Geri Dön
İstanbulDHA İSTANBUL BÜLTENİ -2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -2

1-BAKAN TEKİN: FİZİKİ TEDBİRLERLE SORUNU ÇÖZECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜRSEK BÜYÜK YANILGI İÇERİSİNE GİRMİŞ OLURUZ

Ayşe GÜREL - Emir BENLİOĞLU/İSTANBUL (DHA) -IV. Uluslararası Montessori Zirvesi açılış töreninde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Modern dünya, çocuklarımızın önüne büyük imkanlar koydu fakat aynı anda ağır imtihanları da koydu. Bugün çocuklarımız bilgiden mahrum kalmak bir yana maruz kaldığı şeylerin çokluğu altında yönünü tayin etmekte zorlanan bir nesil haline geldi. Telefonun, tabletin, sosyal medyanın ve kesintisiz içerik akışının çocuklarımızın dikkatine, diline, arzu dünyasına, hayaline ve hayata bakışına maalesef nüfuz ettiği bir dönemden geçiyoruz. Okul bahçesinde, koridorda, sınıf kapısında karşımıza çıkan taşkınlığı tek bir çocuğun öfkesi ile açıklamaya çalışırsak çok büyük bir yanılgı içerisine gireriz. Yine aynı şekilde fiziki tedbirlerle sorunu çözeceğimizi düşünürsek daha büyük bir yanılgı içerisine girmiş oluruz" dedi.

Yeni Türkiye Eğitim Vakfına (YETEV) bağlı Palet Montessori Akademisi MATEPP tarafından bu yıl "Modern Dünyada Çocuk: Riskleri Anlamak, Potansiyeli Özgürleştirmek" temasıyla düzenlenen 'IV. Uluslararası Montessori Zirvesi', Boğaziçi Üniversitesi'nde başladı. Zirvenin açılış törenine Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci İnci, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ve YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi'nin yanı sıra çok sayıda akademisyen ve eğitimci katıldı.

'ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMA İRADEMİZİ DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN VE YARIN DA SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ'

Zirvede konuşan Milli Eğitim Bakanı Tekin, "Bir kez daha menfur saldırıda kaybettiğimiz öğretmenimize, evlatlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Kederli ailelerine, yakınlarına ve bütün maarif camiamıza baş sağlığı temenni ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde üzerimize düşeni sonuna kadar yapma irademizi dün olduğu gibi bugün ve yarın da sürdürmeye devam edeceğiz. Milletçe yüreğimizin yandığı ve yaşadığımız derin kederin iffetli sessizliğiyle yasımızı tuttuğumuz bu süreçte öğretmenlerimizin, okullarımızın, ailelerimizi ve çocuklarımıza kazandırmaya çalıştığımız ahlak ve şahsiyet ufkunu hedef alan hoyrat bir söylemin devreye sokulduğuna da maalesef üzüntüyle şahitlik ettik" dedi.

'TEK BİR ÇOCUĞUN ÖFKESİ İLE AÇIKLAMAYA ÇALIŞIRSAK BÜYÜK YANILGI İÇERİSİNE GİRERİZ'

Bakan Tekin, "Modern dünya çocuklarımızın önüne büyük imkanlar ve fakat aynı anda ağır imtihanları da koydu. Bugün çocuklarımız bilgiden mahrum kalmak bir yana maruz kaldığı şeylerin çokluğu altında yönünü tayin etmekte zorlanan bir nesil haline geldi. Telefonun, tabletin, sosyal medyanın ve kesintisiz içerik akışının çocuklarımızın dikkatine, diline, arzu dünyasına, hayaline ve hayata bakışına maalesef nüfuz ettiği bir dönemden geçiyoruz. Çocukluk meselesini konuşurken müfredatın, yöntemin yahut teknik tedbirlerin ötesine geçen çok daha büyük bir sorumlulukla yüz yüzeyiz. Önümüzde duran asıl mesele evlatlarımızı nasıl koruyacağımız, şahsiyetlerini hangi iklim içinde tahkim edeceğimiz, merhameti, hududu ve birlikte yaşama ahlakını nasıl kökleştireceğimiz meselesidir. Bu sebeple okul bahçesinde, koridorda, sınıf kapısında karşımıza çıkan taşkınlığı tek bir çocuğun öfkesi ile açıklamaya çalışırsak çok büyük bir yanılgı içerisine gireriz. Yine aynı şekilde fiziki tedbirlerle sorunu çözeceğimizi düşünürsek daha büyük bir yanılgı içerisine girmiş oluruz" diye konuştu.

'BU MİLLETİN ÇOCUKLARI BİZİM GÖZÜMÜZDE EMANETİN EN KIYMETLİ HALKASIDIR'

Bakan Tekin, "Her çocuğun kabiliyetini kendi seyrinde büyüten, kendi fıtratında büyüten bir eğitim anlayışına ihtiyaç var. Bakanlık olarak bizler bilhassa son dönemde üzerinde ısrarla durduğumuz istikamet de tam da bu ihtiyaca cevap vermek üzere kurgulanmış bir istikamettir. Aslında yapmaya çalıştığımız şeylerle biraz önce Bilal Bey'in anlattığı Montessori tecrübesi arasında güçlü bir bağ olduğu açıktır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'mizle güç kazandırdığımız maarif yönelişi aynı zamanda bu büyük hakikatlere de işaret ediyor. Çocuklarımızın fıtratını gözeten bir eğitim anlayışı. Bu yıl için 'Her çocuk bir fidan, ilk ders Yeşil Vatan' temasıyla başladığımız çalışmalarımızı ikinci yarıyılın başında bayrak sevgisiyle derinleştirdik. Ramazan ayıyla beraber 'Maarifin kalbinde Ramazan' mottosuyla, ardından Nisan ayında ise 'Maarifin kalbinde çocuk' mottosuyla etkinliklerimizle evlatlarımızın merhametle, paylaşmayla, hürmetle ve birlikte yaşama ahlakıyla daha güçlü bir biçimde buluşmasını sağlamaya çalıştık. Farklı temalarda gerçekleştirdiğimiz aile buluşmalarıyla anne, baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiren, daha sağlam bir destek alanı oluşturmaya çalıştık. Dijital bağımlılık, teknoloji bağımlılığı, sigara ve tütün bağımlılığı ile akran zorbalığı gibi başlıklarda öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yönelik yüz yüze ve çevrim içi eğitimleri yaygınlaştırmaya çaba sarf ettik. Rehberlik modellerimizde çocuklarımızın da empati, öfke kontrolü, çatışma çözme, akran baskısıyla baş etme ve dijital güvenlik alanlarında desteklenmesine ağırlık verdik. Bu milletin çocukları bizim gözümüzde emanetin en kıymetli halkasıdır" dedi.

'ÇOCUĞU DAHA İYİ TANIYARAK YETİŞKİNLİĞE ADIM ATMASINI SAĞLAYABİLİRİZ'

Zirvede konuşan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, "Öncelikle Kahramanmaraş'ta yaşanan bu elim hadisenin bütün eğitim gönüllüleri için, bizler için ne kadar incitici, ne kadar kalbimizi yerle bir eden bir şey olduğunu bilerek sözlerime başlıyorum. Bütün kaybettiğimiz yavrularımıza rahmet diliyorum. Beni en çok büyüleyen Maria Montessori'nin insan doğasından ne kadar etkilendiği, insan doğasını keşfetmekten ne kadar etkilendiği olmuştu ve bizim kendi inancımızla ne kadar paralellikleri olduğunu görerek bu işe yaklaştık. Oluşturmaya çalıştığı sınıf ortamı ve o sınıfa yerleştirdiği materyallerle aslında bunun sadece sağlayıcılarıydı. Biz de 2011 yılında Türkiye'de bir yandan farklı eğitim yaklaşımlarının, farklı pedagojilerin daha iyi uygulanması sağlansın ki ondan sonra eğitim fakültelerimiz bunlar arasında kıyaslar yapabilsin, güçlü noktalarını ortaya çıkarabilsin ve aslında bütün eğitimcilerimize ilham olacak uygulamalar bu okullarımızda oluşsun diye arzu ettik. 15 yıldır gerçekten Türkiye'de bu alandaki en iddialı, en başarılı uygulamaları hayata geçirdik. Herhangi bir kar amacı gütmeyen vakfımızın eğitim sahasında çığır açabilecek uygulamalarından sadece bir tanesi okul öncesinde Montessori ve Türkiye'nin ilk ve tek Montessori İlkokulu. Uzun uğraşlar ve çalışmalar sonucunda talim terbiye onayını da alan Montessori temelli olan Palet İlköğretim Programı, hala gelişmeye, hala Türkiye'deki yeni Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne de uygulanması ve belki yakınsalaştırılması gereken bir projemiz, o da devam ediyor. Boğaziçi Üniversitesi ile yaptığımız iş birliklerinde hem Türkiye'de Montessori eğitimi almak isteyenlerin buna erişimini artırmış oluyoruz. Bunu güçlendirmeye çalışıyoruz. Öbür taraftan da tabii ki okullarımızdaki uygulamaların daha fazla akademik görünürlüğü olmasını sağlamayı hedefliyoruz. Ümit ediyorum ki gerçekten çocuğun fıtratını koruyarak, çocuğu daha iyi tanıyarak yetişkinliğe adım atmasını sağlayabiliriz" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------------

-Programdan detaylar

-Bilal Erdoğan'ın konuşması

-Milli Eğitim Bakanı Tekin'in konuşması

-Genel ve detay görüntüler

===============

2-ESENLER'DE 17 YAŞINDAKİ ŞÜPHELİ ASKER EĞLENCESİ İÇİN TOPLANAN GRUBA SİLAHLA ATEŞ AÇTI; 1 ÇOCUK AĞIR YARALANDI

Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA)-ESENLER'de hızlı araç kullandığı için uyarıldıktan sonra çevredekilerle tartışan Derviş G.(17), kısa süre sonra olay yerine tekrar silahla gelerek asker eğlencesi için toplanan gruba ateş açtı. Kurşunlardan biri Yusuf Arda Özer'e(17) isabet etti. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Özer'in tedavisi 6 gündür yoğun bakımda sürerken, şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatıldı. Anne Esma Özer " Oğlumu aradım 'gel yemek hazır' dedim kısa süre sonra silah sesleri geldi. Dışarı çıktım bir baktım ki benim yavrum yerlerde yatıyor. Durumu kritik, iç kanaması var" dedi.

Olay, 19 Nisan'da Tuna Mahallesi Tuna Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Derviş G., aralarında husumet olan kişiyi bulmak için sokakta herkese onu görüp görmediklerini sormaya başladı. Derviş G. daha sonra olay yerine araçla hızla geldiği için çevredekiler tarafından uyarıldı. Kısa bir süre sonra Derviş G. ile kendisini uyaranlar arasında tartışma çıktı. Çıkan tartışma sonrasında Derviş G. aracıyla olay yerinden uzaklaştı.

ARBEDE YAŞANDI

Kısa bir süre sonra Derviş G. olay yerine silahla geldi. Kendisiyle tartışanlara hakaret etmeye başlayınca kısa süreli arbede yaşandı. Çıkan arbede sonrasında Derviş G. asker eğlencesi için sokakta toplanan kalabalığa doğru silahla ateş açtı. Kurşunlar asker eğlencesi için orada bulunan Yusuf Arda Özer'e isabet etti. Şüpheli Derviş G. olay yerinden kendisiyle birlikte gelen 3 kişi ile birlikte kaçarak uzaklaşırken, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası Özer ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralanan Yusuf Arda Özer'in 6 gündür yoğun bakımda tedavisi devam ediyor. Birçok suçtan kaydı olduğu öğrenilen Derviş G.'yi yakalamak için çalışma başlatıldı.

'DİĞER YAVRULARIMI DA VURACAKSMIŞ'

Anne Esma Özer, "Oğlum bu olayda 2 gün öncesine kadar iş yerinde yattı sırf bu eğlenceye katılmak için. 'Anne ben Kadiri yalnız bırakmam, illa katılacağım eğlenceye' dedi. Eve bile gelmedi, 2 gün çalıştı, oğlumu aradım 'gel yemek hazır' dedim. Kısa süre sonra silah sesleri geldi. Dışarı çıktım bir baktım ki benim yavrum yerlerde yatıyor. Hala yakalanmadı. Utanma yok, arlanma yok, o olayı yapan kişi benim diğer yavrularımı da vuracakmış. Ben hastanedeyim buyursun gelsin beni vursun. Durumu kritik, risk devam ediyor iç kanaması devam ediyor" dedi.

'7-8 EL ATEŞ ETTİ'

Özer'in arkadaşı Muhammed Abdo, "İki arkadaş var ve bunlarında kendi arasında husumet var. Biz o sırada asker eğlencesi yapacaktık ve sürekli bizim oradan geçiyordu. Aralarında husumet olan çocuğu soruyordu, bize de sorup durduğu sırada bizim arkadaşımız ters yaptı ona 'yeter, o buraya gelmiyor git eğlencemiz var eğlencemizi bozma' dedi o da küfür etmeye başladı. Daha sonra bunlar birlerine küfür etmeye başladılar kafa kafaya gelmeye başladılar, bu çocuk arabaya bindi ve 'gidip geleceğim' dedi. Arabayla gitti yürüyerek geri geldi, bizim de arkadaşımız yanına gitti olayı halletmek için, kavga çıkmasın diye. Arkadaşım onu tuttu 'ne oldu' dedi 'arka mahalleye gidelim orada konuşalım eğlencemiz var bozmayın' dedi. Daha sora o elini silaha attı arkadaşımız da ona vurdu, daha sonra silahla bize doğru ateş etmeye başladı. Bizim arkadaşımıza geldi mermi, bir sürü çocuk vardı orada 7-8 el ateş etti" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------

(Güvenlik kamerası)

-Asker eğlencesi için toplananlar

-Şüphelinin araçla gezerken husumetlisini çevredekilere sorması

-Şüphelinin olay yerine 3 arkadaşıyla gelişi

-Saldırı anı

-Özer'in ambulansa alınması

(Aktüel)

-Esma Özer ve Muhammed Abdo ile röportaj

-Olay yerinden görüntüler

-Yusuf Arda Özer ve Derviş G.'nin fotoğrafı

================

3-KAĞITHANE'DE BARIŞMAK İÇİN ESKİ SEVGİLİSİNİ GASBETTİRMEK İSTEYEN ŞÜPHELİ: KURTARIYORMUŞ GİBİ YAPACAKTIM

Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA)-KAĞITHANE'de Elifnur A.(20), aracına bindiği sırada Y.A.(16) tarafından gasp girişimine uğradı. Polis ekipleri, olayı eski sevgili Alperen M.(20)'nin 'Barışmak için' planladığını tespit etti. Gözaltına alınan 2 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Şüpheli Alperen M.'nin ifadesinde, "Elimde bıçak olursa daha inandırıcı olur dedi. Ben onu kurtarıyormuş gibi yapacaktım. Yaptığımız eylem şakadan ibarettir" dediği öğrenildi.

Olay, 21 Nisan günü saat 14.40 sıralarında Hamidiye Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, park halindeki aracına binen Elifnur A., bıçaklı ve maskeli şüpheli tarafından gasp girişimine uğradı. Aracın kapısını açarak içeri giren şüpheli, elinde bulunan bıçağı gösterip Elifnur A.'yı gasbetmeye çalıştı. Bunun üzerine panikleyen şüpheli kaçmaya çalıştı. Bu sırada olay yerine gelen eski sevgili Alperen M. ise kaçan şüpheliyi kovalamaya başladı.

ESKİ SEVGİLİSİNİN BARIŞMA PLANI OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI

Konuya ilişkin çalışma başlatan Sadabad Polis Merkezi Amirliği'ne bağlı Suç Araştırma ve Soruşturma Büro ekipleri tarafından yapılan incelemelerde, olayın eski sevgili Alperen M. tarafından planlandığı belirlendi. Öte yandan gasp girişiminde bulunan şüphelinin ise Y.A. olduğu tespit edildi.

GASP GİRİŞİMİ KAMERADA

Çevredeki güvenlik kamerasıyla kaydedilen görüntülerde, Y.A'nın araca binip bıçakla tehditte bulunması ve panikleyip kaçtığı anlar yer aldı. Devamında ise şüphelinin kaçtığı ve çevredekilerin peşinden koştuğu görüldü.

2 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan şüphelilerden Alperen M.'nin, olayı eski sevgilisi Elifnur A. ile yeniden barışmak için planladığını söylediği öğrenildi. Emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Alperen M. ve Y.A. çıkarıldıkları mahkemece 'Gasp' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

'ELİM DE BIÇAK OLURSA DAHA İNANDIRICI OLUR'

Yaşanan olayla ilgili şüpheli Alperen M. ve mağdur Elifnur A.'nın ifadeleri ortaya çıktı. Şüpheli Alperen M.'nin ifadesinde, "Olay günü liseden arkadaşım olan Y.A. ile birlikte Ümraniye'de buluştuk. Yasin'e 'Eski kız arkadaşım Elifnur A. ile konuşmam gerekiyor, bir yol çizmem lazım amacım eski kız arkadaşımı korkutmak ya da ona zarar vermek değil, benimle konuşmasını sağlamak istiyorum. Kız arkadaşım aracına bindiğinde sende yüzünü kapatacak bir şeyler takıp, peşinden sende kız arkadaşımın aracına bin. Daha sonra şaka maksadıyla sanki ona eşyalarını istiyormuş gibi davran. Ben onu kurtarıyormuş gibi yaparım bu sebeple benimle konuşmaya başlar' dedim. Y.A. da bana 'Elimde bıçak olursa daha inandırıcı olur' dedi. Ben de bıçağı görünce 'Kız arkadaşım korkar sakın bıçağı ona doğrultma' dedim. Y.A. da bunu kabul etti ve şakamızı olay günü yapmak üzere ayrıldık" dediği öğrenildi.

'BEN KURTARIYORMUŞ GİBİ YAPACAKTIM'

Alperen M. ifadesinin devamında, "Olay günü arkadaşım Y.A. ile birlikte üniversite kampüsünün çevresinde buluşarak kız arkadaşımın okuldan çıkmasını bekledik. Yaklaşık 10 dakika sonra kız arkadaşımın okuldan çıkarak aracına yöneldiğini görünce Y.A., onun araca binmesini bekledi. Kız arkadaşım aracına binince Y.A. ön yolcu kapısından açarak araca bindi. Y.A. araca bindikten kısa bir süre sonra kız arkadaşım bağırarak aracından indi. Ben de şakamızın devamını uygulamaya geçerek Y.A.'yı hiç tanımıyormuşum gibi yapıp Y.A.'nın yakasına yapıştım. Daha sonra Y.A., elimden kurtulup uzaklaştı. Bu sırada eski kız arkadaşım Elifnur A., bana bağırıp tekme ve tokat atarak 'Senin burada ne işin var. Bunu sen yaptırdın değil mi, bunu nasıl yaparsın?' dedi. Ben de onun bana vurmasını engellemek maksadıyla bileklerinden tuttum. Çevrede bulunan vatandaşlar ise benim uzaklaşmamı söylediler. Ben de konu uzamasın diye olay yerinden uzaklaştım. Olay sırasında Elifnur A.'ya şaka yaptığımı söyleyemedim. Benim niyetim kesinlikle kız arkadaşıma zarar vermek değil aksine kendisinin benimle konuşmasını sağlamaktı. Bu sebeple arkadaşım Y.A. ile aramızda bu şakayı planlayarak böyle bir eylem gerçekleştirdik. Yaptığımız eylem bir şakadan ibarettir" dediği öğrenildi.

'HER ŞEYİNİ BANA VER YOKSA SENİ ÖLDÜRÜRÜM'

Mağdur Elifnur A. ise, "Olay günü okuldan çıkış yaptım. Aracımın şoför koltuğuna bindim. Aracıma biner binmez sol yolcu kapımı, yüzü siyah maskeli bir erkek şahıs elinde bulunan sustalı bıçağı bana doğrultarak 'Her şeyini bana ver yoksa seni burada öldürürüm' şeklinde söylemde bulundu. Ben 'Sen kimsin' diye bağırdım ve araçtan indim. Çevredeki vatandaşlara yardım edin diye bağırdım. Maskeli şahıs araçtan inerek koşarak kaçmaya başladı. Olay yaşandıktan yaklaşık 2 dakika sonra eski sevgilim Alperen M. yanıma geldi ve ne olduğunu sordu. Ben de 'Burada ne işin var?' dedim. Bana 'Seni görmeye geldim' dedi. Ben de 'Sen mi yaptırdın?' dedim. O da, 'Hayır ben yapmadım' dedi" şeklinde ifade verdiği öğrenildi.

'SEN NASIL BÖYLE BİR ŞEY YAPARSIN'

Elifnur A. ifadesinin devamında, "Ben de aracıma bindim. Alperen M. de peşimden gelerek aracıma bindi. Ben araçtan inmesini söyledim. Çevredeki insanlar benim korktuğumu görünce Alperen M.'yi araçtan indirdi. Ben aracım ile yaklaşık 10 metre ilerledikten sonra durdum. Araçtan indim ve Alperen M.'ye 'Sen nasıl böyle bir şey yaptırırsın' dedim. O esnada Alperen M. elleri ile kolumu tuttu ve sıktı, bağırarak 'Ben yapmadım' dedi. Kollarımı sıktığı için canım acıdı ve kollarımı ellerinden kurtardım. Daha sonra Alperen M. gözden kayboldu. Ben de polis ekiplerini aradım. Alperen M. psikolojisi bozuk biridir" dediği öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------

(Arşiv)

-Dün geçilen görüntüler

===========

4- 40 GÜN ÖNCE EVDEN ÇIKAN ALZHEİMER HASTASI BULUNAMADI; YAKINLARI VE KEDİSİ 'ZİLLİ' ONU BEKLİYOR

Vehbi DEMİR / İSTANBUL, (DHA) - BÜYÜKÇEKMECE'de 40 gün önce yeğeninin evinden çıkan Alzheimer hastası Ahmet Yazıcı'dan (75) yakınları bir daha haber alamadı. Çaresizce bekleyen Yazıcı'nın yakınları ve arkadaşları yetkililerden yardım istedi. Kedisi Zilli'nin de eve dönmesini beklediği Yazıcı'nın son görüldüğü anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Tek başına yaşayan Alzheimer hastası Ahmet Yazıcı, 14 Mart'ta Büyükçekmece Fatih Mahallesi'nde bulunan evinden çıkarak Beylikdüzü'nde bulunan yeğeninin evine gitti. Bir süre sonra yeğeninin evinden ayrılan Yazıcı'dan bir daha haber alınamadı. Polis merkezine giderek kayıp ihbarında bulunan Yazıcı'nın yakınlarının ve arkadaşlarının çaresiz bekleyişi sürüyor.

DRONLA ARAMA YAPILDI

İhbar üzerine harekete geçen polis, AFAD ve belediye ekipleri Ahmet Yazıcı'nın gitme ihtimalinin olduğu yerlerde arama çalışmaları başlattı. Yazıcı'nın kaybolmadan 1 ay önce gittiği Büyükçekmece Gölü kenarında, buraya tekrar gelmiş olma ihtimali üzerine dronlarla arama yapıldı. Aramalarda sonuç alınamadı. Yakınları, arkadaşları ve sevenleri; Ahmet Yazıcı'nın eve dönmesini bekliyor. Ayrıca Yazıcı'nın yeğeninin evine uğramadan saatler önce caddede tek başına yürüdüğü anlar da çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

'EN SON YEĞENİNE UĞRUYOR'

Ahmet Yazıcı'nın yakını Ahmet Atalay, "40 gün oldu, en son saat 15.30 sıralarında görüldü. Yeğenine uğradı, yeğeninde birkaç dakika durduktan sonra yola çıktı. Ondan sonra bir haber alınamadı. Yaşı 75, Alzheimer hastası, görme zorluğu da yaşıyordu. Polise, kaymakamlık gibi gerekli mercilere haber verdik. Bir türlü bir haber alamadık. Kaybolmadan 1 ay önce gölün kenarına gitmişti. Tekrar oralara gidebileceği ihtimali üzerine Polis, AFAD, belediye ekipleri dron ile aradık. En son görüldüğü yer, güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerden sonra yeğenine uğruyor. Sabah saat 06.00 sıralarında Beykent'te görülüyor. En son yeğenine uğruyor" dedi.

'KEDİSİ ZİLLİ AHMET AĞABEYİ BEKLİYOR'

Ahmet Yazıcı'nın arkadaşı Evren Kotoğlu, "Alzheimer hastasıydı, yaklaşık 2 aydır kayıp. Birçok yere baktık, Büyükçekmece Gölü çevresinde dronlarla arama yaptık. Buradan yetkililere sesleniyoruz, Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Büyükçekmece Belediyesi'ne, gerekli kolluk teşkilatlarımıza... Ahmet Ağabeyimizin hiç kimsesi yok, bize emanetti. Sürekli bu kahvehaneye gelirdi. Onu çok özlüyoruz sevenleri olarak. Çok da merak ediyoruz. Artık 2 ay olduğu için de hayati tehlikesi de aslında şüpheli. Sadece onu biz beklemiyoruz, kedisi de onu bekliyor. Kedisi de neredeyse 24 saat buradan hiç çıkmıyor. Onu görenlere, yerini bilenlere rica ediyoruz, Ahmet Ağabey ile ilgili bilgi bekliyoruz. Kedisi Zilli, Ahmet ağabeyi bekliyor, her zaman geldiği kafede. İnşallah bir an önce kedisine kavuşur, biz de Ahmet ağabeye kavuşuruz" ifadelerine yer verdi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------------

- Ahmet Yazıcı'nın fotoğrafı

(Güvenlik Kamerası)

- Yazıcının son anları

(Aktüel)

- Ahmet Atalay röportaj

- Evren Kotoğlu röportaj

- Kayıp İlanı

- Ahmet Yazıcı'nın kendisi Zilli

- Genel ve detay görüntüler

=================

5-KADIKÖY'DE EĞLENCE MEKANLARI VE ÇEVRESİNDE UYUŞTURUCU SATANLARA OPERASYON; 94 GÖZALTI

Esra GÜNTEPE- Emre KURT/ İSTANBUL (DHA) - KADIKÖY'de eğlence mekanları ve çevresindeki çeşitli iş yerlerinde uyuşturucu satışı yapıldığı iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada, 107 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. 94 şüpheli gözaltına alınırken yapılan aramalarda bir miktar uyuşturucu, 1 ruhsatsız tabanca ve 732 bin Lira ele geçirildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, Kadıköy'de başta gece kulüpleri olmak üzere eğlence mekanları ile çevresinde bulunan alkol satışı yapılan bayiler, kuaförler, bijuteri ve gıda işletmelerinde bazı kişilerin, müşteri olarak gelenlere uyuşturucu sattıkları belirlendi. Ayrıca sokak satıcılarının da bölgedeki yoğunluktan faydalanarak, söz konusu işletmelerin içinde ve çevresinde uyuşturucu ticaretini sürdürdüğü tespit edildi. Soruşturma kapsamında, 8 gece kulübü ve 4 farklı işletme olmak üzere toplam 12 iş yerinin işletme sahipleri, sorumlu müdürleri, çalışanları ile iş yeri çevresinde uyuşturucu ticaretine karıştığı belirlenen toplam 107 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

94 GÖZALTI

Yapılan operasyonda haklarında gözaltı kararı verilen 107 kişiden 94'ü gözaltına alındı. İş yerleri, depolar ve şüphelilerin üzerinde yapılan aramalarda 68 kök Hint keneviri, 29 gram Skunk, 1 ruhsatsız tabanca, 50 fişek ve 732 bin 800 Lira ele geçirildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------

-Operasyondan görüntüler

-Eğlenme mekanlarında ararmalar

-Şüphelilerin yakalanması

-Ele geçirilenlar

=============

6- İSTANBUL MERKEZLİ 4 İLDE FUHUŞ OPERASYONU: 14 GÖZALTI

Ali AKSOYER/İSTANBUL,(DHA)- İSTANBUL merkezli 4 ilde organize şekilde fuhuş yaptırdığı belirlenen çeteye yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan 14 şüpheliden 7'si tutuklandı. Operasyonda, çetenin fuhuş yapırdığı belirlenen 52 kadın kurtarıldı. Şüphelilerin hesap hareketlerinde son 1 yılda yaklaşık 15 milyon liralık haksız kazanç elde edildiği belirlendi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri, aralarında yabancı uyruklu kadınların da bulunduğu kişilerin mobil uygulamalardaki gruplar üzerinden ev ve otellere gönderildiği ihbarı üzerine çalışma başlattı. Yaklaşık 4 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından şüphelilerin kimlikleri belirlendi.

PARA TRAFİĞİYLE İZLERİNİ GİZLEMİŞLER

Soruşturma kapsamında, çete üyelerinin elde ettikleri paraları farklı kişilerin banka hesaplarına aktardıkları ve buradan çektikleri tespit edildi. Yapılan incelemelerde şüphelilerin bu yöntemle kimliklerini gizlemeye çalıştıkları ve son 1 yılda yaklaşık 15 milyon liralık işlem hacmine ulaştıkları ortaya çıktı.

4 İLDE 14 ADRESE EŞ ZAMANLI BASKIN

Delillerin toplanmasının ardından İstanbul'un Büyükçekmece, Silivri, Beylikdüzü ve Küçükçekmece ilçeleri ile Samsun, Diyarbakır ve Ankara'da belirlenen 14 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

14 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA, 52 KADIN KURTARILDI

Operasyonda çete üyesi 14 şüpheli gözaltına alınırken, fuhuş yaptırıldığı belirlenen 52 kadın da ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

ÇOK SAYIDA SUÇ UNSURU ELE GEÇİRİLDİ

Adreslerde yapılan aramalarda 16 cep telefonu, 14 SIM kart, 1 tablet, suçtan elde edildiği değerlendirilen 980 dolar, 105 euro ve 43 gram altın ele geçirildi. Ayrıca 5 gram esrar, 1 hassas terazi, 4 uyuşturucu öğütücü aparat ve kadınlara ait bilgilerin bulunduğu 2 ajanda bulundu.

7 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 7'si tutuklanırken, 7'si hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Yabancı uyruklu kadınların ise sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi'ne teslim edildiği öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------

-Operasyondan görüntüler

-Ele geçirilenler

-Evlerde yapılan aramalar

-Şüphelilerin adliyeye sevki

===========

7-BEŞİKTAŞ'TA 172 YIL HAPİS CEZASI BULUNAN 17 YAŞINDAKİ ŞÜPHELİ YAKALANDI

Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) - BEŞİKTAŞ Çarşı'da denetim yapan devriye ekiplerinin şüphe üzerine durdurduğu B.D.'nin (17), Genel Bilgi Tarama (GBT) sorgusunda 172 yıl 3 gün kesinleşmiş hapis cezası ve 130 suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Toplamda 28 ayrı dosyadan hapis cezası olduğu tespit edilen B.D. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olay, 23 Nisan Perşembe günü saat 21.30 sıralarında Köyiçi Sinanpaşa Mahallesi'nde meydana geldi. Beşiktaş Devriye Ekipler Amirliği'ne bağlı polisler, denetim sırasında durumundan şüphelendikleri B.D.'yi durdurdu. Yapılan Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgusunda, B.D.'nin 172 yıl 3 gün kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı ve 130 suç kaydının bulunduğu belirlendi. Bunun üzerine şüpheli gözaltına alındı.

28 AYRI DOSYADAN HAPİS CEZASI

Yapılan incelemelerde B.D.'nin; İstanbul'da Bahçelievler, Kadıköy, Bağcılar, Şişli, Ataşehir, Pendik, Bakırköy, Kartal, Üsküdar ve Büyükçekmece ile Kocaeli'nin İzmit ilçesinde toplam 28 ayrı dosyadan hapis cezası bulunduğu tespit edildi. Ayrıca şüphelinin, 'mala zarar verme' ile 'yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak hırsızlık' suçlarından da arandığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen B.D., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)

==========

8-İSTANBUL'DA KAPORA DOLANDIRICILIĞI YAPAN 2 ŞÜPHELİ YAKALANDI

Ali AKSOYER/İSTANBUL,(DHA)-İSTANBUL'da internet sitesine koydukları ev ilanı için 60 bin lira kapora veren müşteriyi dolandırdıkları öne sürülen 2 şüpheli yakalandı. Yapılan aramalarda 4 cep telefonu ve 14 sim kart ele geçirildi. Gözaltına alınan şüphelilerden biri tutuklanırken diğerine adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olay, 13 Nisan'da Zeytinburnu'nda meydana geldi. A.A. (34), internet sitesinde gördüğü ev ilanı için 60 bin lira kapora gönderdiğini, ancak daha sonra ilan sahiplerine ulaşamadığını belirterek polise başvurdu. İhbar üzerine Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin Beylikdüzü'nde kaldıkları adres tespit edildi. Düzenlenen operasyonda U.Z. (28) ile S.N.Z. (32) gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda 932 bin 800 lira para, 1 tablet, 4 cep telefonu ve 14 SIM kart ele geçirildi.

1 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden S.N.Z. hakkında ev hapsi kararı verildi. Daha önceden 28 suç kaydı bulunduğu öğrenilen U.Z. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------

-Şüphelilerin adliyeye sevki

==========

9-BAŞAKŞEHİR'DE PENCEREN SARKITTIĞI KÖPEĞİ CAMA VURUP KAYDETTİ; ALKOLLÜYDÜM DİYİP ÖZÜR DİLEDİ

Vehbi DEMİR / İSTANBUL, (DHA) -BAŞAKŞEHİR'de evinde beslediği köpeği bacağından tutarak pencereden dışarı sarkıtan ve cama vuran kadın, o anları cep telefonuyla kaydederek arkadaşına gönderdi. Görüntülerin sanal medyada yayınlanması üzerine gelen tepkilere cevap veren kadın, alkollü olduğunu söyleyerek özür diledi.

Olay, dün akşam saatlerinde Bahçeşehir 1. Kısım Mahallesi'ndeki sitede meydana geldi. İddiaya göre, evinde beslediği köpeği metrelerce yükseklikteki pencereden aşağı sarkıtarak cama vuran kadın o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Köpeği aşağı atmakla tehdit ettiği anların yer aldığı görüntüleri arkadaşına gönderen kadın, kısa sürede sanal medyada yayılan görüntülerin ardından çok sayıda tepki mesajı aldı.

'BABASI KURTARSIN'

Şüpheli kadın o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntülerde, kadının köpeği defalarca cama vurarak aşağı atmakla tehdit ettiği ayrıca "Babası alsın kurtarsın bu köpeği, Şenol babası hadi gel, çocuğuna değer vermeyen, seviyor muydun Kuki'yi? Hadi gel kurtarsana" dediği anlar yer alıyor.

'ALKOLLÜYDÜM,

Şüpheli kadın sanal medyada hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Sosyal medyada yayılan videodaki kişi benim ve o görüntülerde yaptığım şey kesinlikle kabul edilemez. O an alkollüydüm ama bu hiçbir şekilde bir mazeret değildir. Bir canlının güvenliğini tehlikeye atmak büyük bir hatadır ve bunun sorumluluğunu tamamen kabul ediyorum. Hayvanlara zarar vermek gibi bir niyetim hiçbir zaman olmadı, ancak yaptığım davranışın yanlış olduğu çok açık. Bu olaydan sonra kendimle yüzleştim ve alkol kullanımı hayatımı olumsuz etkilediğini fark ettim. Bu yüzden profesyonel destek alarak tedavi sürecine başlamaya karar verdim. Ayrıca iyileşme sürecim boyunca hiçbir hayvanın sorumluluğunu üstlenmeyeceğim. Bir daha böyle bin hatanın yaşanmaması için gereken tüm adımları atacağım. Beni eleştiren herkesi anlıyorum, çünkü yapılan şey savunulacak bir şey değil. Sadece bu süreci düzeltmek için çaba gösterdiğimi bilmenizi isterim. Tekrar özür diliyorum" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------------

(Cep Telefonu)

- Olay anı

- Kadının açıklamaları

==========

10-KAĞITHANE'DE TAMİR ETTİĞİ KEPENK BAŞINA DÜŞEN İŞÇİ AĞIR YARALANDI

Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) – KAĞITHANE’de tamir etmek istediği otopark kepengi başına düşen Musa Y.(26), ağır yaralandı. Hastanede tedavisini süren Musa Y.'nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Olay, 20 Nisan Pazartesi günü saat 18.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, rezidansın kapalı otoparkındaki kepenk arızalandı. Bunun üzerine teknik servis personeli Musa Y., arızayı gidermek için çalışma başlattı. Çalışma sırasında kepenk aniden yerinden çıkarak Musa Y.'nin başına düştü. Kanlar içinde yere yığılan işçiyi görenler durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, ağır yaralanan Musa Y.'ye ilk müdahaleyi burada yaptı. Ardından ambulansla Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan işçi tedavi altına alındı. Öte yandan, kazanın ardından yaşananlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------

(Cep telefonu)

-Yaralıya müdahale edilmesi

-Yaralının sedyeyle götürülmesi

-Olayı izleyen vatandaşlar

=============

11-GÜNGÖREN'DE YANAN ODUN PARÇALARIYLA DUVARA YAZI YAZIP İŞ YERİNE ATTILAR

Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- GÜNGÖREN'de 3 kişi, ellerindeki yanan odun parçalarıyla iş yerinin duvarına yazı yazdı. Daha sonra odun parçalarını mobilya atölyesine atan şüpheliler, hızla olay yerinden kaçtı. İş yeri çalışanlarının müdahalesiyle yangın büyümeden söndürülürken o anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, 22 Nisan Çarşamba günü saat 20.30 sıralarında Gençosman Mahallesi Koray Sokak'ta bulunan mobilya atölyesinde meydana geldi. İddiaya göre, sokakta ateş yakan 3 kişiden 2'si, bir süre sonra yanan odun parçalarını ellerine alarak iş yerinin duvarına yazı yazdı. Şüpheliler daha sonra ellerindeki yanan odun parçalarını iş yerinin içerisine atarak olay yerinden kaçtı. Dükkan içerisindeki yanan odun parçalarını fark eden çalışanlar, yangına hemen müdahale ederek alevleri büyümeden söndürdü. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, iş yerinde maddi hasar oluşmadı. Öte yandan, 3 gencin yanan odun parçalarıyla duvara yazı yazdığı ve parçaları iş yerine atarak kaçtığı anlar, güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı..

'ÇOCUKLARIN BUNU KUNDAKLAMA NİYETİYLE YAPMADIKLARI BELLİ'

İş yeri sahibi Ahmet Açıkgöz, "Ofiste arkadaşlarla toplantı yapıyorduk, içeriye yanan odun parçaları atıldı. Dışarı çıktığımızda kimse yoktu. Olayı kamera kayıtlarından inceledim. Sokağın sonunda yakılan ateşteki odun parçalarını alıp, duvara yazı yazdıktan sonra parçayı içeri atıyorlar. Yanan odun parçasına hemen müdahale ettik, söndürüp çöpe attık. Aileler çocuklarına sahip çıksınlar. Eğitim verilmesi gerekiyor. Son dönemde, 8 ile 18 yaş arasındaki çocuklarda ciddi bozulmalar var. Aileler üstüne düşen görevi yaparlar. Çocuklarda da inşallah bu videoyu izleyip pişman olurlar. Gençler bunu bir şey zannediyorlar. Herşey eğitimden geçiyor. Ailelerine ahlak çerçevesinde herşeyi öğretmelerini öneriyorum. Çocukların bunu kundaklama niyetiyle yapmadıkları belli. Genç çocuklar, inşallah düzelirler" dedi.

Görüntü Dökümü:

----------

(Güvenlik Kamerası)

-Şüphelilerin ellerindeki yanan odun parçaları

-Duvara yazı yazmaları

-Yanan parçaların iş yerine atılması

(Aktüel)

-Sokaktan görüntü

-İş yerinden görüntü

-Ahmet Açıkgöz ile röportaj

==========

12-AVCILAR'DA KAMYONDAN TELEFON HIRSIZLIĞI KAMERADA

İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA) - AVCILAR'da bir kişi, yük indirmek için yol kenarına park edilen kamyonun ön kısmında unutulan 2 cep telefonunu çaldı. Hırsızlık anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, dün sabah saatlerinde Denizköşkler Mahallesi Dr. Sadık Ahmet Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gıda firmasına ait kamyonun şoförü, siparişleri indirmek için aracı yol kenarına park etti. Şoförün kutuları iş yerine teslim etmeye gittiği sırada kaldırımda yürüyen bir kişi, aracın ön kısmında unutulan 2 cep telefonunu fark etti. Bir süre çevresini kontrol eden şüpheli, kamyonun kilitli olmayan kapısını açarak telefonları alıp olay yerinden uzaklaştı. Teslimatını tamamladıktan sonra kamyona dönen ve telefonlarını bulamayan şoför, iş yerinin güvenlik kamerası görüntülerini inceleyerek hırsızlığı tespit etti. Görüntüleri alarak polise başvuran kamyon şoförü, şüphelinin yakalanmasını istedi. Polis ekipleri, şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------------

(Güvenlik kamerası)

-Şüphelinin kamyondan telefonları aldığı anlar

-Şüphelinin kaçması

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber