Geri Dön
İstanbulDHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

1- ESENYURT'TA YÜZ GERDİRME AMELİYATI SONRASI ÖLÜM İDDİASI: İHMALLER VAR

Canan İLARSLAN -Hadican EROL/ İSTANBUL, (DHA)- ESENYURT'ta özel bir hastanede 12 gün arayla iki estetik operasyon geçiren geçiren Sibel Yiyin'in (42) hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Baba Murat Yiyin " 12 gün önce karın gerdirme ameliyatı olmuş. Bizim haberimiz yoktu. Dün de yüz gerdirme ameliyatı için hastaneye başvurmuş, ameliyatı yapılmış. 10 gün içerisinde iki kez yüksek dozda narkoz vererek bu ameliyatı gerçekleştiriyorlar. Savcılığa bildirdik. İhmaller var diye düşünüyoruz" dedi.

Olay, 27 Şubat 15.00 sıralarında Esenyurt'ta özel bir hastanede meydana geldi. İddiaya göre, Sibel Yiyin, 15 Şubat'ta Esenyurt'taki özel bir hastanede karın gerdirme operasyonu geçirdi. Bu ameliyattan 12 gün sonra, 27 Şubat'ta yine aynı hastanede yüz gerdirme ameliyatı oldu. Ameliyattan sonra servise alınan Yiyin, bir süre sonra fenalaştı. Saat 18.00 sıralarında durumu ağırlaşan kadının, solunum yetmezliği yaşadığı belirlendi. Yapılan tüm müdahalelere rağmen Sibel Yiyin, hayatını kaybetti. Ölüm haberinin aileye verilmesinin ardından, gece saat 12.00 sıralarında polis ve olay yeri inceleme ekipleri hastaneye geldi. Cumhuriyet savcısı da hastanede inceleme yaptı. Operasyonu gerçekleştiren doktorların ifadesi alındı. Sibel'in ailesi hastane hakkında şikayette bulundu. Yiyin'in cenazesi ise otopsi için Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.

'12 GÜN ÖNCE KARIN GERDİRME AMELİYATI OLMUŞ'

Baba Murat Yiyin, "Bundan 12 gün önce karın gerdirme ameliyatı olmuş. Bizim haberimiz yoktu. Dün de yüz gerdirme ameliyatı için hastaneye başvurmuş, ameliyatı yapılmış. Ameliyattan çıktıktan sonra yoğun bakıma alıyorlar. Saat 15.00 sıralarında alınıyor. 17.00 sıralarında ameliyatı bitiyor ve 18.00 sıralarında da komaya giriyor. Komaya girdiğinde nefes alma güçlüğü, solunum yetmezliği teşhisi koyuyorlar. Buna bağlı olarak da kalbi duruyor. Kalbine müdahale ettiklerini söylüyorlar ama kardiyoloji tarafından mı edilmiş yoksa normal bir hemşire tarafından mı müdahale edilmiş, onun bilgisi bizde yok. Kendileri de söylemiyorlar" dedi.

'HİPERTANSİYONU OLMASINA RAĞMENİKİ KEZ YÜKSEK DOZDA NARKOZ VERİLİYOR'

Murat Yiyin, "Tansiyon hapları çantasından çıktı. Tansiyon hapları kullanıyor, yüksek, hipertansiyonu olmasına rağmen 10 gün içerisinde iki kez yüksek dozda narkoz vererek bu ameliyatı gerçekleştiriyorlar. Benim tahminim narkozdan çıkamıyor. Kızım vefat ettikten sonra hastane bize bilgi verdi, yoğun bakımda olduğunu söyledi. Hastaneye ulaştığımızda anestezi ve ameliyat eden doktorların ifadesine göre kızımızın 'Ameliyattan çıktıktan sonra bilinci yerine geldi, konuştuk, fakat bir müddet sonra solunum yetmezliğinden komaya girdi, yoğun bakıma aldık ve kalbi durdu, geriye döndüremedik' dedi. Vermiş olduğu ifadeler böyle fakat şüpheli. Ben böyle olduğuna inanmıyorum. Ameliyattan çıktıktan sonra da bizim haberimiz yoktu. Ameliyat olduğundan da haberimiz yoktu. Kendi başına gidiyor. Doktorlar ne bir yakınının telefonunu alıyorlar, ne bir yakınının ismini, adresini alıyorlar, ne refakatçi istiyorlar. Kendi başlarına ameliyata alıyorlar, kesiyorlar, biçiyorlar; ondan sonra vefat ediyor. 'Başınız sağ olsun' diyorlar. 27 Şubat Cuma akşamı saat 22:00'de vefat ettiğini söylediler. Doktorların ifade ettiğine göre, 'ameliyattan çıktıktan sonra kendine geldi ve konuştuk' dedi. Bir insan diş çektiriyor, konuşamıyor. Yüzünde 30 santim uzunluğunda yarık oluşuyor. Bu insan nasıl konuşabilir? Bu şüpheli değil mi? Böyle bir konuşma olabilir mi, gerçekleşebilir mi? Ben inanmıyorum. Doktorlar kendini korumak, kurtarmak için böyle bir şey söylüyorlar. Bizi ameliyata girerken aramadılar öldükten sonra aradılar" ifadelerini kulandı.

'HASTANEDEN ONAM RAPORUNU İSTEMEMİZE RAĞMEN VERMEDİLER'

Şüpheli durumlar olduğunu belirten Baba Murat Yiyin, " Bir gün öncesinde konuşmuştuk. Annesine nörolojiden randevu alacaktı. 'Tamam baba, ben nörolojiden randevu alırım, annemi ben götürürüm' diye konuştuk. İkinci gün de kendisi ameliyata girmiş. Bizim bundan haberimiz yok. Çok şüpheli durumlar var. Hastaneden onam raporunu istememize rağmen vermediler. 'Bu savcılık tarafından size verilecek' diye beyan ettiler. Vermek istemediler. Bana da 'Vefat etmiş hastanızı alıp götürebilirsin' diyor. 'Nereye götürüyorum kardeşim?' diyorum. 'Nasıl ölmüş bu? Niye öldü? Bu ufacık bir operasyonla ölünecek bir durum mu? Bu kız sapasağlam geldi size, herhangi bir rahatsızlığı yok. Nasıl öldü? Ben götürmüyorum, savcılık gelecek ondan sonra' dedim. Araştırılmasını istiyoruz. Savcılığa bildirdik. İhmaller var diye düşünüyoruz. Biz bunun araştırılmasını istiyoruz. Savcılığa gereken bilgiyi verdik. Savcılık geldi, gerekli evrakları toparladı. Sonucunu bekliyoruz" diye konuştu.

CENAZESİ ADLİ TIP KURUMUNDAN ALINDI

Sibel Yiyin'in cenazesinin yarın Beylikdüzü'nde bulunan Mevlana Camii'nde öğle namazı sonrası kılınacak cenaze namazının ardından İstanbul'da defnedileceği öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Sibel'in fotoğrafları

- Adli Tıp Kurumu'ndan görüntü

-Murat Yiyin ile röportaj

-Genel ve detay görüntüler

===========================

2- BAHÇELİEVLER'DE UYUŞTURUCU OPERASYONU: ŞÜPHELİLER ATEŞ AÇTI, 1 JANDARMA YARALANDI / RÖPORTAJLA

Soner HASIRCIOĞLU- Emre KURT / İSTANBUL, (DHA)- BAHÇELİEVLER'de jandarma tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda şüpheliler tarafından ekiplere ateş açıldı. Çıkan çatışmada 1 jandarma personeli yaralandı. 2 şüpheli gözaltına alınırken, kaçan 1 şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı. Mahalle sakini Hakan Öztürk "Silah sesleri artınca camdan baktık. 2-3 kişi yukarı doğru kaçıyordu. Polisler peşindeydi. . 3 tane çocuğum var. Belli olmaz kurşun bu sonuçta bir anda çocuklara sekme ihtimali de var. Onları direkt arka odaya gönderdim. Yeri yatarak beklediler" dedi.

Olay, saat 22:00 sıralarında Cumhuriyet Mahallesi Metin Sokak'ta meydana geldi. Eyüpsultan İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) ekipleri, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyon düzenledi. Teknik ve fiziki takip sonucu 3 şüphelinin Bahçelievler'de olduğunu tespit edildi. Operasyon kapsamında çevrede konumlanan JASAT ekiplerini gören şüpheliler, jandarmaya silahla ateş açtı. Çıkan silahlı çatışmada Jandarma Uzman Çavuş B.B. kolundan yaralandı. Şüpheliler, 34 PT 598 plakalı otomobil ile olay yerinden kaçtı. Yaralanan jandarma personeli, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, otomobili takibi sonrası şüphelilerden H.K ve O.I gözaltına aldı. Kaçan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

BAKIRKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NDAN AÇIKLAMA

Olayla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, "Uyuşturucu madde imal ve ticaretine yönelik olarak Eyüpsultan İlçe Jandarma Komutanlığınca yürütülen planlı tahkikatta; uyuşturucu madde sattığı tespit edilen şahıslarla, gizli soruşturmacı aracılığında Bahçelievler ilçesinde 27 Şubat'ta temas gerçekleştirilmiştir. Uyuşturucu madde alışverişi sırasında bölgede konumlanan JASAT ekiplerinin hareketlenmesi üzerine, şüpheli şahıslar tarafından görevlilere ateş açılmış, meydana gelen silahlı çatışmada J.Uzm.Çvş. B. B. kolundan yaralanmıştır. Şüphelilerden H.K ve O.I yakalanmış olup, üçüncü şüphelinin yakalanmasına yönelik kolluk çalışmaları devam etmektedir. Olayla ilgili olarak şüpheli şahıslar hakkında 'Görevli memura mukavemet', '6136 sayılı kanuna muhalefet' ve 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçlarından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

BAKAN GÜRLEK'TEN YARALANAN JANDARMAYA GEÇMİŞ OLSUN MESAJI

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, görev başındaki kamu görevlisine silah çekenlerin adalet önünde hesap vereceğini belirtti. Gürlek, "İstanbul'da uyuşturucuyla mücadele operasyonu esnasında kahraman jandarmamıza ateş açılması, devletimizin hukuk içinde sürdürdüğü kararlı mücadeleye yöneltilmiş açık bir saldırıdır. Görevi başındaki kamu görevlisine silah çekenler, adalet önünde hesap verecek; vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği her şart altında kararlılıkla korunacaktır. Uyuşturucuya, silahlı suç örgütlerine ve gençlerimizi hedef alan her türlü karanlık yapıya karşı mücadelemiz kesintisiz ve tavizsiz biçimde sürecektir. Bu vesileyle yaralanan Jandarma Uzman Çavuşumuza acil şifalar diliyor; Jandarmamızı ve JASAT ekiplerimizi cesaretleri ve fedakârlıkları için yürekten tebrik ediyorum. ifadelerini kullandı.

'KURŞUN BU ÇOCUKLARA SEKME İHTİMALİ VAR'

Evinde silah seslerini duyarak çocuklarına yere yatmalarını söylediğini ifade eden çevre sakini Hakan Öztürk, "İki el silah sesi geldi. Biz çocuklar torpil atıyor dedik. Silah sesleri artınca camdan baktık. 2-3 kişi yukarı doğru kaçıyordu. Polisler peşindeydi. Bir tanesi aşağıya araya girdi. Aradan bir iki el sıkarak soğanlı meydanına doğru arka taraftaki sokağa kaçtı. Burada bir kişi vurulmuş. Onların durumunu bilmiyoruz. Ufak silah vardı. Olay, 20 dakika rahat bir çatışma tarzında sürdü. Nereden bakarsanız 30-40 mermi atıldı. 3 tane çocuğum var. Çocuklarıma içeri girdikleri zaman direkt aşağıya yatmalarını istedim. Ayakta dursunlar istemedim. Belli olmaz kurşun bu sonuçta bir anda çocuklara sekme ihtimali de var. Onları direkt arka odaya gönderdim. Yeri yatarak beklediler. Çatışma bittikten sonra yanıma geldiler zaten" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------------

-Olay yerinden gündüz görüntüleri

-Mahalle sakini ile röp

============================

3- 'KARTI OLMAYAN DAVULCU KORSANDIR'

Gülseren KARAPINAR- Ataberk KURT / İSTANBUL, (DHA)- Sultangazi'de korsan davulcular arasında başlayan tartışma kısa sürede yumuk yumruğa kavgaya dönüştü. Davulcuların yumruklu kavgası, korsan ve resmi çalışan davulcular tartışmasını da beraberinde getirdi. Tüm İstanbul Muhtarlar Federasyonu Başkanı Selami Aykut, İstanbul'da resmi ramazan davulcularının yanı sıra, korsan çalışanlar olduğu konusunda uyarılarda bulunarak, "Her davulcunun yakasında mahalle muhtarının imzalı kartı vardır. Kartı olmayan davulcu resmi davulcu değildir, korsan davulcudur. Korsan davulcuya da müsaade etmeyelim. Vatandaşımız da her kapısını çalanın ramazan davulcusu olduğuna inanmasın. Her kapısını çalan kıyafetlinin de ramazan davulcusu olduğuna inanmasın" dedi.

Sultangazi Cebeci Mahallesi'nde korsan çalıştığı iddia edilen davulcular arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Sokak ortasında yumruk yumruğa birbirlerine saldıran davulcuların kavgasına yakınları da dahil oldu. Yoldan geçen bir araç sürücüsünün müdahalesinin ardından kavga sona erdi. Yaşanan kavga korsan ve resmi ramazan davulcusu tartışmasını beraberinde getirdi. Bahçelievler Siyavuşpaşa Mahalle Muhtarı, Tüm İstanbul Muhtarlar Federasyonu Başkanı Selami Aykut denetimlerin artırıldığını belirterek, İstanbul'daki resmi Ramazan davulcularının muhtarlık onaylı yaka kartı taşıdığını söyledi. İstanbul genelinde 961 mahallede görev yapan muhtarların, ramazan ayı öncesinde resmi davulcuları tek tek belirleyerek yaka kartı ve izin belgesi verdiğini belirten Aykut, korsan davulculara karşı vatandaşların dikkatli olması uyarısında bulundu.

'HER KAPIYI ÇALANI RAMAZAN DAVULCUSU SANMAYALIM'

Tüm İstanbul Muhtarlar Federasyonu Başkanı, "Mübarek ramazan ayında ramazan kültürünü yaşatmak, Osmanlı geleneğimizi sürdürebilmek, geleceğimizin gençlerine bu heyecanı yaşatmak anlamıyla İstanbul'da görev yapan 961 mahalle muhtarımızla birlikte ramazan ayına bir hafta kala mahallelerimizde ramazan davulu çalan, dedesinden babasına, babasından oğluna gelen ramazan davulcularımızı mahalle muhtarlarımız tek tek denetliyor. Onların ilk önce ramazanda mahallede davul çalarken giyecekleri kıyafetleri, yani ramazan davul kıyafetini özellikle ramazan davulcularımız da herhangi bir ücret vererek onları biz çaldırmıyoruz. Ramazan davulcuları tamamen bahşiş usulüyle davul çalıyorlar. Böyle olunca ramazan davulcularımız davulunu çalar, bayram yaklaşırken, mahallede sokakları gezerler. Gezerken de mahalle muhtarlarımızın kendilerine vermiş olduğu yaka kartları bulunmakta. Bu yaka kartlarıyla birlikte vatandaşın kapısını çalarlar, 'Biz ramazan davulcusuyuz, bahşiş istiyoruz' derler. Vatandaşımız da her kapısını çalanın ramazan davulcusu olduğuna inanmasın. Her kapısını çalan kıyafetlinin de ramazan davulcusu olduğuna inanmasın. Neye dikkat etsinler. Mahalle muhtarının onaylı belgesi üzerinde var mı; eğer üzerinde varsa o mahallenin resmi davulcusudur; şayet yoksa kişiyi göndersinler, mahallesinin muhtarını arayarak 'Muhtarım mahallede korsan davulcu geziyor, bilginiz olsun' diye muhtarımızı da vatandaşımız olumsuz duruma göre bilgilendirsin" diye konuştu.

'MAHALLE MUHTARI İMZALI KARTI VARDIR'

Vatandaşların kapıya gelen ramazan davulcularında belli kriterlere dikkat etmeleri gerektiğini ifade eden Selami Aykut, "Her yıl ramazan davulcularımızın yakalarında görselde göstermiş olduğum gibi izin belgesi. Bu izin belgesinin altına da Siyavuşpaşa Mahalle Muhtarı Selami Aykut cep telefonu yazıyor ve altına da diyoruz ki; 'Yukarıda resmi görülen Adnan Buldu, mahallemizin 2026 resmi davulcusudur'. Arkasına da muhtarlık kaşemizi vuruyoruz. Olası bizim resmi bir davulcumuz vatandaşın kapısına bahşiş istemeye gittiğinde, eğer vatandaşımıza uygunsuz ve usulsüz bir harekette bulunursa, bu vatandaşımız bize bunu bildiriyor, biz o ramazan davulcusunu bir daha o mahallede davul çalmamak üzere de gönderiyoruz. Her davulcunun yakasında mahalle muhtarının imzalı kartı vardır. Kartı olmayan davulcu resmi davulcu değildir, korsan davulcudur. Korsan davulcuya da müsaade etmeyelim. Bir ay boyunca güzel kardeşlerimizin çalmış olduğu ramazan davulundan alacakları bahşişlere gölge düşmesin istiyoruz. Zaten korsan davulcuların yapmış oldukları en büyük hareketlerden bir tanesi ramazan davulcusu kıyafeti giyerek vatandaşın kapısına geliyor. Vatandaş da kıyafetiyle gördüğünden dolayı bahşiş veriyor. Biz bu kartları zaten onaylıyoruz. Onayladığımız kartlar resmi davulcumuz; gece zabıta, polis davulcularımızı gördüğü zaman onlar da bakıyorlar 'Kartı var mı yok mu' diye. Kartı olmayan davulcularımıza da müsaade etmiyoruz" dedi.

'RAMAZAN DAVULU ÇALANLARIN İSMİNİ EMNİYETE VERİYORUZ'

Korsan ramazan davulcularına karşı dikkatli olunması konusunda uyarılarda bulunan Aykut, "Bir vatandaşımız, 'Bu mübarek günde korsan davulcu beni dolandırdı' düşüncesine kapılıp bunu hissederse, en yakın karakola giderek 'Kapıma bir davulcu geldi, üzerinde hiçbir belgesi de yoktu, benden de bahşiş aldı, bununla ilgili şikayetçiyim' diyebilirler, demelidirler. Bunu neden demelidirler. Mahallenin asayişi ve huzur güvenliğini sağlama noktasında, günümüzde kılıktan kılığa giren insanlar var, farklı işlerin peşinde koşan insanlar var. Biz muhtarlar olarak bunları bizzat denetliyoruz ama illaki gözden kaçırmış olduklarımız da olabilir. Bu noktada da zaten mahallelerde ramazan davulu çalanların isimlerini emniyete bilgi veriyoruz. Diyoruz ki 'Mahallemizde ramazan davulcuları şunlardır'. Emniyet, mahalle muhtarı birlikte kontrolümüzü en güzel şekilde sağlamanın gayretini gösteriyoruz" dedi.

'İSTANBUL'DA 3 BİN 3 BİN 500 ARASINDA RAMAZAN DAVULCUSU GÖREV YAPIYOR'

Aykut, "İstanbul'da 961 mahalle muhtarımız görev yapmaktadır ve her mahallede yaklaşık ramazan davulcumuz 3 ile 5 arası değerlendiriyoruz. Biz normalde İstanbul'da bu yıl 3 bin ve 3 bin 500 arası ramazan davulcusu görev yapıyor. Bazen de şöyle oluyor; ramazan davulcularının ana davul çalanları bellidir, 3 veya 5 kişidir. Yardımcıları oğlu oluyor, kızı oluyor, evladı oluyor; onlar da onlarla birlikte geziyor. Ramazan davulcularına hiçbir şekilde bizler bir para ödemiyoruz. Ramazan davulcuları sizlerin, vatandaşların vermiş oldukları bahşişlerle davulu çalıyorlar. Ramazan davulcusuna 'Şu kadar para vereceksin, şu kadar vermelisin, şu kadar karar çıktı, şöyle bir rakam böyle bir şey' asla ve asla hiçbir vatandaşımız kanmasın. Ramazan davulcusu bahşiş usulüyle çalışır, gönlünüzden bahşiş ne koparsa onu verirsiniz. Diyelim ki az koptu, itiraz etme şansları asla yok. Eğer böyle bir itiraz söz konusu olursa da bunu muhakkak mahalle muhtarlarına bilgi vermelerini rica ediyorum. Ben özellikle demokrasinin temel taşı olan muhtarlık kurumunun, Osmanlı geleneğinden gelen bir yapı olması dolayısıyla, Ramazan davulu kültürünün de bizim yapımızda endeksli olması hasebiyle bizler mahallelerde Ramazan davulunun çalmasını, o ruhun yaşatılmasını, özellikle Z kuşağının, genç kardeşlerimize Ramazan davulu çaldığında annesinin ve babasının Ramazan kültürünü anlatması noktasında çok önemli bir hizmet olduğunu düşünenlerdeniz. Biz İstanbul muhtarları olarak bu kültürümüzü yaşatma anlayışıyla mahallelerimizde, sokaklarımızda Ramazan ayı boyunca davulcularla da bir arada oluyoruz. Onlarla geziyoruz, bazen bizler de eşlik ediyoruz. Güzel bir kültür yaşıyoruz, bu kültüre bütün halkımızın sahip çıkmasını özellikle ben muhtarları temsilen Muhtarlar Federasyonu Genel Başkanı olarak sizlerden de rica ediyorum" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------

-Selami Aykut'un konuşması

(Cep telefonu)

-Korsan davulcuların kavgası

(Aktüel)

-Sahurda davul çalan davulcular

-Genel ve detay görüntüler

==========================

4- PROF. DR. KUTLUBAY'DAN ÖSTROJEN KREMİ UYARISI: KONTROLSÜZ KULLANIMI KANSERE NEDEN OLABİLİR

Canan İLARSLAN- Şevval CİNDİR/ İSTANBUL, (DHA)- Menopozun etkilerini azaltmak için kullanılan östrojen kremleri faydalarının yanı sıra, kontrolsüz kullanımda bazı riskler içeriyor. Cilt kuruluğu ve kırışıklık giderici olarak uzun dönemli kullanımının yaygın sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten uzmanlar, kremlerin kozmetik ürün olmadığına dikkat çekiyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekayi Kutlubay östrojen kremlerle ilgili "Hormona bağlı birtakım kanserlerde meme kanseri, rahim kanseri gibi özellikle hormona duyarlı kanserlerde istemediğimiz sonuçlar ya da onlarda alevlenme meydana gelebiliyor. Yani kontrolsüz kullanımı kansere neden olabiliyor. Tiroid, guatr benzeri rahatsızlıklar yaparak tiroid hastalıklarına neden olabiliyor. Pıhtılaşmaya yatkınlığı veya bozukluğu olan kişilerde yüksek doz kullanıldığı zaman damar tıkanıklığı, pıhtılaşma bozukluğu istemediğimiz sonuçlar doğurma ihtimali var. O yüzden diyoruz ki; bu kremleri kendi başınıza kullanmayın, bunlar kozmetik bir ürün değil yaşlanma karşıtı kremler değil" dedi.

Östrojen kremlerinin hastaların klinik bulgularına göre yazılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sezai Şahmay ise, "Kişiye göre hormon seçimi en doğrusudur. Kime ne hormon vereceğimizi o hastanın klinik yanıtlarına göre değerlendirmek lazım. Hastaya anlatıldıktan sonra tedaviye başlamak çok doğru bir iştir, bunu hastanın bilmesi lazım." diye konuştu. Şahmay hormonun jel formunun yanı sıra bant şeklinin de tedavide çeşitliliği artıracağına da dikkat çekiyor.

'ÖSTROJEN KREMLERİ KOZMETİK ÜRÜN DEĞİL'

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekayi Kutlubay östrojen içerikli kremlerin kontrolsüz kullanımındaki risklere dikkat çekti. Prof.Dr. Kutlubay "Bu östrojen içeren kremler hormon içerikli kremler. Normal şartlar altında endokrinolog ya da çoğunlukla kadın doğumcular tarafından, menopoz dönemindeki kuruluk, batma, yanma gibi şikayetleri azaltmak amacıyla kullanılıyor. Bu östrojen kremleri kolajeni uyararak kolajen sentezi sağlıyor, nem vererek derideki kuruluğu azaltıyor; kaşıntıyı yanmayı azaltarak da kullanılıyor. Fakat bu kremler bir yaşlanma karşıtı krem değil ya da bir kozmetik ürün değil. Bunlar aslında hastalık bazlı kullanılan kremler. Bu kremleri kontrolsüz bir şekilde yüzünüze, boynunuza, dekolte bölgenize elinize ya da sırtınıza kullandığınız zaman birtakım faydaları yanında yan etkileri ve zararları da ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla içerisinde hormon olduğu için de kortizon benzeri birtakım etkiler gösterebilir. Bu kremleri uzun süre kullandığınız zaman deride incelme ve deri yapısının bozulması, deri bariyerinin bozulması karşımıza çıkabiliyor. Lekeye yatkın bir ciltte, açık tenli bir kişide kullanıldığı zaman ileride oradaki renk hücrelerinin, pigmentlerinin artmasından dolayı leke meydana gelebiliyor" ifadelerini kullandı.

'KENDİ BAŞINIZA KULLANMAYIN'

Prof. Dr. Kutlubay, "İçerisinde hormon olduğundan tüyleri beslediği için sürülen bölgede kıllanma, kıllanma artışı gibi birtakım istemediğimiz sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Bunun dışında dar bir alana sürdüğünüz zaman bir sıkıntı yok ama geniş alanlara tüm yüze, tüm boyna sürdüğünüz zaman deri emiyor. Deri emdiği zaman kan damarlarına geçip sistemik dediğimiz, tüm vücutta yaygın etkiler ortaya çıkarabiliyor. Buna bağlı olarak hormona bağlı birtakım kanserlerde meme kanseri, rahim kanseri gibi özellikle hormona duyarlı kanserlerde istemediğimiz sonuçlar ya da onlarda alevlenme meydana gelebiliyor. Tiroidte guatr benzeri rahatsızlıklar yaparak tiroid hastalıklarına neden olabiliyor. Pıhtılaşmaya yatkınlığı veya bozukluğu olan kişilerde yüksek doz kullanıldığı zaman damar tıkanıklığı, pıhtılaşma bozukluğu istemediğimiz sonuçlar doğurma ihtimali var. O yüzden diyoruz ki; bu kremleri kendi başınıza kullanmayın, bunlar kozmetik bir ürün değil yaşlanma karşıtı kremler değil. Kullanacaksanız dermatoloğunuz size içerisinde daha güvenli birtakım maddeler bulunan anti-aging yaşlanma karşıtı kremleri sizlere amaca uygun olarak verecektir" dedi.

'HASTANIN KLİNİK YANITLARINA GÖRE HORMON VERİLMELİ'

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Prof. Dr. Sezai Şahmay ise her hastanın bulgularının farklı olduğuna ve klinik yanıtlara göre östojen krem kullanılmasına dikkat çekti. Prof. Dr. Şahmay "Kadın hep östrojen koruması altındayken menopoza girdikten sonra östrojen koruması biraz kalkıyor. Onun için östrojeni yerine koyduğumuz zaman bütün kadının avantajları geri dönüyor.Kişiye göre hormon seçimi en doğrusudur. Kime ne hormon vereceğimizi o hastanın klinik yanıtlarına göre değerlendirmek lazım. Menopozun yakın dönem ve ileriki dönemdeki tüm şikayetlerini giderir. Hepimiz annelerimizde ateş basması, terleme, biraz depresif hal, uykusuzluk, yorgunluk gibi, sinirlilik gibi durumları biliyoruz. Bunlar menopozun erken belirtileri. Bunu uzun sürede kullandığımız zaman, özellikle ilk 10 yıl içinde östrojen kullanımına başlandığı takdirde hem kemiklere hem kalp-damar sistemine çok olumlu etkileri olduğundan bahsediliyor. Dediğim gibi bunların olumsuz etkilerinin daha az olduğu ortaya konuyor. Olumsuz etkilerinden en büyük korkumuz meme kanseridir. Uzun süre kullanan bir kadında meme kanseri riskinde çok az bir artışa sebep olduğunu ifade ediyor ama hastaya bunu belirtmek lazım. Hepsi östrojen olduğu için ister bant, ister jel, ister hap olsun; bunların ortak özellikleri belli meme kanseri gibi riskleri, tromboemboli dediğimiz pıhtılaşma gibi riskleri vardır. Ona göre bu hastaya anlatıldıktan sonra tedaviye başlamak çok doğru bir iştir, bunu hastanın bilmesi lazım. Kalp-damar sistemi, kemik sistemi hastanın uyku problemi, konsantrasyon problemi, vajinal kuruluğu gibi şikayetleri tamamen yok ettiği gibi ileriki dönemde oluşabilecek kırıklar, kemik kırıkları, kalp-damar, inme, felç bunları önlemiş oluyor" diye konuştu.

'JEL VE BANTLARIN PİYASADA OLMASI SEÇİM ŞANSIMIZI ARTIRIR'

Östrojen jel ve bantlarıyla ilgili dernek olarak Sağlık Bakanlığı'na başvuruları olduğuna da dikkat çeken Şahmay, "Östrojen jel ve östrojen bantların piyasada olması bizim çeşitliliğimizi artırır ve hastalara göre seçim şansımızı güçlendirir."dedi. Kadınlar için hormon olmayan alternmatiflerden de bahseden Şahmay, "Hormon olmayan birtakım alternatifler var. Fakat bunların güvenilirliği ve tam östrojen gibi etki etmesini beklemek doğru değil. Semptomatik olarak ateş basması, uykusuzluk gibi mevcut şikayetinizi giderebilir. Psikiyatrik bazı ilaçlar da aynı etkileri yapıyor. Onun için hastanın tercihini değerlendirerek ona göre seçim yapıp ilaç yazmak daha doğru olacaktır" diye konuştu.

'ÖSTROJEN JELLERİ TALEP EDİLİYOR'

Diğer yandan östrojen jel, yerli bir firma tarafından piyasaya sunuldu. Östrojen jel ve bantların uzun süredir piyasada bulunamadığına dikkat çeken eczacı Zeynep Akaslan, "Östrojen jel ve bantlar uzun zamandır Türkiye'de yoktu. Bant halen yok. Hastalarımız yurtdışından getirtebiliyordu. Bu hafta itibarıyla cilde uygulanan östrojen jel formu çıktı. Hastalar artık ulaşmakta sıkıntı yaşamayacak. Firmanın bir daha östrojen bantları üretmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü Sağlık Bakanlığı östrojen bantları takipli ilaç statüsüne aldı ve renkli reçete sistemiyle girilmesi ve kaydedilmesi gerekiyor. Bu sebeple bantlar için talep kalmadı. Bir süre talep oldu ama bulamadılar. Şimdi jelleri talep ediyorlar. Onlar da çıktı, problem kalmadı. SGK geri ödeme kapsamında henüz değil ama çalışıyoruz SGK ile görüşüyoruz. Geri ödeme kapsamına alınacağı söylendi" diye konuştu.

Eda Sevil, "Faydalı olduğunu düşünüyorum. Çevremde menopoz dönemindeki ter basması, kilo alımı, anksiyete ve sinirlilik gibi şikayetleri çok görüyorum. Bu şikayetler bantla dengelenirse eğer çok iyi olur. Östrojen jeli ve bandının ülkemize gelmesi kadınlar adına çok faydalı olur. Alıp denemek lazım. En azından zararsız olduğunu düşünüyorum. Östrojen eksikliğinde hap kullanmaktansa jel daha faydalı diye düşünüyorum.Kadınlar adına çok faydalı olur" dedi. Semra Şalcıhan ise, "Hiç kullanmadım. Menopoz döneminde östrojenin azaldığını ve eksikliğinde yarattığı bazı sıkıntılar olduğunu biliyorum. Böyle bir tedavisi varsa bilmek isterim" diye konuştu (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Eczaneden görüntü

-Jel ve ilaçlardan görüntü

-Östrojen jel satın alan kadın

-Prof. Dr. Zekayi Kutlubay ile röportaj

-Prof. Dr. Sezai Şahmay ile röportaj

-Eczacı Zeynep Akaslan ile röportaj

-Eda Sevil ile röportaj

-Semra Şalcıhan ile röportaj

-Genel ve detay görüntüler

===============================

5- VEX ROBOTİCS TÜRKİYE ŞAMPİYONASI BAŞLADI

Esra GÜNTEPE- Şevval CİNDİR / İSTANBUL, (DHA)- Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) tarafından düzenlenen, 120 takımın yarıştığı dünyanın en büyük robotik organizasyonu olan VEX Robotics Türkiye Şampiyonası başladı. Programda konuşan YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi, "Gençlerimizi sadece geleceği okuyan değil, geleceğe yön veren gençler olarak yetiştirmek istiyoruz. Amacımız bu, hedefimiz bu. Geçmişte ninelerimiz derlerdi ya 'Başıma icat çıkartma' diye... Artık biz çocuklarımıza 'Lütfen başımıza icat çıkarın, çalışın' diyoruz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin 'Milli Teknoloji Hamlesi' vizyonu doğrultusunda, gençlerin teknoloji üreten, sorgulayan ve tasarlayan bireyler olarak yetişmesini hedefleyen VEX Robotics Türkiye Şampiyonası başladı. Türkiye'nin dört bir yanından gelen 120 robot takımı, Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenecek Dünya Şampiyonası'na (VEX Worlds) katılabilmek için mücadele ediyor. Lise (VEX V5), ilkokul ve ortaokul (VEX IQ) olmak üzere iki farklı kategoride düzenlenen şampiyonada, bölgesel turnuvalarda başarı gösteren 120 takım mekanik tasarım, otonom yazılım geliştirme ve stratejik planlama becerilerini sergileyecek. Aynı zamanda öğrencilere örnek olması adına yarışma stantlarına bilim insanların isimleri verildi. 3 bin 500'ü aşkın öğrenci ve mentör, hazırladıkları robotlarla arenaya çıkacak.

ABD'DE GENÇ MÜHENDİS ADAYLARI YARIŞACAK"

Dereceye giren ve ödül alan takımlar, Türkiye'yi ABD'nin St. Louis şehrinde düzenlenecek ve Guinness Rekorlar Kitabı'na giren dünyanın en büyük robotik turnuvası VEX Robotics World Championship'te temsil etme hakkı kazanacak. VEX Robotics'in Türkiye Şampiyonası, 1 Mart'a kadar İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu'nda gerçekleştirilecek.

'BURADAN ÇIKAN 3 TAKIM BİZİ AMERİKA'DA TEMSİL EDECEK'

YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi, "Bugün burada yaklaşık 120 takım, Türkiye'nin dört bir tarafından gelen takımlarımız var. 3 bin- 3 bin 500'ün üzerinde katılım beklediğimiz ailelerimiz, öğretmenlerimiz burada. Dünyanın gidişatı teknoloji üzerine, yapay zeka üzerine ilerliyor. Dolayısıyla bu hızı yakalamalarını arzu ediyoruz. Hatta bu hızı geçmelerini arzu ediyoruz. Gençlerimizi sadece geleceği okuyan değil, geleceğe yön veren gençler olarak yetiştirmek istiyoruz. Amacımız bu, hedefimiz bu. Hani geçmişte ninelerimiz diyelim, derlerdi ya 'Başıma icat çıkartma' diye... Artık biz çocuklarımıza diyoruz ki, 'Lütfen başımıza icat çıkarın, çalışın'... Nobel ödüllü biliyorsunuz Aziz Sancar, burada da platformlarda ismini özellikle koyduk, onları anıyoruz burada. Aziz Sancar diyor ki: "Emek olmadan, gayret olmadan hiçbir başarı olmaz." Çok ciddi bir gayret gerekiyor, çaba gerekiyor. Çocuklarımıza bugün şunu söylüyorum; öğrencilerimizin hepsine, buraya katılan 120 takıma da... Aslında buranın kaybedeni yok. Çünkü bu çocuklar yıllarca, aylarca, hatta yıllarca çalışıp o robotu nakış nakış işliyorlar. Her gün yeni bir şeyler ekleyip geliştiriyorlar, yeni vizyonlar katıyorlar. Dolayısıyla bugün evet elbette bu bir yarışmadır, buradan birinci, ikinci, üçüncü çıkacak. Ancak nihayetinde onlar da bizi Amerika'daki Dünya Şampiyonası'nda temsil edecekler. Biz onlarla gurur duyacağız. Ama nihayetinde bir 3 çıkacak, o 3'ü de biz Amerika'da ülkemizi temsil edecekler. Orada da inşallah bir dünya şampiyonu çıkarırız diye ümit ediyorumö dedi.

'HEDEFİMİZ VEX TÜRKİYE OLARAK DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU'

Vex Robotics Türkiye ve Educat Robotics Kurucu Ortağı İrfan Özdemir, "Vex Robotics aslında bir dünya markası. Dünyanın birçok önde gelen ülkesinde çalışmalarını gerçekleştiren bir robot organizasyonu. Bizler de Vex Robotics Türkiye olarak Vex'in Türkiye'deki operasyonlarını yürüten yapıyız. Bu kapsamda Vex'in anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise alanında birçok yarışması ve etkinliği düzenleniyor. Bizler bu organizasyonları yapan, okullardaki bu alanda çalışmak isteyen öğretmenlerimizin uluslararası mentör eğitimlerini veren, aynı zamanda öğrencilerimizin eğitimlerini veren ekibiz, Vex Türkiye ekibiyiz. Aslında Vex sadece bir robot organizasyonu değil. Vex içerisinde robotik kodlama, bilişim teknolojileri, mekatronik, mühendislik, fen, fizik, matematik gibi birçok alanı barındıran bir akademik içerik de sunuyor. Hedefimiz Vex Türkiye olarak dünya şampiyonluğu ve bayrağımızı orada dalgalandırmak" ifadelerini kulandı.

'HEDEFİMİZ HEM MÜKEMMELİYETÇİLİK ÖDÜLÜNÜ KORUMAK'

Yarışmaya katılan Betül Beydaş, "Projemizde, yani bu bizim ilk yılımız oldu. Ama ilk yılımıza rağmen Türkiye şampiyonalarına kadar geldik mükemmeliyetçilik ödülüyle. Hedefimiz hem mükemmeliyetçilik ödülünü bir daha kazanmak hem de birincilikle burdan dönmek istiyoruz. Projemiz Swerve robot üstünde gerçekleştiriyoruz. Robotumuz Swerve robotu olarak geçiyor. Projemiz yani daha çok maskota da bir tık önem verdik ki robot gibi giyinmeye çalıştık. Çeribot olduğu için adımız, Yeniçerimiz ve robot olarak yapmaya çalıştık. Ekipte 7 kişiyiz. 3 tane yani kızlar olarak biz tasarımla uğraşıyoruz. Maskotlarla ilgileniyoruz. Erkeklerde iki tane sürücümüz ve birincimiz var" ifadelerini kullandı.

Ayşe Karagöl ise, "Biz bir senedir bu yarışmanın içindeyiz. 11 kişiyiz. Aynı zamanda bu robotun yapımında vakfımız sponsor olduğu için genel olarak kendi içimizde de yarışmalar yaparak çalışıyoruz. Projemiz, genel olarak robotun yapımında bir strateji oluşturarak daha yüksek puanlar almaya çalışmak ve dünya şampiyonasına gitmek. Hedefimiz dünya şampiyonasına gidip orada kazanmayı ve mükemmellik ödülünü bir kere daha almak" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Yarışmaya katılan robotlar

-Robotların yarışması

-Yusuf Tüfekçi röp

-İrfan Özdemir röp

-Yarışmaya katılan öğrenciler röp

-Genel ve detay görüntüler

============================

6- İSTANBUL'DA SOĞUK VE YAĞIŞLI HAVA ETKİLİ OLUYOR

Hasan YILDIRIM / İSTANBUL, (DHA)- METEOROLOJİ Genel Müdürlüğü'nün uyarılarının ardından İstanbul'da soğuk hava ve yağış etkili oluyor.

İstanbul'da yağmur ve soğuk hava etkisini sürdürüyor. Hava sıcaklıkları hissedilir derecede düştü.

Görüntü Dökümü:

--------------------

-Taksim Meydanı'ndan görüntü

-Yağmur altında yürüyenler

-Genel ve detaylar

============================

7- SARIYER'DE İŞ YERİNİ KURŞUNLAYAN 2 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

İSTANBUL, (DHA)- SARIYER'de bir iş yerine silahlı saldırı gerçekleştiren 2 şüpheli, olayda kullanılan silahla Gaziosmanpaşa'da yakalandı. Şüpheliler, işlemlerin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.

Olay, 25 Şubat Çarşamba saat 18.00 sıralarında Maslak Mahallesi'nde bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir iş yerinin önüne gelen 2 kişi, iş yerine art arda ateş ederek kaçtı. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede iki iş yerinde isabet olduğu tespit edildi. Taksi ile kaçtığı belirlenen şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Kimlik bilgileri belirlenen N.U.(15) ve B.Ö.(17) Gaziosmanpaşa'da olayda kullandıkları silahla yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, 'Mala zarar verme' ve 'Ateşli silahlar ve bıçaklar' suçlarından sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklandı.

Görüntü Dökümü:

--------------------

-Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi

-Genel ve detaylar

===========================

8- İSTANBUL'DA ÇOK SAYIDA İŞ YERİNİ KURŞUNLAYAN 7 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Derya EVREN KORKMAZ / İSTANBUL, (DHA)- İstanbul'da kırmızı bültenle aranan kişilerin yönlendirdiği suç örgütlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonda 7 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin iş yerlerine silahlı saldırı ve yağma amaçlı tehdit olaylarına karıştığı belirlendi.

İstanbul Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, hakkında kırmızı bültenle arama kararı bulunan kişilerin öncülük ettiği suç örgütleri takibe alındı. Yapılan incelemelerde, 1 Şubat'ta Fatih'te faaliyet gösteren bir iş hanına yönelik kurşunlama, 5 Şubat'ta Zeytinburnu'nda bir tekstil firmasına yönelik silahlı saldırı ve 22 Şubat'ta bir kişiye 4 ayrı iş yerinin fotoğraflarının gönderilerek yağma amacıyla tehdit edilmesi olaylarına karıştıkları tespit edilen kişilerin yakalanması için operasyon düzenlendi. Operasyonda 7 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler işlemleri için emniyete götürüldü.

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Operasyondan görüntüler

============================

9- AVCILAR'DA SKUTER HIRSIZLIĞI KAMERADA

İhsan DÖRTKARDEŞ / İSTANBUL, (DHA)- Avcılar'da park edilen bir skuter, çekçek olarak bilinen el arabası kullanan iki kişi tarafından çalındı. Hırsızlık anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, dün sabah saatlerinde Denizköşkler Mahallesi Mehtap Sokak'ta meydana geldi. Atık toplayıcı oldukları değerlendirilen iki kişiden biri, sokakta park halinde bulunan skuteri fark etti. Şüpheli, skuteri bulunduğu yerden alarak çekçek ile bekleyen arkadaşının yanına götürdü. Skuter, çekçekte bulunan çuvalın içine yerleştirildi. İki şüpheli daha sonra olay yerinden uzaklaştı. Skuter sahibi, aracını bıraktığı yerde bulamayınca çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamera kayıtlarını inceledi. Görüntülerde hırsızlık anını gören mağdur, kayıtları sosyal medyada paylaşarak şüphelileri görenlerin yetkililere bildirmesini istedi.

Görüntü Dökümü:

--------------------

-Çekçekli iki şüphelinin gelmesi

-Şüphelilerden birinin skuterı alması

-Skuterı çuval içerisine yerleştirilmesi

-Şüphelilerin uzaklaşması

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber