Geri Dön
İstanbulDHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

1- BAKAN ERSOY: VUSLAT TÖRENLERİ BU YIL İLK KEZ KARAMAN'DA BAŞLAYACAK

Tuğçe SEZER ODABAŞI- Ulaşcan ÖZER / İSTANBUL, (DHA)- KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Mevlana Hazretleri'nin 'Düğün gecesi' olarak ifade ettiği Hakk'a Vuslatı'nın 752'nci Yıldönümü Anma Etkinlikleri'nin tanıtım toplantısında konuştu. Bakan Ersoy, "Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri'ni, bu yıl bir ilk olmak üzere, 6 Aralık Cumartesi günü, Mevlana'nın validesi Mümine Hatun'un Karaman'da Aktekke Camii'nde bulunan kabrinde; 'Mader-i Mevlana' etkinliği ile başlatıyoruz" dedi.

Hazreti Mevlana'nın 752'nci Vuslat Yıldönümü etkinlik takvimi İstanbul Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen tanıtım programında kamuoyuyla paylaşıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Konya Valisi İbrahim Akın, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Uğur Altay'ın katıldı. Tanıtım toplantısında Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı sanat birimlerinin sanatkarları ile Türkiye'de tasavvuf felsefesi ve Mevlana üzerine çalışmalarıyla tanınan saygın akademisyenlerin katılımıyla 11 gün sürecek programın ayrıntıları anlatıldı.

'MEVLANA'YI ANMAK KADAR ANLAMAK DA ÖNEMLİ'

Bakan Ersoy burada yaptığı konuşmasında, "Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, Konya Büyükşehir Belediyesi ile birlikte bu yıl da hikmetleri ve düşünceleri ışığında Hazret-i Mevlana'yı 11 gün sürecek meşkler, paneller, sergiler, söyleşiler, atölye çalışmaları, konserler, Sema Mukabelesi ve farklı etkinliklerle anmakla kalmayıp anlamaya da çalışacağız" dedi.

Bakan Ersoy, Mevlevilik kültürünün Türk kültür mirası içindeki yerini vurgulayarak, "Mevlana'nın yolundan gidenlerin bir hayat anlayışına dönüştürdüğü 'Mevlevilik' kültürünün bizlere armağan ettiği değerler arasında; kendine has adab ve erkanı, özel musikisi ve edebi külliyatı ile 'Sema' geleneği, hiç şüphesiz benzersiz bir yere sahiptir. Türk kültürünü oluşturan ve besleyen birçok unsur gibi, bu geleneğin ve mirasın korunması da Bakanlığımızın başlıca sorumluluğu arasındadır" diye konuştu.

Bakan Ersoy, Mevlana'nın düşünce dünyasının doğru aktarılmasının önemine işaret ederek, "Mevlevi Sema Mukabelesi UNESCO nezdinde 'İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi'ne 2008 yılında ülkemiz adına kaydettirilmiştir. Mevlana'yı anmanın yanında meselenin bir diğer önemli yanı da onu doğru anlamaktır. Ve aynı zamanda buna bağlı olarak da doğru anlatmaktır. İşte bu sebeple her yıl düzenli bir şekilde gerçekleştirdiğimiz anma etkinliklerinin yanında Mevlana'nın doğru anlaşılması ve doğru anlatılması çabasıyla da önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.

'ANADOLU ERENLERİNE İLGİ ARTIYOR'

Bakan Ersoy, "Dünyanın dört bir yanında düzenlediğimiz etkinliklerle farklı milletlerden ve kültürlerden insanlara Mevlana düşüncesini ve felsefesini anlatıyoruz. Onun eserlerinin yabancı dillere çevrilmesini sağlıyoruz. Bugün geldiğimiz nokta itibariyle dünyanın çok farklı ülkelerinde insanlar Anadolu erenlerimize karşı ciddi bir ilgi ve alaka içerisindedirler. Mevlana'nın, Yunus Emre'nin, Hacı Bektaşı Veli'nin, Ahmet Yesevi'nin sesleri çok farklı coğrafyalarda yankılanmaya başladı. Zaman değişti ama Yunus'un, Hazret-i Mevlana'nın asırlar önce kaleme aldığı eserler tesirini hiç kaybetmedi. Bu sesin daha güçlü ve etkili şekilde yankılanması, Anadolu'da yakılan meşalenin aydınlığından daha fazla insanın nasiplenmesi için biz Hazreti Mevlana'yı anlamaya, anlatmaya, tanıtmaya devam edeceğiz" dedi.

'TÖRENLERİ BU YIL KARAMAN'DA BAŞLATIYORUZ'

Bakan Mehmet Nuri Ersoy, "Bu kapsamda Bakanlığımız Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı topluluklarla Hazret-i Mevlana'yı Anma ve Şeb-i Arus Törenleri başta olmak üzere, Mevlana'nın eşsiz fikir dünyasını ve öğretisini, sevgi ve hoşgörüsünü yaymak, bu vesileyle milli birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek hedefleriyle faaliyetler yürütülmektedir. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri'ni, bu yıl bir ilk olmak üzere, 6 Aralık Cumartesi günü, Mevlana'nın validesi Mümine Hatun'un Karaman'da Aktekke Camii'nde bulunan kabrinde; 'Mader-i Mevlana' etkinliği ile başlatıyoruz" dedi.

'ZİYARETÇİLERİMİZİ SAYISIZ ETKİNLİK BEKLİYOR'

Bakan Ersoy, "Bu 11 günlük süre zarfında ziyaretçilerimizi, günün erken vakitlerinden itibaren konserleri, Mesnevi Sohbetleri, konferanslar, sergi etkinlikleri ve Mevlevi yaşam biçimi ve tasavvuf yolunun 'öz'ünü ifade eden 'Sema Mukabelesi'ni, aslına uygun ve bu kültürel mirasa yakışır bir icra düzeyiyle idrak edebilmek adına sayısız etkinlik bekliyor" diye konuştu.

Ersoy, çocuklara yönelik programlara da değinerek, "Bu yıl çocuklarımıza yönelik etkinlikler de planladık. Minik misafirlerimizi Mesnevi'den seçilmiş birbirinden güzel hikayelerle buluşturacağız. Programın bir müstesna başlığı da, yakın zamanda ebediyete irtihal eden, Türk müziğinin abide şahsiyetlerinden, kültür dünyamıza değerli eserler ve öğrenciler armağan eden Kutbu'n-Nayi merhum Niyazi Sayın Hocamız anısına düzenlediğimiz 'ney meşki' etkinliğimizdir" ifadelerini kullandı.

'TGA İLE 200 ÜLKEDE TANITIM YAPIYORUZ'

Bakan Ersoy, "Biliyorsunuz Konya'da düzenlenen bu etkinlik dünya kamuoyu tarafından da yakından takip ediliyor. Mevlana'nın felsefesi, öğretileri yüzbinlerce insanı her yıl Konya'ya çekiyor. Bu ilgi Şeb-i Arus zamanında daha da artıyor. Bizler de bu atmosferi daha iyi tanıtabilmek adına Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansımızı da harekete geçirdik. TGA ile 200'e yakın ülkede tanıtım faaliyetleri yürütüyoruz ve GoTürkiye platformu ile milyonlarca takipçiye ulaşabiliyoruz. Hazırlanan özel bir tanıtım filmi ile etkinliklerimizi tüm dünyaya duyuracağız" dedi.

'MÜZEHHEP MESNEVİLER SERGİSİ RAMİ'DE AÇILIYOR'

Ersoy, "Bu yıla özel bir başka etkinliğimizi ise Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız aracılığıyla gerçekleştireceğiz. Alanındaki ilk ve en kapsamlı etkinlik olan 'Müzehhep Mesneviler Sergisi' ile yetmiş müzehhep Mesnevi nüshasını bir araya getirdik ve Aralık ayı içinde Rami Kütüphanemizde sergilemeye başlayacağız. Bu sergi ile ziyaretçilerimizin Mesnevi'nin 7 yüzyılı aşan yolculuğuna hattatlar ve müzehhipler tarafından ortaya konan nüshalarla tanıklık etmesini amaçlıyoruz" diye konuştu.

'VUSLATIN 752'NCİ YILININ HAYIR GETİRMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM'

Bakan Ersoy, "Etkinliklerimizde yer alan tüm sanat kurumlarımızı, seçkin sanatkarlarımızı ve değerli akademisyenlerimizi tebrik ediyor, ayrıca Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Uğur İbrahim Altay ve Konya Valimiz Sayın İbrahim Akın'a da değerli iş birliklerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. İçinde bulunduğumuz dönemde, tüm dünyanın ihtiyaç duyduğu erdem, ilke ve değerleri anımsatmak adına; tüm insanlığı refah, huzur ve saadete ulaştırmaya vesile olacak bu güzide değerleri yeniden hatırlamak üzere; Vuslat'ın 752. Yılı'nın hayır, güzellik ve mutluluklara vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü:

--------------

-Programdan detaylar

-Mehmet Nuri Ersoy kürsü konuşması

-Aile fotoğrafı detay

========================

2- İSTANBUL'UN BARAJLARINDAKİ DOLULUK ORANI YÜZDE 20'YE İNDİ

Ali AKSOYER / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'da kurak geçen sonbahar aylarının ardından barajlardaki doluluk oranı yüzde 20'ye indi. İSKİ verilerine göre bugün ölçülen doluluk oranı yüzde 20,29 olarak kayıtlara geçti. Bu rakam Kasım ayında yapılan ölçümlere göre son 10 yılın en düşük seviyesi oldu. İstanbul'un iki barajında doluluk oranı yüzde 4'ün altına inerken, Alibeyköy barajında ise doluluk oranı yüzde 12,5'e kadar geriledi. Alibeyköy barajındaki son durum havadan görüntülendi.

İstanbul'da kurak geçen bahar ve yaz aylarının ardından sonbahar aylarının da yağışsız geçmesiyle Barajlardaki doluluk oranları alarm veriyor. İSKİ verilerine göre bugün İstanbul'un barajlarındaki doluluk oranı ortalaması yüzde 20,29 olarak ölçüldü. Bu Kasım ayında yapılan ölçümlere göre son 10 yılın en düşük doluluk oranı olarak kayıtlara geçti. Geçtiğimiz yıl bu tarihte doluluk oranı yüzde 27,49 olarak ölçülmüştü. 2015 yılının Kasım ayında ise doluluk oranı yüzde 65'in üzerindeydi.

ALİBEYKÖY BARAJI'NDA SU SEVİYESİ KAPAKLARIN YÜZLERCE METRE GERİSİNDE KALDI

İstanbul'da yaşanan kuraklık ve etkili olan Lodos rüzgarı nedeniyle buharlaşmasının artmasıyla birlikte su seviyelerindeki düşüşten Alibeyköy barajı da etkilendi. Doluluk oranı yüzde 12,5 olarak ölçülen baraj gölü havzasında, su seviyesi baraj kapaklarının yüzlerce metre gerisinde kaldı. Su seviyesinin düşmesiyle ortaya çıkan adacıklar ise Martıların yeni uğrak noktası haline geldi. Baraj gölünde su seviyesini ölçmek için yapılan kuleler ise tamamen açıkta kaldı.

İKİ BARAJ ADETA KURUDU

İSKİ verilerine göre İstanbul'un kuzey ilçelerinde bulunan Kazandere ve Papuçdere barajları adeta kurudu. Kazandere Baraj gölü havzasında doluluk oranı yüzde 1,97 olarak ölçülürken Papuçdere Barajı'nda doluluk oranı yüzde 3,89 olarak kayıtlara geçti. İstanbul'un en dolu barajı ise yüzde 50,68 doluluk oranıyla Elmalı Barajı oldu.

İstanbul'un barajlarında doluluk oranları

ÖMERLİ %17,83

DARLIK %28,99

ELMALI %50,68

TERKOS %22,61

ALİBEYKÖY %12,5

BÜYÜKÇEKMECE %22,13

SAZLIDERE %19,76

ISTARNACALAR %20,78

KAZANDERE %1,97

PAPUÇDERE %3,89

Görüntü Dökümü:

---------------------

-Alibeyköy baraj gölünden havadan görüntüler

============================

3- BALIKLI RUM HASTANESİ'NDE SAHTE REÇETE SORUŞTURMASI: 6 GÖZALTI

Ceyda BIYIKLIOĞLU / İSTANBUL, (DHA)- BALIKLI Rum Hastanesi Çocuk Psikiyatri bölümünde 2017-2021 yılları arasında yapıldığı öne sürülen usulsüz reçete işlemlerine ilişkin soruşturma başlatıldı. Kayıt yapılmadan bazı hastaların muayene edilmiş gibi gösterildiği, kırmızı ve yeşil reçeteli ilaçlar dahil olmak üzere çok sayıda sahte reçete düzenlenerek Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 112 milyon lira zarara uğratıldığı tespit edildi. 6 şüpheli gözaltına alındı, bir kişiyi ise arama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan yazılı açıklamada "2017-2021 yılları arasında, Balıklı Rum Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi bölümünde görevli bir doktorun öncülüğünde, hastane ve kurum Medula sistemine kayıt yapılmadan, kişisel verilerini elde ettikleri hastaları muayene etmiş gibi göstererek bir kısmı kırmızı ve yeşil reçeteli ilaçlar olmak üzere, sahte reçeteler üretilmek suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura edildiği iddiasına ilişkin olarak; Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında Zincirleme Şekilde Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık, Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme ve Ele Geçirme suçlarından Prof. Dr. A.E., tıbbi sekreter N.Ö., Ecz. Y.E., Ecz. A.H., Ecz. çalışanı R.Ç., ilaç mümessili C.K., ve E.Ç. isimli şahıslar hakkında 21.11.2025 tarihinde arama, yakalama ve gözaltı talimatları verilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumunun provizyon vermediği hastalara, özel klinikte takip edip hastaneye hiç gitmemiş olan hastalara, on günlük kontrol, muayene tarihi geçen hastalara ya da hastanede başkaca branşlarda kaydı bulunan ancak kendi branşı olan çocuk psikiyatri bölümünde hiç kaydı olmayan hastalara usulsüz protokol numaraları üretilerek reçete düzenlenmesi ve ilaçların usulsüz yöntemlerle temin edilmesi suretiyle tanzim edilen reçetelerin fatura edilmesi neticesinde Sosyal Güvenlik Kurumunun suç tarihi itibarıyla 112 milyon TL zarara uğratıldığı belirlenmiştir. Ayrıca temin edilen ilaçların bir kısmının kimliği belirsiz yabancı uyruklu şahıslara satılarak maddi menfaat temin edildiği anlaşılmıştır" dendi.

HASTANEDEN AÇIKLAMA

Hastane tarafından yapılan açıklamada, "Bugün ulusal basında yer alan Balıklı Rum Hastanesi'ne yönelik operasyon ve yolsuzluk iddiaları hakkında, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Yönetim Kurulu olarak, kurumumuzun yönetim ve denetim organı olarak açıklama yapma gereği doğmuştur. Haberlerde yer alan soruşturma ve adli sürecin, kurumumuzun bizzat Vakıf Yönetim Kurulu'nun kararı ile başlatıldığını kamuoyuna saygıyla bildiririz. 18 Eylül 2020 tarihinde toplanan Yönetim Kurulumuz, kurum içerisinde tespit ettiği usulsüzlük şüphesi üzerine, hiçbir baskı olmaksızın, kendi inisiyatifiyle derhal adli süreci başlatma kararı almış ve tüm yetkili birimlere avukatlar ve yöneticiler dahil gerekli suç duyurusunda bulunulması için yetki vermiştir" denildi.

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Operasyondan görüntüler

-Ekiplerin arama yapması

============================

4- SANCAKTEPE'DE BETON MİKSERİ ALTINA KALAN İŞÇİ YARALANDI

İsa ALMAÇAYIR/İSTANBUL,(DHA)-SANCAKTEPE'de çimento üretim şantiyesinde çalışan işçi beton mikserinin altında kalarak yaralandı.

Kaza, saat 10:30 sıralarında Eyüp Sultan Mahallesi İmam Rabbani Caddesi üzerinde bulunan çimento üretim şantiyesinde meydana geldi. Şantiyede çalışan işçi içeri giren beton mikserinin altında kaldı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sev edildi. İtfaiye ekiplerinin çalışması sonucu kurtarılan yaralı sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Ekipler kazayla ilgili inceleme başlattı.

Görüntü Dökümü:

------------------------

Olay yerinden görüntü

Yaralı işçiyi kurtarma çalışması

Ekiplerden görüntü

Genel ve detay görüntüler

=============================

5- FATİH'TE ZEHİRLENME ŞÜPHESİ SORUŞTURMASINDA OTEL SAHİBİ YENİDEN GÖZALTINA ALINDI

Ayşe GÜREL/İSTANBUL,(DHA) - FATİH'te Böcek ailesinin hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada, haklarında ev hapsi ve yurtdışına çıkış yasağı uygulanan otel sahibi H.O. ile otel çalışanı R.B.'ye yönelik karara Sulh Ceza Hakimliği'nce itiraz edildi. Şüpheliler gözaltına alındı.

Almanya'dan tatil için geldikleri İstanbul'da 'zehirlenme' şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan, ardından hayatını kaybeden Böcek ailesinin 4 ferdinin öldüğü olaya ilişkin soruşturma sürüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında gözaltı verilen 11 şüpheliden 8'i tutuklanırken, 3 şüpheli ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Haklarında ev hapsi ve yurtdışına çıkış yasağı uygulanan otel sahibi H.O. ile otel çalışanı R.B.'ye yönelik karara Sulh Ceza Hakimliği'nce itiraz edildi. Şüpheliler otel sahibi Hakan O. ile otel çalışanı R.B. hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı. Şüpheliler bugün gözaltına alındı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------------

-Arşiv

==============================

6- ÖZGÜR ÇELİK'İN YARGILANDIĞI 'TEDBİREN GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA' DAVASINDA DURUŞMA 27 ŞUBAT'A ERTELENDİ

Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde İl Başkanı seçilen Özgür Çelik, İl Yönetimi ve İl Disiplin Kurulu hakkında 'Tedbiren görevden uzaklaştırma' kararı veren İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın üçüncü duruşması görüldü. Duruşma 27 Şubat 2026 tarihine ertelendi.

8 Ekim 2023 tarihinde gerçekleşen ve Özgür Çelik'in İl Başkanı olarak seçildiği CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde 'İrade fesatı haller' ve 'Suç kapsamlı eylemler' bulunduğu iddiasıyla, CHP İstanbul İl Delegesi Özlem Erkan tarafından 14 Ağustos'ta İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 'Kongrenin iptali' talebiyle dava açıldı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi 2 Eylül'deki ara kararıyla, CHP 38. Olağan İstanbul Kongresi'nde İl Başkanı olarak seçilen Özgür Çelik'in yine aynı kongrede seçilen İl Yönetim Kurulu'nun ve İl Disiplin Kurulu'nun 'Tedbiren görevden uzaklaştırılmasına' karar verdi. Aynı ara kararda Gürsel Tekin ile birlikte 5 ismin geçici kurul olarak CHP İstanbul İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu ve İl Disiplin Kurulu yetkilerini kullanmak üzere görevlendirilmelerine karar verildi. CHP'nin 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir içeren 2 Eylül 2025 tarihli ara kararlarına ilişkin yaptığı itirazlar değerlendirildi. Mahkeme, CHP'nin 'İhtiyati tedbir' kararına ilişkin tüm itirazların duruşmalı olarak görülmesine hükmetti. CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde İl Başkanı seçilen Özgür Çelik, İl Yönetimi ve İl Disiplin Kurulu hakkında 'Tedbiren görevden uzaklaştırma' kararı veren İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın üçüncü duruşması görüldü.

Davacı Özlem Erkan'ın avukatı Cevahir Kılıç, "Davalı tarafların itirazlarının reddini talep ediyoruz. Davanın esasına geçilmesini istiyoruz" dedi.

CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan, "Mahkemenin davaya bakmak için yetkisiz olduğunu, davacı bakımından aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, kongrenin iptali davasını açabilmek için tüzükte belirtilen parti içi itiraz yollarının kullanılmadığını belirtmiş hem tedbir bakımından hem de davanın esası bakımından reddini talep etmiştik. Gelinen süreçte aynı konuda açılmış tüm davalar hem tedbir yönünden hem de esas yönünden reddedilmiş durumdadır. Haliyle, aynı konuda açılmış daha önceki davalarda ret kararının bulunduğunun da gözetilmesi hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir. Bu çerçevede davanın reddini istiyoruz" şeklinde konuştu.

Özlem Erkan'ın avukatı Cevahir Kılıç, İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' ve 'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' soruşturması kapsamında iddianamede yer alan iddiaların dosyaya katkı sağlayacağını belirterek incelenmesini talep etti. Mahkeme bu talebi daha sonra değerlendirmeye karar verdi:

DURUŞMA ERTLENDİ

Mahkeme kararında, yetki iddiasını reddetti, CHP Genel Başkanlığının haricindeki davalıların dosyalardan tefrikine, il seçim kuruluna yazı yazılarak seçimlere ilişkin belgelerin istenmesine, çağrı heyetine dönüş yapmayan bankalara müzakere yazılmasına, birleştirme talep edilen dosya istinaf incelemesinde olduğundan bu konudaki istinaf süreci bittikten sonra değerlendirilmesine ve daha önce verilmiş ara karar hakkında celse arasında yeniden inceleme yapılmasına karar verdi. Duruşma 27 Şubat 2026 tarihine ertelendi. (DHA)

=========================

7- PENDİK'TE 15 YAŞINDAKİ IŞIL'A ÇARPARAK ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN SANIK İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA

Leyla YILDIZ /İSTANBUL, (DHA)- Pendik'te Işıl Öykü Dinç(15)'in hayatını kaybettiği kazaya ilişkin, 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen sanık Ömer Faruk Ballı (26) ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunmasını yapan Ballı "Alışveriş yaptıktan sonra Tuzla'ya doğru yola çıktık. İDO'yu geçtik sağ kör noktamda bir ses duydum. Sesle birlikte nişanlımın üzerinde cam parçaları gördüm. Yavaşlayarak sağa çektim. Araçtan indim, arkasına doğru bakarak birine çarptığımı fark ettim. Psikolojik olarak çok yoruldum. Maalesef böyle bir olay yaşandı. Ailesinden çok özür dilerim" dedi. Işıl'ın annesi Özlem Dinç ise mahkemede "Sanık aynı aracı kiralasın 50-60 kilometre hızla bana çarpsın eğer ölürsem şikayetten vazgeçeceğim. Kaza tespit tutanağını kabul etmiyorum. Kızım yaya geçidindeydi" dedi. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için 23 Aralık'a ertelendi.

Olay, 18 Mayıs'ta Kaynarca Mahallesi Erol Kaya Caddesi Tuzla istikametinde meydana geldi. 34 KAB 356 plakalı otomobilin sürücüsü Ömer Faruk Ballı (26), yolun karşısına geçmek isteyen Işıl Öykü Dinç'e çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan müdahalelere rağmen Dinç olay yerinde hayatını kaybetti. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma tamamlandı. Ömer Faruk Ballı'nın (26) 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istendi.

Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanık Ömer Faruk Ballı, Işıl Öykü Dinç'in annesi Özlem Dinç, baba Yunus Dinç ve taraf avukatları katıldı. Duruşmaya çok sayıda kişi de destek için geldi.

'AİLESİNDEN ÖZÜR DİLİYORUM'

Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Ömer Faruk Ballı, "Olay günü Pendik'e gidiyorduk. AVM'ye geçtik. Alışveriş yaptıktan sonra Tuzla'ya doğru yola çıktık. İDO'yu geçtik sağ kör noktamda bir ses duydum. Sesle birlikte nişanlımın üzerinde cam parçaları gördüm. Yavaşlayarak sağa çektim. Araçtan indim, arkasına doğru bakarak birine çarptığımı fark ettim. Sonrasında eşime dönüp iyi misin? dedim. Sonrasında olay yerine geçtim. Olay yerine geçtiğimde arkamdan eşim geliyordu. 112'yi aradınız mı diye bağırdığımda birkaç kişi aradığını söyledi. Sonrasında bir anda bağrışmalar oldu, aracı kim sürüyordu şeklinde bağrışmalar olunca polis memurları zaten oradaydı. Eğildiğim nabzına bakmaya çalıştığım esnada polis memurları ekip aracına binmem gerektiğini söyleyip bizi uzaklaştırdılar. Bu olay nedeniyle üzgünüm, çok pişmanım. Psikolojik olarak da çok yoruldum. Sosyal medyadan hakaret ve ölüm tehditleri aldım. Can güvenliğim yönünden korkuyorum. Maalesef böyle bir olay yaşandı. Ailesinden çok özür dilerim" dedi.

'KIZIMA VERİLEN KUSURU KABUL ETMİYORUM'

Hayatını kaybeden Işıl Öykü'nün babası Yunus Dinç beyanında, "Sanığın bir sağlıkçı olarak hatta yoğun bakım hemşiresi olarak, yanında oturduğunu söylediği Ayten B. de yoğun bakım hemşiresidir. Böyle bir kaza olduktan sonra yalnızca nabzını kontrol etmesi... Polis otosunu götürülürken ben yoğun bakım hemşiresiyim diyerek müdahalede bulunmuyor. 50-60 kilometre hızla gittiğiniz bir yolu frene bastığınız ya da birine çarptığınız anda yaya tam kusurlu olsa bile yaya ters basar, bacağı kırar, kolunu kırar ancak ölüm olmaz. Sanığın hıza ilişkin beyanını kabul etmiyorum. Ayrıca kaza tespit tutanağında kızıma verilen kusuru da kabul etmiyorum. Kızım yaya geçidi üzerindeydi" dedi.

'50-60 KİLOMETRE HIZLA BANA ÇARP, ÖLÜRSEM DAVADAN VAZGEÇECEĞİM'

Anne Özlem Dinç ise "Sanık aynı aracı kiralasın 50-60 kilometre hızla bana çarpsın eğer ölürsem şikayetten vazgeçeceğim. Kaza tespit tutanağını kabul etmiyorum. Kızım yaya geçidindeydi. İç İşleri Bakanlığı Ali Yerlikaya'nın tv programında verdiği demeçte şöyle söylüyor; bir aracın bir kişiye çarpıp ölüme sebebiyet vermesi ve vücutta doku hasarı verebilmesi için en az 80 kilometre hızla çarpması gerekiyor. Buna ilişkin elimizde video görüntüleri var. Işıl'ın yere düştükten ambulansa bindirilene kadar görüntüleri var. Sanık veya eşi asla kızımın başında değiller. Çevredekilerin, doktor yok mu? Hemşire yok mu? Diye bağırmalarına dair görüntü kayıtları var. Çevreden bir vatandaşın kızıma kalp masajı yaptığına dair görüntüler ve tanıklarımız var" dedi.

'IŞIL'IN HAVADA UÇTUĞUNU GÖRDÜM'

Duruşmada pedagog eşliğinde SEGBİS ile tanık olarak dinlenen 15 yaşındaki N.R., "Olay 18 Mayıs'ta oldu. Olay günü biz sahil tarafındaydık ve karşıya geçecektik. Karşıya geçmek için kaldırımda yürüyorduk. Benim önümdeki iki kişiye yol verirken Işıl'ın havada uçtuğunu gördüm. Dona kaldım ve sonra Işıl'ın yanına gittim"dedi.

'IŞIL'IN UÇTUĞUNU HATIRLIYORUM'

Mahkeme hakiminin, 'karakolda Işıl'ın kırmızı ışıkta geçtiğini beyan etmişsin' sorusu üzerine tanık N.R., "Ben ışığı hatırlamıyorum. Sadece Işıl'ın uçtuğunu hatırlıyorum. Ben olayın şokundaydım. Polisler üzerime geldi, hırpaladı. Karakolda ne dediğimi hatırlamıyorum. Şimdiki beyanım doğrudur" dedi.

'ÖMER KIZIN NABZINA BAKMAK İSTEDİ POLİSLER GÖTÜRDÜ'

Olay günü sanığın yanında bulunan sanığın eşi tanık Ayten Ballı ise, "Sanık eşimdir, öğle saatlerinde Pendik'e gelinliğimi almaya gitmiştik. AVM'ye girip Tuzla'ya doğru dönüş yolundaydık. Trafikte normal akıştayken sağ tarafımda bir anda gölge gördüm. Ve tak diye bir ses geldi. Ömer durup aracı sağa çekti ve araçtan indi. Benim sağ tarafımdaki cam buzlu şekilde inmiş durumdaydı. Neye çarptığımızı da bilmiyorduk. Sonrasında Ömer aşağı indi, ben inmeye çalıştım. Sağ taraftaki kapım yarıya kadar açılabildi. Ben de indim. Ömer iyi misin dedi, iyiyim dedim. Sonrasında yerde yatan kızın yanına ilerledik. Ömer kızın yanına doğru ilerledi. Nabzına bakmaya çalıştı ancak polisler onu götürdü. Etraftaki insanlar 112'yi aramıştı. Ömer'i araca bindirdiler.

23 ARALIK'A ERTELENDİ

Mahkeme, eksik hususların giderilmesi ve sanığın adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı 23 Aralık'a erteledi.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Duruşma sonrası aileden ve desteğe gelenlerden görüntü

============================

8- ESENYURT'TA SOKAKTA BEKLEYEN 2 ARKADAŞA SİLAHLI SALDIRI KAMERADA

Vehbi DEMİR / İSTANBUL (DHA)- ESENYURT'ta yürüyerek gelen maskeli şüpheli, sokakta bekleyen 2 arkadaşa silahla ateş açıp kaçtı. Saldırıda yaralanan bir kişi ambulansla hastaneye kaldırılırken olayla ilgili 2 şüpheli gözaltına alındı. Yaşanan saldırı anı ise güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, dün saat 21.30 sıralarında Fatih Mahallesi 940. Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta bekleyen B.S. ve Y.K isimli 2 arkadaşa yürüyerek gelen maskeli 1 şüpheli tarafından silahla ateş açıldı. Silahtan çıkan kurşunlar B.S.'ye isabet ederken 2 şüpheli olay yerinden kaçtı. Olayı görenlerin ihbarı üzerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak olayla ilgili inceleme başlattı. Yaralı B.S. ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, saldırının ardından olayla ilgili 2 şüpheliyi gözaltına aldı. Yaşanan silahlı saldırı anı ise stoktaki bir binanın güvenlik kamerasına yansıdı.

Görüntü Dökümü:

--------------------

(Güvenlik kamerası)

-Saldırı anı

-Bekleyen 2 kişinin saklanması

-Bir kişinin vurulması

-Şüphelinin kaçması

===========================

9- İSTANBUL'DA ATM'LERDEN PARA ÇALAN HIRSIZ KAMERADA

Ali AKSOYER / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'da 15 ayrı ATM'den tornavida ve benzeri aletler kullanarak 38 defa para çalan şüpheli T.K. (36) gözaltına alındı. Şüphelinin hırsızlık yaptığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul'da ATM'lerden 21 Nisan ile 18 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen para hırsızlığı olayları üzerine soruşturma başlatıldı. Hırsızlık Büro Amirliği tarafından yapılan soruşturmada 15 ayrı ATM'den meydana gelen 38 ayrı hırsızlık olayını aynı kişinin yaptığı belirlendi. Güvenlik kameraları tarafından görüntülenen olaylar sırasında yüzüne maske takan ve motosiklet kaskı kullanan kişinin elindeki tornavida gibi aletlerle ATM'nin para yatırma ünitelerinden para çaldığı görüldü.

Hırsızlık Büro Amirliği tarafından yapılan çalışmalar sonucunda şüphelinin, daha önceden de polise geliş kaydı bulunan T.K. olduğu belirlendi. Esenyurt'ta düzenlenen operasyonla T.K. gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğünde işlemleri tamamlanan T.K. çıkarıldığı adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü:

-----------------

(Güvenlik kamera görüntüsü)

-Şüphelinin hırsızlık yaptıkları anlar

(Aktüel)

-Şüphelinin adliyeye sevki

==========================

10- SIFIR ATIK BİLİNCİYLE POŞETLERİ İP YAPIP, EŞYAYA DÖNÜŞTÜRDÜ

Tuğçe SEZER ODABAŞI- Fırat ALKIZ / İSTANBUL, (DHA)- Rize'nin Çayeli ilçesinde yaşayan Bilge Nur Güngör, atalarından miras olan dokuma kültürünü modernize ederek sürdürüyor. Geleneksel Rize bezi dokumacılığını sıfır atık bilinciyle birleştiren Güngör, poşetleri halka halka kesip ip haline getirdikten sonra tezgahında dokuyup çanta, aksesuar ve ev eşyasına dönüştürüyor. Güngör, "Çocuklara 'Getir poşetini, al ayracını' diyorum. Kitap ayracı, kitap kılıfı, kalemlik hediye ediyorum. En çok poşeti getirene kalemlik, az getirene kitap ayracı veriyorum. Çocukların da bu konuda duyarlı olmasını istiyorum. Çünkü başka dünyamız yok, bu dünya bizim. Koruyalım, sahip çıkalım" dedi.

İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenen 14'üncü Rize Günleri'nde Rize'nin kültürel mirasını yaşatan isimlerden Bilge Nur Güngör, atık poşetlerden dokuma ipine dönüştürerek ürettiği çevre dostu ürünleri sergiledi. Dokumaya olan ilgisi çocuk yaşlarda başlayan Bilge Nur Güngör, 'Purtili dokuma' olarak adlandırılan sıfır atık, geri-ileri dönüşüm temelli çalışmalar sürdürüyor. Rize Dernekler Federasyonu (RİDEF) tarafından düzenlenen festival bu yıl 5 - 9 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildi.

'ŞEZLONG, PLAJ ÇANTASI, PİKNİK SETİ, MAKYAJ ÇANTASINA DÖNÜŞÜYOR'

Atık poşetleri dönüştürme fikrinin doğayı koruma isteğinden doğduğunu belirten Güngör, "Poşetleri halka halka kesip iç içe geçirip ipe dönüştürüyorum. Dokuma tezgahında aparatıma sarıp dokuyorum. Dokuduktan sonra dikişçi arkadaşlarımın elinde şezlong, plaj çantası, piknik seti, makyaj çantası, hatta motosiklet montuna kadar aklınıza gelebilecek her şeye dönüşüyor. Çamaşır makinesinde 30-40 dereceye kadar da yıkanabiliyorlar. Önce kendim denedim, satacağım ürünün arkasında durmak istedim" diye konuştu.

Doğayı koruma bilincinin bu işe yönelmesini sağladığını dile getiren Güngör, "Dereler, ırmaklar temiz aksın istedim. Doğayı koruyalım düşüncesiyle ne yapabilirim, doğadan poşetleri nasıl kurtarabilirim diye düşündüm. Ve dedim ki, doğanın bana ihtiyacı yok, benim doğaya ihtiyacım var. Doğa bensiz olur ama ben doğasız olamam. 'Atmadan önce düşün' diyerek başladım bu işe" ifadelerini kullandı.

'BAŞKA DÜNYAMIZ YOK, BU DÜNYA BİZİM'

Yaklaşık 6 yıldır poşet dokuma yaptığını söyleyen Güngör, "Çocuklara 'Getir poşetini, al ayracını' diyorum. Kitap ayracı, kitap kılıfı, kalemlik hediye ediyorum. En çok poşeti getirene kalemlik, az getirene kitap ayracı veriyorum. Çocukların da bu konuda duyarlı olmasını istiyorum. Çünkü başka dünyamız yok, bu dünya bizim. Koruyalım, sahip çıkalım" dedi. Rize Günleri etkinliğinde dokumalarını sergilediğini anlatan Güngör, "Poşet dokumayı bilmeyenler vardı. İnsanlar hayret ve hayranlık içinde 'Poşet bu hale gelir mi?' diyorlar. Herkes birbirine tanıtmak için poşet ürün alıyor" diye konuştu.

'POŞETLERLE YARARLI BİR ŞEY YAPIYORUM'

Çayeli Halk Eğitim Merkezi ve Çayeli Belediyesi Kültür Sokağı sanatçısı olarak çalışmalarına devam eden Bilge Nur Güngör, "Orada bana, 'Poşetçi arkadaş geldi' diyorlar. Evet, poşetçiyim ama poşetlerle yararlı bir şey yapıyorum" sözleriyle çevre dostu dokumacılığının hikayesini özetledi.

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Bilgenur Güngör açıklamaları

-Dokuma yaparken detay

-Poşet yumaklardan detay

-Rize tanıtım günlerinden detay

============================

11- İSTANBUL'DA MOTOSİKLETLİ SUÇ ÖRGÜTÜNE DÜZENLENEN OPERASYONDA ELE GEÇİRİLENLER EMNİYETTE SERGİLENDİ

Gülseren KARAPINAR- Hadican EROL / İSTANBUL, (DHA)- İstanbul'da silah imalatı, ticareti ve kaçakçılığı yapan motosikletli suç örgütüne son bir ayda düzenlenen operasyonlarda, 145 şüpheli gözaltına alındı. Çok sayıda ele geçirilen silah, mühimmat ve silah parçaları Vatan Emniyet Yerleşkesinde sergilendi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, silah imalatı, ticareti ve kaçakçılığı yapan şüpheliler ile 'İşyeri kurşunlama, yağma, yaralama, tehdit' suçlarını işleyen motosikletli suç örgütüne yönelik çalışma başlattı. Çalışmalar sonucunda, Avcılar, Bahçelievler, Bayrampaşa, Beşiktaş, Esenler, Esenyurt, Eyüpsultan, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Pendik, Sarıyer, Sultangazi, Şişli ve Ümraniye'nin de olduğu 17 ilçede son bir ayda operasyonlar düzenlendi.

145 ŞÜPHELİ GÖZALTONA ALINDI

Operasyonlarda, toplam 59 eyleme karıştıkları tespit edilen 145 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Aramalarda 123 tabanca, 187 kurusıkı tabanca, 6 uzun namlulu silah, 7 otomatik tabanca, av tüfeği, 567 fişek, 911 ateşli silah mekanizması, 680 namlu ve el bombası ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 25'i adli kontrol hükümleriyle serbest bırakılırken, 81'i tutuklandı. 39 şüpheliyle ilgili işlemler devam ediyor.

Operasyonlarda ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve silah parçaları Vatan Emniyet Yerleşkesinde sergilendi.

'BÜTÜN SUÇ ÖRGÜTLERİNİN KARŞISINDAYIZ'

İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, "Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüz, silah imalatı, ticareti ve kaçakçılığı yapan kişilerle birlikte, tehdit yağma maksatlı kurşunlama olaylarına karışan motosikletli suç örgütlerine yönelik yapılan son bir ay içerisinde yaptığımız operasyonlar sonucunda; toplam 145 kişi gözaltına alınmış, 81 kişi tutuklanmıştır. Yine bu sabah yaptığımız operasyonlarda gözaltına aldığımız 20 kişiyle birlikte 39 kişinin de adli işlemleri devam etmektedir. Operasyonlar sonucunda 317 tabanca, 7 uzun almanın silahı ve bol miktarda fişek ele geçirilmiştir. Bütün eski, yeni nesil fark etmeksizin, bütün suç örgütlerinin karşısındayız. Milletimizden gücünü alan emniyet teşkilatımız, sokak sokak, cadde cadde, İstanbul'un her köşesinde suç örgütlerine mücadelede kararlıdır. Hedefimiz belli ve nettir. Güvenli ve huzurlu bir İstanbul" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------

-Ele geçirilen silahlardan görüntüler

-İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız'ın konuşması

-Genel ve detay görüntüler

===========================

12- SULTANBEYLİ'DE SUÇ ÖRGÜTÜNE OPERASYON: 20 GÖZALTI

Leyla YILDIZ / İSTANBUL, (DHA)- Sultanbeyli'de bir suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 20 şüpheli gözaltına alındı. 4 şüphelinin yakalanma çalışmalarının ise devam ettiği öğrenildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Sultanbeyli'de faaliyet gösteren Y.M.'nin liderliğinde, yöneticiliğini E.M. ve V.Ö.'nün yaptığı suç örgütüne soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında şüphelilerin 'silahlı suç örgütü kurmak ve yönetmek', 'kurulan örgüte üye olma', 'nitelikli yağma', 'suça azmettirme', 'kasten yaralama', 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması', 'mala zarar verme', '6136 SKM', 'tehdit', 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçundan 11 ayrı eyleme karıştığı tespit edildi.

EŞ ZAMANLI OPERASYON

Soruşturma kapsamında 24 şüpheliye sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 20 şüpheli gözaltına alınırken 4 şüpheliyi yakalama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber