DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

1- ESENYURT TEM OTOYOLU'NDA AKARYAKIT TANKERİYLE TIR ÇARPIŞTI; METRELERCE ARAÇ KUYRUĞU OLUŞTU - 2 / Ek görüntüyle
Derya EVREN KORKMAZ - Emin YEŞİL / İSTANBUL, (DHA)- ESENYURT TEM Otoyolu İstanbul istikametinde saat 13.00 sıralarında akaryakıt tankeriyle TIR çarpıştı. Olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi. Kaza nedeniyle metrelerce uzanan araç kuyruğu oluştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
----
(Cep telefonu)
-Olay yerinden görüntüler
-TIR ve tankerin görüntüsü
-Ekiplerin çalışması
-Akaryakıt tankerinden görüntü
-Metrelerce uzanan araç kuyruğu
==========
2- UKRAYNA'DA DRION SALDIRISINA UĞRAYAN MARQUİSE İSTANBUL BOĞAZI'NDAN GEÇTİ; TRAFİK AÇILDI / Dron görüntüsüyle geniş haber
Hasan YILDIRIM- Doğan Can CESUR / İSTANBUL, (DHA)- KARADENİZ Ukrayna açıklarında dron saldırısına uğrayan Kamerun bayraklı Marquise isimli ticari gemi, kıyı emniyetine ait romörkörler tarafından İstanbul Boğazı'ndan geçirileceği için boğaz trafiği sabah saatlerinde çift yönlü olarak askıya alındı. Geminin geçişinin ardından boğaz trafiği saat 12.00'de açıldı.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada; Ukrayna açıklarında drone saldırısına uğrayan Kamerun bayraklı Marquise isimli ticari geminin kıyı emniyetine ait romörkörler tarafından İstanbul Boğazından geçirileceği belirtilerek bu nedenle boğaz trafiğinin çift yönlü olarak askıya alındığı açıklandı.
KIYI EMNİYETİ GEMİLERİ EŞLİK ETTİ
Kilyos açıklarında demirli bulunan Marquise isimli gemi saat 08.30'da İstanbul Boğazına girdi. Marquise'ye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü bağlı Kurtarma-7, Kurtarma-8, Kurtarma-9, Kurtarma-11, Ayazbey, Kıyıemniyeti-5, Ramazan Bey gemileri eşlik etti.
BOĞAZ SAAT 12.00'DE AÇILDI
Marquise isimli geminin İstanbul Boğazı'ndan geçişinin ardından boğaz trafiği saat 12.00'de çift yönlü olarak açıldı (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
-Marquise isimli geminin FSM altından geçişi
-Gemiye eşlik eden Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekipleri
-Geminin havadan görüntüsü
-Genel ve detay görüntüler
========
3- KAĞITHANE’DE KADIN DOKTOR AVUKAT SEVGİLİSİNİN EVİNDE TERASTAN DÜŞTÜ; ENTÜBE EDİLDİ
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA)- KAĞITHANE’de nöroloji doktoru Alime Özge K. (29), gece saatlerinde avukat erkek arkadaşı Özgür Y.’nin (36) evine gitti. Sabah saatlerinde binanın 4’üncü katındaki terastan düşen doktor, önce ağaca ardından da kaldırma çarparak ağır yaralandı. Ambulansla hastaneye kaldırılan kadın doktor entübe edildi. Polis ekipleri tarafından emniyete götürülen avukat Özgür Y. ve evde bulunan iki kardeşinin 'Bilgi sahibi' olarak ifadesi alındı. Özgür Y. ifadesinde, Alime Özge K. ile bir süredir aralarının bozuk olduğunu, sabah saatlerinde kapı sesine uyandığını, aralarında tartışma olmadığını, terastan kendisini aşağı bıraktığını ve kendisine engel olamadığını söylediği öğrenildi. Savcılık olayla ilgili soruşturma başlattı.
Olay, 14 Mayıs Perşembe günü saat 07.00 sıralarında Telsizler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Gaziosmanpaşa'da bir hastanede nöroloji doktoru olarak görev yapan Alime Özge K., gece saatlerinde avukat olan erkek arkadaşı Özgür Y.’nin evine geldi. İddiaya göre evde ikili arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında ise Alime Özge K.'nin yere cam bardak attığı öne sürüldü. Bir süre sonra uyuyan çift, sabah işe gitmek için alarm sesiyle uyandı. Uyandıktan kısa bir süre sonra Alime Özge K., 4’üncü kattaki terastan aşağı düştü.
ENTÜBE EDİLDİ
Önce bina yanında bulunan ağaçlara çarpan kadın doktor ardından kaldırıma savruldu. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan kadın doktor, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan Alime Özge K.’nin entübe edildiği ve hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.
'ARKASINDAN TUTMAYA ÇALIŞTIM'
Olayın ardından çalışma başlatan polis ekipleri, avukat Özgür Y.’yi ve evde bulunan kardeşleri Muhammed Dilşad Y. (26) ve Özge Y.’yi (33) gözaltına aldı. Bilgi sahibi olarak ifadesine başvurulan Özgür Y., yaklaşık 3 aydır kardeşleriyle aynı evde yaşadığını, Alime Özge K. ile bir süredir aralarının bozuk olduğunu ancak olay günü herhangi bir tartışma yaşamadıklarını, sabah zil sesine uyandıklarını, evdeyken Alime Özge K.’nin kapıyı açtığı ardından da koşarak binanın terasından kendisini aşağı bıraktığı, Alime Özge K.'yi arkasından tutmaya çalıştığını ancak engel olamadığını söylediği öğrenildi.
BEDENSEL ENGELLİ OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
Yapılan çalışmalarda Alime Özge K.’nin yüzde 71 oranında bedensel engeli bulunduğu belirlendi. Polis ekiplerinin görüştüğü çevre sakinlerinin yalnızca düşme sesi duyduklarını, olay öncesinde herhangi bir tartışma sesi duymadıklarını söyledikleri öğrenildi. Özgür Y.’nin poliste 'Müstehcenlik' suçundan kaydının bulunduğu bilgisine ulaşıldı. Savcılık olayla ilgili soruşturma başlattı.
OLAY ANI KAMERADA
Diğer yandan olay anı güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Alime Özge K.'nin yürüyerek binaya geldiği anlar görülüyor. Kadın binaya girdikten yaklaşık 2 saat sonra binanın terasından düşüyor. Kadının yerde yattığını gören bir aracın durduğu anlar da görüntülerde yer alıyor.
'KIZ ARKADAŞIYMIŞ ÇOCUK AYRILMAK İSTEMİŞ'
Olayla ilgili konuşan bina sakini Hüseyin Özkoca (58), "Sabah saat 03.45 gibiydi. Biri kapıda zillere bastı. Sadece bizim zile bastı. Yanlış basmış herhalde. Ondan sonra zile bayağı bir bastı ama kapı açılmadı. Ondan sonra aşağıya inmedik; kapıyı açtık baktık kimse gelmedi, kapattık. Aradan 1 saat geçti. Bir saat sonra pat diye bir ses geldi. Bir baktım herhalde arabalara vurdular dedim. Aşağı bir baktım, adamın bir tanesi yolun ortasında, abi dedi sizin oradan bir tane bayan düştü. Ondan sonra tabi 'Bayan düştü' deyince bir baktım, hakikaten bir bayan var. Koşarak aşağı indim. Karşıdaki çocuk, Özgür arkadaş koşmuş. Onun peşine de ben gittim. Baktık yatıyor. Bir tarafı felç olmuş kızın. Her tarafı kırılmış yani, kırılmayan yeri kalmamış. Ondan sonra 'Ambulansı aradın mı' dedim. 'Ambulansı aradım' dedi, uyuma diyor. Kızın suratına vuruyor ki uyumasın diye. Ondan sonra ambulans geldi 3-4 kişi ambulansa kaldırdık. Kırık her tarafı tabii zorla; sadece ambulansa binerken 'Ah belim' dedi. Daha da hiçbirşey yapmadı zaten, konuşmadı. Ondan sonra ambulans geldi, ekipler geldi. Kız arkadaşıymış herhalde, çocuk ayrılmak istemiş; çocuk ayrılmak isteyince de. Hastanede entübe olmuş. Çocuk da zaten avukat kendisi. Karakolun bahçesinde bekliyorduk, ifadeye çağırdılar. Karakolun bahçesine sordum 'Entübe olmuş' dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
(Güvenlik kamerası)
-Alime Özge K.’nin sokakta yürümesi
-Binaya doğru yönelmesi
-Aşağıya düşmesi
-Bir aracın durması
(Aktüel)
-Olayın yaşandığı bina
-Binanın teras kısmı
-Hüseyin Özkoca ile röportaj
=========
4- KAĞITHANE'DE İŞ İNSANININ KAYINVALİDESİNİN EVİNİ KURŞUNLAYANLAR YAKALANDI; 100 MİLYON LİRA DEĞERİNDEKİ ARAÇLARI KUNDAKLANMIŞTI
Doğan Can CESUR - Ali AKSOYER / İSTANBUL (DHA) - KAĞITHANE'de geçtiğimiz ay yaklaşık oto galeride bulunan 100 milyon lira değerindeki araçları kundaklanan iş insanı Selçuk K.'nin dini nikahlı eşi Dilek K.'nin (47) annesi Melahat K.'nin (74) yaklaşık 10 gün önce taşındığı ev kurşunlandı. Eve 1 mermi isabet ederken, olay yerinde 4 boş kovan ve 5 mermi bulundu. Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği ve Asayiş Şube Gasp Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanan 4 şüpheliden 3'ü tutuklandı. Olay anı cep telefonu kamerasına yansıdı.
Olay, 2 Mayıs Cumartesi günü Ortabayır Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, iş insanı Selçuk K.'nin dini nikahlı eşi Dilek K.'nin annesi Melahat K.'nin yeni taşındığı eve silahla ateş açıldı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, evin camına 1 merminin isabet ettiği belirlendi. Çevrede yapılan aramalarda ise 4 adet boş kovan ve 5 adet mermi bulundu.
BEŞİKTAŞ ASAYİŞ VE GASP BÜRO POLİSLERİ YAKALADI
Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği ve Asayiş Şube Gasp Büro Amirliği ekipleri, saldırının ardından çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda saldırıya karıştıkları belirlenen 4 şüpheli, aynı gün gözaltına alındı. Şüphelilerin üzerlerinde ve adreslerinde yapılan aramalarda 1 ruhsatsız tabanca ve 11 adet mermi ele geçirildi.
OLAY ANI KAMERADA
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 4 şüpheliden 3'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. 1 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yaşanan kurşunlama anı cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde sokakta yürüyen şüphelilerin eve doğru silahla ateş açtıkları anlar görülüyor.
100 MİLYON LİRA DEĞERİNDEKİ ARAÇLARI KUNDAKLANMIŞTI
Diğer yandan Selçuk K.'nin sahibi olduğu araç kiralama firmasındaki lüks araçlar, 7 Nisan'da Beşiktaş'ta kundaklanmıştı. Hemen ardından da Levent'teki evi kurşunlanmıştı. Yangında yaklaşık 100 milyon liralık hasar meydana geldiği öğrenilmişti. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
(Cep telefonu)
-Kurşunlama anı
-Şüphelinin kaçması
(Aktüel)
-Adliyeye sevk
(ARŞİV)
-Selçuk K.'nin galerisinin yanması
-Evinin kurşunlanması
===========
5- BEYOĞLU'NDA İŞ İNSANININ OTOMOBİLİNİN LASTİKLERİNİ BIÇAKLADILAR: CANSIZ CİSME ZARAR VERMEK ACİZLİK
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) - BEYOĞLU'nda iş insanı Harun Şahin'e ait park halindeki elektrikli otomobilin 4 lastiği, kapüşonlu 2 kişiden biri tarafından bıçaklandı. Şüpheli aynı bıçakla çizdiği araca zarar verdi. Olay anı güvenlik kamerasına yansırken, iş insanı Şahin emniyete giderek şikayetçi oldu. Olayla ilgili konuşan Şahin, "Böyle bir davranış gerçekten beni derinden üzdü. Çünkü araç ve eşyanın dili olmaz, konuşamaz, size tepki veremez. Benimle bir sorununuz varsa gelir benimle halledersiniz. Cansız bir cisme zarar vermek bence acizlik" dedi.
Olay, 12 Mayıs Salı günü günü saat 04.00 sıralarında Sütlüce Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre iş insanı Harun Şahin, elektrikli aracını akşam saatlerinde iş yeri önüne park etti. Şahin, sabah iş yerine geldiğinde 4 lastiğinin kesildiğini ve aracının çizildiğini fark etti. Olayın ardından güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen Şahin, kapüşonlu 2 kişinin otomobilin yanına geldiğini, şüphelilerden birinin elindeki bıçakla aracın 4 lastiğini kestiğini ve aracı çizdiğini gördü.
POLİS ŞÜPHELİLERİN PEŞİNDE
Görüntülerle birlikte emniyete giden iş insanı Harun Şahin şikayetçi oldu. Çalışma başlatan polis ekipleri, güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan çalışmalarda şüphelilerin kimliklerinin tespit edildiği, yakalanmaları için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Olay anı ise güvenlik kamerasına yansıdı.
'4 LASTİĞE BIÇAKLAYARAK ZARAR VERİYORLAR'
Olayla ilgili konuşan iş insanı Harun Şahin, "Beyoğlu Sütlüce'deki iş yerimin önüne akşamdan yeni almış, sıfır almış olduğum yerli ve milli arabamı park ettim. Burası benim işletmem. Otel ve fırınlı kasap olduğu için burada 4 tane arabam vardı farklı markalarda. Gece saat 04.00 gibi yüzleri maskeli 2 kişi geliyor. 4 arabamı gözlerini kestiriyorlar. Dolayısıyla 4 lastiğini bıçaklamak suretiyle zarar veriyorlar. Sabah iş yerime geldiğimde arabanın dört lastiğinin indirildiğini ve çizildiğini gördüm. Gerçekten şaşırdım. Sonra iş yerimin kamera kayıtlarına baktığımda gece saat 04.15 sularında 2 maskeli kişinin geldiği, daha sonra bir tanesinin elinde bir bıçak veya kesici bir aletle dört lastiğin dördünü de kestiğini, aynı cisimle arabayı çizdiğini fark ettik. Emniyete bildirdim" dedi.
'CANSIZ CİSME ZARAR VERMEK ACİZLİK'
Şahin, "Bir aracı görüp de bu yerli milli aracımızdan rahatsız olan nasıl bir zihniyet, nasıl bir düşünce, nasıl bir insanlık. İnsan biraz utanır. Yani biz yabancıların arabasına mı binmek zorundayız. Bu yerli ve milli arabamız çıktıktan sonra biz de bir heyecan duyduk ve ben bir tane SUV, bir tane sedan olmak suretiyle 2 araba satın aldım. İkisinden de çok memnunum. Böyle bir davranış gerçekten beni derinden üzdü. Çünkü araç ve eşyanın dili olmaz, konuşamaz, size tepki veremez. Benimle bir sorununuz varsa gelir benimle halledersiniz. Cansız bir cisme zarar vermek bence acizlik. Dolayısıyla buradan bu işi yapan kişilere sesleniyorum. İnşallah Allah sizi ıslah eder; inşallah düzelirsiniz. Çünkü araç kaskolu. Ben 4 lastiğin dördünü de bir şekilde yaptırırım ekonomik olarak ben zarar görmem ama sonuçta bu bir milli servet. Yazık günah" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------
(Güvenlik kamerası)
-Şüphelilerin aracın yanına gelmesi
-Şüphelinin lastikleri bıçaklaması
-Şüphelinin aracı çizmesi
-Şüphelilerin olay yerinden uzaklaşması
(Aktüel)
-Zarar gören araç
-Kesilen lastikler
-Araç üzerindeki çizikler
-Harun Şahin'in konuşması
-Genel ve detay görüntüler
==========
6- 349 MİLYON LİRALIK PIRLANTA KAÇAKÇILIĞI OPERASYONU: 81 GÖZALTI / Operasyon görüntüsüyle
Derya EVREN KORKMAZ / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL merkezli 4 ilde düzenlenen pırlanta kaçakçılığı operasyonunda 81 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında piyasa değeri yaklaşık 349 milyon lira olan pırlanta ele geçirildi.
İstanbul emniyeti Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yurt dışından organize şekilde pırlanta kaçakçılığı yaparak haksız kazanç elde ettiği değerlendirilen şüphelilere yönelik çalışma başlattı. Soruşturma kapsamında 2025 yılı Ağustos ayında gerçekleştirilen ilk operasyonun ardından devam eden çalışmalarda, ikinci dalga operasyonunun hazırlık sürecinde toplam piyasa değeri yaklaşık 349 milyon lira olan pırlanta ele geçirildi.
81 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Elde edilen delil ve bulguların incelenmesinin ardından 91 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ekipler, bu sabah İstanbul merkez olmak üzere Antalya, İzmir ve Hatay'da eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda 81 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda pırlanta ele geçirildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----
- Şüphelilerin gözaltına alınması
- Evde yapılan aramalar
- Şüphelilerin emniyete götürülmesi
===========
7- 349 MİLYON LİRALIK PIRLANTA KAÇAKÇILIĞI OPERASYONU: 81 GÖZALTI / Operasyon görüntüsüyle
Derya EVREN KORKMAZ / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL merkezli 4 ilde düzenlenen pırlanta kaçakçılığı operasyonunda 81 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında piyasa değeri yaklaşık 349 milyon lira olan pırlanta ele geçirildi.
İstanbul emniyeti Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yurt dışından organize şekilde pırlanta kaçakçılığı yaparak haksız kazanç elde ettiği değerlendirilen şüphelilere yönelik çalışma başlattı. Soruşturma kapsamında 2025 yılı Ağustos ayında gerçekleştirilen ilk operasyonun ardından devam eden çalışmalarda, ikinci dalga operasyonunun hazırlık sürecinde toplam piyasa değeri yaklaşık 349 milyon lira olan pırlanta ele geçirildi.
81 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Elde edilen delil ve bulguların incelenmesinin ardından 91 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ekipler, bu sabah İstanbul merkez olmak üzere Antalya, İzmir ve Hatay'da eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda 81 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda pırlanta ele geçirildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----
- Şüphelilerin gözaltına alınması
- Evde yapılan aramalar
- Şüphelilerin emniyete götürülmesi
===========
8- BAŞAKŞEHİR'DE KAZA TUTANAĞI TUTARKEN ARKADAN BAŞKA BİR ARAÇ ÇARPTI; SÜRÜCÜ OTOMOBİLDE SIKIŞTI
Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- BAŞAKŞEHİR’de kaza yapan TIR ve hafif ticari araç sürücüsü yol kenarında tutanak tuttuğu sırada başka bir araç TIR’a arkadan çarptı. Araç içerisinde sıkışan sürücü itfaiye ekipleri tarafından kurtarılırken yolda bir süre trafik oluştu.
Kaza, Başakşehir Habipler Mahmutbey Yolunda Mahmutbey istikametinde saat 09.30 sıralarında meydana geldi. 34 HHL 003 plakalı hafif ticari araç, seyir halindeyken 54 APE 367 plakalı TIR'a çarptı. 2 sürücü kaza tutanağı tuttuğu sırada aynı istikamette ilerleyen 34 NS 7270 plakalı araç sürücüsü TIR’ı fark etmeyerek arkadan çarptı. 34 NS 7270 plakalı aracın sürücüsü araç içerisinde sıkışırken olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri, sıkışan sürücüyü bulunduğu yerden çıkartarak sağlık ekiplerine teslim etti. Kaza nedeniyle yolun bir şeridi trafiğe kapanırken polis ekipleri trafiği bir süre kontrollü olarak sağladı.
Hasarlı kazaya karışan hafif ticari araç sürücüsü Haydar Tanrıverdi, "Habiplerden Mahmutbey istikametine giderken TIR’ın beklediğini son anda fark ettim. Önümdeki araç sola kaçınca TIR’la kafa kafaya kaldım. Kaçamadım, frene bastım ama kaputumda hasar oluştu. Aracımı TIR’ın önüne aldım, tutanak tutuyorduk. Büyük bir ses geldi. Baktım araç ağar hasarlı, içerisindeki şoför de bayağı bir hasar almıştı. Hemen 112’ye ihbarda bulunduk. Şoför sıkışmıştı, hep beraber kapıyı parçaladık. Ayıktı bayılmamıştı" dedi.
Görüntü Dökümü:
----------------
-TIR’A saplanan araçtan genel ve yakın detaylar
-TIRdan görüntü
-Yoldan görüntü
-Yere dökülen plavlardan görüntü
-Polis ekiplerinden görüntü
-Hasarlı kazaya karışan araçtan görüntü
-Röportaj
-Genel ve detay görüntüler
=============
9- AVCILAR SAHİLİ'NDE DRONLU DENETİMDE UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ
İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR sahilinde dron destekli uyuşturucu denetimi yapıldı. Denetimler sırasında kayalıkların arasına uyuşturucu gizlediği belirlenen 1 kişi gözaltına alındı.
Avcılar Emniyet Müdürlüğü ekipleri park ve Denizköşkler Sahili’li’nde dron destekli genel asayiş ve trafik denetimi yaptı. Denetimlerde 19 araç denetlenirken, yetersiz ehliyetle araç kullanan 1 kişi tespit edildi. Trafik belgeleri eksik olduğu tespit edilen bir motosiklet ise çekici yardımıyla otoparka çekildi. 50 kişinin GBT sorgulaması yapılırken, ekipler sahilde kamp sandalyeli bir kişinin hareketlerinden şüphelendi. Polis ekipleri şüphelinin kayalıkların arasına attığı 4,71 gram uyuşturucu buldu. Şüpheli gözaltına alındı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------------
-Drone destekli denetimden görüntüler
-Kayalıklardaki denetim ve arama
-Şüphelnin gözaltına alınması
-Trafik denetimi ve çekilen motosikletten görüntüler
==========
10- REHBER KÖPEKLER DERNEĞİ BAŞKANI TUNÇER: TÜRKİYE'DE AKTİF 8 REHBER KÖPEK BULUNUYOR; 300 GÖRME ENGELLİ SIRADA BEKLİYOR
Canan İLARSLAN-Mehmet ALA/İSTANBUL, (DHA)- TÜRKİYE’de görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak ve onlara yardımcı olmak için eğitilen rehber köpeklerin sayısı 8. 7 köpek ise terapi köpeği olarak hizmet veriyor. Bir köpeğin eğitimleri ise sürüyor. Gönüllü ailelerin yanında 2 yıl boyunca kalan ardından dernekte 1 aylık eğitimden geçirilen rehber köpekler, sahiplerine günlük yaşamda güvenli ve bağımsız hareket etme imkanı sağlıyor. Rehber Köpekler Derneği Başkanı Nurdeniz Tunçer, "Gönüllülere ihtiyacımız var, köpek bağışına ihtiyacımız var. Bu bir lüks değil ama rehber köpek gerçekten göremeyen kişiye güvenli bir şekilde yürüme, güvenli bir şekilde toplumda yer almayı sağlıyor. Göremeyen kişiler sayının artmadığını sürekli söylüyor ama sizlerin de bizimle birlikte olması lazım. Sizin de taleplerinizi artırmanız gerekiyor. Sırada 300 kişi var ama bunu isteyen daha fazla kişi olduğunu biliyoruz; başvurularını bekliyoruz" dedi.
Türkiye'de 2014 yılında çalışmaya başlayan Rehber Köpekler Derneği, görme engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran rehber köpeklerin sayısını artırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Görme engelli bireylerle eşleştirilen ve 1 aylık alışma süreci geçiren rehber köpeklerin mama, veteriner ve bakım giderleri ömür boyu dernek tarafından karşılanıyor.
'KÖPEK BAĞIŞINA İHTİYACIMIZ VAR'
Türkiye'de farkındalık yarattıklarını belirten Rehber Köpekler Derneği Başkanı Nurdeniz Tunçer, "Biz herşeyin ilkini yaşadık. Rehber köpek nedir, nasıldır anlattık, nabız yokladık. Bunun olabileceğini anladıktan sonra diğer rehber köpek adaylarımızı yetiştirmeye başladık. Türkiye'deki farkındalığı yarattık; bu anlamda ilk sivil toplum kuruluşuyuz ve misyonumuz aslında rehber köpek yetiştirmenin yanı sıra, bu bağlamda rehber köpekler nasıl yetişir, toplumda nasıl yer alır, yasal süreçler nasıldır ve kamuoyundaki bilinirliğini artırmak. Hedefimize yaklaştık diyebilirim ama daha çok çalışmamız gerekiyor. Rehber köpeklerin sayısının artması için farkındalığın daha da iyi olması gerekli. Gönüllülere ihtiyacımız var gönüllü ailelere ihtiyacımız var; köpek bağışına ihtiyacımız var. Bu bir lüks değil ama rehber köpek gerçekten göremeyen kişiye güvenli bir şekilde yürüme, güvenli bir şekilde toplumda yer almayı sağlıyor" dedi.
'TÜRKİYE'DE AKTİF ÇALIŞAN 8 REHBER KÖPEK 7 TERAPİ KÖPEĞİMİZ VAR'
Başkan Tunçer, "10 yaşında görme kaybım başladı, yüzde 80 bir hafta içinde kaybettim. 30 yaşına kadar görme oranım stabildi. 30 yaşından sonra görme kaybımın oranı çok yükseldi ve tam o sırada rehber köpek kavramıyla tanıştım. Aktif çalışan Türkiye koşulları içerisinde, Türkiye'de 8 tane rehber köpek var; 7 tane terapi köpeğimiz var, her 5 köpekten biri gibi diyebiliriz. Şu an gönüllü ailemiz aday olarak 4 tane var, yeni köpeklerimiz gelecek, yeni rehber köpeğimiz olacak son safhada, 4 de gönüllü ailemiz var" ifadelerini kullandı.
'DÜNYADA REHBER KÖPEK SAYISI 35-40 BİN CİVARI'
Tunçer, "Göremeyen kişilere karşı algının biraz daha yükselmesi gerekiyor. Bu toplumda hepimiz varız. Birlikte yaşayabilmek için erişilebilirlik kurallarının daha iyi uygulanması ve toplumda insanların göremeyen kişilere karşı algının daha da iyi hale gelmesi lazım. Standartların dışına çıkmadan çok daha fazla kurum ve kuruluşun bu projeye iştirak ederek sayının artması gerekiyor. İnsanların dışarı çıkması gerekiyor. Biz farklı olabiliriz, görme engelli olabiliriz ama biz de bu toplumun parçasıyız. En önemlisi eğitim; eğitimle aşılamayacak engel yoktur diyorum. Dünyada rehber köpek sayısını 35-40 bin civarı diye biliyorum ve gerçekten rehber köpekler hayatı kolaylaştıran gerçek dostlarö diye konuştu.
'SIRADA 300 KİŞİ VAR'
Tunçer, "Önümüzdeki dönemde uzun vadeli hedefimiz sürdürülebilirliği sağlamak, kurumsallaştırmak; bunun sonraki aşamada kendi başına yürür hale gelmesini sağlamak. Bunun için eğitmen sayısının artması gerekiyor, kaynakların artması gerekiyor. Sürdürülebilir kaynakları hedefliyoruz ve daha fazla da gönüllü aileye, gönüllüye ihtiyacımız var. Biz sizin için buradayız, birlikte varız. Göremeyen kişiler sayının artmadığını sürekli söylüyor ama sizlerin de bizimle birlikte olması lazım. Sizin de taleplerinizi artırmanız gerekiyor. Sırada 300 kişi var ama bunu isteyen daha fazla kişi olduğunu biliyoruz; başvurularını bekliyoruz" dedi.
'BİR CANLIYLA İLERLEMEK KEYİFLİ VE İNSANI RAHAT ETTİREN BİR DUYGU'
Bir aylık eğitim sonrası rehber köpekle yaşamına devam eden Nazan Onat ise, "2018 yılında Rehber Köpekler Derneği ile tanıştık, daha sonrasında da görüşmek için randevu aldık. Beraber yaptığımız görüşmenin neticesinde bizimle ilgili bilgiler alındı; yürüyüş tempomuz, boyumuz, kilomuz, yaşam standartlarımız gibi. Daha sonrasında da uygun bir köpekle eşleşebilmek için bekleme sürecine girdik. Eğitimimiz yaklaşık 1 ay kadar sürüyor; 15 gün yatılı, 15 gün de bizim yaşam alanımız içerisinde; iş yerimiz, evimiz, en çok gittiğimiz mekanlar üzerinden çalışmalarımız oluyor. Eğer köpekle ben, o 1 hafta yalnız başımıza sorunsuz ilerleyebiliyorsak, daha sonrasında da artık tamamen köpek bana geçmiş oluyor. Herşeyden önce yaşama daha güvenli bakabilmemizi sağladı çünkü çok pozitif canlılar ve bizim yaşamımızı da çok olumlu anlamda geliştiriyorlar. Kendinizi daha güvende hissediyorsunuz. Daha öncesinde bir beyaz baston eğitimi de almıştım ama bir canlıyla ilerlemek çok daha keyifli ve insanı rahat ettiren bir duygu. O sizin adınıza herşeye karar veriyor; hangi yolun daha güvenli olduğunu, hangi yerden daha rahat gidebileceğinize dair ve siz sadece köpeğe güvenmekle mükellefsiniz. Geri kalan herşeyi o hallediyor. Bir görme engellinin sorunsuz ilerleyebilmesi için tüm konforu almış oluyorlar. O nedenle ben çok mutluyum ve Shadow ile beraber ilerlediğimiz için kendimi çok şanslı hissediyorum. Köpeğimin adı Shadow. Yaklaşık 2 senedir beraber yaşıyoruz; Haziran ayında tam 2 sene olacak. Şu anda 4 yaşında. Shadow hayatımıza girdiğinden beri eşim de kendini çok rahat hissediyor; güvenle bizi rahat bırakabiliyor. Biz de keyifliyiz, psikolojik olarak da çok faydasını gördük, yaşam konforu açısından da çok büyük faydalarını gördük" dedi.
'24 SAAT BENİMLE BERABER'
Onat, "Shadow 24 saat benimle beraber, iş yerinde de beraberiz. Ben kamu kuruluşunda çalışıyorum, devlet memuruyum. Doktor hatasıyla yaşadığım bir süreçten ötürü yaklaşık bir 20 yıldır görme kaybı yaşıyorum. Bu 20 yıllık süreçte işte bazen nakillerle gördüğüm süreçlerim var ama yaklaşık 8 yıldır artık tamamen görme yetimi kaybetmiş durumdayım. Shadow hem dostum hem gözüm. Shadow birçok şey oldu aslında. Bize başka bir pencere açtılar. Eşleşebildiğimiz için kendimi çok şanslı hissediyorum. Derneğimizle iyi ki tanışmışız. Umarım insanlar durumun çok daha farkında olur. Çok sık dışarı çıkmaya çalışıyoruz; farklı şehirler, farklı alanlara gidiyoruz. O bilinci uyandırmaya çalışıyoruz. Daha fazla köpek, daha fazla görme engelli sokaklarda olsun" ifadelerini kullandı.
'KÖPEKLERİMİZ BAĞIŞ YOLUYLA GELİYOR'
Rehber Köpek ve Hareketlilik Eğitmeni Burcu Bora, "Türkiye'de aktif olarak çalışan 8 rehber köpeğimiz, 7 de terapi köpeğimiz var ve bir tane de köpeğimiz şu an rehber köpek eğitimi alıyor. Rehber Köpekler Derneği olarak Golden Retriever ve Labrador Retriever ırklarını tercih ediyoruz. Bunlar Türkiye coğrafi şartlarına uygun ırklar, hızlı eğitilebiliyorlar, sosyal köpekler ve aynı zamanda çift kürklü olmalarından kaynaklı olarak coğrafi şartlarımıza ve iklim şartlarımıza uygun ırklar. Eğitim aşamalarımızı ilkokul, ortaokul ve lise eğitimi olarak ele alıyorum. İlkokul eğitimi, köpeklerimiz bize bağış yoluyla geliyorlar. Onlara bir yavru eğitim testi yapıyoruz. Bu testi geçen köpeklerimiz ilkokul eğitimi olan gönüllü ailelerimize gidiyorlar. Gönüllü ailelerimiz de gönüllüler isimlerinde de geçtiği gibi. Biz onların mama ve veteriner masraflarını derneğimiz ve sponsorlarımızla birlikte karşılıyoruz. Onlardan istediğimiz şey köpeğimizin refahını sağlamak, benim vermiş olduğum eğitim sistemini uygulamak ve daha gönüllü bakıcı aile olmaya karar vermeden önce verdiğimiz kitapçığı incelemeleri" dedi.
'15 GÜNLÜK EĞİTİMİ BAŞARIYLA GEÇERSE İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİYORUZ'
Derneğe başvuran görme engellilerle görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Bora, "Köpeğimizin boyu, kilosu, yürüyüş hızı, hangi kadın sesten mi hoşlanıyor, erkek sesinden mi hoşlanıyor, o tınıları önemli oluyor. Ona göre bir görme engelli buluyoruz. Bu süreçte aynı zamanda görme engellinin boyu da çok önemli oluyor. O yüzden derneğimize başvuran görme engellilerimize 4 ila 7 defa bir görüşme sağlıyoruz. Burada aynı zamanda ev ziyaretini de gerçekleştiriyoruz. Mükemmel bir eşleştirme yapmamız gerekiyor. O yüzden de köpeğimizle görme engellimiz benimle birlikte 15 gün geçiriyorlar. Totalde 1 aylık bir eğitim sürecimiz oluyor. 15 günlük eğitimi başarıyla geçerse görme engellimiz ve köpeğimiz, ikinci aşamaya geçiyoruz. Orada da 2 haftalık bir eğitim süreci oluyor. Bu tamamen görme engellinin hayatına yönelik oluyor. Bu 1 aylık eğitim bittikten sonra 1 hafta ben görme engellimi ve köpeğimi izin veriyorum; bensiz yapabiliyorlar mı diye bakıyoruz. Bu süreçte de eğer bana ihtiyaçları yoksa onlarla birlikte de artık 6 aylık ve senelik kontrollerimizi gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.
'AMACIMIZ REHBER KÖPEK OKULUMUZUN OLMASI'
Bora, "Rehber köpeklerimiz havlamaz, ısırmaz ve insanların üzerine atlamaz. Bunlar üzerine eğitim alıyorlar. Bu eğitimden genelde 2 yaşında mezun oluyor. Benden mezun olduktan sonra da görme engelliyle yaşamaya başlıyorlar. Genelde bağış yoluyla köpeklerimiz geliyor. Bu da bazen tanıdıklardan bazen de aslında derneğimizi duyup bizimle iletişime geçen insanlardan sağlanıyor. Bağış yoluyla sahipleniyoruz, gidiyoruz biz yavrulara test yapıyoruz. Testin sonucunda hangisi geçerse derneğimizin bünyesine noter huzurunda sahipleniyoruz. Türkiye'de aktif olarak görev yapan 8 tane rehber köpek ve kullanıcısı var. Biz burada eğitimlerimizi gerçekleştirmiyoruz, tamamen sokaklardayız. Kar, yağmur, çamur demeden, sıcaklık demeden köpeklerimizle yaklaşık günde minimum 9-10 saat çalışıyoruz, tabii onlar da çalışmak isterse. Amacımız bir rehber köpek okulumuzun olması, daha fazla eğitmenin olması ve daha fazla rehber köpek adayının olması. Rehber köpekler iyi ki var, onların farkındalığının daha da fazla artacağına ve insanların bunu daha hızlı öğreneceğine inancım hala var" diye konuştu.(DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Rehber Köpekler Derneği'nden görüntü
-Muhabir anonsu (Canan İLARSLAN)
-Nurdeniz Tunçer ile görüntü
-Nazan Onat ile röportaj
-Burcu Bora ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
==========
11- NECİP FAZIL'IN 90 YILLIK ESERİ 'BİR ADAM YARATMAK' BEYAZPERDEDE
Gülseren KARAPINAR-Fırat ALKIZ/İSTANBUL,(DHA)-TÜRK edebiyatının usta kalemlerinden Necip Fazıl Kısakürek'in 90 yıl önce kaleme aldığı 'Bir Adam Yaratmak' adlı eseri sinemaya uyarlandı. Filmin özel gösterimi, yönetmen Murat Çeri ve uygulayıcı yapımcı Nihat Sönmez'in katılımıyla gerçekleştirildi. Yönetmen Murat Çeri, "90 yıllık bir eser. Bazı şeylerin zamanı yoktur, zamansızdır; bazı kavramlar; aşkın, ölümün, dostluğun, ihanetin. Bütün filmler de bunlar üzerine kurulmuştur. Bu aksiyon üzerinden değil de felsefe üzerinden anlatan bir eser sadece bunları. Zihni bir birikimi olan ya da zihni bir yolculuk yapmak isteyen insanların daha çok beğeneceği bir eser bu noktada." dedi.
Türk edebiyatının önemli yazarlarından Necip Fazıl Kısakürek tarafından kaleme alınan 'Bir Adam Yaratmak', ilk kez 1937 yılında sahnelendi. Psikolojik derinliği ve felsefi yapısıyla Türk tiyatro tarihinin en önemli eserleri arasında gösterilen eser, insanın kader, irade, varoluş ve vicdan hesaplaşmasını merkezine alıyor. Eserde, ünlü bir tiyatro yazarı olan Hüsrev karakterinin, yazdığı oyundaki olayların gerçek hayatta karşısına çıkmasıyla yaşadığı ruhsal çöküş ve kimlik sorgulaması anlatılıyor. Modern Türk tiyatrosunda psikolojik dram türünün öncü örneklerinden kabul edilen eser, yıllar içinde farklı tiyatro toplulukları tarafından defalarca sahnelendi ve geniş izleyici kitlesine ulaştı. 'Bir Adam Yaratmak', özellikle güçlü monologları, insan psikolojisini merkeze alan anlatımı ve metafizik sorgulamalarıyla Türk sahne sanatlarının kült yapıtları arasında yer alıyor. Filmde dönemin atmosferi ve eserin dramatik yapısı sinema diliyle yeniden yorumlandı. Eser, 90 yıl sonra sinema uyarlamasıyla ilk kez beyazperdeye taşınarak izleyiciyle buluşuyor.
'90 YILLIK BİR ESER; BAZI ŞEYLERİN ZAMANI YOKTUR'
Filmle ilgili konuşan yönetmen Murat Çeri, "Eseri zaten daha lise yıllarımdan itibaren biliyor, tanıyordum. Eserin bendekiyeri çok ayrı bir durumdu. Sinema filmi haline getirme hayali bile hayaldi ama insanın bir yerlerinde gizli bir istek gibi büyüyen birşey olmuş ki demek ki, gün gelip bunu sinema filmi yapabilir miyiz dedik. Bazı şeyler de üst üste kolaylık olarak yol almamızı sağladı ve bunun sonunda şu anda sinemalarda seyredebileceğimiz bir film ortaya çıktı. 90 yıllık bir eser. Bazı şeylerin zamanı yoktur, zamansızdır; bazı kavramlar; aşkın, ölümün, dostluğun, ihanetin. Bütün filmler de bunlar üzerine kurulmuştur. Bu aksiyon üzerinden değil de felsefe üzerinden anlatan bir eser sadece bunları. Zihni bir birikimi olan ya da zihni bir yolculuk yapmak isteyen insanların daha çok beğeneceği bir eser bu noktada. Herkes kendisini arar dünyada. Akacağı yatağı arar, beraber yürüyeceği insanı arar, konuşacağı sözü arar. Bunun için de kitaplar okur, insanlarla sohbet eder, filmler seyreder. Aslında bunların hepsi bir arayıştır; bu da bu arayışın bir durak noktası gibi geliyor bana böyle insanlar için. Eninde sonunda seyredeceksiniz, geç kalmayın" dedi.
'SENARYOYU OKUDUĞUMDA ÇOK ETKİLENDİM'
Yapım tasarımcı ve uygulayıcı yapımcı Nihat Sönmez ise, "Necip Fazıl'ın kıymetli eseri 'Bir Adam Yaratmak' filminin yapım tasarımını ve uygulayıcı yapımcılığını yaptım. Yapımcımız ve yönetmenimiz Murat Çeri bir gün beni aradı, 'Bir Adam Yaratmak' ı çekeceğim dedi. Senaryoyu gönderdi, bütçe yapmamı istedi. Tabii ben senaryoyu okuduğumda çok etkilendim. Yaklaşık 1 saat donup tavana baktım. Şoka uğradım çünkü Hüsrev karakterinin acısını gördüm ama çevresindekilerin hiçbiri onun acısını görmüyor, deliliğini görmeyi tercih ediyor. O beni derinden psikolojik anlamda yaraladı. Haliyle hemen telefon açtım, 'Ben bu işte varım' dedim. Böyle bir serüvenimiz başladı. Bir insanın acı içinde kıvranması, derdini kimseye anlatamaması; aslında anlatıyor da insanların onu anlamak istememesi ve insanların sevdiği göründüğü bir insandan nasıl menfaat icabı o insanı kaybetme pahasına her türlü nemalanmak için o insana verdikleri büyük zarar. Bu durum beni çok etkilemişti" şeklinde konuştu.
'ARŞİVLİK BİR İŞ YAPTIK'
Sönmez, "İnsanlığın çıkışından şimdiki sürece kadar baktığımızda, eski çağlardan şimdiye kadar insan hep insandı. İnsan hep bunu yaptı. O yüzden 90 yıl önce olan bazı olayların veya insanların davranış tarzının 90 yıl sonra devam ediyor. Bu insanlık yok olana kadar devam edecek birşey. Buna 'nefs' diyoruz kendi kültürümüzde veya dinimizde. Biz gerçekten arşivlik bir iş yaptık. Bu filmin kamera arkasında 120 kişi çalıştı. Gece gündüz emek verdi. Bir piyesi piyesten alıp sinematografiye çevirmek her babayiğidin harcı değil. Bunu Murat Çeri ve ekip, 120 kişilik emek veren ekip bunu başardı. 4 ay yaklaşık bir yapım tasarımıyla ön hazırlık sürecimiz oldu. Yaklaşık 4-5 hafta da setimiz oldu. Tabii bundan öncesinde de senarize edilen dönem var, o da yaklaşık sanırsam Murat Hoca'nın 7-8 ayını aldı. Uzun meşakkatli bir iş. Buradan izleyicilere sesleniyorum; bir emek var, ter var, gözyaşı var, bu projede herşey var. O yüzden gelip sinemalarda izlemelerini rica ediyoruz ve tavsiye ediyoruz" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Yönetmen Murat Çeri ile röportaj
-Uygulayıcı Yapımcı Nihat Sönmez ile röportaj
-Salonda filmi izlemeleri
-Filmden görüntüler
-Genel ve detay görüntüler






