktı. 53'üncü duruşmada sanık savunmalarının alınmasının ardından, ara mütalaasını açıklandı. 5 sanık hakkında tahliye talep edilirken aralarında mahkeme heyeti, aralarında Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman'ın da bulunduğu 9 şüpheli hakkında tahliye kararı verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'Yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri' olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu'nun; 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Rüşvet', 'Suç gelirlerinin aklanması', 'Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 'Kişisel verilerin kaydedilmesi', 'Kişisel verileri ele geçirme ve yayma', 'Suç delillerini gizleme', 'Haberleşmenin engellenmesi', 'Kamu malına zarar verme', 'Rüşvet alma', 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 'İrtikap', 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 'İhaleye fesat karıştırma', 'Çevrenin kasten kirletilmesi', 'Vergi usul kanununa muhalefet', 'Orman kanununa muhalefet' ve 'Maden kanununa muhalefet' suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu'nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İLK DURUŞMADAN BUGÜNE 42 SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun'un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak'ın tahliyesine karar verildi.

'DAYANAK OLARAK GÖSTERİLEN TEK DELİL HTS KAYITLARIDIR'

İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten savunmasında, "Suçlama, somut bir fiile değil, tamamen hukuka uygun davranmamın suç gibi gösterilmesine dayanmaktadır. Nitekim müşteki beyanlarında ve etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadelerde adım geçmemektedir. İddianamede bile yer verilmeyen gizli tanık Ladin'in beyanında ismim geçmektedir. Beyanın da bilirkişi incelemesiyle dayanaksız olduğu ortaya konulmaktadır. İrtikap suçuna ilişkin etkin pişmanlık, müşteki ve tanık beyanlarının hiçbirinde ismim geçmemektedir. Eyleme konu edilen imar planını hazırlayan birim İmar Müdürlüğü değil, başka bir müdürlüktür. Sözkonusu tarihte, yani imar planının hazırlanarak Meclis'e gönderildiği süreçte ben İmar Şube Müdürü olarak görev yapmaktaydım; ancak İmar Şube Müdürlüğü'nün imar planı hazırlama veya bu planları Meclis'e sevk etme gibi bir yetkisi bulunmamaktadır. Sözde örgüt yöneticisinden talimat aldığım ileri sürülmektedir. Fatih Keleş ile herhangi bir irtibatım yoktur. Soruşturma makamı, bu iddiayı destekleyecek tek bir iletişim kaydını ortaya koyamamıştır. Örgüt üyeliği iddiasına dayanak gösterilen hususlar; 5 yıl İmar Müdürü, 1 yıl da İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak yürüttüğüm görevlerin gereği olan iş ve işlemlerden ibarettir. İddia edilen hususlar, görevim kapsamında yürüttüğüm idari faaliyetler ve kamu görevimin doğal sonucu olan mesleki temaslardan başka birşey değildir. Dayanak olarak gösterilen tek delil ise HTS kayıtlarıdır. Oysa bu kayıtların tek başına herhangi bir suç isnadına dayanak oluşturması mümkün değildir. Kaldı ki iletişim kurduğum kişiler; uzun zamandır mesleki ilişkiler içinde bulunduğum kamu görevlileridir. Birlikte görev yaptığımız kişilerle kamu hizmetlerinin aksamaması için iletişim kurmamızdan daha doğal bir şey yoktur. Fatih Keleş ile aramda tek bir iletişim kaydına dahi yer verilmemiştir. Birçok görüşme örgütsel ilişki kurma amacıyla yapılmış gibi delil olarak sunulurken, hiyerarşik olarak bağlı olduğum iddia edilen kişiyle hiçbir iletişim kaydının bulunmaması, isnadın çelişkisini açıkça ortaya koymaktadır" dedi.

'ÖNÜMÜZDEKİ PAZAR İLK BABALAR GÜNÜM'

Gülten, "Kızımın dünyaya geldiğini, doğumdan tam 10 saat sonra avukat görüş kabininde öğrendim. Sonraki hafta, şansımıza açık görüş haftasıydı. Henüz 1 haftalık olan kızımla 1 saatliğine tanışabildik. Biberonunun içeri alınabilmesi için bile mücadele etmek zorunda kaldık. Bugün kızımız Maya 11 aylık. Birçok ilkini kaçırdım; saymakla bitmez. İlk kez 'Baba' dediğini ise mahkeme salonunda eşimin aktarımıyla öğrendim. Önümüzdeki pazar ilk Babalar günümüz. Sırada ilk yaşı, ilk adımları ve daha nice ilkleri var. Bugün bu mahrumiyetin içinde elimden gelen tek şey, kızıma iki masal kitabı hediye etmek oldu. Hücremin avlusunda gelişini izlediğim yavru kuşlardan ilham alarak, kızımın dünyaya gelişini müjdelemek için yaptığı yolculuğu ilk masal kitabımda anlattım. Aslında bu iki kitap; bir babanın özlemi, bir annenin fedakarlığı ve bir ailenin birbirine tutunma çabasıdır. Her zorluğun üstesinden gelen eşim de bu masal kitaplarını resmetti. Biz, birlikte yaşayamadığımız anıları unutulmasın diye masallara dönüştürmek zorunda kaldık" dedi.

5 SANIK HAKKINDA TAHLİYE TALEBİ

Savcılık ara mütalaasında, Medya A.Ş'nin eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer'in tahliyelerini talep etti. Mahkeme, tahliye taleplerinin değerlendirilmesi için ara verdi.

9 KİŞİ HAKKINDA TAHLİYE KARARI

Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer, iş insanı Ahmet Güllü, İBB Muhtarlıklar Daire Başkan Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, İBB Kültür A.Ş. Eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan'ın tahliyelerine karar verdi.

'MÜCADELEYE DEVAM'

Ekrem İmamoğlu karar sonrası, "Daha güçlü olun daha güçlü. Mücadeleye devam. Hepinizi çok seviyorum" dedi. (DHA)

==============================

5- 'AZİZ İHSAN AKTAŞ SUÇ ÖRGÜTÜ' DAVASINDA SAVUNMA YAPAN OYA TEKİN: SUÇ İŞLEDİĞİMİ GÖSTEREN DELİL VARSA SONUCUNA HAZIRIM

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - BELEDİYE başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen 'suç örgütü' davasında duruşmasının görülmesine devam edildi. Duruşmada mütalaaya karşı savunma yapan görevinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, "Benim hakkımda, şahsıma ilişkin, rüşvet aldığımı ya da suç işlediğimi ortaya koyan somut delil nedir. Bu soruya verilecek cevabın bu dosyada bulunmadığını düşünüyorum. Eğer suç işlediğimi gösteren somut ve tartışmasız bir delil varsa bunun sonucuna katlanmaya hazırım; ama böyle bir delil yoksa, bir insanın özgürlüğünün varsayımlarla elinden alındığı bir kararın parçası olmak istemiyorum" dedi. Duruşma 22 Haziran Pazartesi gününe ertelendi.

'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması kapsamında, 3’ü belediye başkanı 7 tutuklu sanık ve 200 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Duruşma İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan yeni duruşma salonunda görüldü.

26 SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Geçtiğimiz celselerde, görevinden uzaklaştırılan Zeydan Karalar, Ali Fırat Baycan, Cem Alper Akyüz, İbrahim Koçyiğit, İbrahim Halil Çalış, Mehmet Ataş, Mert Çelik, Müzeyyen Karakaş ve Oktay Aktaş, BELTAŞ Başkanı Önder Gedik, Esenyurt Belediye Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Personeli Mustafa Yolcu ile İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal, Ali Rıza Yılmaz, Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç ve Rabil Artan, Burak Sirali, Mahkeme heyeti, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, eğitmen Gülşah Ocak, eski Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Gülal Erdovan Anıl, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi ve Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi tahliye edildi.

'AZİZ İHSAN AKTAŞ DA AYNISINI SÖYLEDİ'

Görevden uzaklaştırılan Oya Tekin mütalaaya karşı yaptığı savunmasında, "Sanıklığım burada tanıklığıma dönüştü. Aynı sevk maddesinden yargılanan, dosyanın kendi içindeki mantığına göre aynı deliller sunulan, gizli tanıklar, itirafçı beyanları ve iftiralarla suçlanan, hatta benden daha fazla cezalandırılması talep edilen birtakım arkadaşlarımız bu dosyada hiç tutuklanmadı. Bir belediye başkanının yetkisi 'Gel, sen ihaleye gir, sen girme, sen yapma' demek değildir. İhaleler ihtiyaçlara göre belirlenir; müdürlükçe hazırlanır, ilan edilir. İsteyen ihaleye girer. Şartları burada zaten aylardır, ihale mevzuatı çerçevesinde tartışılıyor. Alan alır, alamayan alamaz; ihale böyle birşeydir. İhalelerden dışlanma diye birşey yoktur. Aziz İhsan Aktaş, belediyelerde iş yapan bir müteahhittir; görüşebilirsiniz de görüşmeyebilirsiniz de. Sonuçta kendisinden hizmet alıyorsunuz. Bu görüşmelerin içeriği kesin ve somut delillerle ispatlanmış görüşmeler midir. Ben yine söylüyorum, Aziz İhsan Aktaş da söyledi. Ben Aziz İhsan Aktaş ile ilk kez belediye başkanı seçildiğimde, herkes sıraya girmişken ayaküstü 'Hayırlı olsun' dileğinde bulunurken görüştüm. Aziz İhsan Aktaş da aynısını söyledi" dedi.

'ŞAHSIMA İLİŞKİM SOMUT DELİL NEDİR'

Tekin savunmasının devamında, "Bana güvenip oy vererek görev verdiğini düşündüğüm insanlardan ayrı kaldım. İnsan bazen yaşadıklarına dışarıdan bakıyor ve kendine soruyor. Bu davada verilecek kararın konusu sadece Oya Tekin değildir. Bu karar aynı zamanda bir kamu görevlisinin, seçilmiş bir belediye başkanının hangi delillerle suçlanabileceğine ve özgürlüğünden hangi gerekçelerle mahrum bırakılabileceğine ilişkin olacaktır. Bir insan hakkında hüküm kurulacaksa bunun somut delillere dayanması gerekir. Yargılamanın başından beri aynı soruyu soruyorum. Benim hakkımda, şahsıma ilişkin, rüşvet aldığımı ya da suç işlediğimi ortaya koyan somut delil nedir. Bu soruya verilecek cevabın bu dosyada bulunmadığını düşünüyorum. Eğer suç işlediğimi gösteren somut ve tartışmasız bir delil varsa bunun sonucuna katlanmaya hazırım; ama böyle bir delil yoksa, bir insanın özgürlüğünün varsayımlarla elinden alındığı bir kararın parçası olmak istemiyorum. Bugün sizden bir ayrıcalık, bir lütuf istemiyorum; merhamet de istemiyorum. Yalnızca dosyaya ve delillere bakmanızı, kararınızı hukukun gereklerine uygun olarak vermenizi istiyorum. Adalet istiyorum" dedi.

'ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARIN YORUMLARI DİKKATE ALINAMAZ'

Oya Tekin’in eşi Celal Tekin ise mütalaaya karşı savunmasında, "Kamu görevlisiyle görüşme, anlaşma, yönlendirme, zorlama olmadığı delil ve beyanlardan anlaşılmıştır. Bir suç örgütü davasında örgüt liderinin zorlandığını iddia etmek, ciddiyetten uzak olduğu gibi iddianamenin ve yargılamanın da ruhuna aykırıdır. Rüşvet deniliyorsa rüşvet verdiği, aracı kıldığı iddia edilen Bilginay firma sahiplerinin suçlanmaması ya maddi bir hatadan kaynaklanmakta ya da hukuki bir eksiklik olmaktadır. Bunun da derhal giderilmesi gerekmektedir. Mahkeme önünde Bilginay firma sahipleri, başkanı tanımadıklarını, görüşmediklerini beyan etmişlerdir. O zaman sorunun çözümsüz kaldığı, bu nedenle rüşvet anlaşması yapıldığı nasıl iddia edilecektir. Yapılan yargılamada faturaların 15-20 gün öncesinden kesildiği, belediyeden gelecek paranın yerinin dahi belli olduğu, gelen paranın kısmen Beşiktaş Belediyesi’nden alınan arsa bedelinin ödenmesinde kullanıldığı banka kayıtlarında ortaya çıkmıştır. Öncesinde ödeneceği yer bile belli bir paranın rüşvet karşılığı ödendiği nasıl kabul edilecektir. Oya Tekin’in olayın hiçbir yerinde olmadığı, görüşme, konuşma, yönlendirme yapmadığı, biraraya gelmediği açıkça ortaya çıkmışken üçüncü şahısların yorumları dikkate alınamaz. Sadece suç örgütü lideri olduğu iddia edilen şahsın savunmalarımız üzerine sürekli değişen, başkalaşan beyanlarına itibar edilerek isnat oluşturulamaz. Bu beyanların da cezaevinden çıkmak ve mal varlığını kurtarmak amaçlı yapıldığı herkesin bildiği bir gerçektir" dedi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Sanıkların mütalaaya karşı savunmasının ardından duruşma 22 Haziran Pazartesi gününe ertelendi. (DHA)

============================

6- UYUŞTURUCU OPERASYONUNDA 8 KİŞİNİN TESTİ POZİTİF ÇIKTI

İSTANBUL (DHA) -Ünlülere yönelik yürütülen ‘uyuşturucu’ soruşturması kapsamında Kenan Doğulu'nun da aralarında bulunduğu 8 kişinin test sonucu pozitif çıktı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 11 Haziran'da yapılan operasyonlarda aralarında şarkıcı Ayşe Hatun Önal, oyuncu Beren Saat, şarkıcı Kenan Doğulu, sanal medya ünlüsü Kerimcan Durmaz, şarkıcı Berdan Mardini, aranjör Ozan Doğulu, şarkıcı Yaşar İpek, manken Tessy Ramos Correira, Enis Arıkan ve Selin Ciğerci ile CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker'in oğlu Oğuzhan Beker'in de bulunduğu 23 kişi gözaltına alındı. Operasyon kapsamında gözaltına alınan bazı şüpheliler Adli Tıp Kurumu'nda kan, saç ve idrar örneği verdi.

8 KİŞİNİN TESTİ POZİTİF ÇIKTI

Alınan örneklerin incelenmesi sonucunda Ali Efe Bezci, Berdan Mardini, Enis Arıkan, Kenan Doğulu, Oğuzhan Beker, Ozan Doğulu, Tolga Çam ve Yaşar İpek’in uyuşturucu madde testlerinin pozitif çıktığı belirtildi. (DHA)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber