Geri Dön
İstanbulDHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

1- ESKİ MİT GÖREVLİSİ KAŞİF KOZİNOĞLU'NUN MEZARININ YARIN AÇILMASI BEKLENİYOR

İsa ALMAÇAYIR / İSTANBUL, (DHA)- Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında yarın mezarının açılması bekleniyor.

Ergenekon soruşturmasında tutuklu bulunduğu sırada, 2011 yılında Silivri'deki cezaevinde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla bugün feth-i kabir işlemi yapılacak. Kozinoğlu'nun mezarının yarın açılması bekleniyor.

Görüntü Dökümü:

------------------

-Hekimbaşı Mezarlığı'ndan görüntüler

-Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı

-Genel ve detay görüntüler

=============================

2- KAŞİF KOZİNOĞLU SORUŞTURMASI: 1 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- Silivri Cezaevi’nde eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen ilk operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 1'i tutuklanırken, 7 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 2 şüpheli ise ifadesinin ardından serbest kaldı. Bugün düzenlenen ikinci operasyonda gözaltına alınan 9 kişinin ise jandarmadaki işlemleri sürüyor.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiği değerlendirilen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında 2 gazeteci ve sağlık çalışanlarının da bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı.

1 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

İşlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i tutuklandı, 7’si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 1 şüpheli ise ifadesinin ardından serbest kaldı.

9 ŞÜPHELİNİN İŞLEMLERİ SÜRÜYOR

Öte yandan bugün düzenlenen ikinci operasyonda gözaltına alınan, aralarında 2 gazeteci ve sağlık çalışanlarının da bulunduğu 9 şüphelinin jandarmadaki ifade işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. (DHA)

===============================

3-İBB'YE YÖNELİK 'YOLSUZLUK' DAVASINDA DURUŞMA 14 EYLÜL'E ERTELENDİ

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 50’si tutuklu 414 sanık, 79’uncu duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşma 14 Eylül'e ertelendi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

‘30 BİN DOLARI HAZIRLA GETİR DEDİ’

Tutuksuz sanık Bünyamin Durukan savunmasında, “Uzun yıllardır peyzaj sektöründe çalışmaktayım. Ağaç A.Ş.'de 15 yıllık bir ticari hayatım vardı. 2024 yılı seçimlerinden önce Ağaç A.Ş.'ye yaklaşık 25-30 milyon liralık bitki vermiştim. Mart 2024 itibarıyla 25 milyon lira üzerinde alacağım birikmişti. Bu dönemde çok zora düştüm ve bunun üzerine Ağaç A.Ş.'den sürekli alacakların tahsilatını yapmaya çalıştım. Bu süreçte Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat ile görüştüm. Kendisi içinde bulunduğum ekonomik sıkıntıyı anladığını ancak yukarıdan bir talep olduğunu söyledi ve ‘30 bin dolar hazırla getir. Ödemelerin daha kolay şekilde yapılır, ödemelerin rahatlatırız hızlı bir şekilde’ dedi. Ben de zaten ekonomik olarak çok zor durumda olduğumu söyledim. Buna rağmen seçimden hemen önce Ağaç A.Ş.'den hesabıma 1,5 milyon lira para geldi. Seçimden sonra ise Ümit Polat beni arayarak ne zaman Ağaç A.Ş.'ye geleceğimi sordu. Ben de beni para için aradığını düşündüm ve de imkanlarım dahilinde 15 bin dolar nakit para hazırlayarak Ağaç A.Ş.'ye gittim. Kendisinin Ağaç A.Ş.'deki odasında parayı teslim ettim. O dönemde içeride çok ciddi şekilde alacaklarımız vardı. Bu parayı veriş amacım herhangi bir menfaat sağlama, çıkar sağlama değil tamamen alacaklarımızı tahsil edip, şirketimizi zor durumdan kurtarmak içindi. Bu nedenlerle rüşvet veren kişi değil de mevcut alacağını tahsil edebilmek için kendisinden para istenen ve bu talep karşısında ekonomik baskı altında olan kişi olduğumun dikkate alınmasını istiyorum” dedi.

‘7 MİLYON LİRA ALACAĞIM VARDI’

Tutuksuz sanık Fikret Baydemir, “Ben rüşvet veren kişi değil, kendi alacağını tahsil etmeye çalışırken kendisinden para talep edilen ve bu nedenle mağdur edilen kişiyim. 2024 yılı şubat ayında Ağaç A.Ş.'den yaklaşık 7 milyon lira alacağım birikmişti. O dönemde ciddi şekilde nakit sıkıntısı yaşıyordum ve ödemelerim aksıyordu. alacağımı tahsil edebilmek için Satın Alma Müdürü Ümit Polat ile görüştüm. Polat ödemelerin Ali Sukas tarafından yapıldığını söyleyerek beni ona yönlendirdi. Sukas ile görüştüğümde bana, ‘şirketin hesabına yarın 3 milyon lira ödeme çıkartırım, 1 milyon 800 bedelli çek veririm, kalanı da kısa süre içinde öderiz ama bunun karşılığında sen bize 1 milyon lira ödeme yapman gerekir’ dedi. söz konusu para zaten sattığım mallardan doğmuş olan kendi alacağımdı. Ben yeni bir ihale veya hak etmediğim bir menfaat istemiyordum. Ertesi gün şirketimin hesabına 3 milyon lira ödeme yapıldı. Ancak içeride hala yüksek miktarda alacağım vardı ve acil ödemelerimi yapmak zorundaydım. Benden istenen parayı vermek istemiyordum istenen tutarın yarısını hazırladım. Birkaç gün sonra parayı Ali Sukas'ın makamına götürdüm. Makam odasının dolu olduğunu söylenince parayı Özel Kalem Müdürü Murat Or'a bu durumdan duyduğum kızgınlığı da ifade ederek teslim ettim Bunun dışında herhangi bir ödeme yapmadım. Ben bu olayda suç işleyen değil, mağdur edilen kişiyim” dedi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Duruşma, sanık savunmalarının alınması ile 14 Eylül Pazartesi günü saat 10.00'da görülmeye devam edecek. (DHA)

=============================

4-MEHMET AKİF ERSOY HAKİM KARŞISINDA: TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- ‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 sanığın yargılandığı davanın duruşması görüldü. Ersoy savunmasında, "Ben Habertürk’te bazı arkadaşları görevden aldım, bu arkadaşlardan biri sosyal medya üzerinden bir hesap açtı. İnsanların ismini zikrederek benim başkalarıyla ilişkim olduğunu, o zamanki eşimin de bunları bildiğini ve çarpık ilişkiler olduğunu iddia etti. 8 senede 15 kez uyuşturucu içtim" dedi. Mahkeme, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz’ın tutukluluk halinin devamına, Ufuk Tetik’in ise tahliyesine karar verdi. Duruşma 9 Ekim’e ertelendi.

'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, Ersoy’un 'Suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'nitelikli cinsel saldırı', 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ile 'Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti. Liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un yaptığı öne sürülen davanın ilk duruşması bugün İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmanın başlangıçta basına kapalı yapılmasına karar verilirken, daha sonra basın mensuplarının salona alınmasına izin verildi. Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşma salonunda hazır bulunurken, bazı sanıklar ise SEGBİS aracılığıyla katıldı. Bugün görülen İlk duruşma için geçtiğimiz günlerde kendi yargılamasında tahliyesine kararı verilen Habertürk eski genel yayın yönetmeni Veyis Ateş İstanbul Adliyesi’ne geldi. Öte yandan mahkeme başkanı duruşmanın basına kapalı yapılmasına karar verdi.

‘UYUŞTURUCU KULLANMAYI REDDEDEN TEK KİŞİ BENİM’

Mağdur Melis Asena Özkan, "Böyle utanç verici bir olaydan karşınızda olduğum için özür diliyorum. Meslek hayatımda hep liyakatli bir şekilde iş sahibi oldum, finans alanında. Nurullah Mahmut Dündar ile 2022’de tanıştım. 36 yıllık hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım. Mehmet Akif Ersoy’un bulunduğu ortamda uyuşturucu kullanmayı reddeden tek kişi benim. 2022’de Nurullah ile tanıştım. Sonra ofisine gittim. Home office'miş. Beni işe aldıracaktı. Nurullah Mahmut Dündar ve Mehmet Akif ile iki kez bir araya geldim. Üçüncü kez Akif’in gelmesini istemedim. Çünkü bana yapılan teklifler çoklu ilişki ve uyuşturucu kullanımıydı. Üç görüşmenin hepsinde doğruluk cesaret oyunu oynandı. Nabız yoklamaya yönelik sorular soruldu. Sorulan sorular arasında 'Ne kadar rahatsın, yakın kız arkadaşların var mı, telefondaki en açık fotoğrafını göster, fantezin nedir anlatır mısın?' gibi sorular vardı. İlk gün ofise gittiğimde gizli kamera fark ettim. Salondaki kameranın fişini çektirdim. Yine ikinci gittiğimde de eve girer girmez kameranın fişini çektirdim. Üçüncü kez gittiğimde Dündar’ın beni kaydettiğini gördüm. Galerisine girdim. O geceye ait videolar vardı, hepsini sildirdim. Dördüncü kez de iş görüşmesine çağrıldım. Kendisi beni referanslarını çekmekle tehdit etti. 'Mehmet Akif gelecek, sana iş konusunda yardımcı olacak' dedi. Ben kendisini reddettim. Dündar sürekli kokain içiyordu. Bana teklif etti. Son görüşmemizde dişime sürmeye çalıştı, sonra ben geri kaçtım. Ersoy ile ikinci görüşmemdeki birlikteliğim kendi irademle olmuştur. Mehmet Akif’e operasyon düzenlendiğinde Dündar’ı gördüm. Bana rüşvet teklif edildi, 'Kocamın adını verme, maddi manevi ne gerekiyorsa yaparız' diye teklifler geldi. Çok zor durumda olduğum için iş istedim. İşim sebep gösterilerek ben o girdaba çekildim. Dördüncü görüşmeye kendi irademle gitmedim. İş vaadiyle ortama davet edilmemden şikayetçiyim" dedi. Mağdur Dilek Olgun ise, "Ben kendileri tarafından cinsel saldırıya uğramadım. Hoşlandım, görüştüm, beraberliğim oldu. Uyuşturucu madde etkisi altında değildim. Şikayetçi olduğum bir konu yok. Uyuşturucu madde kullandıklarını gördüm. Kimsenin kimseye zorla kullandırdığı yoktu. Ben zorlanmadım. Akif ketum bir adam. Mutfak kapalı alan. Ben evde 'Bunlar ne yapıyor?' diye baktım. Mutfakta içerken bana yakalandılar. Aleni olan bir durum değildi. Şikayetçi değilim" dedi.

'ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM'

Mağdur Burcu Akyüz, "Ahmet Göçmez erkek arkadaşımdı. Sonrasında bu kişilerle tanıştım. Ayrıldıktan sonra da görüşmeye devam ettim. O gün doğum günümdü. Mustafa’nın evinde görüştük. Alkol içtik, uyuşturucu da kullandık ama şikayetçi olacağım herhangi bir durum olmadı. Uyuşturucunun nasıl getirildiğini görmedim, evde vardı. Akif’le cinsel birlikteliğim oldu ama kendi isteğimle. Ahmet ile kendisi erkek arkadaşım olduğu için birliktelik yaşıyordum. Mehmet başka odadaydı. Bazı yakınlaşmalar oldu ama herhangi bir birliktelik olmadı. Uyuşturucu kullandım ama zorla değil" dedi.

Mağdur Buse Öztay, "Toplu cinsel ilişkide kesinlikle dahlim olmadı. Uyuşturucu kullandığım doğrudur. Maddeyi Ahmet, Mehmet, ben ve Gizem, Gizem’in evinde kullandık. Maddenin ne şekilde alındığını bilmiyorum. Her şey kendi rızamla yaşandı" dedi. Mağdur Dilara Yıldız ise, "Taner’in teknesine Buse ve Mehmet Akif’le seyahat amaçlı gittim. İlk gün uyuşturucu kullandım. Mehmet Akif getirmişti. Her şey rızamla oldu. Şikayetçi değilim" dedi.

'15 KEZ UYUŞTURUCU İÇTİM'

Tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, "İsmi geçen hem sanık hem mağdur olan kişiler benim neredeyse 8 yıl önceden tanışıp çok uzun süredir görüşmediğim insanlar. Ben Habertürk’te bazı arkadaşları görevden aldım, bu arkadaşlardan biri sosyal medya üzerinden bir hesap açtı. İnsanların ismini zikrederek benim başkalarıyla ilişkim olduğunu, ki o sıra ben evliydim, o zamanki eşimin de bunları bildiğini ve çarpık ilişkiler olduğunu iddia etti. Sonra başka hesaplar daha açıldı, biz bununla ilgili şikayet dilekçesinde bulunduk. Bunlar yaşandıktan sonra şok oldum, kurum bir açıklama yayınladı. Z.A.A., genel yayın yönetmeni olmak istiyordu. İkinci bir hesap açıldı. Bu hesapta arkadaşlarımla uyuşturucu şebekesi kurduğum, boşandıktan sonra birlikte olduğum kişileri ekrana çıkardığım, reddedenleri işten attığım iddia edildi. Biz suç duyurusunda bulunduk ama yurt dışı hesabıydı, bir şey olmadı. Ben bunları duyunca şok oldum. 'Kanarya' adlı bir gizli tanık var. Tahmin ediyorum kim olduğunu. Niye önemli? Ondan sonra alınan tüm beyanlar aslında daha önce tutuklananlar. Kanarya, duyduğum ve gördüğüm şeyleri anlatacağım diyor. Ela Rümeysa Cebeci ile benim partner olduğum iddia ediliyor. Fuhuştan hakkımızda haberler yapıldı. Savcılık gizli tanığın tüm beyanlarını dikkate aldı. Hayatımda hiç Hande Sarıoğlu ile bir araya gelmedim. Hande Sarıoğlu ile birlikte olduğum iddia ediliyor. Gizli tanık 'Ufuk Tetik bu partilerin en önemli isimleridir, büyük bir servet sahibi olmuştur' demiş. 20 yıldır ağabeyim benim. Süleyman Dinçer ama bu arada X hesabını açan kişi. Eşini işten attığım adam. Liyakat sahibi olduğu için işe aldığım bir arkadaşımdır. Eski eşim benim uyuşturucu madde kullandığımı bilmez. Avukatım uzun süredir kız arkadaşımdır. Dosyayı görünce şok oldu. 8 senede 15 kez uyuşturucu içtim. Hata mı, hata. Kabul ediyorum. İnsanlar şöyle düşündü, her şeyi yapmıştır bu adam dediler. Nur Köşker röportaj verdi. 'Mehmet Akif’in kurduğu sisteme katılmayı kabul etmedim, çok güçlü olduğu için ses çıkaramadım' diyor. Melisa Asena Özkan bunları medyadan görüyor, diyor ki ben de böyle şeyler yaşadım. Uyuşturucu kullandın mı diyorsunuz, hayır diyor. Mehmet Akif Ersoy kullandı mı diyorsunuz, 'hayır' diyor. 'Birlikte olduk' diyor. Biz kendisiyle birlikte olmadık. Medyada gördüklerini söylüyor. Birisi diyor ki beni evine çağırdı. Diyor ki yayın sonrası bana gel, görüşelim dedi. Evimizde olan görüşmede şarapla geldi. Şarap içip muhabbet ettik. Beni tanıyanlar bilir, ben hiç şarap içmedim. “Sevgilisini aldattığını biliyordum. Kurtuluş’a geldiğinde çoklu ilişki yaşadığına dair şeyler anlattı” diyor. Ben durup dururken bir kadına bunları anlatıyorum. 'İkinci buluşmamızda uyuşturucu madde kullandığını söyledi' diyor" dedi.

'BULUŞMALARDA MAALESEF HATA YAPMIŞIZDIR'

Ersoy, "Ben ilk ifademde uyuşturucu kullandığımı reddettim. Uzun süredir kullanmıyordum. Ben bazı hatalar yaptım, bunlar başıma geldi. Kanarya’nın beyanları kabul edildi. Örgütü bilmiyordum, cinsel saldırı bana savcılıkta hiç sorulmadı. Ben buradaki kızlarla buluşuyordum. Bu buluşmalarda maalesef hata yapmışızdır. Veyis Ateş bana iftira ediyor. Benim kullandığım doğrudur. Dedektiflik yapan olursa beni görmüştür, doğrudur. Bunların pek çoğu Ahmet’in getirdiğidir. Benim zaten böyle şeyi almam mümkün değil. Ben uyuşturucuyu almıyordum. Ortamda olunca kullanıyordum. Ben ilk olarak Veyis Ateş ile kullandım, o getirdi. Serap diye bir arkadaşım düzenli olarak alıyordu. Ahmet getiriyordu. Para alışverişi yoktu. Biri getiriyor, bulduğumuz zaman kullanıyorduk. Kimseye zorla kullandırmadım. Kullandığını bildiğim insanların yanında bile kullandığımı söylemiyordum. Sorana ne münasebet diyordum" dedi.

‘BENİ UYUŞTURUCUYA BAŞLATAN AHMET GÖÇMEZ’DİR’

Tutuklu sanık Mustafa Manaz, "Olmayan bir şeyi söyleyemediğimiz için tutuklandık. Herkes cezaevine gönderildi. Kabak bizim başımıza patladı. 10 aydır cezaevindeyim. Beni uyuşturucuya başlatan kişi Ahmet Göçmez’dir. Beraat edene kadar tahliyemi istemiyorum" dedi.

‘UYUŞTURUCUYU AKİF KENDİSİ GETİRİRDİ’

Ardından duruşmaya SEGBİS (ses ve görüntülü bilişim sistemleri) aracılığıyla bağlanan sanık Ahmet Göçmez, kendisini uyuşturucuya başlattığını iddia eden Manaz’a tepki göstererek, “Mustafa Manaz denilen şahsiyete, huzurunuzda ettiği küfürleri iade ediyorum” dedi.

Göçmez’in ifadesinin ardından Manaz, “Yalan mı?” diye bağırdı. Ahmet Göçmez, “Sanıklardan Mehmet Akif Ersoy ile bir ortak arkadaşımızın evinde tanıştık. Sonrasında maalesef ki arkadaş olduk, 2-3 sene yakın arkadaşlığımız oldu. Yüzlerce defa görüştük. Birkaç tanesinde şeytana uyup yasaklı maddeyi kullandık, bir şeyler yaşandı vesaire ama bizim bütün ilişkimiz bunun üzerine kurulmuş gibi gösterildi ve suçlu ilan edildik. Akif’in bir çakarlı aracı vardı, kesinlikle aranamıyordu, o nedenle uyuşturucuyu Akif kendisi getirirdi. Israr, ticaret, para vesaire gibi şeyler söz konusu değil. Savcı Bey bize çoklu cinsel ilişki iddialarını sordu, reddettim. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.

‘ERSOY’UN UYUŞTURUCU SATTIĞINI GÖRMEDİM’

Tanık Veyis Ateş, "Ufuk Tetik’le biz cezaevinde tanıştık. Ersoy dışında kimseyi tanımam. Ersoy bu tıynette bir adam değil. Ben Ersoy’un uyuşturucu ticareti yaptığını, aldığını, sattığını görmedim. Bir kızı uyuşturucu etkisi altında taciz ettiğini de görmedim” dedi.

'UYUŞTURUCU MADDE KULLANDIĞINI BEN GÖRMEDİM'

Tanık Mahmut Göde “Akif abiyle uzun yıllardır abi kardeşliğimiz vardı. Ben bu konuları medyadan öğrendim. Akif abinin evinde kalmışlığım da vardır, çocukları da olurdu. Akif hep çevresine faydalı, bir şey olduğunda aradığımız biriydi. Uyuşturucu madde kullandığını ben hiç görmedim” dedi.

‘MEKAN SANKİ BENİMMİŞ GİBİ KONUŞULUYOR, BÖYLE BİR ŞEY YOK’

Tanık Umut Evirgen, "Ben dosyadaki kimseyi tanımıyorum. Mehmet Akif Ersoy isimli kişiyi de televizyondan duyduğum kadarıyla biliyorum. ‘Kütüphane’ adlı mekanla sanki mekan benimmiş gibi konuşuluyor ancak böyle bir durum yok. Ben öyle bir mekanın önünden bile geçmedim” dedi.

ERSOY’UN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

Mahkeme heyeti tutuklu sanıklar Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz’ın tutukluluk halinin devamına karar verirken Ufuk Tetik’in ise tahliyesine hükmetti. Duruşma 9 Ekim'e ertelendi. (DHA)

(Arşiv)

-Mehmet Akif Ersoy'un arşiv görüntüleri

=============================

5- ULUSLARARASI UYUŞTURUCU SEVKİYATLARINI ORGANİZE ETTİĞİ BELİRLENEN SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ İSTANBUL'DA YAKALANDI

İSTANBUL,(DHA)- İSTANBUL'da liderliğini yaptığı suç örgütü aracılığıyla uluslararası uyuşturucu sevkiyatlarını organize ettiği, yurt içinde ve yurt dışında ele geçirilen toplam 2 ton uyuşturucudan sorumlu olduğu belirlenen İslam Yakut, Sarıyer’de düzenlenen operasyonla yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı'nın desteğiyle çalışma yürüttü. Yapılan çalışmalarda, ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak’ ve ‘Uyuşturucu Madde Ticareti’ suçlarından aranan İslam Yakut'un, yurt içinde ve yurt dışında bulunduğu yerlerden suç faaliyetlerini sürdürdüğü belirlendi. İslam Yakut'un kriptolu haberleşme sistemleri üzerinden örgüt üyelerine talimat verdiği, liderliğini yaptığı suç örgütü aracılığıyla uluslararası uyuşturucu sevkiyatlarını organize ettiği ve toplam 2 ton uyuşturucudan sorumlu olduğu tespit edildi.

SAHTE KİMLİKLE SAKLANIYORMUŞ

Hakkında ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak’ ve ‘Uyuşturucu Madde Ticareti’ suçlarından arama kararı bulunan Yakut'un sahte kimlikle saklandığı ortaya çıktı. Şüphelinin İstanbul’da bulunduğu ve Sarıyer’de bir adreste saklandığı tespit edildi. Ekipler tarafından 10 Eylül’de düzenlenen operasyonda yakalanan İslam Yakut gözaltına alındı. Şüphelinin saklandığı adreste yapılan aramalarda, D.G. adına düzenlenmiş sahte yurt dışı kimlik belgesi ele geçirildi.

Öte yandan, 2024 yılında suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda, örgütün diğer lideri olduğu belirlenen E.Y. ile birlikte yönetici ve üyelerin yakalanarak tutuklandığı, suçtan elde edildiği belirlenen mal varlıklarına da el konuldu. İslam Yakut'un yakalanmasının ardından suç örgütünün tamamen etkisiz hale getirildiği öğrenildi.

BAKAN GÜRLEK'TEN AÇIKLAMA

Operasyona ilişkin açıklamada bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; devletimizin tüm imkânlarıyla, yargı, güvenlik ve istihbarat birimlerimizin güçlü koordinasyonuyla uyuşturucu ve organize suçlarla tavizsiz mücadele ediyoruz. Bu mücadelede hedefimiz açık: “Hedefimizde uyuşturucu baronları var.” demiştik. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde; İstanbul Emniyet Müdürlüğümüz, MİT Başkanlığımız ve EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığımızın yürüttüğü çalışmalar sonucunda, uluslararası uyuşturucu ticareti yapan suç örgütünün lideri İslam Yakut, İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındı. 2017 yılından bu yana firari olarak aranan şüphelinin, uzun süredir yurt içinde ve yurt dışında saklandığı yerlerden suç örgütünü yönetmeye devam ettiği belirlendi. Şüphelinin, ANOM ve SKY ECC kriptolu haberleşme sistemleri üzerinden örgüt üyelerine talimat verdiği tespit edildi. İran ve Afganistan’dan Avrupa’ya eroin, Avrupa’dan ülkemize ise sentetik uyuşturucu sevkiyatını organize eden suç örgütünün, Türkiye ve Avrupa ülkelerinde ele geçirilen toplam 2 ton uyuşturucu maddeden sorumlu olduğu ortaya çıkarıldı. Uyuşturucu baronları nerede saklanırsa saklansın, hangi yöntemlerle izlerini kaybettirmeye çalışırsa çalışsın, devletimizin kararlı takibinden ve adaletten kaçamayacaktır! Gençlerimizi ve geleceğimizi hedef alan zehir tacirlerine karşı mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------

-Operasyondan görüntüler

-İslam Yakut'un yakalanması

-Yapılan aramalar

======================================

6- MALTEPE'DE EV SAHİBİ ÇİFTİ ÖLDÜREN KİRACININ ADRESİNDE ARAMA YAPILDI

İSTANBUL,(DHA)- MALTEPE'de tartıştığı ev sahibi Osman Akyol (61) ve eşi Nursen Akyol'a (61) silahla öldüren kiracı Mehmet T.'nin adresinde polis ekipleri tarafından arama gerçekleştirildi. Şüphelinin evinde yapılan aramalarda ruhsatsız tabancalar, tüfek, biber gazı ve fişek ele geçirildi.

Olay, saat 13.10 sıralarında Gülsuyu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, kiracı Mehmet T., tartıştığı ev sahibi çifte silahla ateş açtı. Saldırıda ev sahibi Osman Akyol ve eşi Nursen Akyol hayatını kaybederken, olay yerinde bulunan avukat Emir Ali S. ise ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, özel harekat ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplere direnen şüpheli Mehmet T.'nin binadan etrafa silahla ateş ettiği öğrenildi. Şüpheli, özel harekat polisleri tarafından yakalandı.

ŞÜPHELİNİN EVİNDE ARAMA YAPILDI

Polis ekipleri tarafından şüpheli Mehmet T.'nin evinde arama gerçekleştirildi. Yapılan aramalarda evde, 2 ruhsatsız tabanca, 1 havalı tüfek, 1 havalı tabanca, 331 adet fişek, 10 tabanca gaz tüpü, 1 kılıç, 2 kama bıçağı, 1 kelepçe, 4 biber gazı, 1 olay yeri inceleme şeridi ve 10 kutu fişek saçması ele geçirildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----

(FOTOĞRAF)

-Evde ele geçirilenler

================================

7- AHBAP DERNEĞİ SORUŞTURMASI: 20 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Ayşe GÜREL/İSTANBUL, (DHA)- AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 20'si tutuklanırken, 29 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında; İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları, özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları ve envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin ifadeleri incelendi. Yapılan incelemelerde, 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelere ulaştırılmak üzere 4,3 milyar lira bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar lirasının harcandığı, 950 milyon lirasının ise nakit olarak çekildiği belirlendi. Nakit çekimlerden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında ayrıca 29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 lira transfer edildiği belirlendi. Bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımı bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilen miktardan eksik teslim edildiği tespit edildi.

YARDIM MALZEMELERİ HAK SAHİPLERİNE ULAŞTIRILACAK

Öte yandan, bağışların 2 milyar liradan fazla kısmının konut projeleri için harcandığı, ancak yapılan konut ve okulların sayı ve nitelikleri dikkate alındığında bu miktarın oldukça yüksek olduğu ve durumun şüphe içerdiğinin belirlendiği öğrenildi. Konut ve okul harcamalarıyla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı TOKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan bilirkişi heyetinin, yerinde incelemeler de dahil olmak üzere mali ve fiziki incelemeleri kapsayan detaylı çalışma yürüttüğü belirtildi. Toplanan bağışların 1 milyar liradan fazla kısmının ise mal ve hizmet alımlarında kullanıldığı öğrenildi. Ayrıca İzmit’te bulunan depolarda depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği tespit edildi. Söz konusu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için işlemlerin başlatıldığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 7 Eylül'de 53 şüphelinin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 20 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 49 şüpheli gözaltına alındı.

20 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

İşlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden, 20’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. 29 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. (DHA)

===============================

8- ULUSLARARASI UYUŞTURUCU SEVKİYATLARINI ORGANİZE ETTİĞİ BELİRLENEN SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ İSTANBUL'DA YAKALANDI

İSTANBUL,(DHA)- İSTANBUL'da liderliğini yaptığı suç örgütü aracılığıyla uluslararası uyuşturucu sevkiyatlarını organize ettiği, yurt içinde ve yurt dışında ele geçirilen toplam 2 ton uyuşturucudan sorumlu olduğu belirlenen İslam Yakut, Sarıyer’de düzenlenen operasyonla yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı'nın desteğiyle çalışma yürüttü. Yapılan çalışmalarda, ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak’ ve ‘Uyuşturucu Madde Ticareti’ suçlarından aranan İslam Yakut'un, yurt içinde ve yurt dışında bulunduğu yerlerden suç faaliyetlerini sürdürdüğü belirlendi. İslam Yakut'un kriptolu haberleşme sistemleri üzerinden örgüt üyelerine talimat verdiği, liderliğini yaptığı suç örgütü aracılığıyla uluslararası uyuşturucu sevkiyatlarını organize ettiği ve toplam 2 ton uyuşturucudan sorumlu olduğu tespit edildi.

SAHTE KİMLİKLE SAKLANIYORMUŞ

Hakkında ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak’ ve ‘Uyuşturucu Madde Ticareti’ suçlarından arama kararı bulunan Yakut'un sahte kimlikle saklandığı ortaya çıktı. Şüphelinin İstanbul’da bulunduğu ve Sarıyer’de bir adreste saklandığı tespit edildi. Ekipler tarafından 10 Eylül’de düzenlenen operasyonda yakalanan İslam Yakut gözaltına alındı. Şüphelinin saklandığı adreste yapılan aramalarda, D.G. adına düzenlenmiş sahte yurt dışı kimlik belgesi ele geçirildi.

Öte yandan, 2024 yılında suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda, örgütün diğer lideri olduğu belirlenen E.Y. ile birlikte yönetici ve üyelerin yakalanarak tutuklandığı, suçtan elde edildiği belirlenen mal varlıklarına da el konuldu. İslam Yakut'un yakalanmasının ardından suç örgütünün tamamen etkisiz hale getirildiği öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------

-Operasyondan görüntüler

-İslam Yakut'un yakalanması

-Yapılan aramalar

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber