Geri Dön
İstanbulDHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

1- MERKEZ BANKASI BAŞKANI KARAHAN: ENFLASYONUN 2026 YIL SONUNDA YÜZDE 26 OLARAK GERÇEKLEŞECEĞİNİ TAHMİN EDİYORUZ - 1

Tuğçe SEZER ODABAŞI - Şevval CİNDİR / İSTANBUL,(DHA)- TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan Enflasyon Raporu 2026 Bilgilendirme Toplantısı'nda konuştu. Karahan, "2026 yılı enflasyon ara hedefini yüzde 16’dan yüzde 24’e, 2027 yılı ara hedefini yüzde 9’dan yüzde 15’e, 2028 ara hedefini ise yüzde 8’den 9’a yükselttik. Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yılsonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9'a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz" dedi.(DHA)

Görüntü Dökümü

-----

- MB Başkanı'nın konuşması

- Genel ve detay görüntüler

===========

2- 'AZİZ İHSAN AKTAŞ SUÇ ÖRGÜTÜ' DAVASINDA 4 SANIK HAKKINDA TAHLİYE TALEBİ - 2 / Ek bilgiyle

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - BELEDİYE başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' davasında duruşmasının görülmesine devam edildi. Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı 4 sanık hakkında tahliye talebinde bulunurken, 7 sanığın tutukluluk hallerinin devamı istendi.

'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması kapsamında, 3’ü tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu 11 tutuklu sanık ve tutuksuz 200 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Duruşma İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan 3 no'lu salonda görülüyor. Savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

7 SANIĞIN TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMI İSTENDİ

Savcı, esas hakkındaki mütalaasında haklarında verilmesi muhtemel ceza miktarını dikkate alarak sanıklar Rıza Akpolat, Oya Tekin, Celal Tekin, Ceyhan Kayhan, Özcan Zenger, Erhan Daka ve Utku Caner Çaykara’nın tutukluluk hallerinin devamını talep etti.

4 SANIK HAKKINDA TAHLİYE TALEBİ

Savcı ayrıca, sanıklar Ali Rıza Yılmaz, Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç ve Rabil Artan’ın ise tutuklulukta geçirdikleri süreyle, üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyetini dikkate alarak tahliyelerine karar verilmesini istedi. (DHA)

==========

3- RASİM OZAN KÜTAHYALI İSTANBUL'DA GÖZALTINA ALINDI

İSTANBUL, (DHA)- ADANA merkezli yürütülen 'yasa dışı bahis' operasyonu kapsamında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı İstanbul'daki evinde gözaltına alındı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında; 'yasa dışı bahis', 'nitelikli dolandırıcılık', 'rüşvet' ve 'kara para aklama' suçlarına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı İstanbul'daki evinde gözaltına alındı. (DHA)

==========

4- GÖNDERDİĞİ OSMANLI MÜZİĞİ MAKALELERİYLE OXFORD MÜZİKOLOJİ BÖLÜMÜ’NDEN YÜKSEK LİSANS İÇİN KABUL ALDI

Canan İLARSLAN-Feridun AÇIKGÖZ/İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Teknik Üniversitesi (İTÜ) Müzikoloji Bölümü son sınıf öğrencisi Olcay Varlı, ortaokuldan itibaren aldığı konservatuvar eğitiminin ardından, Osmanlı makam müziğine olan ilgisini akademik çalışmalara dönüştürdü. Varlı, ocak ayında Oxford Üniversitesi'ne yazdığı iki makaleyi gönderdi. Ardından da müzik psikolojisi ve dinleme çalışmalarıyla gündelik müzik dinleme pratikleri ve Osmanlı müziğinde bedensellik, algı ve müzikal dünyayı inceleyen iki makalesiyle Varlı, üniversiteden kabul aldı. Nisan ayında kabul almasının ardından çalışmalara başlayan Varlı, Müzikoloji Bölümü’nde yüksek lisans yapmaya hak kazanan ilk Türk araştırmacı oldu.Hayalini gerçekleştirmek için çıktığı yolda önemli bir aşama kaydettiğini söyleyen Varlı, "Gideceğim program daha akademik bir program ama tabii ki performans kısmı da var ve ben de hem viyolonsel icramla hem de akademik deneyimimle Oxford'a kabul aldım ve gitmek istiyorum." dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Müzikoloji Bölümü son sınıf öğrencisi Olcay Varlı, ocak ayında Oxford Üniversitesi'ne yazdığı iki makaleyi gönderdi. Ardından da müzik psikolojisi ve dinleme çalışmalarıyla gündelik müzik dinleme pratikleri ve Osmanlı müziğinde bedensellik, algı ve müzikal dünyayı inceleyen iki makalesiyle Varlı, üniversiteden kabul aldı. 1 yıl boyunca eğitim alacak olan Varlı 12 yıldır viyolonsel çalıyor. Varlı akademisyen olan ailesiyle daha önce 6 ay İngiltere Oxford'da yaşadı.

'İTÜ'YE BİRİNCİLİKLE KABUL ALDIM'

Küçük yaşlardan itibaren konservatuvar eğitimi aldığını belirten Olcay Varlı, "Aslında çok küçük yaşlardan itibaren konservatuvar eğitimi alıyorum. Ortaokul ve lisemi de Bursa Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda aldım. Orada aslında biraz daha Batı müziği odaklı, performans odaklı bir eğitim gördüm ve bu süreçte birçok resital ve konser verdim. Ardından İstanbul Teknik Üniversitesi'ne birincilikle kabul aldım ve burada aslında Müzikoloji Bölümü okuyorum. Makam müziği, Osmanlı müziğine ilgim de aslında bu 4 senelik süreç içerisinde başladı diyebilirim. Şu anda mezun olacağım. Müzikoloji Bölümü'ndeyim ve viyolonsel çalıyorum. Müzikoloji bölümündeki hocalarımın desteğiyle aslında bu süreci başlatmış oldum. Oxford'da bu alanda çalışacak benden önce birisi yüksek lisans düzeyinde kabul almamıştı. O yüzden biraz stresliydim açıkçası ve yaklaşık 4-5 ay gerekliliklerini sağlamak için uğraştım. Bu süreçte de hocalarım bana gerçekten çok yardımcı oldular" dedi.

'OXFORD'TA OKUMAK HAYALİMDİ'

Küçük yaşlardan beri hayalinin Oxford'da okumak olduğunu belirten Varlı, "Bu fikir aslında benden çıktı, çünkü çok küçük yaşlardan beri Oxford'da okumak benim hayalimdi. Ailem akademisyen ve akademik nedenlerden dolayı da bir süre Oxford'da bulunduk. Ben de ilkokul çağlarındaydım ve o zamandan beri Oxford'u çok istiyordum. İstanbul Teknik Üniversitesi'ndeyken de bunun için aslında çalıştım ve çabaladım diyebilirim. Dolayısıyla böyle daha bütünlüklü bir eğitim ortamı olduğu için ve üretme ortamı olduğu için çok istiyordum ve oldu. Aslında ben 1'inci sınıftan beri, lisans 1'den beri bunun için çabalıyorum diyebilirim. Ben biraz daha bu süreçleri izole yaşayan birisiyim. O yüzden onlara da sadece sonuçları söyledim gibi oldu çok sevindiler tabii ki. Ocak ayında bir başvuru gerçekleştirdim. Bu başvuru için de 3-4 ay çalışmam gerekti çünkü iki tane makale gönderdim ve makalelerin de çok üst bir seviyede olması gerekiyor oraya kabul alabilmesi için. Aslında orada yürüteceğim çalışmalar iki boyutlu. Bir tanesi müzik psikolojisiyle ilgili, dolayısıyla bir tanesi bununla alakalı bir makaleydi. İkincisi de Osmanlı müziği ve müzik paleografyasıyla ilgiliydi. Oraya gittiğimde Bodleian arşivinde çalışacağım. Bunu da yüksek lisans seviyesinde orada bir öğrenci olarak Türkiye'den gelen biri olarak ilk defa ben yapacağım. Oxford Üniversitesi'nin Master of Studies in Music programına, bu yüksek lisans programına Türkiye'den kabul alan ilk araştırmacı oldum." diye konuştu.

'12 SENEDİR VİYOLONSEL ÇALIYORUM'

Varlı, "Bana aslında bundan yaklaşık bir, 1-1,5 ay önce bir cevap geldi. Nisan ayında diyebiliriz. Nisan ayında belli oldu ve şu anda da bir burs sürecine girdim. Kabulden sonra bu sürece girmem gerekiyordu. Çünkü Oxford'un kendi sağladığı burslar genellikle doktoraya yönelik burslar. Dolayısıyla şu anda da öncelikle harç olmak üzere belli bir miktarda burs arama sürecindeyim. Oxford'un benden burs olarak beklentisi 43 bin pound ve ben de şu anda onu arama sürecindeyim. Gerekli kurum ve kuruluşlara başvuruyorum ve aslında destek bekliyorum. Çok uzun zamandır hayalimdi ve 1'inci sınıftan beri bunun için çalışıyordum. Şu anda 4'üncü sınıftayım, mezun olmak üzereyim. O yüzden çok heyecanlıyım ve çok mutluyum. Orada yürüteceğim çalışmaların da hem bizim akademik çevremiz hem de ülkemiz için faydalı olacağını düşünüyorum. Ortaokul döneminde konservatuvara kabul edildim. O zamandan beri de yani 12 senedir viyolonsel çalıyorum" ifadelerini kullandı.

'BURS DESTEĞİ ALIRSAM EKİM AYINDA BAŞLAYACAĞIM'

Varlı, "Gideceğim program daha akademik bir program ama performans kısmı da var ve ben de hem viyolonsel icramla hem de akademik deneyimimle Oxford'a kabul aldım ve gitmek istiyorum. Bu alanda daha önce ülkemizden bir araştırmacı bu programa kabul almadığı için bu anlamda ülkemizin temsiliyeti ve Osmanlı müziğinin akademik anlamda araştırması için de faydalı olacağını düşünüyorum ve bu temsiliyeti gerçekleştirmek için de heyecanlıyım. Gerekli yerlerden burs desteği alırsam Ekim ayında programa başlayacağım ve orada bulunmuş olacağım. Program bir yıllık bir yüksek lisans programı. Bu 1 senelik yüksek lisans ardından ülkeme geri dönerek bu temsiliyeti ve çalışmaları devam ettirmek istiyorum" diye konuştu.

'ÇOK İYİ ÖĞRENCİLERİMİZDEN GURURLARIMIZDAN BİRİ'

Süreç sırasında Varlı'ya destek olan İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Gonca Girgin ise, "Aslında biz Müzikoloji Bölümü'nde burada öğrencilere çok çeşitli alanlarda eğitim veriyoruz. Tek tip müzikoloji yok. Tarihsel metotlarla çalışmalarımız var, daha güncel etnografik yaklaşımlarla çalışmalarımız var. Aslında benim Olcay'ı tanıma sebebim de müzikolojide verdiğim dersler. Çok çeşitli derslerde Olcay ile çok defa birlikte olduk ve aslında Olcay son derece eleştirel düşünme becerisi yüksek ve yaptığı işi titizlikle yürütebilen çok iyi öğrencilerimizden, gururlarımızdan biri. Bütün aldığı derslerde ödevlerine çok titizlikle yaptığı için, üzerine eğildiği için hep bu Osmanlı'da, Osmanlı İmparatorluğu dönemi tarihsel birikimi, bizim alanımızdaki müzikle ilişkili birikimi ve bunun bedensel durumlarla ilişkisini kurmaya yönelik düşünüyordu. Çünkü literatür olarak bu konular aslında biraz az ilgi çekmiş konular; ama Olcay'ın ilgisi daha usûl gösterimleri, ritmik uygulamalar, bunların görsel olarak Osmanlı döneminde ifade edilişi, günümüzdeki yansıması gibi konulara hep ilgi duyuyordu. Aslında bu durum da onun bu çalışmalarından böyle çıkarttığı bir sentez bilgi. O yüzden de orijinal bir bilgi. Daha önce bakılmamış bir bakış açısıyla da bakabiliyor. Bence Oxford'dan kabul almasının ana sebeplerinden biri de bu. Biz de bunun için çok mutluyuz; çünkü departmanda kabul alan ilk araştırmacı. Bilirsiniz ki böyle şeyler çok niş entelektüel birikimler. Bunların çok ilgilenenleri yok, çok popülerlikleri yok. O yüzden bu niş, lüks diyebileceğimiz alanlarda bize böyle bir bilimsel katkıyı da açtığı için ve aslında o kapıyı da araladığı için kendisiyle çok gurur duyuyoruz kendisiyle" dedi.

'BU SÜREÇTE BİRLİKTE ÇALIŞTIK'

Çalışmaları birlikte yürüttüklerini söyleyen Müzikoloji Bölümü öğretim üyesi Girgin, "Bu süreçte birlikte çalıştık. Derslerdeki ders çıktılarındaki ödevlerle birlikte çalıştık. Birlikte biraz felsefe okumaları yaptık. Biraz Orta Çağ dünyasını anlamaya çalıştık. Biraz 16. ve 19. yüzyıl arası Osmanlı'nın toplumsal, politik, ekonomik temellerine birlikte baktık. Bunlar üzerine konuştuk, düşündük. Sadece dersle sınırlı değil, Olcay ile biz ders saatleri dışında da çok bilimsel sohbetler yaptık. Oralardan böyle bir gerçekten sentez bilgi gibi; hem birlikte bulduk, birlikte sevindik, sonra Olcay kendisi geliştirdi, bir sonraki aşamada tekrar geldi, benimle paylaştı, oradan başka bir aşamaya geçtik. Bu tarz çalışmalarımız oldu" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------

-Viyolonsel çalarken görüntü

-Muhabir anonsu (Canan İLARSLAN)

-Olcay Varlı ile röportaj

-Prof. Dr. Gonca Girgin ile röportaj

-Konserden görüntü

-Genel ve detay görüntüler

=========

5- BAĞCILAR'DA KIZILAY'IN 5 BİN KİŞİ KAPASİTELİ AŞEVİ AÇILDI

Canan İLARSLAN- Ataberk KURT/ İSTANBUL, (DHA)- BAĞCILAR'da yapımı tamamlanan aşevi açılışında '81 ilde 81 Aşevi' projesi hakkında konuşan Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, "Arkası gelecek. Senenin sonuna kadar inşallah 17 tane daha aşevini açmanın çabası içindeyiz. Aynı standartta, yapılandırılmış aşevlerini arttırmaya çalışıyoruz. 81 aşevine de birkaç yıl içinde ulaşabilmenin heyecanını taşıyoruz, gayreti içindeyiz" dedi.

Türk Kızılay'ı, Bağcılar Kaymakamlığı ve Bağcılar Belediyesi iş birliği ile Kızılay'ın '81 ilde 81 Aşevi' projesi kapsamında yapımı tamamlanan aşevinin açılışı yapıldı. Mahmutbey Mahallesi'nde 3 bin metrekare alanda günlük 5 bin kişiye yemek çıkarılabilecek kapasitede yapılan aşevinin açılış törenine Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Bağcılar Kaymakamı Abdullah Uçgun ve Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yılmaz ile hayırseverler ve çok sayıda ilçe sakini katıldı. Ramazan ayının ilk gününden itibaren hizmet vermeye başlayan aşeviyle sadece ihtiyaç sahiplerine değil, evinde yemek yapamayacak durumdaki yaşlı ve engellilere de sıcak yemek ulaştırıyor.

'45 TANE AŞEVİNİ İŞLETEN 158 YAŞINDA BİR İYİLİK HAREKETİYİZ'

Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, "Biliyorsunuz Türkiye bir demografik dönüşümden geçiyor. Bu demografik dönüşümde artık daha uzun yaşıyoruz. Doğurganlık oranlarımız azaldığı için de maalesef toplum olarak yaşlanıyoruz. Çokça miktarda evinde tek başına yaşayan büyüğümüz var. Kapısının çalınmasını bekleyen, bir güler yüze ihtiyaç duyan, belki yemek yapacak hali kalmamış fiziksel olarak, belki de o yemek vesilesiyle o güler yüzden şifa bekleyen büyüklerimiz. İşte '81 İl 81 Aşevi' kampanyamızı geçen sene başlatırken, biz aslında zaten 45 tane aşevini o dönem itibarıyla işleten 158 yaşında bir iyilik hareketiyiz. Ama aşevlerimizi, mevcut aşevlerimizi de dönüştürerek bu kampanyaya başlattık. Aşevlerimizi, sonuçta aşevlerine baktığımız zaman yüzyıllık aşevlerimiz var bizim. Kıtlık zamanlarında ihtiyaç sahiplerine aş dağıtan aşevleri bunlar. Ama bugün artık öyle bir Türkiye değiliz. Bugün artık aşevlerine gelip ihtiyaç sahiplerinin sıcak yemek almasına gerek olan bir durumda değiliz. Zaten ihtiyaç sahiplerine devletimizin verdiği destekler var. Kızılay'ımız olarak bizim verdiğimiz destekler var. Ama onlara biz bir gıda kartı veririz, bir gıda kolisi veririz, herkes kendi yemeğini pişirir. Aşevlerinin bugün artık çok daha önemli bir fonksiyonu var. Bu aşevleri bizim gönüllülerimizle, hayırseverlerimizle, 'Evinde benim kapımı çalan yok mu?' diyerek bekleyen tek başına yaşayan yaşlılarımızın, engellilerimizin buluşacağı bir sosyal yardımlaşma ağı aslında" dedi.

'BU AŞEVLERİMİZ ARTTIKÇA AFETLERE DİRENCİMİZ DE ARTACAK'

Fatma Meriç Yılmaz, “Devletimizin afet zamanlarında Türk Kızılay'ına tanımladığı görev beslenme. Biz herhangi bir yerde küçük veya büyük bir afet olduğu zaman artık Türk Kızılay'ı olarak orada arama kurtarma yapan kahramanlarımızdan o afetten etkilenen kişilere kadar ana sorumluluğumuzu onlara yemek götürmek olarak almış durumdayız üzerimize. Dolayısıyla bu aşevlerimiz arttıkça aynı zamanda afetlere direncimiz de artacak. Aynı zamanda bir yerde yangın olduğunda, bir yerde sel olduğunda, bir yerde deprem olduğunda bu aşevlerimiz çok hızlı şekilde kapasitelerini arttıracaklar ve o sıcak yemeği çok daha hızlı bir şekilde götürebilir hale gelecekler. Türk Kızılay'ı olarak biz yapmıyoruz, bunu milletimiz yapıyor, bunu devletimizle el ele yapıyoruz. Sosyal yardımlaşma vakıflarımız Türkiye'nin dört bir yanında açtığımız aşevlerinde bir protokolle aslında kendi ellerindeki listeyi de bizimle paylaşarak o listedeki ihtiyaç sahiplerine de bu aşevlerinden yemek gönderilmesini sağlıyorlar. Ama ben şunun altını çizmek istiyorum: Bizim aşevi modelimizde sadece yoksullar yok. Bizim aşevi modelimizde eğer Ayşe teyzemiz, Ahmet amcamız, zengin olabilir benim için hiç önemli değil, eğer belli bir yaşın üzerindeyse ve ben onun kapısını gönüllümle çaldığım zaman onun bir halini hatırını sorabiliyorsam benim için o son derece kıymetlidir, son derece önemlidir. Burada gönüllülerimizin vurgusunu yapmam lazım. Çünkü biz aşevlerinden yemeği insanlarımızın, büyüklerimizin evine gönderirken bir görevlinin, bir çalışanın, bir şoförün eline vererek göndermiyoruz. Yanında bir üniversite öğrencimiz, yanında bir Kızılay kadın görevlimiz. O üniversite öğrencilerimiz kapıyı çaldığı zaman ben bunu çokça söylüyorum, gençlerimiz de onaylıyorlar; aslında hayatın gerçeğiyle yüzleşiyorlar. Türk milleti her zaman yardımlaşmayı, dayanışmayı en üst seviyede yapabilmiş bir millet. Milletimizin bu yardımlaşma ruhu zaten bizi bugün uluslararası alanda 191 ülkenin içinde en fazla ülkeye yardım ulaştıran ulusal cemiyet senelerdir yapıyor. Çünkü bizim milletimiz sadece kendi insanını kendi büyüğünü değil, Gazze'deki bir anneyi de düşünüyor, Suriye'deki bir yetimi de düşünüyor. Bizim milletimiz 'Komşusu açken tok uyuyan bizden değildir' şiarıyla büyüyor. Biz bu genetik kodlara sahip bir milletin yardım eli olmaktan son derece gururluyuz, onurluyuz ve aynı hilalin altında ben hep diyorum, buluşuyor olmaktan da son derece mutluyuz" ifadelerini kullandı.

'SENENİN SONUNA KADAR 17 TANE DAHA AŞEVİNİ AÇMANIN ÇABASI İÇİNDEYİZ'

Yılmaz, “Arkası gelecek. Senenin sonuna kadar inşallah 17 tane daha aşevini açmanın çabası içindeyiz. Bu aşevlerini biz şu anda 43 olan aşevlerini niye 45'ti 43 oldu? Çünkü biz bir taraftan aşevlerini dönüştürerek gidiyoruz. Bazı yerlerde daha büyük aşevlerine ihtiyacımız varsa küçük aşevinin hizmetini durdurup daha büyüğünü açıyoruz. Dolayısıyla aynı standartta, yapılandırılmış bir şekilde arttırmaya çalışıyoruz. 81 aşevine de birkaç yıl içinde ulaşabilmenin heyecanını taşıyoruz, gayreti içindeyiz" diye konuştu.

'İSTANBUL' UN EN BÜYÜK AŞEVLERİNDEN BİR TANESİ'

Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, "İstanbul'umuzun en büyük aşevlerinden bir tanesi burası oldu. Belki açılışını bugün yapıyoruz ama burası Ramazan'ın birinci günü faaliyete geçti. Burada Kaymakamlığımız, Belediye personelimiz, Kızılay'ımızın çok değerli gönüllülerinin üstün gayreti neticesinde Ramazan'ın birinci gününe yetiştirip, ihtiyaç sahibi ailelerimize; ama daha çok az önce Başkanımızın da ifade ettiği gibi, evde yemek yapma durumu olmayan çok kıymetli yaşlılarımız var, annelerimiz, babalarımız var. Onlara buradan iftarlık ve sahurluk gönderdik. Bundan dolayı da çok mutluyuz. Çok güzel bir iş yaptık, bunun devamını da getireceğiz. Bağcılar'ımızı iki yakaya ayırırsak; bu bölgeye bir tane yaptık, aşevimizin bir tanesini de Demirkapı Mahallemiz tarafına açmayı düşünüyoruz Onun da müjdesini buradan veriyorum" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------

-Aşevi açılışından görüntü

-Fatma Meriç Yılmaz'ın konuşması

-Yasin Yıldız'ın konuşması

-Genel ve detay görüntüler

===========

6- ARNAVUTKÖY’DE AİLE İÇİNDEKİ SİLAHLI KAVGADA BAŞINDAN VURULARAK YARALANDI; KUZENİ VE ENİŞTESİ GÖZALTINDA

İSTANBUL, (DHA) - ARNAVUTKÖY’de aile içinde husumetli kişiler arasında çıkan silahlı kavgada M.K. başından vurularak ağır yaralandı. Olayın ardından M.K.'nin kuzeni Ç.K. ile eniştesi Ü.S., kavgada silah kullandığı gerekçesiyle gözaltına alındı.

Olay, dün akşam saatlerinde İslambey Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, aile içinde uzun süredir devam eden husumet nedeniyle taraflar arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Kavgada M.K., başına isabet eden kurşunla ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan M.K.’nin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Polis ekiplerinin olayın ardından başlattığı çalışmalarda, kavgada silah kullanan kişilerin M.K.’nin kuzeni Ç.K. ile eniştesi Ü.S. olduğu belirlendi. Gözaltına alınan 2 şüphelinin evlerinde yapılan aramalarda 2 ruhsatsız silah ele geçirildi. Öte yandan, M.K.’nin hangi silahtan çıkan kurşunla vurulduğunun yapılacak kriminal incelemenin ardından netlik kazanacağı öğrenildi. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------

-Olay yerinden görüntüler

-Polis ekiplerinden görüntüler

-Genel ve detay görüntüler

======

7- KASIMPAŞA’DA BANKTA OTURAN KİŞİYİ 'YAN BAKTIN' DİYEREK BIÇAKLADI

Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA)- KASIMPAŞA’da parkta bankta oturan Muharrem Ç. (23), yanına oturan Batuhan A. (23) tarafından karnından bıçaklandı. Yaralı ambulansla hastaneye kaldırılırken, kaçan şüpheli Beyoğlu Devriye Ekipler Amirliği polisleri tarafından olayda kullanılan bıçakla yakalandı. Şüphelinin ifadesinde, Muharrem Ç.’yi kendisine yan baktığı gerekçesiyle bıçakladığını söylediği öğrenildi. Olay anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, 11 Mayıs Pazartesi günü saat 10.45 sıralarında Beyoğlu Camiikebir Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Muharrem Ç., parkta bankta oturduğu sırada yanına siyah giysili bir kişi oturdu. Yaklaşık 1 dakika bankta oturan şüpheli, Muharrem Ç.’yi karnından bıçakladı. Şüpheli olay yerinden kaçarken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı Muharrem Ç., olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Muharrem Ç.’nin bilincinin açık olduğu ve hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

BIÇAKLA YAKALANDI

Olayın ardından çalışma başlatan Beyoğlu Devriye Ekipler Amirliği ekipleri, güvenlik kamera görüntülerini inceledi. Görüntülerde şüphelinin, Muharrem Ç.’nin yanına oturduktan kısa süre sonra onu bıçaklayıp olay yerinden kaçtığı belirlendi. Polis ekipleri, şüphelinin Batuhan A. olduğunu tespit etti. Batuhan A., Camiikebir Mahallesi’nde olayda kullandığı bıçakla yakalandı. Şüphelinin poliste daha önceden 3 suç kaydı olduğu öğrenildi.

'YAN BAKTIĞI İÇİN BIÇAKLADIM'

Emniyete götürülen Batuhan A.’nın ifadesinde, bankta yanına oturduğu Muharrem Ç.’yi kendisine yan baktığı gerekçesiyle bıçakladığını söylediği öğrenildi. Emniyette işlemleri tamamlanan Batuhan A. 'Kasten yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------

(Güvenlik kamerası)

-Şüphelinin Muharrem Ç.’nin yanına gelmesi

-İkilinin yan yana oturması

-Şüphelinin Muharrem Ç.’yi bıçaklaması

-Şüphelinin kaçması

(Aktüel)

-Olay yeri

-Banktan görüntü

-Batuhan A.'nın fotoğrafı

==========

8- ÜSKÜDAR'DA HARAÇ İSTEDİKLERİ İŞ YERİNİ KUNDAKLAMAYA ÇALIŞIRKEN YANDI; 2 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Ali AKSOYER / İSTANBUL, (DHA)- ÜSKÜDAR'da haraç istedikleri iş yerini kundaklamaya çalıştıkları iddia edilen 2 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin kundaklama sırasında montunu tutuşturduğu ve alevler içinde kaçtığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Emniyette işlemleri tamamlanan 2 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Olay, 3 Mayıs'ta Cumhuriyet Mahallesi Biol Sokak'ta meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan yangın ihbarı üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından yapılan incelemelerde, alevlerin iş yerinin deposunun önündeki kepenk ve fayans bölümünde başladığı, ayrıca bölgede yoğun benzin kokusu olduğu tespit edildi. Gasp Büro Amirliği ekipleri olay yerini gören güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan çalışmalarda, saat 05.00 sıralarında iş yerinin önüne gelen bir kişinin bir süre çevreyi kontrol ettikten sonra kundaklama olayını gerçekleştirdiği belirlendi. Görüntülerde şüphelinin kundaklama sırasında kendi montunu da tutuşturduğu, alevler içinde olay yerinden koşarak uzaklaştığı görüldü. Polis ekipleri, görüntülerin devamını inceleyerek şüphelinin bir süre sonra montundaki alevleri söndürdüğünü ve biraz ileride kendisini bekleyen otomobile binerek kaçtığını tespit etti. Düzenlenen operasyonla M.Y. (25) ile A.A.D. (29) gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------

(Güvenlik kamerası)

-Şüphelilerin kundaklama girişimi

-Montu tutuşan şüphelinin kaçtığı anlar

(Polis kamerası)

-Şüphelilerin yakalanması

(Aktüel)

-Asayiş Şubeden çıkışları

==========

9- ZEYTİNBURNU'NDAKİ TAKSİCİ CİNAYETİNDE İDDİANAME HAZIRLANDI; MÜEBBET HAPİS İSTEMİ

Ceyda YEŞİLOĞLU / İSTANBUL, (DHA)- ZEYTİNBURNU'nda geçtiğimiz Aralık ayında taksi şoförü Erhan Çiftçi'nin (35) husumetlisi olduğu iddia edilen sanık Serkan Barlık tarafından 14 bıçak darbesiyle öldürülmesine ilişkin soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu sanık Serkan Barlık hakkında 'Kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası talep etti.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre olay, 7 Aralık 2025 tarihinde Zeytinburnu'nda meydana geldi. İşten çıktıktan sonra aracını park eden Erhan Çiftçi, yürüdüğü sırada husumetlisi olduğu iddia edilen Serkan Barlık'ın saldırısına uğradı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri, Çiftçi'yi ağır yaralı halde buldu. Yapılan tüm müdahalelere rağmen taksi şoförü olay yerinde hayatını kaybetti. Şüpheli Barlık ise elinde suç aleti bıçakla kaçtıktan kısa süre sonra metruk bir binada yakalanarak tutuklandı.

ARKA ARKAYA BIÇAKLADI

İddianamede tanık sıfatıyla ifadesine yer verilen B.Y., "Kavga sesine uyandım, dışarı baktığımda mahalleden tanıdığım şüpheli Serkan Barlık'ın, Erhan Çiftçi'yi elinde bıçakla arka arkaya bıçakladığını gördüm. Hemen dışarı çıktığımda Çiftçi'nin kanlar içinde olduğunu, şüpheli Serkan'ın ise olay yerinden kaçmış olduğunu gördüm ardından polis ve ambulansı çağırdım" dedi.

BİLİRKİŞİ: TASARLAMA YOK, İLK SALDIRI SANIKTAN

Sanık Serkan Barlık ifadesinde, maktul ve babasının kendisini daha önce darbettiğini, olay günü ekmek almaya çıktığında karşılaşınca olayın gerçekleştiğini ve maktulü birden fazla kez bıçakladığını söyledi. İddianameye giren bilirkişi raporunda; Çiftçi ile sanığın sokakta karşılaştığı, sanığın Çiftçi'nin üzerine yürüdüğü, elini arkaya atarak bir cisim çıkardığı, maktulün sanıktan kaçtığı, aralarında bir kovalamaca olduğu, maktulün yere düşmesi üzerine sanığın çıkardığı cismi maktule sapladığı, olayın tasarlanarak gerçekleştirilmediği ve ilk haksız hareketin sanık tarafından yapıldığına değinildi.

OTOPSİ RAPORU: 14 BIÇAK DARBESİ

Olayla ilgili Adli Tıp Kurumu'ndan alınan otopsi raporunda, maktulün vücudunda 14 adet kesici delici alet yarası ve 1 adet kesik vasıfta yara tespit edildi. Öte yandan bu yaralanmalarının her birinin tek başına öldürücü nitelikte olduğu, diğer kesici delici alet yaralanmalarının ve kesik vasıfta yaranın öldürücü nitelikte olmadığı, ölümün nedeninin kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu tespit edildi.

AĞIR CEZADA YARGILANACAK

Sanık Serkan Barlık hakkında 'Kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte sanığın yargılanmasına önümüzdeki günlerde Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanacak.(DHA)

Görüntü Dökümü:

------------------

ARŞİV

===========

10- KAĞITHANE'DE KALP KRİZİ GEÇİREN SÜRÜCÜ PARK HALİNDEKİ ARAÇLARA ÇARPTI

Doğan Can CESUR / İSTANBUL, (DHA)- KAĞITHANE'de iddiaya göre seyir halindeylen kalp krizi geçiren Erdoğan B.'nin kullandığı otomobil park halindeli araçlara çarptı. Çarpmanın etkisiylr savrulan araç önünde bulunan başka bir araca vururken yaralanan sürücü hastaneye kaldırıldı. Sürücünün durumunun iyi olduğu öğrenilirken, kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

Kaza 31 Ekim Cuma günü saat 13.00 sıralarında Çeliktepe Mahallesi'nde meydana geldi. Erdoğan B. kalp krizi geçirmesi nedeniyle 34 HTF 227 plakalı otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybetti. Gaz pedalının takılı kaldığı iddia edilen otomobil yol kenarında park halinde bulunan 34 FJA 054 plakalı araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan araç önde park halindeki 06 RZR 77 plakalı araca çarptı.

KALP KRİZİ GEÇİRDİ

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan sürüci Erdoğan B. sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından bilinci açık şekilde Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Sürücünün durumunun iyi olduğu öğrenildi.

KAZANIN GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Meydana gelen kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde otomobilin hızla ilerlediği ve park halindeki araçlara çarptığı anlar görülüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----

(Güvenlik kamerası)

- Otomobilin park halindeki araçlara çarpması

- Araçların savrulması

(Cep telefonu)

- Pedalın basılı kalması

- Yaşanan panik

(Aktüel)

- Olay yerinden görüntü

- Erdoğan B. 'nin fotoğrafı

========

11- KURBAN BAYRAMI ÖNCESİ SEBZE VE MEYVE HALİ'NDE 'FAHİŞ FİYAT' DENETİMİ

Emre KURT/İSTANBUL,(DHA)- KURBAN Bayramı öncesi Bayrampaşa Sebze ve Meyve Hali'nde fahiş fiyat ve ürün denetimi yapıldı. İstanbul İl Ticaret Müdürü İsmail Menteşe, "Burada yıllık yaklaşık 3 milyon ton sebze meyve ticareti gerçekleşir. Bu ticaretin de parasal karşılığı 90 milyar TL civarındadır. Biz, Ticaret Bakanlığı olarak buraya gelen ve buradan dağılan ürünlerin kanuna ve mevzuatlarımıza uygun olup olmadığı konusunda denetimler gerçekleştiriyoruz" dedi.

İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Kurban Bayramı öncesinde sebze ve meyve fiyatlarında yaşanabilecek olası usulsüzlüklerin önüne geçmek amacıyla Bayrampaşa Sebze ve Meyve Hali'nde denetim yaptı. Sabah saatlerinde başlayan denetimlerde ekipler, hal içerisinde faaliyet gösteren iş yerlerinde ürünlerin alış ve satış faturalarını kontrol etti. Tezgahlarda bulunan ürünlerin kimlik etiketleri ve künyeleri tek tek incelenirken, ürünlerin hangi üreticiden geldiği, giriş tarihi ve fiyat bilgileri ile komisyon oranlarının yasal sınır olan yüzde 8'i aşıp aşmadığı denetlendi. Ekipler ayrıca ürünlerin stok durumu ile fiyat değişimlerini karşılaştırarak fahiş fiyat ve kayıt dışı satış iddialarına yönelik incelemelerde bulundu.

2026 YILI BAŞINDAN İTİBAREN 77 FİRMAYA İDARİ PARA CEZASI

İstanbul İl Ticaret Müdürlüğü'nün verilerine göre, 2026 yılı başından bu yana Bayrampaşa ve Ataşehir hallerinde 450 firma denetlendi. Ürünlerinde künye bulundurmayan 77 firmaya toplam 8 milyon 567 bin 251 lira idari para cezası uygulandı. Fatura incelemelerinde ikiz fatura düzenleme veya ürün bedelini düşük gösterme gibi usulsüzlükler tespit edilen 20 firma ise detaylı inceleme yapılması için ilgili vergi dairelerine bildirildi.

'BU HALİMİZDE YILLIK YAKLAŞIK 3 MİLYON TON SEBZE MEYVE TİCARETİ GERÇEKLEŞİR'

İsmail Menteşe, bayram öncesinde denetimlerin aralıksız sürdüğünü belirterek, "Bayrampaşa halimiz yaklaşık günlük 25 bin esnafın ziyaret ettiği bir işletmedir. Buraya günlük dışarıdan bin adet tonajlı büyük araba ürün getirir, sebze meyve getirir. Buradan da İstanbul'a, perakendecilerimize, pazarcılarımıza, pazarcı esnafımıza ve diğer kişilere yönelik de yaklaşık 6 bin araba ürün çıkarır. Bu halimizde yıllık yaklaşık 3 milyon ton sebze meyve ticareti gerçekleşir. Bunun da parasal karşılığı yaklaşık 90 milyar civarındadır. Biz Ticaret Bakanlığı olarak üreticiden buraya gelen ürünler ve buradan da piyasaya dağılan ürünlerin kanunumuza, mevzuatımıza uygun olmadığı noktasında kontroller gerçekleştiriyoruz" dedi.

'BAYRAMA KADAR DENETİMLERİMİZİ DEVAM ETTİRECEĞİZ'

İsmail Menteşe, "Burada künye bilgilerini kontrol ediyoruz. Ürünlerin üzerinde künye olup olmadığını birlikte baktık. Ürünün nereden geldiğine, kaça geldiğine ve gittiği yere kaç paraya gittiğine. Çünkü biz üreticiden buraya gelişi ve buradan da son tüketiciye gidişi noktalarında fiyatını da kontrol ediyoruz. Bu noktada da idari işlemler gerçekleştiriyoruz. Biz sade bugün değil bayrama kadar da yaklaşık her iki halimizde, Bayrampaşa ve Ataşehir halimizde 12 ekip 30 arkadaşımızla bayrama kadar denetimlerimizi devam ettireceğiz" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------

-Yapılan denetimler

-Künye ve etiket incelemeleri

-İsmail Menteşe açıklaması

-Numan Dayan açıklaması

-Genel ve detaylar

===========

12- İSTANBUL'DA OTOBÜS FİRMALARINA 'BİLET FİYATI' DENETİMİ

Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'da Kurban Bayramı öncesinde 15 Temmuz Demokrasi Otogarı'nda otobüs firmalarına yönelik 'bilet fiyatı' denetimi gerçekleştirildi.

Ticaret Bakanlığı'na bağlı İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Kurban Bayramı öncesi İstanbul 15 Temmuz Demokrasi Otogarı'nda otobüs firmalarına denetim yaptı. Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe'nin katıldığı denetimde, otobüs firmalarının bayram öncesi ve bayram tatili sürecinde sattığı bilet fiyatları karşılaştırılarak artış yapılıp yapılmadığı incelendi. Bilet fiyatı denetimi yapan ekipler, fiyat listelerinin yolcuların görebileceği şekilde görünür halde olmasını istedi.

SON 10 GÜNLÜK BİLET FİYATLARI KIYASLANIYOR

İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe, "Kurban Bayramı yaklaştı. Memleketlerine, yakınlarına ulaşmak isteyen İstanbullu vatandaşlarımız otogarlara akın edip yoğunluk oluşturuyor. Biz bugün ve bugünden sonra bayrama kadar farklı sektörlerde de denetim yapıyoruz ama önemli alanlardan birisi de otogarlar. İstanbul Esenler Otogarı'nda denetimlerimizi gerçekleştiriyoruz. Otogarda bulunan yazıhanelerimizde bir fiyat tarifesinin olması gerekiyor. Vatandaşlarımızın şehirlerine gideceği zaman bir tercihte bulunabilmesi için fiyat tarifesini görmesi gerekiyor. 10 gün önce o şehre gidilecek otobüs fiyatı ile bugünkü bilet ücreti ve bayramdan bir gün önceki bilet ücretini karşılaştırmaya çalışıyoruz. Burada ifade edilemeyecek bir mağduriyet var mı? Malumunuz, akaryakıt fiyatlarında da belli bir oranda yükselme var. O yüzden bu denetimlerimize devam ediyoruz. Sadece İstanbul Otogarı'nda değil, Alibeyköy Otogarı'nda ve Harem Otogarı'nda da arkadaşlarımız bu denetimlere devam ediyor. Bu otogarda günlük bin 200 ile bin 500 arasında otobüs hareketi var. Bayramlarda da bu sayı 2 binlere çıkıyor. İstanbul'dan Anadolu'nun şehirlerine giden vatandaş sayımız 100 binler civarında. Amacımız vatandaşların mağduriyetinin önüne geçmek" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------

-Ekiplerin yazıhanelere girişi

-Ekiplerin çalışanları bilgilendirmesi

-Ekiplerin çalışanları uyarması

-Ekiplerin denetimi

-İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe'nin açıklaması

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber